Akşener’i neden evinde ziyaret etti? Kılıçdaroğlu’nun B planı mı var?

featured

Kemal Kılıçdaroğlu’nun DEVA ve Gelecek Partilerinin de ‘millet ittifakı’nda yer alması için hamle yaptığı iddia edildi. CHP liderinin, Davutoğlu ve Babacan’ın İYİ Parti ile ittifak kurmasından çekindiği öne sürüldü.

Koronavirüs sonrası siyasetin gündemi oldukça sıcak. Erken seçim söylentilerinin gündeme geldiği süreçte, olası seçime yönelik planlar hazırlanıyor. Ankara kulislerinde iddialar havada uçuşuyor.

AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partilerine milletvekili verebileceklerini söylediği Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu üzerinden planlar yaptığını öne sürdü.

Selvi’nin yazısının satır başları şöyle:

“Milletvekili transferini engellemeye dönük MHP’nin iki maddelik bir önerisi olduğu söyleniyor.

1) Partisinden istifa eden milletvekili 1 yıl süreyle bağımsız kalır.

2) Seçimlere 1 yıl kala bir siyasi partiden diğerine milletvekili geçişi olamaz.

AK Parti’nin bu konudaki önerileri netleşmedi. Ancak 4 başlık üzerinde durulduğu ifade ediliyor.

1) Bir milletvekili partisinden istifa edip başka bir partiye geçtikten sonra partisine tekrar geri dönemez.

2) Partisinden istifa eden milletvekili 6 ay içinde başka bir partiye geçemez.

3) Bir parti Meclis’te grup kuracak sayıda toplu milletvekili transferi yapamaz.

4) Partisinden istifa eden milletvekili dönem sonuna kadar bağımsız olarak devam eder.

‘HÜLLE’ FORMÜLÜ

(…) Milletvekili transferini engelleyecek düzenleme henüz netleşmedi. Hatta daha çalışmalara başlanmadı bile. Ama “hülle” formülleri konuşulmaya başlandı. Eğer AK Parti ve MHP’nin istediği şekilde düzenleme gerçekleşir, partisinden istifa eden milletvekilinin 1 yıl ya da 6 ay boyunca başka partiye geçmesi engellenirse, 20 CHP’linin bir gecede İYİ Parti’ye geçmesindeki gibi bir formül suya düşer. Ancak Ankara’da formüller bitmez. Eğer Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu partilerinin seçime girmesi bu yöntemle engellenirse, yeni formül hazır.

Bu partilerin milletvekili adaylarının İYİ Parti veya Saadet Partisi listelerinden seçime girmesi gündemde. Demokrat Parti ise yedekte hazır tutuluyor.

KILIÇDAROĞLU’NUN HESABI

Siyasi Partiler Yasası’nın 36. maddesine göre partilerin seçime girmesi için;

1- İllerin yarısında seçimden en az 6 ay önce teşkilatlanmak,

2- Büyük kongrelerini yapmak,

3- TBMM’de grup bulundurmak gerekiyor.

Gelecek Partisi 13 Aralık 2019 tarihinde kuruldu. 13 Haziran’da 6 ayını dolduruyor. Eğer teşkilatlanmasını tamamladıysa, 14 Haziran günü için seçim kararı alınsa seçimlere girmesine bir engel yok. 9 Mart 2020 tarihinde kurulan DEVA Partisi için 9 Eylül’den itibaren alınacak bir seçim kararı yeterli oluyor. Seçimlere girme konusunda Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun bir kaygısı olmadığı halde, Kılıçdaroğlu onlar adına neden telaşlandı?

Kılıçdaroğlu da bir baskın seçim olmadığını biliyor. Tek korkusu, bu partilerin 1991 seçimlerinde Erbakan, Türkeş ve Aykut Edibali’nin yaptığı gibi İYİ Parti ve Saadet Partisi’yle birlikte milliyetçi ve muhafazakâr bir ittifak kurmaları. Böylece CHP’yi HDP ile baş başa bırakmaları. O yüzden milletvekili rüşveti öneriyor, o yüzden bayram günü Akşener’in kapısını çalıyor. Kılıçdaroğlu, DEVA ve Gelecek partilerinin de ‘millet ittifakı’nda yer alması için hamle yapıyor. Onları siyasi olarak vesayet altına almaya çalışıyor.

ERKEN SEÇİM VAR MI?

İktidar kulislerini yokluyorum, erken seçim hazırlığı yapıldığına dair bir belirti görmedim. Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti teşkilatı ile bayramlaşmasında, “2023 seçimlerine kadar yoğun gayret içinde olmalıyız” dedi. Türkiye’yi seçimlere götüren Devlet Bahçeli’den de böyle bir işaret gelmedi. Ayrıca başkanlık sistemine göre erken seçime gidilse Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev süresi de 3 yıl geriye çekilmiş olacak.

Muhalefet ise koronavirüsten sonra başlayacak ekonomik sorunlarla karşılaşmamak için iktidarın erken seçime gideceğini düşünüyor. CHP yöneticilerinden bazıları erken seçim konusunda takım elbisesine iddiaya bile girdi.”

