Agora Gençlik Senfoni Orkestrası ve Perileri

Hümay Göbel yazdı

Agora Gençlik Senfoni Orkestrası ve Perileri

Çankaya Belediyesi’ne ait Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin Piraye Salonu, 8 Ocak 2020 akşamı hoş bir konsere ev sahipliği yaptı. Genç bir orkestra olan Agora Gençlik Senfoni Orkestrası’nı ağırladı.

Bilenler bilir, Ankara’da birkaç tane Nazım Hikmet Kültür Merkezi bulunmakta. Agora Gençlik Senfoni Orkestrası’nı ağırlayan NHKM, Oran’da. Oran, konser öncesi Ankaralı klasik müzikseverleri yoğun bir kar yağışı ile karşıladı.

Konser Çankaya Belediyesi’nin salonunda olunca CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen de nezaket gösterip konsere katılmaya karar vermişler. Genç müzisyenlerin tamamen kendi çabalarıyla bugüne getirdikleri bu oluşuma destek olmaları açısından bu katılım elbette ki önemliydi. Ancak yerleşimle ilgili yaşanan sıkıntılar ve protokol seremonileri nedeniyle programın geç başlamasına sebebiyet vermeleri kanaatimce pek de kibar bir davranış şekli olmadı. Zira halka açık konserlerdeki ve temsillerdeki bu protokol seremonisinin çok yapay olduğunu düşünüyorum. Amaç eğer sanatın birleştirici şemsiyesinin altında bir araya gelmekse her şey daha olaysız ve daha “mütevazı” şekilde halledilmeli fikrindeyim.

Konser öncesinde, AGO’yu (Agora Gençlik Senfoni Orkestrası) yönetecek çok değerli Nisan Ak’ın annesiyle ayaküstü sohbet etme fırsatı buldum. Çok alçakgönüllü bir tavırla “biz hiçbir şey yapmadık, hepsi kendi başarısı” dedi, Türkiye’nin gururu Nisan Ak için. Ülkemizde ne yazık ki ebeveynlerin hala büyük çoğunluğu çocuklarının sanata olan ilgisini görmezden gelmekte. Bu ilgiyi filizlendirip çocuklarının sanatçı olmalarının önünü açma konusunda hala ebeveynler için katedilmesi gereken uzun bir yol var. Ancak Nisan Ak’ın annesi gibi, çocuklarının önünü açan, yeteneklerinin baltalanıp körelmesine izin vermeyen ebeveynler sayesinde Nisan Ak gibi, AGO konserinin piyanistliğini yapan İlayda Deniz Oğuz gibi sanatçılar yetişebiliyor ve Türkiye için birer gurur kaynağı oluyorlar.

AGO, 2017 yılında çoğunluğu müzik alanında eğitim gören müzisyenlerden, bir kısmı ise özellikle fen bilimleri alanında eğitim görmekte olan ancak müzikle de profesyonel olarak ilgilenen gençler tarafından kurulmuş ve kısa sürede senfonik orkestraya evrilmiş bir topluluk. Kurucu şefliği Yağız Oral, müzik direktörü ve daimi şefliği ise Murat Ömür Tuncer üstlenmiş. Dünyaca ünlü piyanistimiz, UNICEF iyi niyet elçisi, çok kıymetli Gülsin Onay ile çalıştaylar yapan topluluk, ünlü maestro İbrahim Yazıcı ve Devlet Sanatçısı Ayşegül Sarıca eşliğinde konserler verdi.

Topluluk kısıtlı imkanları ile varlığını sürdürmeye ve geliştirmeye çabalarken sanatçı duyarlılığıyla sosyal sorumluluk organizasyonlarını da sürdürmekte. Düzenli huzurevi ve çocuk yuvası ziyaretlerinin yanı sıra sokak hayvanları ile ilgili etkinliklerde de yer alan Topluluk büyük bir takdiri hak ediyor.

Konserin ikinci eseri olan Mozart Senfoni 29 için salon hazırlanırken Daimi Şef Murat Ömür Tuncer’in Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı konuşmaya kulak misafiri oldum. İstekleri öyle makul, öyle kolay sağlanabilecek şeyler ki hala bu konularda eksiklikler yaşanıyor olmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşan bir yanı olduğunu söylemek çok zor. İstedikleri şey yalnızca bu tarz konserlere özgülenmiş bir salon, derme çatma organizasyonlarla değil sürekli ve sürdürülebilir güvencelerin konforuyla sadece sanatlarına ve üretime odaklandıkları bir süreç yürütmek. Sanat için bir araya gelen bunca gencin güzel işler ortaya koymak dışında başka bir gayesi yok. Bunun için uygun koşullara ihtiyaçları var. Oysa onlar ceplerindeki parayı ortaya döküp prova sonrası evlerine ulaşabilmek için yol parası denkleştirmeye kafa yoruyorlar. Sanat için sarfetmeleri gereken çabayı içinde bulundukları imkansızlıkları azimle aşmak için sarf ediyorlar. Üstelik çok gençler, çok umutlular. Evrensel standartlara uygun işler yapmak istediklerini söylüyorlar coşkuyla, heyecanla. Kısacası bu çaba gözardı edilmemeli. Böyle genç girişimler için özellikle Kültür Bakanlığı daha duyarlı, daha gözü açık bir politika izlemeli.

