ABD’nin paralı askerleri

Barış Adıbelli yazdı...

ABD’nin paralı askerleri

Gara’da terör örgütü PKK’nin şehit ettiği 13 vatandaşımızın acısı ve ABD’nin eğere ve teyide bağlı başsağlığı mesajının öfkesi halen taze iken, ABD’nin bölgeye yönelik politikaları halen belirsizliğini korumaktadır. Biden’ın yemin ederek göreve başlamasından yaklaşık bir ay geçmesine rağmen Biden yönetiminin ABD’nin küresel ve bölgesel politikalarında dikkate değer hiçbir değişiklik yapamaması; hatta bu yönde somut bir niyet dahi gösterememesi, dünyayı endişelendiriyor. Özellikle, Biden’ın Ortadoğu’da büyük bir kafa karışıklığı yaşadığı gün gibi ortada.

Yoğun tepkiler gelince İsrail’i aramak zorunda kalan Biden, geçtiğimiz günlerde de Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile iki saatlik bir görüşme yapmıştı. Xi, Çin’in kırımızı çizgilerini üstüne basa basa Biden’a bir ültimatom gibi söylemişti. Medyaya yansıyan haberlerden anlaşılacağı üzere Netanyahu da İsrail’in kırmızı çizgilerini bir saat boyunca telefonda Biden’a anlattı. Görüşmenin sonucunda Biden, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecine destek vereceğini açıklamak zorunda kaldı. Muhtemelen bu açıklama İsrail’in bölgedeki yeni “müttefikçikleri” Birleşik Arap Emirliklerini Bahreyn’i Suudi Arabistan’ı ve Mısır’ı memnun etmiştir.

Tüm bu stresli telefon görüşmelerinden sonra Biden’ın yaşlı kalbi Türkiye ile bir telefon görüşmesine dayanacak gibi görünmüyor. Bu nedenle biraz istirahat ettikten sonra Türkiye’yi aramasını tavsiye ediyoruz zira Türkiye’nin de Biden’a söyleyeceklerinin listesi epeyce uzun…

Obama döneminden bugüne kadar Biden’ın bir türlü yıldızı Türkiye ile barışmadı. Biden, yeni seçilen dışişleri bakanı Blinken üzerinden Türkiye’yi sözde müttefik olarak adlandırırken NATO’da ise en önemli bir stratejik müttefikimiz diyerek yaşamış olduğu kafa karışıklığını bir kez daha dışa vurmuştur. Geçtiğimiz günlerde NATO Genel Sekreteri  Jens Stoltenberg, "Türkiye NATO’nun önemli bir müttefikidir, bunu anlamak için haritaya bakmak yeterlidir” diyerek Türkiye’nin coğrafyasının stratejik önemine vurguda bulunmuştur. Dolaysıyla, Türkiye’nin jeopolitik önemi gündemde olduğu sürece ABD’de başkan kim olursa olsun Türkiye hiçbir zaman gözardı edilemez.

ABD’NİN YENİ PARALI ASKERLERİ

Obama döneminde Biden ve ekibinin en önemli icraatı ABD’nin özellikle Ortadoğu’daki yerel, bölgesel savaşlarda kendi askerleri yerine yerel unsurları kullanma stratejisini deveye sokmuş olmasıydı. Bu bağlamda, özellikle bölgedeki silahlı grupları ve terör örgütlerini dönüştürerek buradaki militanları ABD’nin bölgedeki paralı askerleri haline getirmeye başladılar. Pilot uygulama olarak da PKK ve YPG mensubu teröristleri dönüştürerek Suriye’de Suriye Demokratik Güçleri adı altında paralı askerler haline getirdi. Böylece, ABD, bölgedeki teröristleri meşru zemine getirerek paralı askerlerden yani teröristlerden kendisine yeni bir silahlı “ordu” kurmuş oldu.

Kuşkusuz, ABD’nin bu yeni stratejisi sahada mağlup olmuş ve bitme noktasına gelen terör örgütleri ve silahlı gruplar için bulunmaz bir fırsat olmuştur. Türkiye tarafından imha edilmek yerine ABD’nin hizmetine girerek “dokunulmazlık” kazanmışlardır. ABD’nin bu pilot uygulamadan faydalanan diğer bir grup ise Suriye’de IŞİD gibi kimi radikal gruplar olmuştur. Aslında IŞİD de Obama-Biden döneminin bir ürünü olarak dikkat çekse de ABD, Suriye’de sahadan IŞİD militanlarını toplayıp kamplarda eğiterek Afganistan’a taşıdı. Bugünlerde IŞİD militanları Afganistan’dan Tacikistan’a saldırılar düzenliyor Orta Asya’nın birçok hassas bölgesinde fink atıyorlar.

Trump’ın IŞİD’i Suriye’de mağlup ettik diye dünyaya ilan etmesinden çok da fazla bir zaman geçmedi. Biden yönetimi göreve gelir gelmez yeniden IŞİD ile mücadele söylemi başladı. Tabii ki Suriye Demokratik güçleri de bu mücadelede köprü başı. Türkiye, ne zaman terör örgütlerine verdiği desteği gündeme getirse ABD hemen IŞİD ile mücadele bahanesine sarılıyor

IŞİD de kendi başına ayrı bir muamma. Obama döneminde birden bire Üsame bin Ladin’in adresi tespit edildi, öldürüldü ve denize atıldı. Bu kadar mı? ABD’nin yüzyılın en büyük düşmanı ve teröristi Ladin, ardından bir fotoğraf bile bırakmadan sırra kadem bastı. Oysa Saddam ve Kaddafi’nin boy boy fotoğrafları, öldürülme videoları elden ele dolaşmıştı. Ladin’den bir kare bile yok. Zaten Trump da bir twitter mesajında Üsame Bin Ladin’in ölmediğini söylemişti .Anlayacağınız yine bir Hollywood tarzı bir kurgu sahnelenmişti. Trump’ın bir şekilde itibarsızlaştırılmasında aslında bazı sırları bilerek veya bilmeyerek ifşa etmiş olması büyük bir rol oynamıştı; hatta bir defasında Trump, Pentagon’daki generallerin kendisini hiç sevmediğini bile söylemişti.

Sonuç olarak, ABD, Suriye’de bir ulus inşa ediyor. Bir sonraki aşama bir terör devleti kurmak olacak. Dünün eli kanlı teröristleri bugünün paralı askerleri haline gelmiş durumda; hatta özgürlük savaşçıları olarak ABD tarafından bölgeye dayatılıyorlar. Kabul etsek de etmesek de artık bu ABD’nin bölgedeki yeni sratejisi... Dolaysıyla, buna göre hazırlanmalı ve yeni stratejiler geliştirilmelidir.