Akbelen ve Deştin direnişçileri 1 Mayıs’ta yan yana… ‘Havama, suyuma, toprağıma dokunma’

Muğla'da Akbelen Ormanı’ndaki ağaç katliamına ve Deştin Mahallesi'ndeki çimento fabrikasına karşı direnen vatandaşlar, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü dolayısı ile yan yana yürüdü. 

featured

VERYANSIN TV

1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü dolayısı ile yurdun dört bir yanında vatandaşlar sokaklara akın etti.

Muğla’da, Akbelen Ormanı’nda maden sahasını genişletmek için ağaç katliamı yapan Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji’ye karşı direnen ve Muğla’nın Menteşe ve Yatağan ilçeleri arasındaki Deştin Mahallesi’ndeki çimento fabrikasına karşı mücadele eden vatandaşlar yan yana yürüdü.

Vatan toprağına için verdikleri mücadeleyle tanınan vatandaşlar, “Yaşam: toprak, hava, su ve güneşle; insanca yaşam; örgütlü mücadele ile mümkün!”, “Akbelen için adalet”, “Her yer direniş, her yer Akbelen” ve “Biz bitti demeden bu dava bitmez” yazılı pankartlar taşıdı.

Direnişçilerin “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” ve “Madene verecek köyümüz yok” sesleri tüm sokakta yankılandı.

İşte Muğla’dan görüntüler: 

17 YILDIR DURMAYAN ‘ÇİMENTO’ DİRENİŞİ

Köylülerin mücadelesi nisan ayında, ‘fabrikanın kalbi’ olarak niteledikleri klinker kazanının getirileceğini duymalarının ardından iş makinelerinin fabrikaya çıkmasını engellemek için nöbet tutmaya başlaması ve jandarma tarafından gözaltına alınmalarının ardından ses getirmişti.

Konuya ilişkin Veryansın Tv’ye konuşan Avukat Nuray Şahbudak, olumlu ÇED raporuna karşı açtıkları ilk davayı kazandıklarını ancak ilk ÇED raporunda sadece küçük değişiklikler yapılarak yeniden onaylandığını söylemişti. Bu rapora karşı da dava açtıklarını belirten Şahbudak, bilirkişi heyetinin bölgeyi incelemeye geldiğini ancak raporun hâlâ çıkmadığını söylemişti. Gözaltına alınan vatandaşlar ise adli kontrol ve yurt dışı yasağı kararı ile serbest bırakılmıştı.

Şirket TIR’larının fabrikaya geçişini engellemek için gece gündüz demeden direnerek sesini duyuran bölge halkını sevindirecek bir gelişme yaşanmış ve çimento fabrikasına verilen ‘ÇED olumlu’ kararına karşı açılan dava sonrasında bilirkişi raporu açıklanmıştı.

Raporda, Deştin halkının 17 senedir direndiği projenin; tarım, orman alanları ve yer altı sularını doğrudan etkileyeceği kaydedilmişti. Fabrikanın kamu yararına olmadığı belirtilirken; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ÇED olumlu kararının da uygun olmadığı vurgulanmıştı.

9 bilirkişi oy birliğiyle “ÇED raporu iptal olmalıdır” demişken; Muğla 2. İdare Mahkemesi’nden yürütmeyi durdurma kararını çıkmamıştı. Ellerinde “Çimento fabrikasına hayır”, “Adalet”, “Köyümüze sahip çıkalım” ve “Gecikmiş adalet, adalet değildir” yazılı pankartlar bulunan bölge halkı, Muğla İdare Mahkemesi’nin önünde nöbete başlamıştı.

Muğla 2. İdare Mahkemesi, Deştin’de yapılmak istenen çimento fabrikasına verilen ‘ÇED olumlu’ kararının hukuka uygun olmadığını belirtip, raporun iptal edilmesine karar vermişti.

AKBELEN’DEKİ AĞAÇ KATLİAMI

Akbelen Ormanı, dönemin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin imzasıyla Muğla Milas’taki iki termik santrale kömür sağlamak amacıyla 2020 yılında Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye (YK Enerji) devredilmişti. Özelleştirme kararı sonrası bölgede ağaçların kesildiğini iddia eden köylüler, duruma itiraz ederek Akbelen’de nöbet tutmaya başlamıştı.

Temmuz 2021’de İkizköylülerin Orman Genel Müdürlüğü’ne karşı Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’nde açtığı yürütmeyi durdurma davası sürerken; Akbelen Ormanı’nda yaklaşık yüz ağaç kesildi. İkizköylülerin ve çevre aktivistlerinin protestoları sonrası ağaç kesimi durmuştu.

1 Mart 2022’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yönetmelik ile “Elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetleri” kapsamında, Akbelen’de madencilik faaliyetlerinin yapılmasına izin verilmişti.

Bakanlığın bu kararının ardından 2021’den beri nöbet tutulan alanda bulunan ağaçların kesimi, 24 Temmuz 2023’te yeniden başlamıştı. Kamudan en fazla iş alan şirketlerden Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji, kömür maden sahasını genişletmek için İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nda ağaç katliamı yapmıştı.

Bölge halkı, YK Enerji’ye karşı mücadeleye başlamış ve termik santralin iklim değişikliğini artırıcı, Milas bölgesindeki orman yangınlarını tetikleyici etkisinden söz etmişti. Termik santral için Akbelen Ormanı altındaki kömür yataklarının çırakılmasının Bodrum ve Milas’ın içme suyunu sağlayan Çamköy ve Karacahisar yer altı su havzalarının yatakları değişeceği, bölgenin susuz kalacağı belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Akbelen’deki ‘ağaç kıyımına’ karşı direnen bölge halkı ve yaşam savunucularını hedef alarak “Kampanyaları ağaç sevgisiyle izah edemeyeceğimiz açıktır. Biz çevreci görünümlü marjinallerle ilgilenmiyor, işimize bakıyoruz.” demişti.

Yeniköy-Kemerköy termik santrallerini işletmeye devam edilmesi halinde, 30 bin köylünün şehre göç etmek zorunda kalacağı, üretimden düşüleceği ve böylece gıda kıtlığının daha da derinleşeceği belirterek, AKP’nin ihale şampiyonu olan Limak Holding’in yönetim kurulu başkanı Nihat Özdemir hakkında şikayette bulunmuştu.

Veryansın Tv’nin Akbelen belgeselini izlemek için tıklayın: 

Akbelen ve Deştin direnişçileri 1 Mayıs’ta yan yana… ‘Havama, suyuma, toprağıma dokunma’

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!