Alimler fayı bildi, neden ‘vay’ dendi…

BASE Bilim Kurulu Üyesi Jeofizik Yüksek Mühendisi Dr. Hakan Çavaş yazdı…

featured

Şu üç kişiye acı: cahiller arasındaki âlime,  zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene.

Şeyh Edebali

KAHRAMANMARAŞ’TA NE OLDU!

Yaşanan kederli olayda görülen yine, yerbilimlerinin sonuçları ile yapı mühendisliğinin, yönetimin ile doğru orantılı çalışmaması sonucu meydana gelmiştir. Bu denklem; iyi yönetilmemek ve denetim mekanizmalarının doğru çalışmadığının görüldüğüdür.

Yurdumuz, tektonik plakaların harekete geçmesi ile deprem oluşmasına neden olmuştur. Bu veriler dünyadaki tüm yer bilimciler tarafından izlenmektedir. Kaldı ki! Türk Bilim adamları alınan verileri de değerlendirmekte ve yetkili makamlara teslim etmektedir. Deprem ülkesi olarak, jeolojik konumumuz tüm dünyaca önem arz etmektedir. Araştırmacılar için bilinen bu gerçeklerin, halka yansıması bilimsel değil ama yönetimsel olarak yansıması olacağından dikkate alınması gerekmektedir.

Doğu Akdeniz bölgesindeki tektoniğe Afrika, Arabistan ve Avrasya levhaları ile Anadolu bloğu arasındaki karmaşık etkileşimler hâkimdir.

Bu bölgedeki baskın yapılar şunları içerir: Kızıldeniz Yarığı Afrika ve Arabistan levhaları arasındaki yayılma merkezi; Ölü Deniz Dönüşümü, Afrika-Arabistan’ın göreceli hareketlerini de barındıran büyük bir atımlı fay; Kuzey Anadolu fayı kuzey Türkiye’de çok fazla yer kaplayan sağ yanal bir atımlı yapı Anadolu bloğunun Avrasya ve Afrika’ya göre batıya doğru öteleme hareketinin ve güneyde Afrika levhası ile kuzeyde Anadolu Bloğu arasında yakınsak bir sınır olan Kıbrıs Yayı etkili olmaktadır.

Depremde en önemli konularından biri olan insan can güvenliğinin sağlanması, depremin olduğu bölgede, daire içinde gösterilen merkezler olarak ele alındığında yaklaşık 1.500.000 insanı direkt olarak etkilemektedir. Deprem bölgemizde ölüm ve yaralanma olaylarının 150.000+ kişiyi etkileyeceği kaçınılmaz görülmektedir. Umudumuz bunun en az oranda gerçekleşmesidir.

İnsan yoğunluğunun ölümle sonuçlanan değerlerinin artması hava şartların yaşama etkisi + binaların yetersiz donatı ile yapılmış olması ve en önemlisi erken müdahale, organizasyon lojistik planlamasının zamanının kaybı ile ölüm oranlarının arttığı istatiksel olarak gözlenmiştir. Bu elem olayların yaşanmaması için bu aşamaların özenle tekrar, tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, güzel yurdumuz deprem ülkesidir. Deprem ile yaşamayı öğrenmek zorundayız.

Yaşanan depremde sizi veya önemsediğiniz birini doğrudan etkilediyse, çalışmalar detaylandırmadan önce, yer hareketinden kaynaklanan etkileri anlamak için güvenlik alınması açısından yararlı olabilir. Bu bilgiler, güvenliğiniz veya önemsediğiniz kişilerin güvenliği hakkında bilinçli kararlar vermenize yardımcı olabilir. İlk müdahale görevlisi, inşaat mühendisi, acil durum yöneticisi veya karar vericiyseniz, bu çalışmalar, kritik ilk müdahale saatlerinde heyelanların ve sıvılaşmanın nerede meydana gelmiş olabileceğine dair erken durumsal farkındalık sağlayabilir. Hangi alanların tehlikeli olabileceğini veya insanların acil yardıma ihtiyaç duyabileceği yerleri anlamak için de kullanılmalıdır.

