Amerikan donanmasının nitelikli personel ve liderlik sorunu devam ediyor

Cem Gürdeniz yazdı...

Amerikan donanmasının nitelikli personel ve liderlik sorunu devam ediyor

12 Temmuz 2020 Pazar günü, ABD Pasifik Filosunun San Diego’daki ana üssü rıhtımında bulunan 41 bin tonluk USS Bonne Home Richard isimli Amfibi Hücum gemisinde (uçak gemisi küçüğü) sabah 0800’de yangın çıktı. Gemi Pasifik Filosuna bağlı güneybatı bakım merkezinin kontrolünde 19 aydır uçuş güvertesi tadilatı ve planlı bakım sürecindeydi. Bir er tarafından geminin sancak vasat su kesimi altındaki Alt V olarak tanımlanan yük ambarında kundaklama ile başlayan yangın, ABD’nin en büyük üssünde beş gün sonunda gemide yanacak maddeler tükendikten ve geminin güvertelerinin çoğu eridikten sonra söndü. Bu yangın ABD yakın deniz tarihinin bir limanda yaşanan en büyük yangını olarak tarihe geçti. 1,3 milyar dolarlık geminin 14 güvertesinden 11’i, 1400 kompartımanından 500’ü onarılamayacak durumda olduğundan 4 milyon dolara hurdacıya satıldı.

Geçen hafta, 18 Ekim 2021 tarihinde bu yangının soruşturma raporu yayınlandı. Raporu okuduktan sonra 2017 yılının yazında 2 ay arayla Pasifik Okyanusunda meydana gelen iki önemli Amerikan savaş gemisi kazasını hatırladım. Tüm olayları üst üste koyunca Amerikan donanmasının kronikleşen ciddi bir sorunu olduğunu değerlendirdim. Nitelikli Personel ve Liderlik Sorunu.

ZAFİYETİN FARKINDA OLMAMAK

Önce yangına bakalım. Gemi yangın günü, F35 B uçaklarının gemide konuşlanması için gerekli tadilatın 19’uncu ayında idi. 250 milyon dolar harcanan tadilat sırasında gemide çok ciddi eğitim, malzeme ve komuta kontrol zafiyeti oluşmuştu. En kötüsü geminin düştüğü bu durumun, en üst seviyedeki filo komutanlığından gemi komutanı ve personeline kadar hiçbir kademe tarafından dikkate alınmamasıydı.

TEKRARLAYAN HATALAR ZİNCİRİ

ABD 3. Filo Komutanlığının bir yıl süren soruşturma ve kovuşturma sonrası yayınlanan yangın raporunda 36 kişi hakkında disiplin cezalarına karar verildi. (Kundaklamayı yaptığı iddia edilen er hakkında cezai soruşturma devam ediyor.) Soruşturma Raporu, 4 alanda bulduğu hata ve ihmalleri detaylı şekilde sıralıyor. Ancak raporda vurgulanan en önemli kavram “Tekrar Edilen Hatalar Zinciri” oldu. Raporun odaklandığı dört alan şu şekilde: 1.Acil Durum Hareketsizliği, 2.Yönlendirme Eksikliği 3.Hazırlık eksikliği 4.Komuta Kontrol Boşluğu.

YANGIN İSTASYONLARI ÇALIŞMAYAN GEMİ

USS B.H. Richard yangını hem hafta sonu hem de tersanede çıktı. Yangına müdahalede en kritik zaman olan ilk 10 dakikada hiçbir şey yapılmadı. Liman yangın timleri eğitimsiz olduğundan yangının çıktığı kompartımana çok geç girdiler. Kısa süre sonra geri çekildiler. Yangın başladığında geminin yangın istasyonlarının %87’si çalışmıyordu. Personelin bilgisi son derece azdı. Son 14 yangın taliminin hepsinde standardın çok altında performans sergilemişlerdi. Gemide her tip yangınla müdahalede kullanılacak AFFF (Köpük yağmurlandırma) sistemi olduğu halde bu sistemler ya bakımsızlık ya da bilgisizlik nedeniyle kullanılamadı.

KOMUTA GECİKMESİ

Nöbetçi subayı yangın yara savunma timlerine talimat vermek için ilk rapordan sonra 10 dakika bekledi. Ancak gemi içi (1MC) genel muhabere sistemi çalışmadığından personel içinde durumsal farkındalık sağlanamadı. Komuta heyeti ile yangın timleri arasında muhabere tesis edilemedi. Gemi Komutanı bir saat sonra gemiye geldi.

KIYI DESTEĞİ SORUNU

Gemiye yardıma diğer savaş gemilerinin yara savunma timleri gelmesine rağmen gemi nöbetçi subayı onları gemiye almadı. San Diego Deniz Üssü itfaiyesi gemiye yarım saat sonra 0830’da geldi. Gemi yangın timi ve komuta heyeti ile telsiz muhaberesi kuramadılar. Yangına yanlış kaportadan girdiler ve yangının yayılmasını önleyemediler. Daha sonra iskeleye intikal eden San Diego Şehir İtfaiyesi aynı sorunla karşılaştı. Hiçbirinin hortumu gemi sistemlerine bağlanamadı. Zira farklı sistem kullanılıyordu. Soğutma yapmak amacıyla gemiye sadece su sıktılar. Ancak kıyıdaki hidrant sayısı yetersiz kaldığından içme suyu hattını kullanmak zorunda kaldılar ve o da tükendi.

