Aşılanmamak hak mı sorumsuzluk mu?

featured

Dr. Ceyhun Balcı yazdı…

Bu yazı kaleme alınırken basına aşılama hızında bugüne dek erişilmemiş eşiklerin aşıldığı haberleri yansımaktaydı. Kuşkusuz sevindirici ve olumludur bu haberler. Ama, gevşeme ve yalancı iyimserlik de bir o kadar tehlikelidir içinde bulunduğumuz salgın sürecinde.

AŞI

Küresel salgında güncel sorun aşıyı hakkaniyetli biçimde paylaşmama şeklinde baş gösterdi. Bu olumsuzluktaki aslan payı hiç kuşkusuz yeryüzündeki hemen her olaya ve olguya egemen olan emperyalist ve üstünlükçü anlayışındı. Dünyada üretilen aşıların emperyal devletlerce ve o devletlerdeki kişi başına gerekenden fazla edinilmiş olması bu saptamanın önde gelen dayanağıdır.

Türkiye özelindeki önemli bir sorun 10 yıl öncesine dek aşı üreticisi olan ülkemizin tüketici ya da müşteriye dönüşerek Covid 19 aşısı edinimindeki kısıtlılık oldu. Bu durum ise aşılama sürecindeki inişli çıkışlı değişiklikleri önemli ölçüde açıklayıcıdır. Bugün aşı ediniminde yaşamakta olduğumuz sorunların kökünde 10 yıl önce almış olduğumuz akıldışı kararın etkisi büyüktür.

Türkiye’de salgın yönetimiyle ilgili bir diğer önemli sorun ise saydamlıktan ve açıklıktan uzak anlayıştır. Salgın yönetiminde bile partizanlıktan vazgeçemeyen ülke yönetimi, salgınla ilgili verileri de üzerinde bilimsel çalışma ve yorum yapılamayacak şekilde paylaşarak kendince kurnazlık sergilemektedir. Böylelikle, yönetimin sorumluluktan kurtulmayı amaçladığı bile söylenebilir. Öte yandan ise bilim insanlarının konuyla ilgili çalışma yapma noktasında elleri kolları bağlanmış olmaktadır.

Ramazan ayıyla birlikte kendisini duyumsatan aşılama hızındaki keskin düşme izleyen süreçte de bir türlü istenen düzeyi yakalayamamıştır.

Adına aşı tanımlanıp da aşı yaptırmayanların yaş gruplarına ve toplam nüfusa oranı nedir?

Aşılanma sırası geldiği halde aşısını yaptırmayanlara yönelik olarak bir şeyler yapılması akla getirilmiş midir?

Yoksa bu önemli toplum ve halk sağlığı sorunu “özgürlük” torbası içine atılarak görmezden gelme kolaycılığına mı kaçılmıştır?

Her tür aşı ve özellikle de güncel salgının denetim altına alınması amacıyla üretilmiş ve kullanıma sunulmuş aşıların kişilerce yaptırılıp yaptırılmaması bireysel özgürlük kapsamında değerlendirildiği ölçüde salgınla baş etmenin zorlaşacağı akıldan çıkartılmamalıdır. “Ya hep birlikte ya hiçbirimiz” ilkesi salgının kilidini açmada anahtara eşdeğer önemdedir.

Tam da burada dünyadan bir örneği paylaşmakta yarar var. Kendi aşısını uygulayan ama dünya kamuoyunca pek de bilinmeyen Pakistan’da aşı yaptırmayan kamu çalışanlarının aylıklarının ödenmemesi kararlaştırılmış. Aşılanmaktan kaçınan sokaktaki vatandaş içinse cep telefonu hizmetinden yoksun bırakma seçeneği devreye sokulmuş. Bu sıra dışı uygulamaların pek çok kimse tarafından “antidemokratik” olmakla etiketleneceği kuşkusuzdur.

