Araç satışları, ÖTV indirimi, ülke ekonomisinin halleri!

Ahmet Müfit yazdı...

featured

Genel olarak, piyasanın seyrine göre otomotiv üretici ve ithalatçıları ile bankalar ve hükümet arasında kapalı kapılar arkasında yapılan görüşmeler ile şekillendirilen, taşıt araçları satışlarında uygulanacak ÖTV oranları konusu, Kılıçdaroğlu’nun araç almayın, ben iktidar olunca ÖTV indirimi yapacağım açıklamasıyla siyasi arenaya taşındı.

Polemiğin nedeni, büyük ölçüde ithalata bağımlı olan otomotiv tüketiminin/satışlarının TL’nin değer kaybına bağlı olarak araç fiyatlarının artması ve kredi miktar ve faizlerindeki koşulların değişimine bağlı olarak düşmesi. TL’nin değer kaybının fiyatları bu denli etkilemesinin nedeni ise sadece tüketimin yarısından fazlasını oluşturan mamul araç ithalatı yanı sıra, yurt içerisinde üretilen araçlardaki ithal ürün katkısının yüksekliği. Durum bu olunca da, bu işten para kazananların devletten talebi de -ithalatçılar, büyük kısmı yabancı sermayeli üreticiler, bayiler, vb- mevcut mevzuat ve finansman koşullarının, araç satışını artıracak şekilde değiştirilmesi oluyor.

Konuyla ilgili son açıklama, “duble yol” ve şehir içi yolların otobana dönüştürülmesi, tek yön uygulamalarıyla şehir içi yolların otopark haline getirilmesi uygulamalarının da arkasındaki lobiyi oluşturan güçlerden biri olan Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanından geldi. Otomotiv üretici ve satıcılar lobisinin bu önde gelen kuruluşu adına yapılan açıklamada, “ÖTV’de bir teşvik, indirim olma ihtimalini zayıf görüyoruz. Matrahlarda güncelleme yapılması elzem” denilerek, borç parayla işleyen kredi mekanizmasının yani vatandaşın borç parayla araç almasının kolaylaştırılması talep edildi.

Bu işten özellikle son 15 yılda çok büyük paralar kazanan yerli ve yabancı şirket temsilcilerinin, kendi çıkarlarını savunmaları son derece normalse de, ülkenin özellikle gençlerin işsizlik, güvencesizlik ve düşük ücretle gibi onca can yakıcı sorunu varken, ironik görünse de, Kılıçdaroğlu’nun amacının gençleri araba sahibi yapmak olduğunu varsayıp devam edelim.

Bu yazıda yapmak istediğim şey, son 40 ama özellikle son yirmi yılın, en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan otomotiv sektöründe yaşananlardan çıkarak, son 40 küsür yılda bağımsız ekonominin başına geçirilmiş, sermaye hareketleri serbestisine dayalı serbest piyasacılık çuvalını anlamaya çalışmak.

Konuyu tartışmak/anlamak için öncelikle yapılması gereken şey, yıllar itibarıyla değişen araç sayıları ve araçlarda kullanılan yakıt miktarındaki artış konusunda bir fikir sahibi olmak. Dolayısıyla ilk tablomuz, yıllar itibarıyla araç satışlarındaki değişimi gösteriyor.

197019802000200820152022 Haziran
Toplam motorlu kara taşıtı396 8081 696 6818 320 44913 765 39519 994 47225 810 799
Otomobil137 771742 2524 422 1806 796 62910 589 33713 971 955

Kaynak: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Motorlu-Kara-Tasitlari-Haziran-2022-45709

Sizlerle paylaşacağım ikinci tablo, konuyla ilgili olarak 2005 öncesi verilere ulaşamadığım için, 2005 yılı sonrasında iç piyasaya satılan araç yakıtları (benzin ve dizel) miktarındaki değişimi gösteriyor. (Araç sayılarındaki artış esas alınarak yapılacak bir hesaplama ile geçmiş yıllara ilişkin verileri yaklaşık olarak tahmin etmek mümkün)

20052010201520202021
Benzin ve motorin tüketimi (milyon ton)14,3715,9722,2725,0029,35

Kaynak: https://www.epdk.gov.tr/Detay/Icerik/3-0-107/yillik-sektor-raporu

Söz konusu iki tabloya bakarak, ne güzel işte ülke ve vatandaş zenginleşmiş, refah artmış denilerek savunulabilecek bir durum söz konusu.

Konuyu açıklığa kavuşturmamızı sağlayacak soru, bu araçların ve bu araçlarda kullanılan yakıtın nerede üretildiği, hangi parayla/kimin parasıyla alındığı.

Altta bilginize sunduğum tablo, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, hane halklarının yani sıradan insanların araba almak için, yıllar içinde kullanmış oldukları kredi miktarlarını gösteriyor. Trafiğe kayıtlı araç sayısı ile araç alımı amaçlı olarak kullanılan kredi hacmi arasındaki korelasyon sanırım, kaynağın kredi yani hane halkı borçlanmasıyla gerçekleştiğini net olarak ortaya koyuyor.

