Adnan Oktar davasında görüntü krizi: ‘Nereden bilelim İsveç derin devleti olmadıklarını’

Adnan Oktar silahlı suç örgütünün güncel yapılanmasına ilişkin dava görülmeye başlandı. Hakim karşısına çıkan Adnan Oktar, bir örgüt olmadıklarını ve kendilerine İngiliz derin devleti tarafından kumpas kurulduğunu iddia etti. Duruşma sırasında İsveçli gözlemci avukatın görüntü alması ise tartışmaya neden oldu. İsveçli avukatın, çektiği videoyu yabancı bir numaraya gönderdiği tespit edilince mahkeme başkanı "Sanık o kadar İngiliz derin devleti anlattı, nerden bilelim bunların da İsveç derin devleti olmadıklarını" diyerek tepki gösterdi.

featured

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Adnan Oktar Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Diğer sanıkların bir kısmı SEGBİS ile bağlandı. Duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. SEGBİS ile bağlanan kedicikler Adnan Oktar’ı görünce “Maşallah çok güzelsiniz” dedi.

Daha önce kaldığı Erzurum cezaevinde örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıkınca Van cezaevine nakledilen Adnan Oktar, duruşmada yaptığı savunmada cezaevi şartlarından şikayetini dile getirdi.

Oktar, “Allahtan boş bir dava olduğu için cevap vermek kolay. Bizim konuşmalarımız ertesi gün Van’da kahvehanelerde konuşuluyor. Gizli bir bilgi vermemiz mümkün değil. Ben gizli bilgileri anlatamadığım için savunma yapamıyorum. Odamda yırtık kağıtlar var. Onlar uzmana gönderilip şifre aranıyor. Avukatlarımla görüşmek mümkün olmuyor. Onların verdiği belgelere de el konuluyor. Cezaevinde müthiş bir eziyet var” ifadelerini kullandı. “Normalde cezaevinde kapıları görevliler bana açardı. Şimdi kapıları bana açtırıyorlar” diyen Oktar, Erzurum cezaevinde cezaevi müdürünün kendisine ödül verdiğini, Van’da ise sürekli üstünün arandığını belirtti.

‘İNGİLİZ DERİN DEVLETİ REİSİ’YE KUMPAS KURDU’

Adnan Oktar savunmasının devamında, “Örgüt falan yok. Biz akşama kadar A9 kanalında canlı yayındaydık. Bunları İngiliz derin devleti yapıyor. Benim Darwinizm’i çürütmem onları delirtti. İngiliz derin devletinin adamları geldi. İngiliz derin devleti Osmanlı’yı da yıkan, kurtuluş savaşı öncesinde Türkiye’yi işgal edenlerdir. İran Cumhurbaşkanı biliyorsunuz şehit edildi. Reisi daha önce Birleşmiş Milletlerde mehdi geldi dedi. Bunu söyleyince İngiliz derin devleti Reisi’ye kumpas kurdu. İngiliz derin devletinde mehdi alerjisi var. Türkiye’nin şu an bulunduğu durumun nedeni İngiliz derin devletidir. Bana kumpas kuruldu. Benim arkadaşlarım nur gibi insanlar. Görüyorsunuz süper kaliteli insanlar. Filistin’de yapılan oyunun ayarlayıcısı İngiliz derin devletidir. Reisi Birleşmiş Milletlerde mehdi şu an Dünya’da faaliyet halinde dedi. Ondan öldürüldü” dedi.

‘DÜNYADA TÜRKİYE KADAR ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR ÜLKE YOK’

Adnan Oktar savunmasını yaptığı esnada, İsveç Barosundan duruşmaya izleyici olarak katılan kadın avukat, duruşma esnasında çekim yaptı. Çekim esnasında flaş patlaması nedeniyle mahkeme heyetinden üye durumu fark edip müdahale etti. Telefonu inceleyen görevliler görüntünün yabancı ülke numarasına gönderildiğini belirledi. O sırada sanık avukatı, “Kendisi İsveç’ten gözlemci. Bilmiyor yasak olduğunu” dedi. Mahkeme başkanı ise “Nasıl bilmiyor, duruşma başlamadan uyardık, yanındaki tercümanı çevirmedi mi?” diye sordu. Avukat ise “Büyütmeye gerek yok” dedi, üye hakim de bunun suç olduğunu bildirince sanık avukatı “O kadar da değil ya” dedi. Mahkeme başkanı bunun üzerine, “Sen git bakalım İsveç’te bu görüntüyü çek avukat olarak ne yapıyorlar size” deyince, avukat, “Sınırlardan o kadar insan geçiyor bir şey yapılmıyor, burada meslektaşa niye yapılsın” dedi. Öfkelenen mahkeme başkanı kürsüye vurarak, “Dünyada Türkiye kadar özgürlükçü bir ülke yok. Siz, biz avukat hakim olarak onların ülkesinde bir şey yapalım bakalım bize neler yapıyorlar. Sanık o kadar İngiliz derin devleti anlattı, nerden bilelim bunların da İsveç derin devleti olmadıklarını” dedi.

‘ÜLKEMDE BÖYLE BİR UYGULAMA YOK’

İsveçli gözetmenlerden biri video kaydı için hakimden özür dilemek istedi. “Samimi bir şekilde özür diliyorum kendi ülkemde böyle bir uygulama yok, özrümü kabul edin lütfen” dedi. Mahkeme başkanı buna karşılık olarak, “Basın mensubu arkadaşlar dışında kimse eline telefonu almasın” diye konuştu. Bir kısım sanıklarında savunmasının alınmasının ardından duruşmanın yarın devam etmesine karar verildi.

‘ERDOĞAN’IN BELEDİYE BAŞKANI, ERBAKAN’IN BAŞBAKAN OLMASINDA BİZİM KATKIMIZ VAR’

Savunmasına devam eden Oktar, “Benim gizlim saklım yok. Cumhurbaşkanımızın belediye başkanı olmasına ben vesile oldum. Vazgeçmişti ikna ettim. Evime gelirdi çay, kahve içerdik. Sayın Erbakan’ın başbakan olmasında da yine bizim katkımız var. Devletle iç iç içeyim. Bütün dünyada tanınmış bir yazarım. Yeniden organize olmak teknik olarak mümkün değil. Her an izlenen biriyim zaten. Sadece arkadaşlarımın moralini bozmak için İngiliz derin devletinin oyunudur bu” diye konuştu.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Adnan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan ayrı ayrı 5 yıldan 12’şer yıla, “Örgütün veya amacının propagandasını yapma” suçundan ise ayrı ayrı 10 yıl 6 aydan 31 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Ayrıca iddianamede Adan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna’nın örgüt üyelerinin örgüt faaliyetler için işlediği bütün suçlardan sorumlu tutularak cezalandırılmaları talep edildi. Diğer 17 şüpheli hakkında ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma”, “örgüte yardım” ve “örgütün veya amacının propagandasını yapma” suçlarından farklı oranlarda hapis cezaları istendi.

 

Adnan Oktar davasında görüntü krizi: ‘Nereden bilelim İsveç derin devleti olmadıklarını’

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!