Ancak, toplum sağlığı bireylerin bilgiden yoksun kararlarına bırakılamayacak denli önemlidir. Demokratiklik tartışmasının böylesi önemli ve duyarlı bir konuda yeri olmadığı açıktır.

Ülkeyi yönetenlerin tasarlı ve öngörülü olmaları gerekliliği “aşılanmadan kaçınma” sürecinde çok daha iyi anlaşılmış olmalıdır.

Biraz geriye gidelim!

ANAYASA MAHKEMESİ, YASAMA, YÜRÜTME

Anayasa Mahkemesi’nin 2013/1789 numaralı başvuru üzerine vermiş olduğu karar toplum ve halk sağlığı açısından son derece önemli olan aşı “reddi” yolunu açarak son derece olumsuz bir sürecin başlamasına neden olmuştur. 1 Covid 19 salgını öncesinde de aşı reddi olguları bildirilmekle birlikte, aşı reddi içinde bulunduğumuz salgın sürecinde çok daha önem kazanmış durumdadır. Resmi sayılar paylaşılmadığı için aşılanmama olgularını duyuma dayandırmaktan başka yolumuz kalmamış oluyor.

Unutulmamalıdır ki, aşılama sayesinde insanlık pek çok hastalığı unutmuştur. Çocuk felci ve çiçek unutulan hastalıklar listesindeki sayısız hastalıktan ikisidir. Aşıların hem can yitimini hem de uzun ve emek gerektiren sağaltım süreçlerini önlemedeki önemine bir kez daha vurgu yapmakta yarar var.

Tartışmalara konu olsa da hızla geliştirilerek yerleşikleşmiş süreçler alışılmışın dışında hızla aşılarak kullanıma sunulan Covid 19 aşıları için de az önce sıraladığımız olumluluklar geçerlidir.

Çok yeni bir çalışmaya göre Türkiye’de aşılanmış olan sağlık çalışanları arasındaki Covid 19’a bağlı ölüm oranlarının belirgin şekilde düştüğü görülmüştür.2 Bu süreçte yaşamını yitiren sağlıkçıların yarısının çeşitli nedenlerle aşı yaptırmamış olduklarının anlaşılmış olması da aşının etkinliğini destekleyen önemli bir başka kanıt sayılmalıdır.

Ayrıntısına kaynakçadan erişilebilecek bu çalışmanın çarpıcı sonucu ülkemizde yapılan Coronavac aşısının sağlıkçı ölümlerini % 95 oranında azaltmış olmasıdır.

Hiç kuşkusuz aşılama yoluyla küresel kitle bağışıklığı oluşana dek salgına ilişkin tıp dışı önlemler olan MAske-MEsafe-Temizlik üçlemesine sıkı sıkıya bağlılık ikilemsiz sürdürülmelidir. Toplumun % 70-80’i aşılanmadıkça önlemlerin gevşetilmesi akıldan bile geçirilmemelidir. Bu oranın küresel ölçekte ve olabildiğince hızlı yakalanması da bir o kadar önemlidir.

Anayasa Mahkemesi’nin salgın koşullarında çok daha iyi farkına varılan olumsuz kararı sonrasında gereken yasal düzenlemeler sıcağı sıcağına yapılmış olsaydı bugünlerde hem eğitimli-öğretimli hem de kara cehalet ürünü aşı güvensizliği ya da reddi olgularıyla baş etmek çok daha kolaylaşabilirdi. Birkaç yıl önceki yargı hatası ve bu hatanın giderilmesi için harekete geçmeyen YÜRÜTME-YASAMA ikilisi eleştiriyi fazlasıyla hak etmektedir. Bu hatalı kararın altına imza atan Anayasa Mahkemesi’nin yeterli BİLİRKİŞİ görüşünden yoksun bir şekilde karar aldığını vurgulamakla yetinelim.

