AKP'nin sonsuz ilahi varlığı ve sıfatları

Nihat Genç yazdı...

AKP'nin sonsuz ilahi varlığı ve sıfatları

Mübarek Ramazan ayına girerken dinimizi imanımızı yeniden gözden geçirmeli, günah ve kusurlarımız için tövbe etmeli ve bizlere bu güzel günleri yaşatan AK PARTİ ve yüce liderine dualar etmeliyiz.

Her gün abdestimizi alıp dualarımızı etmeliyiz ve yüce Allah'ın sıfatlarıyla nurlanmış AK PARTİ ve AZİZ LİDERİ Tayyip Erdoğan'a gözlerimizi yumup huşu içinde tesbih etmeliyiz.

Tesbihimiz, Allah başımızdan eksik etmesin, Allah başımızdan eksik etmesin, otuz üç defa, kahvede minibüste otururken her yerde olabilir.

Diğer tesbihimiz, Allah AK Parti'ye ve Tayyip Bey'e uzun ömürler versin, uzun ömürler versin, uzun ömürler versin, Tv seyrederken, uykuya girmeden, sabah duş ve kahvaltıdan önce diz çökerek günde beş altı kez ve her defasında 33 kere... (Ancak A Haber ve Habertürk seyrediyorsanız, onlar zaten her gün tespih çektikleri için, yeniden bir daha çekmeniz gerekmez...)

Allah biliyor, ümmetimiz biliyor, Allah korusun, AK Parti giderse kıyamet kopar, ümmetimiz devletimiz helak olur, bu yüzden, beş vakit namazımızı kıbleye ancak beş vakit dışında bir kulağımız her daim Beştepe'de ve yandaş ekranlarda olmalı.

Bu mübarek ayın faziletlerinden nurundan milletçe ruhen manenen faydalanmak için AK Parti ve ululemrin sıfatlarını tekrar tekrar iyi hıfzetmeliyiz, sokakta ropörtaj diye mikrofon tutulduğunda partimizi her musibetten iyi korumalıyız.

Ey cemaat, bugünkü vaazımıza geçiyorum, yeri göğü yaratan Allah, en güzel sıfatlarını kendisine iman edenlere vermiştir!

Bu mübarek ayda Allah'ın sıfatlarını iyi bileceğiz, dinleyin ey müminler, Allah'ın en güzel isimleri 'esmaül hüsna' olarak tarif ederiz.

Yani Esmaül Hüsna Allah'ın 99 ismidir.

Af buyrun, lakin, bir hakikattır, Allah'ın 99 ismiyle AK Partimizin sıfatları uzun yıllar iktidar deneyimiyle hizmetleriyle nurlanmış ve yaratanın sıfatları adeta AK Partimizde zuhur etmeye başlamıştır, sevgili cemaat, bu bir hakikattır!

Dini siyasete karıştırıyor dediler, haşa, hayır, din-siyaset metatiziği bilginin ruhumuza nakşıdır, artık gözlerimizle değil kalbimizle görür idrak ederiz.

Ey müminler!

Diyeceksiniz ki beşeri-sosyal bir parti zamanla inanç-iman ve milletimizin gönlünde secde edilen mukaddes hale nasıl geldi, nasıl mı be dinsizler, dine kitabımıza ve Allah'ın nur sıfatlarına her daim riayet ederek her daim zikr ve iman ederek...

Aklınızdan çıkartmayın, Allah, kendisine iman edenleri, kendi sıfatlarıyla ödüllendirmiştir.

Mesela, ilk ismi, önce, Allah ismi, bütün eksikliklerden uzak, eşi benzeri bulunmayan, bütün isimleri kapsayan tek isim, tek ilah, isimlerin sultanı..

Ki, 'eksikliklerden uzak' ve 'eşi benzeri bulunmayan' AK Partimizi bakın ne kadar hatırlatıyor!