Yangının büyümesini önlemek için gerekli olan kaporta sızdırmazlığı onarım nedeniyle her yerden geçen kablolar, geçici donanımlar nedeniyle temin edilemedi.

GEMİYİ TERK KARARI

Gemi personeline yangından 09.15 te gemiyi terk etme emri verildi. Sadece yangın yara savunma timleri gemide kaldı. Komuta heyeti 09.45 te geminin elektriğini tamamen kestirdi. Bu durum gemide başta tulumbalar olmak üzere tüm elektrikli yangınla mücadele sistemini kullanılmaz duruma geçirdi. Sadece seyyar yangın tulumbalarıyla sahil itfaiyesinin olanakları kullanılmaya başlandı. Saat 10.30’da üst güvertelerin ısınması önlenemeyince sahil itfaiyeleri de gemiden geri çekildi. Geminin aşırı ısınması nedeniyle 10.50’den sonra seri infilaklar başladı. Bu durum üç saat boyunca yangının hiçbir şekilde kontrol altına alınamama sonucunu doğurdu ve geminin bulunduğu iskele tamamen boşaltıldı. İlk gece büyük bir patlama oldu ve müdahaleden kaçınıldı. Öyle bir durum oluştu ki orman yangını söndürür gibi gemi üzerine helikopterlerle su atmak zorunda kaldılar. Gemi dört gün boyunca kendi kendine yanmaya devam etti. Gemide her alanda yanıcı ve parlayıcı maddelerin açıkta bulunduğu ve hatta birkaç hafta önce 4 milyon litre jet yakıtı alındığı raporda yazıyor. Dördüncü günde gemi 1200 dereceye varan ısı nedeniyle erimeye başladı. Özetle rapor, eğitim ve malzeme eksikliği ile yeteriz personel, endüstriyel bir ortamda yangın riskleri ve tehditleri konusunda temel bilgi eksikliği ve sahil destek unsurlarıyla entegrasyon zafiyetini öne çıkarıyor.

2012-USS MİAMI DENİZALTI YANGINI

Bu olay limanda ve tersanede yangınla mücadele konusunda Amerikan Donanmasının yakın zamanlardaki ilk olayı değil. Yine bir kundakçı -bu kez bir tersane işçisi- yüzünden 1 Mart 2012 tarihinde yanan USS Miami Nükleer saldırı denizaltısında yangın çıktı. Denizaltısı 20 aylık bakım için bulunduğu Maine/Portsmouth Tersanesinde bir tersane işçisi tarafından başlatılan kundaklama sonrası yanmış ve yarım milyar dolarlık hasar oluşmuştu. 3 milyar dolarlık gemi tamir edilemeyecek durumda olduğundan 2014 Mart ayında hurdaya çıkarılmıştı. Bu yangınla mücadelede de çok ciddi hatalar ve eksiklikler ortaya çıktığından Deniz Kuvvetleri yeni bir çalışmayla gerek yangınla mücadele sistemleri gerekse usul ve talimatlarda önemli değişiklikler yapmıştı. Ancak bu emir ve talimatların hiçbirinin USS Bon Homme Richard’da uygulanmadığı rapordan anlaşılıyor. Zaten en büyük eleştiri bu noktada yapılıyor. Gerçekte bu yangında can kaybı olmayışı aslında bir mucize. Gemi yangına o kadar eğitimsiz ve bakımsız yakalanmış ki, eğer olay sabah değil de gece yarısı olsaydı can kaybı olabilirdi. Gerçekte olay bir kaza değil ancak sonuçları itibarıyla ciddi bir eğitim ve liderlik zafiyeti ortaya çıkıyor. Bu olay 3 yıl aradan sonra Amerikan Donanmasının kaza ve eğitimsizlik siciline kötü ve yeni bir halka eklemiş oldu.