Yürütme ve Yasama’nın bu önemli sorun konusundaki edilgenliği salgınla mücadelede aşılanmama bağlamındaki bocalamanın önemli etkeni olarak boy göstermektedir. Çağa uygunluk yalnızca bilim çevrelerinin değil ülkeyi yönetenlerin, yargının ve elbette yasa yapıcıların da rehberi olmalıdır.

 

1http://doc.izmirtabip.org.tr/userfiles/asi_kitap.pdf

2https://www.journalofinfection.com/article/S0163-4453(21)00285-1/fulltext

 

Aşılanmamak hak mı sorumsuzluk mu?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

21 Yorum

  1. 1 sene önce

    Hak mı diye bir soru sorarsan iki cevabi vardır.haktır.hak değildir.dolayisiyla aşılanmamanın cevabi sorumsuzluk değildir.zaten bu başlığı görüp de yaziyi okumak vakit kaybıdır.

    Cevapla
  2. 1 sene önce

    Aşı olmak nasıl bir hak ise olmamak ta bir o kadar haktır…Konuyla ilgili bilimsel alakası olan kişilerden farklı açıklamalar geldikçe aşı olmaktan imtina etmek hakkına sahip olduğuma inanıyorum….

    Cevapla
  3. 1 sene önce

    Birincisi aşılama/aşılanma hayvanlar için olur. Biz insanız ve insan eşref-i mahlukattır, yaradılmışların en şereflisidir. Öncelikle şu dili düzeltelim.
    İkincisi hak mı değil mi sorusu yeterli. “Sorumsuzluk mu” diyerek bir algı oluşturuyor yazar. Bu da yakışıksız bir tutum.
    Üçüncüsü şu ifadenin anlamsızlığı ==> “Ya hep birlikte ya hiçbirimiz” ilkesi salgının kilidini açmada anahtara eşdeğer önemdedir. Matematik, mantık, tıp hepsi göçüyor bu ifadeler yüzünden. `-65 bağışıklık kazanınca bu iş biter. Ne demek “ya hep ya hiç”? Bunun ne matematikte ne epidemiyolojide bir yeri yok.
    Dördüncüsü, bilr tedavide fayda / risk profili diye bir şey analiz edilir. Buralarda pek yapılmaz ama esasen oldukça önemlidir. Riski yüksek olan 65 yaş uzeri bireyler veya sağlık çalışanları için aşının faydası anlamlı olacaktır elbette. Ve lakin yüzbinde bir Covid-19 ölüm oranının görüldüğü 50 yaş altı fertler için aşının anlamı nedir?
    Beşincisi bir AYM kararına yanlış demek nasıl bir kafa yapısının ürünüdür. Yazar aşı olmayı reddedenlere cahil derken çeşitli yerlerde kendi tutuculuğunu ortaya koymuş, yazık.

    Cevapla
  4. 1 sene önce

    Aşı değil, aşı adayı. Bütün fazları denenmemiş bir şeyi aşı diye zorunlu kılmak bilim değildir. Bilimsel olmayan birşeyi dayatmak faşizmdir. Zaten imza karşılığı aşı yapılmasıda aşının çok şüpheli olduğunun kanıtı. İmza karşılığı aşı mı olurmuş?

    Cevapla
  5. 1 sene önce

    Sayın Balcı, elbette hayatını kaybeden onca insan için endişelenmenizi ve (belki de) en azından bir kısmi engellenebilecek sağlık çalışanı vefatları dolayısıyla yaşadığınız hayal kırıklığını anlamak mümkün. Ancak son dönemde her gücü eline geçiren meslek dalının faşizan eğilimlere yönelmesi de bizi şaşırtmıyor değil. Bakin, bilim midir değil midir konusunun bile tartışıldığı ve neredeyse tüm verilerin istatistiksel olduğu tıp alanında insanları işsiz bırakmak vs ile tehdit etmek yerine ikna etmeyi denemek herhalde daha zor görünüyor. Bugün sağlıkla başlayan faşizan yaklaşımlar muhakkak ki yarın başka alanlara referans olacaktır.