Bu bir mucize. Bu sıfat, göklerdeki yüce yaratanın emriyle önce içimize ve sonra partimize iniverdi, bu yüzden partimizin ilk harfi A'ya bakın başımız göklere böyle yükseldi.

Allah'ın ikinci ismi:

Errahim: Dünyadaki bütün yaratılmışlara merhamet eden. Ki, Filistin, Sudan, Suriye, Afrika, uzak Asya'ya uzanan yardım kollarıyla 'errahim' sıfatını AK Partimiz ne kadar hak ediyor!

Yüce Allah'ın bir diğer sıfatı: El-Melik. Kainatın sahibi, mülk ve saltanatı sürekli olan.

Evet mümin kardeşler, içinizdeki sesi duyar gibiyim, şimdilik dünyanın değil, ancak bugün itibariyle Türkiye'nin sahibi, mülk ve saltanatı sürekli olan, her şeyin sahibi (el melik) sıfatının canlı örneği, AK Partimiz değil mi?

Bir diğerine geçelim.

Es-Selam: Her tehlikeden selamete çıkaran!

Ki, AK Partimiz her tehlikeden Allah'a bin şükür selametle çıkmıştır, ey müminler Allah'ın bu büyük sıfatı bir partiye bu kadar mı yakışır, sanki yüce yaradan AK Parti'ye ahir zaman ayeti diye insanlığa indirmiş.

Nerede kaldık?

El-Mümin: 'Güven veren, koruyan'

Ey millet, doğru konuşalım erken konuşmayalım, bugün için herkes için söyleyemezsek de vakıflar müteahhitler tarikatlar için Allah'ın bu sıfatı partimize tamı tamına uymuyor mu?

Daha durun, bakın.

El-Aziz: İzzet sahibi, her şeyin galibi. El Cebbar: Kudret ve azamet sahibi. El-Mütekebbir: Büyüklükte eşi ve benzeri olmayan...

Gazetelerimizi okuyup A Haberi' dinlediğinizde büyüklükte eşi benzeri olmayan yazarlarımızı siz de iyi tanıyor her daim tesbih selam dua ediyorsunuz biliyorum, her akşam ekrana çıkan dini bütün yazarlarımızın eşi benzeri yoktur, yüce Allah'ım bu sıfatlarını imanı tam olan partimize bağışlamıştır.

Sevgili mümin kardeşler, bakın 'her şeyin galibi' sıfatı, AK Partimize ne kadar yakışıyor!

Bakın, yüce yaratanın diğer ismine:

El-Halik: Yaratan.

Müteahhitleri, vekilleri, vakıfları, tarikatlar... için tamı tamına uymuyor mu, imkanlar, işler yaratan, sıfırdan yoktan var edip tarikatları müteahhitleri zenginleştiren! Bu müteahhitleri bu vakıf ve tarikatları sorarım size ey cemaat, AK Parti yaratmadı mı?

Yaratana bir sıfat daha eklemeliyiz: Yok Etmek

128 milyarı nasıl uçurdu, bu mucizeye milletçe şahit olmadık mı?

Ve Allah'ın şu sıfatına bakar mısınız?

El-Bari: Her şeyi uyumlu ve kusursuz yaratan.

Evet mümin kardeşlerimiz, AK Parti herşeyi uyumlu ve kusursuz yaratmadı mı, işte siz de mübarekleri görüyorsunuz Fatih Tezcan, Hilal Kaplan ve Nagehan Alçı'yı kusursuz yarattı.

Ve, diğer sıfatı, El-Musavvir: Varlıklara şekillerini veren.

Evet mümin kardeşlerim, Abdülkadir Selvi'ye Cem Küçük'e, Nihal Bengisu'ya nicesine... O şekilleri başka kim verebilir?

Mümin kardeşlerim, nankör olmayın inkarcı olmayın, bakın yüce Allah'ın sıfatına:

El-Vehhab: Karşılıksız hibeler veren.

