Amerika'nın Karadeniz stratejisi ve emekli Amiraller

Nejat Eslen yazdı...

Amerika'nın Karadeniz stratejisi ve emekli Amiraller

Günümüzde Amerikan jeostratejisi iki öncelikli hedefe yönelmiştir;

-Birincisi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan, kurallara dayalı, liberal ekonomik sistemi esas alan dünya düzenini kurumları ile beraber devam ettirmek,

-İkincisi, Amerika’nın küresel liderliğini sürdürmek.

Amerikan strateji belgelerinde revizyonist güçler olarak tanımlanan Çin ve Rusya bu jeostratejiiçinde  hedef seçilen ülkelerdir ve bu mücadele,‘’büyük güçler arasında rekabet’’ olarak tanımlanmaktadır.

Amerikan jeostratejisinde üç faklı coğrafya cephe olarak düşünülmektedir. Asya-Pasifik, Avrupa ve Ortadoğu.

Amerika’nın asıl mücadelesi Çin’e karşı Asya-Pasifik cephesinde gerçekleştirilecektir. Çin ile mücadele uzun bir süreçtir.

 Öncelik Rusya’ya karşı Avrupa cephesindedir.

Amerika, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra NATO’yu devamlı doğuya doğru genişleterek Rusya’yı çevrelemeye çalışmıştır.

Gümümüzde Amerika’nın liderlik yaptığı otuz üyeli NATO’nun Rusya’yı çevreleme hattı Baltık ülkeleri-Polonya-Romanya-Bulgaristan olarak şekillenmiştir.

Amerika, Ukrayna ve Gürcistan’ı NATO üyesi yaparak, Beyaz Rusya’yı düşürerek, Karadeniz’e kısıtlama olmadan donanması ile girerek Rusya’yı çevreleme hattını Baltık ülkeleri-Beyaz Rusya-Ukrayna-Romanya-Karadeniz-Gürcistan hattına dönüştürmek istemektedir.

Haritaya bakarsanız Ukrayna’nın üye olması durumunda NATO tanklarının, savaş uçaklarının, füzelerinin Moskova’ya ne kadar yaklaşacağını görebilirsiniz.

Karadeniz havzası Rusya’nın yumuşak karnı, Türk boğazları ise nefes borusudur.

Amerika, Atlantik ötesinden gelerek, NATO savaş gemileri ile Karadeniz’e kısıtlama olmadan girmek ve Rusya’nın nefes borusunu kesmek istemektedir.

Karadeniz havzasında gerginlik artmakta, Karadeniz’de sular ısınmaktadır.

Rusya jeostratejisi de NATO’yu ve NATO’nun yakın çevresinde oluşturduğu eylemleri tehdit olarak tanımlamaktadır.

Putin, iyi bir satranç oyuncusu olarak karşı stratejik hamlelerini uygulamaya hazırlanmaktadır.

Monrtö Sözleşmesi sadece Türkiye’nin egemenliğinin ve güvenliğinin garantisi değil, aynı zamanda Rusya’nın Karadeniz güvenliğinin de garantisidir.

Atlantik yapısının zorlamaları ile oluşturulan baskılar ve şartlar, Mavi Vatan’da geri çekilmeyi başlatmıştır.

Oruç Reis Antalya körfezinde yosun bağlamaktadır.

Mavi Vatan ve Montrö Sözleşmesi savunucuları emekli Amiraller tuhaf bir şekilde sorgulanmaktadır. Nedense vatanseverlik suç gibi algılanmaktadır.

Bu durum, Yunanistan’ı ve Montrö Sözleşmesi’ni delerek Karadeniz’e girmek isteyen Amerika’yı mutlu etmektedir.

SON SÖZ:

Amerika’nın çıkarları ve stratejik amaçları doğrultusunda Karadeniz’de sular ısınırken Monrtö Sözleşmesi’nin Türkiye için önemi giderek artmaktadır.

Her şeyden önce Türkiye’nin çıkarlarını önceleyen vatansever emekli Amirallerin Montrö Sözleşmesi’nin önemini Türk milletinin dikkatine sunmasından darbe çağrısı çıkarma gayretleri trajikomik bir durum oluşturmaktadır.

Daha önce de ifade ettiğim gibi Karadeniz havzasında tarih yeniden yazılmaktadır.

Yeniden yazılmakta olan bu tarihte iktidardaki, muhalefetteki sorumlular, şartlar ne olursa olsun, sorumluluklarının bilincinde olmalıdır.