ABD-AB, NATO’dan öte yeni ittifak peşinde: Türkiye dışlanıyor

featured

Çeviri ve analiz: Hüseyin Vodinalı

Anti-emperyalist Global Research sitesinin kurucu ve yönetmeni Kanadalı Prof. Dr. Michel Chossudovsky, önemli bir makale kaleme aldı.

Amerikan Defense News dergisine dayandırılan bilgilere göre, ABD ve AB arasında yeni bir güvenlik mimarisi oluşturuluyor.

Buna göre, NATO üyesi olmasına rağmen Türkiye bu ittifaktan dışlanıyor ama AB üyesi olan Kıbrıs Rum Kesimi içeri alınıyor. Yani, ‘her şeye rağmen NATO’da kalmalıyız, veto hakkımızı elimizde tutmalıyız, çıkarsak hedef oluruz’ gibi söylemler artık geçersizleşiyor.

“ABD-AB ‘Stratejik Bloğuna’ Doğru: ABD-NATO Alanı Dışında ‘Bütünleşik Bir Batı Savunma Ortaklığı’. Gizli bir gündem mi var?” başlıklı bu makaleyi İngilizce orijinalinden aktarıyoruz:

“Defense News tarafından hazırlanan bir habere göre, stratejik ve askeri karar alma süreçlerini entegre etmek amacıyla bir ABD-AB girişimi öngörülüyor. Müzakere edilen şey, “ABD Savunma Bakanlığı ile Avrupa Savunma Ajansı arasında sözde idari düzenleme olan savunma ilişkilerine ilişkin kilit bir belge”.

İlk olarak Aralık 2021’de tartışılan bu girişimin, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) alanı dışında müzakere edilmesi planlanıyor.

Defence News, ABD ve AB’yi “iki küresel oyuncu” olarak tanımlıyor ve kendi savunma çabalarının daha geniş bir çerçevede (hibrid savaş, yaptırımlar dahil, ilgili ekonomik meseleleri içerebilir) koordinasyonuna işaret ediyor.

TÜRKİYE DIŞLANIYOR

Bu Ortaklık ayrıca, NATO üyesi olmayanlar (Avusturya, Kıbrıs, Finlandiya, İrlanda, Malta ve İsveç) dahil olmak üzere tüm AB üye ulus devletlerinin onayını gerektirecektir. Pek bu durumda ulusal egemenlik nasıl etkilenir?

Önemli olan ayrıntı ise şurada; AB üyesi olmayan NATO üye devletleri hariçte bırakılıyor. Bu, özellikle, Rusya ile ikili bir askeri işbirliği anlaşması bulunan ve NATO içinde ağır siklet ülke olan Türkiye ile ilgilidir. Bu çelişkili ilişki (kesişen ittifak), NATO içinde bariz bir bölünme ve çatışma kaynağıdır.

AB üyesi olmayan NATO ülkeleri arasında Arnavutluk, Kanada, İzlanda, Karadağ, Kuzey Makedonya, Norveç, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD bulunmaktadır.

Bu noktada, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, bu girişime öncülük etmiyor. ABD tarafında koordinasyon, ünlü Neocon isimlerden Dışişleri Bakanı Antony Blinken tarafından yürütülüyor. AB tarafında ise Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell var.

Bu girişim, Kuzey Amerika ile AB arasında ‘Askeri ve Stratejik İşler Alanının Ötesinde’, daha geniş bir Batılı “politik entegrasyon” sürecine mi işaret ediyor?

Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin ulusal egemenliği nasıl etkilenecek? Avrupa ülkeleri daha geniş bir Trans-Atlantik (Kuzey Amerika – AB) siyasi ve ekonomik deli gömleğine mi sokulacaklar?

Bu, “Avrupa Projesi’nin” Çöküşü ve Amerikan “Sömürgeleştirmesinin” hegemonik bir süreci midir?

Defence News’e konuşan yetkililer, bu etkinliğin güvenlik konularında ek bir trans-Atlantik kanalı açması ve NATO aracılığıyla hali hazırda yapılan benzer iletişimleri tamamlamasını amaçladığını söyledi. Özellikle ticaret odaklı Avrupa Birliği için böyle bir foruma sahip olmak, bloğun savunma emellerini harekete geçirecek ve Washington’un kıtayla olan bağlantısını daha farklı bir düzeye getirecek. (“Ukrayna Savaşı Ortasında ABD ile AB Arasında İlk Savunma Müzakereleri”, Defence News)

Bu yeni “Trans-Atlantik” ilişkisi NATO’yu nasıl etkileyecek? 4 Nisan 1949’da Washington D.C.’de imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 14 maddesi artık hükümsüz mü olacak?

Ayrıca tehlikeli olan şey, Amerikan askeri sanayi kompleksinin ABD-AB bloğuna kurumsal entegrasyonu meselesidir.

Anlaşma ayrıca, Amerika ve AB kurumları arasında savunma konularında rutin etkileşimlere izin verecek ve ABD savunma müteahhitlerinin belirli koşullar altında bloğun artan savunma harcamalarına katılmasına kapıyı açacak.”

ABD-AB, NATO’dan öte yeni ittifak peşinde: Türkiye dışlanıyor

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 10 ay önce

    haydi hayırlısı.. eninde sonunda bu yaşanacak !

  2. 10 ay önce

    Bizim yerimiz her zaman köklerimizin olduğu yerde idi.Özentimizi yenmeye başladık.Batı’nın gerçek yüzünü gördükçe doğunun insani yanları ağır basıyor.Daha sosyal devlet anlayışları ve daha fazla gelişme doğuda.Doğunun emperyalizmi daha insanidir.Batının vahşi kapitalizm ve katliamcılığını içermez(Japonya hariç)
    Bizde doğuda bir pakta katılmak zorundayız.Hem gelişmiş üretim merkezi,hem en saf hammadde kaynağı doğuda,ülkeleri eşit gelişmişlik seviyesine çıkarıp,çok güçlü ordularla batının karşısında güvenle durabiliriz.
    Rusya ve Çin hakkında batının özellikle Amerika’nın dolduruşlarından arınmalıyız.Siyasi ve sivil olabildiğince insanın doğuyu gezmesi ve o kültürleri tanımasını sağlamalıyız.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!