Akşener’i neden evinde ziyaret etti? Kılıçdaroğlu’nun B planı mı var?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. İYİ particiler devlet bahçelinin ölümünü bekliyorlar. Bilahare dediğiniz muhafazakar ittifak kurulacak. Tayyip akşener tayfasını cumhur ittifakına katmak için debeleniyor.

  2. Birçok kişinin anlamakta zorlandığı konu başlangıçlarından beridir bu partilerin hepsinin zaten aynı dış odak yani Chatham House -City of London merkezli küreselci kaynaklı oldukları. Küreselciler denen Avrupa oligarşisi Türkiyede ve dünyanın diğer başka ülkelerinde kendi maşaları olan iktidarları görmek istemektedirler ve bu yüzden amansız bir dünya savaşınının içindeler. PKK ve Fetö sadece bu oligarşiye hizmet eden küçük taşeronlardır.
    Yukarıda ki resme iyice bir bakın. Ne görüyoruz? İmamoğlu küreselci ve neo-liberal basın ve finans ile ikinci Atatürk ilan edilmiş bir kukla, Meral Şener zamanında küreselci Tansu Çillerin sağ kolu, yanındaki onun sağkolu zat Enver Altaylı’nın akrabası Özbek asıllı biri. Kaftanoğlu zaten ayyuka çıkmış bir başka küreselci kukla. Kılıçdaroğlu’nun bütün bunlardan haberdar olmaması imkansız.
    Demek istediğim yukarıda resm edilenler ve Gelecek ve Deva partileri en başından beri yukarıda adı geçen merkezce zaten bir koalisyon olarak tezgahlanmış oluşumlar. Yani yeni bir oluşum gibi algı operasyonu yapsalarda aslında bu yeni bir koalisyon filan değil, planlı ve detaylı bir tezgah. İyi parti dahil hepsinin kurulma ve finanse edilme amaçları Erdoğan iktidarından kurtulmak ve Türkiye’ye küreselci bir iktidarı getirebilmek. Gerçekte bütün bu yeni partilerin iktidar olmak gibi bir derdi ve amacı yok ve zaten sittin sene böyle bir şeyin olmayacağınıda biliyorlar. Amaçları AKP ve MHPyi bölüp oy devşirmek ve zayıflatmak. Yani kendilerine biçilen taşeronun taşeronu vazifesini icra ediyorlar.
    Son olarak şunu belirtmekte fayda var. Önümüdeki en önemli seçim Türkiyedeki seçimler değil ABD başkanlık seçimleri. Birçok kişi şimdi olur mu canım diyecek. ABD seçimleri dünyanın birçok ülkesi gibi Türkiye’yi de derinden etkileme potansiyeline sahip belkide ABD tarihinin en önemli seçimi. Eğer ABD seçimlerini küreselci demokratlar kazanırsa işte o zaman Türkiye’de yukarıdaki resimdekiler iktidara gelir yada gelme şansları haylice artar. ABDdeki demokrat küreselciler (Clinton’lar, Obama’lar vesaire) yukarıdaki merkezin adamlarıdır. Suriye savaşını çıkartanlar bunlardır, 15 Temmuz’un arkasındakilerde bunlardır. Tahminim Trump’ın kalesi olan Amerikan yerel oligarşisi yani Askeri-sanayi komplesinin ve bir kısım Wall Street finansörlerinin buna kati surette izin vermeyeceğidir. Öyle veya böyle bir şekilde ABD seçimlerinin tekrar Trump tarafından kazanılacağını düşünüyorum. Amerikan oligarşisinin Avrupa oligarşisine kendi çöplüğünde palazlanmasına tekrar izin vereceğini hiç sanmıyorum, çünkü aksi takdirde küreselci güç tarafından yok edileceklerini biliyorlar. Bu bakımdan Trump’ın tekrar kazanması Türkiye’nin lehinedir. Böyle bir durumda sırtını tamamen küreselcilere dayamış ve onların tezgahı olan bu YCHP-İYİ, Deva, Gelecek, PKK, Fetö koalisyonu etkisini yavaş yavaş kaybedecek ve eriyip yok olacaktır düşüncesindeyim.
    Türkiye’nin geleceği parlaktır ve tarihin akışı Türkiye’nin yanındadır. Ulus devletlerin özellikle bu krona virüs sonrasında küreselci ideoloji karşısında güçlenmesi ve Trump’ın bir dört sene daha başkan olarak seçilmesi, Çin gücünün alternatif olarak ABDye karşı yükselmesi Türkiyede de çok büyük etkiler yaratacaktır. Zaten gerilemekte ve kan kaybetmekte olan küreselci güç daha da zayıflayacak ve bir süre sonra tarihe karışacaktır. Şu anda emareleri ortada. Böylesine bir yeni dünyada kaynağı kuruyan YCHP-İYİ, Deva, Gelecek koalisyonunun Türkiyenin geleceğinde söz sahibi olabileceğine hiç bir şekilde ihtimal dahi vermiyorum.

  3. Gercekler rumuzlu yorumcu olayi muthis sekilde izah etmis..Ozetin ozeti olmus..

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!