Erdoğan: Amerikalılar ‘girme’ diyor, Ruslar ‘gir’… Gelişmelere göre karar vereceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Ayn el Arab'a (Kobani) Amerikalılar 'Oraya girme', Ruslar da 'Gir.' diyor. Bizim böyle de bir durumumuz var, gelişmelere göre kararımızı vereceğiz' dedi.

Erdoğan: Amerikalılar ‘girme’ diyor, Ruslar ‘gir’… Gelişmelere göre karar vereceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayn el Arab’a (Kobani) Amerikalılar ‘Oraya girme’, Ruslar da ‘Gir.’ diyor. Bizim böyle de bir durumumuz var, gelişmelere göre kararımızı vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TRT1’de düzenlenen programda açıklamalarda bulundu.

“Adalet Bakanımız da zannediyorum bu arada yazışmaları yapacaklar, (Mazlum kod adlı teröristi) isteyecekler. (ABD’nin) Vermesi lazım bize” şeklinde konuştu. Erdoğan, “Trump’ın kendisine bizzat anlattık. Biz şu anda biz size kırgınız, çünkü bir teröristle böyle bir mektup alışverişinde bulunuyorsunuz ve o mektubu kendi mektubunuza ek yapıp bize gönderiyorsunuz, hiçbir şey diyemedi, ‘Zaman zaman biz böyle görüşmeler yapıyoruz” dedi.


Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

“Süreç 1940’lardan sonra gerek ABD, gerek Rusya noktasında özellikle Türkiye’nin bölgedeki belirleyici güç olması ispat edildi.

10 bin kilometre mesafeden Amerika’nın burada ne işi var? İngiltere, Fransa bunların burada ne işi var? 911 KM sınırımız var. Sürekli taciz ediliyoruz. Bunları 8.5 yıldır yaşıyoruz.

98’de bir Adana Mutabakatımız var. Bütün bunlarla beraber uluslararası camianın terörle mücadele gibi bir sorunu yok mu? Burada işe bir kılıf giydirildi. Kılıf şu: DEAŞ. Avrupa Birliği’nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK ve onun kolları var.

ABD’den 30 bini aşkın TIR silah vs. terör örgütlerine teslim edildi.

Terör örgütünün başında olanlarla Almanya, Fransa, ABD görüşme yapıyor.

ABD ONU BİZE TESLİM ETMELİ

Mazlum denilen terörist kırmızı bültenle aranıyor, ABD bize teslim etmeli.

Adalet Bakanımız da zannediyorum bu arada yazışmaları yapacaklar, (Mazlum kod adlı teröristi) isteyecekler. (ABD’nin) Vermesi lazım bize”

Pınarlar oralarda (Fırat’ın doğusu) bol olduğu için biz buna Barış Pınarı olsun dedik. Barış Pınarı Harekatı da böylece başlamış oldu.

Biz bu gölgeyi kontrol altına aldık.

KÜRTLERE DÜŞMAN DEĞİLİZ

ABD’liler temizlediklerine dair yazılı olarak bize sözünü verdiler. Batıda da teröristler var. Tel Rıfat’taki teröristlerin de Ruslar ve rejim güçleri tarafından boşaltılmasını 10 maddelik metinde sözünü aldık. Burası da teröristlerden temizlendikten sonra atılacak adım 3 milyon 650 bin mülteci var. Bunların tamamına yakını Arap’tır. Bir de Ayn El Arab’dan 350 bin kişi Obama zamanından beri Türkiye’dedir. Tüm ihtiyaçlarını biz temin ediyoruz.

Biz Kürtlere düşman değiliz. Kürtler bizim burada kardeşlerimiz. Bizim onlarla alıp veremediğimiz yok. Bizim derdimiz teröristlerdir.

(Ayn-El Arab) Amerikalılar ‘Oraya girme’, Ruslar da ‘Gir.’ diyor. Bizim böyle de bir durumumuz var, gelişmelere göre kararımızı vereceğiz.