PİYANİST İLAYDA DENİZ OĞUZ

Konser, Mozart’a özgülenmişti: İlk olarak La Majör 23. Piyano Konçertosu seslendirildi. Piyanistliği Türkiye’nin genç gururu İlayda Deniz Oğuz üstlendi. İlayda Deniz Oğuz henüz 20 yaşında olmasına rağmen birçok beste ve başarıya sahip. 2014 yılında henüz 14 yaşındayken Orhan Veli’nin 100. Doğum yılı için bestelediği “Anlatamıyorum” isimli bestesiyle birçok otoritenin beğenisini kazanan Oğuz, Royal Collage of Music Keyboard Festival olmak üzere Londra’da birçok festivalde piyanist olarak yer almıştır. 2017 yılı itibariyle İngiltere Kraliyet Müzik Okulu’nda lisans eğitimine başlayan Oğuz, Mozart 23. Piyano Konçertosu’nu kendi yazdığı kadansıyla icra etti. Konser öncesi sohbette kıymetli Nisan Ak, kadansın çok muazzam olduğunu belirtirken şakayla karışık “kadansı aslında Mozart yazmış olabilir.” demişti. Oğuz’un icrasını dinlerken bu şakanın ne kadar yerli yerinde olduğunu idrak ettim. Oğuz, öyle ustalıklı bir geçiş ve icra sundu ki küçük bir “Stendhal Sendromu” yaşattı bizlere. Ancak konserin en büyülü anlarından biri kıymetli İlayda Deniz Oğuz’un BİS jesti oldu. Kendi edisyonuyla icra ettiği “Senden Bana Yar Olmaz” isimli türkü ile sergilediği performans bu yetenekli genç kadının sanatı ne kadar önemsediğini ve içselleştirdiğini gösterdi bizlere.

ŞEF NİSAN AK

Konserin konuk şefi yukarıda da belirttiğim gibi çok kıymetli Nisan Ak’tı. Nisan Ak, yalnızca Türkiye’de değil dünyadaki en genç kadın orkestra şeflerinden. Yüksek lisans eğitimine kadar Türkiye’de eğitim gören Ak, NewYork’ta kazandığı yüksek lisans eğitimini sürdürebilmek için sosyal medya üzerinden başlattığı yardım kampanyasıyla tanındı ve güzel kalpli insanların destekleriyle eğitimine başladı. Kendisine sunulan desteğin karşılığını fazlasıyla veren Nisan Ak, ikinci senesini tam burslu olarak tamamladı ve geçtiğimiz Aralık ayında doktora sınavlarını geçtiğini de kendi sosyal medya hesaplarından paylaştı. Halihazırda Richmond-Virginia Oratoryo Topluluğu’nun ve Columbia-South Carolina Bruch Oda Orkestrası’nın müzik direktörlüğünü yapan Ak, Aiken Senfoni Orkestrası ve Columbia Oda Orkestrası’nda da asistanlık şeflik görevi yürütmekte. Bugüne kadar Kuzey ve Orta Amerika ile Avrupa’da çok sayıda orkestra ile konser veren Nisan Ak Türkiye’de, uzun bir aradan sonra 8 Ocak akşamı AGO ile konser vermiş oldu.

Nisan Ak, bir süredir sosyal medya üzerinden klasik müziği herkese sevdirebilmek için birtakım eğlenceli ve eğitici videolar paylaşıyor. Konsere gelen kitlede de bu videoların olumlu etkilerini bolca gözlemlemiş olduk. Zira salonda birkaç uç hareket dışında oldukça bilinçli bir dinleyici kitlesi vardı. Nisan Ak, enerjisi yüksek bir kadın ve bunu yansıtmayı çok güzel başarıyor. Konserde de yaptığı ufak sohbet ve esprilerle dinleyicilere samimi bir sahne deneyimi sundu.

ELİF EROĞLU

Konserde yaylı grubuna eşlik eden çok genç bir virtüöz vardı. Sevgili Elif Eroğlu… Kendisi 2018 yılında Tokyo’da düzenlenen Uluslararası Müzik Yarışmasından birincilikle döndü. Çok disiplinli ve yetenekli bir keman virtüözü olan Sevgili Elif’in Sırbistan, İtalya, Almanya dahil olmak üzere düzenlenen birçok uluslararası nitelikli yarışmada birinciliği mevcut. Önünün çok açık olduğu şimdiden belli olan 11 yaşındaki Elif dün akşam AGO’nun en genç üyesi olarak konsere eşlik etti.

KONSERİN İKİNCİ BÖLÜMÜ

Konserin ikinci kısmında Mozart’ın 18 yaşındayken bestelediği La Majör Senfoni 29’u dinledik. Dört bölümden oluşan eser 2 obua ve korno eşlikli yaylılar için yazılmıştır. Oldukça enerjik bir melodik yapıya sahip eserin özellikle Allegro con spiritosu Mozart’ın tüm klasik dönem bestecilerinden ayrılan kıvrak müzikal dehasının imzası gibidir adeta. Nitekim AGO da özellikle bu son bölümde güzel bir performans sergiledi.

Salonun bir konser salonu değil de konferans salonu olması nedeniyle muazzam bir müzikal şölen yaşadığımızı söylemek imkansız. Orkestra’da da eserlerin icrası esnasında birtakım hatalar ve senkronik sorunlar oldu elbette ancak bu genç orkestranın böyle kalibreli çalışmalar yapması tüm bu ufak tefek aksaklıkları örtüyor ve AGO takdiri gerçekten hak ediyor.

Nisan Ak, İlayda Deniz Oğuz, Elif Eroğlu ve AGO’yu oluşturan tüm genç müzisyenler gibi ülkemizde üreten, sanat için titizlikle çalışan birçok genç var. Onlar için daha fazla destek gerektiği ise su götürmez bir gerçek. Eğer daha huzurlu, daha barışçıl bir ortam arzu ediyorsak bunun yolu sanata ve sanatçılara yatırım yapmaktan geçiyor. Dilerim gerek merkezi yönetim gerekse yerel yönetimler bazında bu konuda daha duyarlı ve somut adımlar atılır.

Sanat dolu günler…