2005 Haziran2010 Haziran2015 Haziran2020 Haziran2021 Haziran2022 Haziran
Ferdi Taşıt Kredileri (Milyar ABD Doları)4,303,082,491,271,741,47

Kaynak: https://www.bddk.org.tr//BultenAylik/

Yukarıda sizlerle paylaştığım üç tablonun net olarak gösterdiği şey, “görünürdeki sahibi” Turgut Özal ve Kemal Derviş olan ve borç parayla yaşanan bir “ekonomik mucizenin”, “araba sevdası” boyutu. Bu rakamların içerisinde 2000-2022 yılları arasında 3 kattan fazla artan toplam araç ve otomobillerin ihtiyacını karşılamak için yapılan, yeniden düzenlenen şehir içi ve şehir dışı yollar, batçıklar, batçıkları ve yeni yolları aydınlatmak için kullanılan zevksiz elektrik direkleri ve altyapı masraflarının dahil olmadığını da söylemekte yarar var.

Bu noktaya kadar yazdıklarım dikkate alındığında, özellikle 1980’de başlayıp, 2001 sonrası yeni bir ivme kazanan süreçte otomotiv sektöründe yaşananları en hafif tabirle “ayağını yorganına göre uzatmamak” olarak nitelemek mümkün. Ancak, Ekonomist Hakan Özyıldız’ın hesaplamalarına göre, yabancı para cinsinden borç stoku 617 milyar dolara ulaşmış ülkemiz ekonomisindeki sorunları, yalnızca araba sevdamızla yani 40 yılda 15, 20 yılda 3 kat artan araç sayısıyla açıklamak da mümkün değil.

Araba meselesinin de ardında yatan esas sorun, dış borca dayalı, büyüme politikaları. Sorun bu olunca, yapılması gereken ilk şey de, gücünü, ulus devletin, sermaye girişleri yani ulusal ekonomi üzerindeki kontrolünü ortadan kaldıran, ulus devletleri küresel mali sermaye karşısında savunmasız bırakarak, kontrolsüz şekilde ülkeye giren yabancı paradan/borçtan alan bir ödünç refah döneminin yaşanmış olduğunu kabul etmek. Bununla da yetinmeyip ekonomik ve siyasi sonuçlarıyla yüzleşme cesareti gösterebilmek, özellikle son 20 yılda bu sistemin edilgen destekçileri olarak, kazandığımızdan fazlasını tüketmeyi hak görerek ortak olduğumuz suçu kabul etmek, kurtuluş olarak daha ucuza ve daha çok borçlanmayı öneren siyasi yapılarla aramıza mesafe koymak gerekiyor.

YAPMAZSAK NE OLUR?

Murat Muratoğlu, “Rusya bari bu defa kazıklamasa!” başlıklı yazısında -yazının başlığından da anlaşılacağı gibi, amacı bu olmasa da-, Financial Times’ın, batı ülkelerinin, Türkiye-Rusya ekonomik ilişkileri gerekçesiyle Türkiye’ye yaptırım uygulamayı düşündüklerini ifade ettiklerini belirttiği bir haberine referans vererek, başımıza gelenlerin nedenini çok net yazmış.

Aynen alıntılayalım. “Batıdan borç aldığınız paralarla karnınızı doyuruyorsunuz. Yine de düşmanımız Rusya ile iş çeviriyorsunuz.”

Neymiş efendim? ÖTV indirimi/bindirimi, faiz indirimi bindirimi bahanene, dışarıdan para girişine/borçlanmaya ve yabancı sermayeye dayalı sistemi sürdürebilmek esas olanmış. Daha da önemlisi, dışarıdan aldığınız para yalnızca para değilmiş. Karşılığının sadece para olarak değil siyasi olarak da ödenmesi gerekiyormuş.

 

http://www.hakanozyildiz.com/2022/07/turkiyenin-dovizli-borc-stoku-617.html

https://www.sozcu.com.tr/2022/yazarlar/murat-muratoglu/rusya-bari-bu-defa-kaziklamasa-7296179/

https://www.bloomberght.com/turkiye-nin-rusya-ile-yeni-ekonomik-anlasmalarina-abd-den-ilk-tepki-2312512

Araç satışları, ÖTV indirimi, ülke ekonomisinin halleri!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

2 Yorum

  1. 2 ay önce

    Bir konu da yüksek vergiye rağmen çok fazla lüks araba olması, hepsi de ithal. Bunu besleyen haksız kazançlar ve kamuda savurganlık önlenmeden cari açık kapanmaz.

  2. 2 ay önce

    Tamamen dışa bağımlı otomotiv sektörünü ve karayolu taşımacılığını Türkiye’ye dayatanlar ülkemizi küresel sisteme kopamayacak şekilde eklemlemeye çalışanlardır. ” kazandığımızdan fazlasını tüketmeyi hak görerek ortak olduğumuz suçu kabul etmek, kurtuluş olarak daha ucuza ve daha çok borçlanmayı öneren siyasi yapılarla aramıza mesafe koymak gerekiyor” ve “Karşılığının sadece para olarak değil siyasi olarak da ödenmesi gerekiyormuş” tespitleriniz işin can alıcı noktasını vurguluyor. Teşekkürler. Saygılar.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!