AkılZaman: Tavırlarımızdaki ‘Halo etkisi’

featured

Serkan Arslan yazdı…

Afrika savanasında en yırtıcı savaş şüphesiz ki kediler ile köpekler arasında gerçekleşir. Aslanlar ile sırtlanlar arasındaki ezeli rekabet bizler için her zaman ilgi çekicidir. Peki bu mücadelede insanlar neden hep aslanların tarafında yer alır?

Kuşkusuz bu savaşta aslanlar sırtlanlara göre ağırsıklettir. Ama yaban köpeklerinin hırsı ve uzun soluklu mücadelesi bu savaşı neredeyse eşit şartlara taşır. Sırtlanlarda tıpkı aslanlar gibi gruplar halinde yaşar, birlikte avlanır. Her iki grubun da bir lideri vardır. Sırtlanlarda bu liderlik biraz daha adildir. Bir dişi lider birde alfa olarak adlandırılan erkek lider vardır. Gruplar içeresindeki liderlik vahşi doğanın getirisi olarak bir kavganın galibini lider seçer. Bir aslan bir başka aslan ile liderlik savaşını başlatır ve mağlup olan aslan sürüyü terk eder. Lider aslan sürüde kalan mağlup aslanın bütün yavrularını öldürür. Gelecekte oluşacak tehlikeyi ortadan kaldırır. Sırtlanlar da avlanmanın ganimetleri ilk yavrular arasında paylaştırılır. Yavrular doyduktan sonra geri kalanlar yemeye başlar. Ama aslanlar yavrularını en son sofraya davet eder. Dikkatlice bakarsanız insanlar, sırtlanların gelenekçi yapısı aslanlardan daha çok benzerlik taşır. Peki aslanı kral yaban köpeklerini düşman yapan nedir? Çünkü Aslanın yelesi sırtlanın çirkin benekleri var. Buna Halo etkisi diyoruz. Kelime anlamıyla Halo, meleklerin kafasında bulunan altın ışık çemberine verilen addır.

Halo etkisi, bir kişi veya objenin iyi bir özelliğine odaklanarak ona başka pozitif özellikler atfetme ön yargısıdır. Yani ilk izlenimimizin, kişinin diğer özellikleri hakkında tahminde bulunurken bizim için temel oluşturmasıdır. Tanımadığımız birini sadece dış görünüşüyle, giysileriyle, ünvanlıyla ve hatta belki ismi ile algılama biçimimizdir.

‘Bu etki, tıpkı aslanın muhteşem yelelerinde, keskin bakışlarında ve iri kaslarında olduğu gibi dış görünüşleri güzel olan insanların içlerinin de güzel, yani iyi insanlar olduklarına dair bir inanç yaratır’

Fiziksel olarak güzel gözüken bir bireye, sağlıklı, akıllı ve hatta zengin gibi sıfatlar yapıştırmak zihnimizin otomatik olarak yaptığı en klasik Halo etkisi örneğidir. Halo etkisi, olumlu önyargının insan ilişkilerinde genelleme hatasıdır.

Tam tersi istikamete ise, “Horn Etkisi” deniyor. Horn etkisi ise tam tersi kişinin olumsuz bir özelliğinden dolayı kendisi ile ilgili genel bir olumsuz düşünceye sahip olunmasıdır. Tıpkı yaban köpeklerinin sevimsiz benekli kürkünün üzerimizde uyandırdığı olumsuzluk gibi, kötü giyinmişsen tehlikeli birisindir. Kötü giyimli birisi her an zarar verebilir ve tehlikelidir düşüncesine kapılmamıza sebep olur.Her iki durumda da bakacak olursak ön yargılarımız davranışlarımız acısından temel oluşturur. Ama meselenin bir de ben buradayım diyen yanı var ki dış görünüm her şey değildir ama birçok durumu etkiler.

Friedrich Nietzche şu sözleri konuya yeni bir anlam katıyor;
“Bir hamam böceğini öldürürsen kahraman, bir kelebeği öldürürsen şeytansın. Ahlakın estetik standartları vardır.”

Kısa mesafede dış görünüş size kattığı estetik görünüşle sizi bir adım önde tutabilir.
Bir de ‘ben buradayım’ dersiniz. Dış görünüm her şey değildir ama birçok durumu etkiler.

AkılZaman: Tavırlarımızdaki ‘Halo etkisi’

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. Merhaba. Halo etkisi üstüne gayet derli toplu, özetleyici bir yazı olmuş, gündeme getirdiğiniz için teşekkürler. (Küçük bir not: sondan ikinci cümledeki ‘Birde’ -de yi ayırınız). Halo etkisinin tersine Horn (boynuz) etkisi denir. Bu sefer, tanınmayan kişi, canlı ya da obje tek bir negatif karakteristiğinden yola çıkılarak değerlendirilir ve ‘kötü’ birey/şey olduğu yargı yanılsamasına yol açar. Eğer yazının maiyeti Türk politikasında ve gündelik yaşamında önyargılarımıza dikkat çekecek bir elementi öne çıkarmak, ikinci okumalarda bir uyanış yaratmaya yönelik etki yaratmak ise, yazının, her ikisi de haliyle batı ikonografisiyle adlandırılmış olsa da yoğunluk bakımından topraklarımızda daha sık rastladığımız Horn etkisi üzerine yoğunlaşılması daha başarılı olacaktır. Çünkü; Türkiye’de siyaset ve bireysel görüşlerimiz çoğunlukla Halo etkisinden yargı kaymasına uğramaz, tersine güzellik anlayışı/arayışı ve estetik kaygıları yarım kalmış, ergenlikten yetişkinliğe adım atamamış olduğundan şeytanlaştırma, kötüleştirme, çirkinleştirme, suçlama edimleriyle şekillenir/şekillendirilir. Hatta Halo etkisine tutulmak içinde bir parça naiflik (nahiflik değil) ve çocuksuluk barındırır, Horn etkisiyse tamamıyla kötücüldür ve yozlaşmanın ilk adımıdır.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!