BÖLGEDE OLUŞABİLECEK HEYELANLAR VE ÖNLEMLER

Heyelanlar genellikle dağlık veya tepelik bölgelerdeki depremlerle tetiklenmektedir. Ölümlere, yaralanmalara ve hasara neden olabilmektedir. Bu genel terim, kaya kaymalarını, kaya düşmeleri ve enkaz çığları gibi her türlü toprak kaymasını içermektedir. Bazı durumlarda heyelanlar, başladıkları yerden yokuş aşağı büyük mesafeler kat edebilir. Bu nedenle deprem sonrası olası heyelan alanları önemsenmelidir. Deprem, ulaşım koridorlarını kapatarak, altyapıyı tahrip ederek ve su yollarını tıkayarak sel tehlikelerine neden olarak uzun vadeli bozulmalara neden olabilecek yaygın heyelanları tetikleyebilir. Deprem sırasında bazı ana yollarda kaya düşmeleri gerçekleşmiştir. Çoğu durumda, depremden sonra artan heyelan tehlikesi yıllarca devam edebilir, çünkü ana şoktan zayıflamış ve çatlamış eğimler artçı şoklar ve yağışlarla harekete geçirilebilir ve heyelanlarla kanallarda biriken döküntüler tehlikeli enkaz akışlarına dönüştürülebilir. Deprem anı ve sonrasında önlem açısından önemli ve izlenmesi gerekmektedir.

Zemin sıvılaşması, potansiyel heyelanların ve sıvılaşmanın genel kapsamı ve önemi hakkında ilk farkındalığı sağlamak ve meydana gelme olasılıklarının en yüksek olduğu alanları belirtmek için geliştirilmektedir. Bölgesel olarak İlk müdahale görevlilerinin ve uzmanların bölgedeki gerçek hasarı araştırması zaman almaktadır, bu nedenle zemin sıvılaşmasında dikkat ve müdahale planlamasının nereye odaklanacağına dair erken tahminler sağlamaktadır. Hazırlanan modeller, bu depremin tetiklediği heyelan ve sıvılaşma tehlikesine ilişkin bölgesel tahminler sağlasa da, belirli olayları tahmin etmemektedir. Yine de deprem dışında olabilecek zemin sıvılaşmaları hakkında ön kestirim sağlayabilmektedir.

BÖLGEMİZDEKİ SIVILAŞMA

Sıvılaşma, deprem sarsıntısının neden olduğu gevşek, doymuş toprakların mukavemet kaybıdır ve bu da toprağın katıdan çok sıvı gibi davranmasına neden olur. Sıvılaşma, binaların eğilmesine, “kum volkanlarında” kum ve suyun dışarı atılmasına ve zemin yüzeyinin kalıcı olarak deforme olmasına neden olabilir. Yapay dolgu özellikle sıvılaşmaya karşı hassastır. Sıvılaşmaya bağlı yanal yayılma, toprak bloklarının birbirinden ayrıldığı ve altta yatan sıvılaştırılmış bir tabaka boyunca hafif eğimlerden aşağı doğru hareket ettiği ilgili bir fenomendir. Sıvılaşma binalara ve altyapıya büyük zararlar verebilse de, geçmişte toprak kaymaları kadar ölüme neden olmamıştır.

Yazı dizimizde, Halkımızın deprem konusunda bilmesi gereken, bölgesel konumu ile depremin getirdiği tehlikelerin bilinmesini ve biraz olsun aydınlatılmasını sağlamaktır. Çalışmanın ana teması olarak, ülkemizde bulunan ve bilinen sismik boşluklarının tetiklenmesi halinde, bir daha böyle büyük felaketlerinin yaşanmaması için bize düşen bilgilendirmektir.

Yöneticilere düşen ise aciz kalmamak için profesyonel mantıkla düşünüp, bilimsel organizasyonları her yönden baştan tasarlaması gerekmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti bunları yapacak kabiliyettedir. Yönetim insanına güvenmelidir. Eleştirmek hainlik değil VATAN SEVGİSİDİR.

Yazı dizimiz, çözüm önerileri ile yapılması gerekenleri özgürce yazmaktır. Ve eleştirilerimizin en güzel sözünü Cumhuriyetin banisi aziz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bize vermiş olduğu görev olan, “Cumhuriyeti biz kurduk, Yüceltecek olan sizlersiniz.” Talimatını yerine getirmemiz gerekliliğidir.

Alimler fayı bildi, neden ‘vay’ dendi…

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!