ORADA BİR MÜNBİÇ VAR

Orada bir de Münbiç var. Münbiç bize 90 günde orayı boşaltacağız demişlerdi. Hatırlarsınız o günleri. ABD maalesef bunu 90 günde başaramadı, o günden bu güne 1.5 yıl geçti. Münbiç aslında %85-90’ıyla Arapların. Buradaki insanlar teröristlerden kaçıp evlerinden, topraklarından oldu. Bunların tekrar topraklarına dönmesini sağlanmasını isityoruz. Münbiç’in kuzey batısında 5×19 böyle bir alanı Münbiç’in korunması için talep ettik ve Ruslar ile mutabık kaldık. Aşiretler ‘Ne olur gelin’ diyor. bunu Sayın Putin’e söyledim, o da hakverdi. Orada adeta bir gözetleme kulesi gibi adeta… Münbiç’te de bir gözetim ya da kontrol durumumuz olacak.

Suriye’deki ağır silahların, silahların süratle temizlenmesi veya bunların Türkiye’ye terki. NATO’da beraberiz ya. Silahları bize versinler.

ABD ZİYARETİ

Şimdi Sayın Trump, benimle olan münasebetlerinde samimi. Bugüne kadar da mümkün olduğunca dürüst davrandı.

Ayın (Kasım) 13’ünde tabii ki bu davete icabet edeceğiz ve heyet olarak gideceğiz. Mektubu da yanımızda götüreceğiz.

Sınırlarımızı terör belasından temizliyoruz. Ülkemizdeki mültecilerin gönüllü bir şekilde dönebileceği güvenli bölge gerçekleştiriyoruz. Bunu BM’de görüştüğüm devlet başkanlarına, başbakanlarına verdim. Bir de bu plan içinde ayrıca projeler yaptık. Hastaneler, okullar, evler, ibadethaneler var. Bunu bile öyle anlatmışlar ki… ‘Güvenli bölgede yeni bir devlet mi kuruyorsunuz?’ Güvenli bölgenin yeni bir devletle ne alakası var!

Suriye, Suriyelilerindir. Suriye krizinin çözümü için gayret sarfediyoruz, üzerimize düşen görevi yapacağız.

Biz inşa ve ihyaya geldik, yıkmaya değil.

(Türkiye-Rusya-İran) Üçlü dayanışmamız olmamış olsaydı, İdlib adeta kan gölüne dönerdi.

Zaten Deyrizor’dan petrol çıkarmak suretiyle terör örgütleri nemalanıyor. Parasal olarak buradan karşılıyorlar. Rejime dahi bunların petrol sattıkları vardır. Petrol ürünlerine dahil çalışmaları vardır.

Belirlediğimiz alan için terörist olursa, biz bunların kafasını ezeriz. Ne gerekiyorsa onu yaparız.

IŞİD’LİLERİN DURUMU

PKK/YPG, DEAŞ’lıları salıverdi, kararlı adımlarımızla ülkemize giremediler.

Bunların hepsinin yargılanması cezaevinde olabilir. Mesela Türkler ülkemize getirilip burada yargılanabilir. Kadınlar ve çocuklar var. Bunların üzerinde hassasiyetle duruyoruz.

İNGİLTERE’DE BULUNAN 39 CESET

Nereden gelirse gelsin, 39 ceset bir TIR’ın içinde buraya nasıl girmiş?

Terörü kaynağında kurutma kararlılığımız var. Terörü beslersen bir gün de gelir senin gözünü oyar.

Gün ola harman ola, yarın bu terör senin de canını yakar. Biz istiyoruz ki kimsenin başına böyle bir bela gelmesin.

ARAP BİRLİĞİ’NE TEPKİ

Arap Birliği’nin ortaya koyduğu tepki ayrı bir felaket. Bunu Arap milliyetçiliği için mi yoksa Erdoğan karşıtlığı için mi yapıyorlar…”