Haşa, büyük konuşmayayım ama, karşılıksız vermede haşa AK Partimiz Allah'ı da sollamak üzere, sevgili mümin kardeşler, malümunuz bu ayet önce Bülent Arınç'a inmişti, ne demişti: Ne istediniz de vermedik. Göklerden Fetö: 'Türk Ordusunu ve Hakim kurumlarını istiyorum' diye nida etmişti. Arınç da karşılık olarak: Sana feda olsun, aşkolsun Fetö, sana partimiz dinimiz kurban olsun, feda olsun... Ülkemizi yüzlerce üniversiteyi madenleri karşılıksız hibe etmedi mi?

Kulak verin dinleyin ey müminler:

El-Alim, sıfatı: Her şeyi en küçük detaylarına kadar bilen.

Mesela Engin Ardıç, Mustafa Armağan vs. bakın her akşam ekranlara çıkan Zafer Şahin vs. nicesi her şeyi en iyi onlar kadar en ince detayına kadar kim bilebilir.

Diğerine geçelim, ne diyor: El-Kabıd: Dilediğine darlık veren.

Evet müminler, burada duralım, AK Partimize hak verelim, seküler laik gavur kafir siyonist sebataycı camileri ahır yapan CHP'ye ve muhaliflere AK Partimiz yirmi yıldır darlık vermiyor mu?

El Rafi: Şeref vererek yükselten.

Varlığıyla hepimize şeref vermiyor mu, mesela, Mehmet Metiner'e jöleli kardeşimize ve nice mümin kardeşimize şerefler verip yükseltmedi mi?

El-Habir: Her şeyden haberdar!

Sözünü etmeye dahi gerek yok MİT teşkilatımız Genelkurmay Başkanımızın boğazı sıkılana kadar ve 90 bin Fetö'cü orduya doldurulana kadar her şeyden haberdar değil miydi?

Ey müminler, şüphesiz Allah'ın en güzel sıfatı El-Halim: Cezada, acele etmeyen.

İşte AK Partisine yakıştıradığım tek yer, çünkü AKP çok fani davranıyor ve sinirlerine gazabına engel olamayıp ceza vermede çok acele ediyor, bu konuda bir kaç fırın ekmek yememiz lazım, tabii ki ilim irfan yuvası Menzil fırınına koşmalı, önce mağrifet sonra Müge Anlı programındaki psikiyatristten öfke dersleri almalı... Ey müminler, küfürde gazapta çok acele ediyorsunuz. Yavaş yavaş ve istikrarla kendinizi yiyin, öfkeyle kendinizi ele vermeyin.

AK Partimizle kombin olmuş şu güzel sıfatlara bakınız, El-Aliyy: Yüceler yücesi. El-Kebir: Çok büyük olan, her şeyi koruyan...

Şeksiz şüphesiz AK Partimiz bu sıfatları da layıkıyla alnının teri secdesinin hakkıyla hak ediyor ve ahirette karşılığını çatır çatır alacak, şayet ahirette karşılığını alamazsınız, ben orada olacağım, bana gelin, imanınızın şahidiyim orada hepinize şefaatçi olacağım..

Yüce yaradanın şu sıfatına bakın: El Hakim, ne demek? Her işi hikmetli!

Biliyorum her işi hikmetli deyince aklınıza hemen AK Parti geldi.

Bence de en uygun sıfat bu.

AKP'nin kapısına Beştepe'deki sarayın önüne mahya asılmalı, büyük bir pano-levha asılmalı üstüne : HER İŞİ HİKMETLİ yazılmalı.

Sevgili Diyanetçi kardeşlerimiz, bütün cami minarelerimizi işte bu mahyayı asmalıyız: HER İŞİ HİKMETLİ...

Sevgili cemaat, bakın şu mübarek sıfata El-Bais: Ölüleri dirilten.