2017 ÖLÜMLÜ MUHRİP KAZALARI

Biraz geriye gidelim. 2017 yılı Amerikan donanmasının barış zamanı en kötü yılıydı. Irak, Libya, Suriye ve Afganistan müdahalelerinde yani savaşta bile Amerikan donanması 2017 Yazındaki 2 ay içinde kaza nedeniyle kaybettiği kadar denizcisini kaybetmedi. İki ayrı gemi çatma kazasında 15 denizci kaybettiler. Arleigh Burke sınıfı dünyanın en büyük ve gelişmiş muhriplerinden olan USS Flitzgerald, 17 Haziran 2017 ‘de Japonya sularında bir konteyner gemisi ile çarpışarak 5 denizcisini kaybetti. Aynı sınıf bir gemi olan USS John S. Mc Cain de 21 Ağustos 2017 tarihinde Singapur yaklaşma sularında bir tankerle çarpışarak 10 denizcisini kaybetti. Arleigh Burke sınıfı muhriplerin tanesi 2 milyar dolardır. Sadece büyük bir ateş gücüne değil aynı zamanda olağanüstü keşif gözetleme ve muhabere olanaklarına sahiptirler. Japonya’daki Temple Üniversitesi Dekanı Kirk Patterson Arleigh Burke sınıfı dünyanın ne gelişmiş savaş gemilerinin tanker ya da konteyner gemisi ile çatmasını F1 Formula yarışına katılan bir otomobilin çöp kamyonu ile çarpışmasına benzetiyor. ABD Donanması 2 ay ara ile bunu başardı. O kadar kötü bir dönem yaşandı ki, Amerikan Deniz Kuvvetleri Komutanı 22 Ağustos 2017 günü donanmada dünya çapında bir günlük tüm faaliyetleri durdurma emrini (Operational Pause) vermek zorunda kalmıştı.

HARBE HAZIRLIĞI GERİLEYEN BİR DONANMA

Her gemi komutanının barış zamanı en büyük endişesi karaya oturmak, seyirde çatma; limanda ve seyirde yangın yaşamaktır. Personelini bu konularda sürekli eğitimli ve hazır tutmayan gemi komutanı bedelini ağır öder. ABD Donanması 292 gemiye sahip bir donanma. Soğuk savaş bittiğinde 600 gemileri vardı ancak tüm soğuk savaş boyunca bu kadar kaza ve eğitimsizlik olayı yaşanmamıştı. Bugün Amerikan donanması yarattığı algının tersine sayısal olarak ciddi yetersizlik içinde bir donanmadır. Örneğin son zamanların Rus Çin ortak tatbikatı gibi yoğun faaliyetlerin yaşandığı geçen hafta içinde Donanmanın 292 gemisinden 81’i seyir halindeydi. Gemi sayısının azalması nedeniyle gemilere verilen görevlerde ve tempoda artış yaşanıyor. Kazaların ana nedeni aşırı merkeziyetçilik, liderlik eksikliği, aşırı inisiyatif kullanma veya hiç kullanmama ile eğitim eksikliği olduğunu değerlendiriyorum. Ayrıca çok sayıda niteliksiz gencin kısa sürede denizci yapılması da önemli bir etken. Diğer bir sorun da ABD sistemindeki aşırı bürokrasi varlığıdır. Bu işlemler o kadar yoğun ki gerek gemi komutanları gerek personel esası kaçırıyor. Detaylar içinde boğuluyorlar. Örneğin USS Bon Homme Richard’ın tersanede jet yakıtı alırken, gemi yangın sistemlerinin bakımda olması veya USS Fitzgerald Komutanı gece seyir emrinde 3 mile giren gemilerden haberim olsun dediği halde vardiya subaylarının başta bu emre uyarken, daha sonra uymaması ve gemiyi 20 mil süratle çatmaları gibi örnekler verilebilir.

ÇIKARDIĞI DERSLERİ UYGULAYAMAYAN DONANMA

Pek çok yazımda Amerikan Donanmasının uzun süreli konvansiyonel savaş yeteneğinin kısıtlı olduğuna vurgu yapıyorum.

(https://www.veryansintv.com/amerikan-donanmasi-kuresel-konvansiyonel-savasa-hazir-degil)

(https://www.veryansintv.com/abdnin-mavi-cagi-bitiyor

Gerek yurt dışı görevlerimdeki gözlemlerim gerekse bu tip kaza ve olaylar sonunda yayınlanan raporlar bu değerlendirmeme ışık tutuyor. ABD deniz gücü çöküşüne devam ediyor ancak bizim gibi ülkelerin örnek alması gereken bir özellikleri var. Yaptıkları ölümcül hataları soruşturma raporlarında tüm detayları ile yayınlıyorlar ve kamuoyu ile paylaşıyorlar. Sorun bu hatalardan sayfalarca ders çıkardıkları ve dersleri emir / talimat haline getirdikleri halde uygulamaya koyamamaları. Bürokrasi içinde boğuluyorlar. Nükleer uçak gemileri ve nükleer denizaltılardan sonra en kıymetli unsurları olan amfibi hücum gemilerinden birisine F 35B uçuş pist tadilatı yapılırken, basit bir A tipi yangınla başlayan süreci yönetememeleri ve limanda 5 gün boyunca geminin yanmasını beklemeleri çok ciddi bir eğitimsizlik ve harbe hazırlık zafiyetidir. İtfaiyecilerin ve gemi yangın yara savunma ekiplerinin en küçük bir risk karşısında yangın mahallini terk etmeleri ise ayrı bir yazı konusudur.

(KİTAP TAVSİYESİ: Kırmızı Kedi Yayınevi'nden çıkan Feyziye Özberk'in yazdığı “Talat Paşa” kitabı, sonu Cumhuriyet ilanına kadar uzanan büyük Türk devrimine damga vuran İttihat ve Terakki’nin önderlerinden Talat Paşa’nın hayatını ve siyasi düşüncelerini anlatıyor.)