Amerikalı küreselcilerin gözü ile potansiyel çatışma alanları

Nejat Eslen yazdı...

Amerikalı küreselcilerin gözü ile potansiyel çatışma alanları

1921 yılında kurulan, günümüzde 5000'den fazla üyesi, 400'den fazla çalışanı olan, Amerika merkezli dünya düzeni için çaba gösteren ve Amerika’nın küresel politikalarını yönlendiren, Council on Foreign Relations -CFR (Dış İlişkiler Konseyi) artık yüz yaşında.

Önümüzdeki süreçte, Amerika’nın küreselci yeni Başkanı Biden ile küreselci CFR’nin birlikte uyum içinde çalışmasını beklemek gerekir.

CFR küresel bir teşkilat, bir konsey, Türkiye dahil birçok ülkede Amerika’daki merkez konseye bağlı alt konseyler mevcut. ( İnternette "CFR Council of Council" başlığı altında araştırma yaparsanız, Türkiye’deki CFR konseyi hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.)

CFR, her yeni yılın başında ‘’Preventive Priorities Survey’’ (Önleyici Öncelikler Çalışması) başlığı altında, Amerikan çıkarlarını etkileyebilecek ve Amerikan silahlı gücünün kullanılmasını gerektirebilecek potansiyel çatışma bölgelerinin listesini yayınlamakta, bu potansiyel çatışma bölgelerini olasılık ve Amerikan çıkarlarını etkileme derecesine göre sıralamaktadır.

2021 yılı için hazırlanan ve otuz potansiyel kriz bölgesini kapsayan yeni listenin başında Kuzey Kore yer almaktadır. Kuzey Kore’nin nükleer silah ve balistik füzeler geliştirmesinden ve denemesinden kaynaklanabilecek kriz olasılığı ve Amerikan çıkarlarına etkisi yüksek bir çatışma potansiyeli olarak değerlendirilmektedir.

Kuzey Kore’nin listenin tepesinde yer alması anlamlıdır. Bunu, Biden döneminde, Amerika’nın Kuzey Kore’ye yüklenerek Çin’e ve İran gibi hasım ülkelere gözdağı vermek isteyebileceği şeklinde okumak mümkündür.

Kritik Amerikan alt yapısına yapılabilecek yıkıcı siber saldırıyla Çin ile Amerika arasında Tayvan meselesi yüzünden ortaya çıkabilecek ve iki büyük gücün çatışmasına neden olabilecek kriz de bu listede etkisi yüksek senaryolar olarak yerini almaktadır.

-Afganistan’da şiddetin ve politik istikrarsızlığın artması,
-Suriye’de hükümetin kontrolü sağlamak için şiddete başvurması ve sivil kayıplara neden olması,

-Venezuela’da ekonomik çöküntünün ve politik istikrarsızlığın neden olabileceği şiddet ve göçmen akımı, Amerikan çıkarlarına etkisi orta derecede ve olasılığı yüksek krizler olarak listede sıralanmaktadır.

Olasılığı orta derecede, Amerikan çıkarlarına etkisi yüksek potansiyel çatışma alanları olarak ise;

-Tayvan’a karşı Çin’in politik ve ekonomik baskı yapması nedeniyle Çin ile Amerika arasında ciddi bir krizin ortaya çıkması,

-İran’ın bölgesel çatışmalara müdahalesi ve silahlı vekil güçleri desteklemesi nedeniyle İran ile Amerika veya müttefiki bir ülke arasında silahlı çatışma,

-Amerikan’ın kritik altyapısına yıkıcı siber saldırı,

-Rusya’nın bir NATO üyesi ülkeye müdahale etmesi veya gözdağı vermesinden kaynaklanacak askeri gerginlik,

-Amerika’ya veya müttefik bir ülkeye yapılacak, toplu ölümlere neden olabilecek terör saldırısı yer almaktadır.

Listede, Türkiye ile ilgili olarak, olasılığı ve Amerikan çıkarlarına etkisi orta derecede iki potansiyel çatışmaya yer verilmiştir:

Birincisi; Türkiye’nin içinde ve Suriye’de Türkiye ile değişik Kürt silahlı grupları arasında şiddetin tırmanması,

İkincisi ise Doğu Akdeniz’de zengin su altı kaynakları ile ilgili tartışmalı iddiaların neden olacağı Yunanistan ve Türkiye arasında silahlı tırmanma.

SON SÖZ:

Küreselci Amerikan Başkanı Biden döneminde küreselci CRR’nin hazırladığı potansiyel çatışma alanları listesinin daha fazla önem kazanacağı söylenebilir.

CFR’nin hazırladığı potansiyel çatışma alanları listesinin istihbarat değeri taşıdığı dikkate alınmalıdır.

Listede yer alan otuz potansiyel çatışma alanının önemli bir kısmı Türkiye coğrafyasının yakın çevresindedir.

Otuz potansiyel çatışma alanının ikisi doğrudan Türkiye ile ilgilidir. Türkiye, kendi topraklarında ve Suriye’de yeni PKK-YPG girişimlerine karşı hazırlıklı olmalı; Doğu Akdeniz’de potansiyel tahrikleri taviz vermeden karşılamalıdır.

En büyük olasılığı taşıyan Kuzey Kore senaryosu dikkat çekicidir.

Listede yer verilen Çin-Hindistan ve Çin-Japonya potansiyel çatışma senaryoları, ABD’nin doğrudan müdahale yerine, Çin’in girişimlerini öncelikle Hint-Pasifik bölgesindeki ortakları ile engellemeye çalışabileceğini göstermektedir.