Aklı karışıklar için Milli Mücadelemizi anlama kılavuzu

Ali Rıza Özdemir yazdı...

Aklı karışıklar için Milli Mücadelemizi anlama kılavuzu

Milli Mücadelemiz yedi düvele karşı yapılmıştır.

Buradaki yedi rakamı sadece bir rakamdan ibaret değildir; sembolik anlamdadır ve çokluk bildirmektedir. Bu sembolizmi görmemek, buradaki halk irfanını idrak etmemek bilmemekten değilse, en hafif tabiriyle kötü niyettendir.

Burada savaşılan cepheler sadece dış düşmanları değil, varlığımıza kasteden yıkıcı, birliğimize kasteden bölücü alçakları da kapsar. Kuruluş Savaşında atalarımız sadece dış düşmanlarla değil, iç düşmanlarla da savaştılar. Dış düşmanlarla işbirliği içinde olan veya aynı emellere hizmet eden onlarca ayaklanmayı bastırdılar. Bölücü ve yıkıcı emellerle silahlanan çetelerin emellerini yerle yeksan ettiler.

***

Milli Mücadelemiz bir süreçtir.

Teknik olarak 30 Ekim 1918 tarihinde başlamış ve 24 Temmuz 1923 tarihinde sona erse de gerçekte kökleri geçmişe dayanır. Ancak bu süreç Birinci Dünya Savaşı’yla başlayan Türk’ün yurtsuz bırakma, yok etme yahut Asya bozkırlarına sürme sürecini yenilgiye uğratmanın kesin ifadesidir. İşte bu nedenle, Kurtuluş Savaşımız bir sebep değil, bir sonuçtur.

Kurtuluş Savaşını başlatan nedenleri görmeden, onu yaratan koşulları dikkate almadan yapılan her yorum cahillik değilse, en hafif tabiriyle kötü niyettendir.

***

Milli Mücadelemiz bugün de devam etmektedir.

Mondros Ateşkes Antlaşmasında İngilizlere, Fransızlara, İtalyanlara, Yunanlılara, Ermenilere ve Gürcülere pay edilen vatan topraklarını kurtarma savaşıdır Milli Mücadele.

Teknik olarak 24 Temmuz 1923 bitse de işgal altındaki Hatay’ı ancak 29 Haziran 1939 tarihinde anavatana katabildik.

1933 yılında yani Lozan’dan tam 10 yıl sonra Atatürk’ün, ABD’li General Mac Arthur’a dediği, “Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve adaları geri alacağım. Selanik de dâhil Batı Trakya’yı Türkiye hudutları içine katacağım!” sözleri bu sürekliliğin ifadesidir.

Bugün de emperyalizme yedeklenmiş Türk’ün varlığına, ülkesine, devletine, milletine, tarihine, başarısına düşman yıkıcı ve bölücü çetelerle mücadele ediyoruz. Bunu bilmemek, bunu görmemek cahillikten değilse, en hafif tabiriyle kötü niyettendir.

Özetle, Milli Mücadele bugün de devam etmektedir.

***

Milli Mücadelemiz sadece Türkün gücünün değil stratejik aklının da zaferidir.

Mondros’la işgal edilen yerlerin bir kısmı görünüşte kanla, bir kısmı ise stratejik akılla elde edilmiştir. Yunanlılardan alınan yerleri, kanımızla elde ettik. İstanbul’u, Trakya’yı ve daha sonra Hatay’ı stratejik aklımızla geri aldık. Ama kanla alınan yerlerde bir stratejik akıl, stratejik akılla aldığımız yerlerde döktüğümüz kanlar vardı.

Savaşlar sadece tankla, tüfekle yapılmaz; stratejiyle ve akılla da yapılır. Türk milletinin tarih boyunca savaşçılıkla özdeşleşmesi sadece fiziksel gücü ve savaşçı ruhuyla izah edilemez. Stratejik aklıyla da telif etmek gerekir. Bu nedenle Yunanlılardan başkasıyla savaş olmadığını iddia etmek cahillikten değilse, en hafif tabiriyle kötü niyettendir.

***

Ve maalesef, bu ülkede cahilden çok Türk’ün tarihine, birliğine, milletine düşman kötü niyetliler daha fazla…

Milli Mücadelemiz, bugün de devam ediyor.