Evet, şimdilik ölüleri diriltemiyor, ama sorarım hiç mi ölü diriltmedi. Ölüleri diriltme işi kızmasınlar ama sadece Menzil ve Fetö'nün alanı değil, partimiz de nice ölmüş çürümüş bitmiş şahsiyeti diriltip siyasetimize dinimize kazandırmadı mı?

Ve gelelim, El-Vekil: Kendisine tevekkül edenlerin her işini yoluna koyan.

Gözünüze yüzünüze dursun, ey mümin kardeşlerim, AK Parti pudra şekercilerin dahi her işlerini yolunu koymadı mı? Şimdi de partimiz Biden'ın Merkel'in dahi işlerini yoluna koymakla meşgul değil mi? Suriye'nin Rusya'nın işlerini yoluna kim koyuyor?

Gelin şu sıfatın manasını kalbimize nakşederek beynimize kazıyarak inceleyelim, ne diyor, El-Muid: Yeniden Dirilten.

Derviş Vahdeti'yi İskilipli Atıf'ı Vahdettin'i vs. hortlakları yobazları hırsızları eşkiyaları yeniden diriltmedi mi?

Ve, ne diyor diğer sıfatı, El-Muhyi: Can veren.

Deli Kadir'e yobazlara karşı devrimcilere çürümüş gitmişlere sandukalara mezardakilere yeniden CAN VERMEDİ Mİ?

Hepsini döviz büroları önünde sıra olacak kadar canlı-diri cevval hale getirmedi mi?

Sayın cemaat, partimizin hakkını kimseye yedirtmeyiz, bakın şu yüce sıfata Es-Samed: Herkesin muhtaç olduğu.

Tamı tamına, evet, bugün herkes AK Parti'ye muhtaç, yazarları gazeteleri yandaşları vakıfları müteahhitleri tarikatları hatta Putin dahi Biden dahi herkes herkes muhtaç partimize.

Bu yüzden mübarek Ramazanda parti teşkilatlarımıza büyük bir pano asılmalı: “Herkesin Muhtaç Olduğu” yazan...

Sayın cemaat, ne diyor yüce sıfatı:

El-Vali: Kainatı idare eden.

Bir sıfat bir lidere partisine bu kadar mı yakışır cuk diye üstüne oturur?

Tamı tamına.

Partimiz kainatı idare etmiyor mu, Japonların kaç tane balina avlayacağına Rizespor'a kim antrenör olacağına Beştepe'de karar verilmiyor mu?

Ve şanı büyük yüce Allahım, şu mübarek sıfatına. Malik-ül Mülk: Her varlığın sahibi!

Ey müminler, camilerin, sahillerin sarayların hazinelerin bakanlıkların dağların madenlerin şirketlerin tarlaların... Allah aşkına, her şeyin sahibi değil mi partimiz?

Bu mübarek aya girerken her şeyin sahibi partimize dua edeceğiz, şükür edeceğiz ey müminler!

Ve, şu yüce sıfata bakın, aklımıza geldikçe gözlerimden yaşlar dökülüyor, ne diyor? El Ganiyy: İhtiyacı olmayan.

Allah sizi inandırsın, benim hiç bir şeye ihtiyacım yok.

Şanı yüce Tayyip Bey'in hiç bir şeye ihtiyacı yok.

Hiç bir Ak Partili kardeşimizin hiç bir şeye ihtiyacı hiç yok.

Bizim namaz kılmak secde etmekten ve memleketimize dua etmekten başka hiç bir şeye ihtiyacımız yok.

Tam da AKP'nin en çok hak ettiği sıfat bu.

İhtiyacı olmayan.

İhitiyacımız yoktur, olmadı, olamaz.

Biz gözü duayla doymuş mümin insanlarız.

Milletin devletin çoluk çocuk dul yetimlerin şehit ve gazilerin malında mülkünde hiç gözümüz olmadı.

Ve cemaat, şu güzel sıfata bakın. El-Baki: Ebedi olan.

Allah şükür, 20 yılını doldurduk, geriye kaldı hayırlısıyla 1 trilyon küsür yıl daha...

Sayın cemaat, burada bir konuya açıklık getireyim. Diyeceksiniz ki 1 trilyon yıl nerden çıktı, hani kıyamet alameteri çıkmıştı bir vakte kadar kıyamet çıkıyordu?

Sevgili mümin kardeşlerim, AK Parti iktidara gelmeden önce kıyamet alametleri vardı biz de tespit ediyorduk, lakin, AK Parti iktidarından sonra yüce Allah dünyamızın ömrünü uzattı, şimdilik 1 trilyon deniyor, ancak iktidardan düşersek, yeniden kıyamet alametleri başlayabilir. İktidardan düşersek kıyamet kopmasa da şüpheniz olmasın biz zaten kopartırız.

Namaz vakti yanaşıyor, kısa keselim, en mübarek sıfata gelelim:

En-Nur, ne demek: Alemleri nurlandıran.

Reisimiz emirilmüminin Tayyip bey için, şükrolsun onu bize gönderene, bire bir uyuyor, nuru memleketimiz için daim olsun.

Nurundan kandil gibi ışık gibi mum gibi faydalanmak için bundan sonra resimlerini camii içlerinde de asmalıyız.

Şu siyonist muhalifler bu mübarek günde camilerimizin karanlıktan çıkması için Tayyip beyin resimlerini asıp nurlanalım demiyorlar da tutturmuşlar Montrö cöntreee.

Düşünün o İstanbul Kanalı'na Tayyib'in resmini astığımızda dünyanın bütün gemileri gelip geçerken görecek, selam duracak, o nuru her gemi kendi ülkelerine taşıyacak...

Sevgili cemaat, şu mübarek sıfatla bitirelim. El Kerim: Çok ikram eden.

Müteahhitler vakıflar cemaatler, ey müminler, başınıza dizinize dursun, AKP'den daha bol ikramı başka nerde gördünüz duydunuz buldunuz.

Lakin, sayın cemaat, dünya döndükçe yeni tecrübeler ediniyor yeni ilahi tecellilere şahit oluyoruz.

Ey cemaat, bu sıfatlar dahi bize partimize az gelir.

Bu yüzden, haşa Allah'a dahi yakıştırılmayan ama şimdi iktidarda kalmak için mecburen bir sıfata daha ihtiyacımız var, o da, şu:

'MAĞDURİYETİ SONSUZ OLAN...'

Ey mağduriyeti sonsuz olan cemaat, dışarda hopörlerle bizi dinliyorlar, hep birlikte ağlayıp zırlayalım, dizlerinizi dövün kendinizi secdeye dayak yemiş gibi atın, ne kadar mağduruz diye çırpının delirin kudurun, dışarda millet ağlayan ciyaklayan yaralanmış bıçaklanmış sesimizi duysun...

Desinler ki galübeladan beri alemlerin en mağdur kavmi: AK Parti..

Oyumuzu hep onlara verelim.

Şimdi, tövbe estağfurullaha geçelim.

Sonra, unutmayın, mübarek Ramazan yaklaşıyor, her saat başı ekranda gazetede 99 defa mağduruz mağduruz mağduruz mağduruz mağduruz mağduruz....

Mağduriyetimiz ümmetimize hayırlar getirsin!

Mağduriyetimiz Ramazanımızı orucumuzu ibadetlerimizi partimizi memleketimizi şenlendirsin tüm dünya AK Parti'nin mağduriyetiyle imana gelsin!

-Ve lakin, haşa Allah'a karşı benim de sitemim çoktur, çünkü bu mağduriyetin işlemediği tek yer döviz... Ağlıyor zırlıyor dövünüyoruz döviz inmiyor..

Ey cemaat üzülmeyin onun da vakti gelecek, mağduriyetimizden etkilenen bir para cinsine geçmemiz çok yakındır, inşallah o günleri de göreceğiz!