    Cevapla
  6. 1 sene önce

    Sayın Balcı, ayrica kullandığınız aşılar temelinde batı teknolojisi (çin aşısı dahil) tip doktorluğu eğitiminiz de batı tipi eğitim ama verdiğiniz örnek Pakistan. Batıda böyle bir örnek bulamadığınız için tabii. Batıda ki doktorlar içinde bile çok ciddi oranda aşı olmak istemeyen olduğunu da biliyorsunuzdur eminim. Onları da mı işsiz bırakmakla tehdit edelim?

    Cevapla
  7. Malesef 20 yıl bir hacı hoca baskısından kurtulmaya çalışırken şimdi de başımıza bu *bilim adamı* zorbaları çıktı. Yazının sadece başındaki bi kaç paragrafı okudum sayın doktoruzumuz ilaç yazmaktan dünyayı takip edememiş galiba, olayı sadece Türkiye’deki siyasi mücadeleye bağlamış. Ne yazık ki veryansın tv , emperyalizma karşı doğdu ama ona direnemediğini burdan görüyoruz.

    Cevapla
  8. 1 sene önce

    Daha önce de “yurtta aşı dünyada aşı” diye başlık atmış Ceyhun beyin söyledikleri benim nazarımda gün günden güvenilirliğini yitiriyor. Bir kere şu aşı reddi ile daha tüm fazlarını geçmemiş ne olduğu belli olmayan kovid aşı adayının reddini birbirinden ayırın. Çocuk felci aşısı ile şu bize aşı diye dayatılanlar aynı şeyler değil. İnsanları cahillikle şuçlamaya alışmışsınız lakin dünyada bilim insanı tek siz değilsiniz, buyrun en az sizin kadar bilen profesör Serhat Fındıktan dinleyin: https://www.youtube.com/watch?v=7xAUFHVVntg
    İkincisi pakistan örneği ile “bak aşı olmazsanız bunlar olur haa” diye aba altından sopa göstermeye çalışmak da sizin haddiniz değil.
    Açıkça söyleyeyim, bizim basın DSÖ nün yayın standartlarında otosansür eğiliminde ki buna veryansın da dahil lakin yarın öbür gün belli ifşalar çıkıp da DSÖ kuş gribinde olduğu gibi yine “pardon” derse bu arşivlediğim yazılarınızı aşılanmadan maddi çıkarlarınızın olup olmadığı yönünde araştırma yapılması için delil olarak kullanacağım.

    Cevapla
  9. 1 sene önce

    Saçmalık. Bunu yazan doktor, aşının içeriğini mi biliyor? Doktor bey kendisini ve ailesini aşılatsin ve bağışıklık kazansın. Aşı olmayanların ona bir zararı yok. Küreselcilerin emrindeki sözde doktor ve bilim adamlarından gerçekten bıktık

    Cevapla
  10. 1 sene önce

    Utku bey yorumunuza katılıyorum. VeryansınTV’de böyle yazıları görmek üzüyor. Emperyalizm karşıtı yazılar azalıyor. İlaç şirketlerinin vahşi kapitalizmine ses çıkaranları burada da pek göremiyoruz. Çok üzücü. Bir enteresan şey de o hacı hocaların çocukları, en azından bazıları bu konularda daha dikkatliler. Ya da twitter’da sesleri çok çıkıyor, bilemiyoruz.

    Cevapla
  11. 1 sene önce

    İçteki kısır siyasi çatışmalardan kafayı kaldırıp dünyayı okuyabilmek gerekiyor emperyalizm karşıtı olabilmek için. Gülümser Heper hoca böyle biri ama o da 21 marttan beri yeni yazı yazmıyor. Son yazısı da “Corona sonrası insan etine adım adım”. Umarım sansür yememiştir. Öyleyse çok üzülürüm.

    Cevapla
  12. 1 sene önce

    Sayın Balcı, ilkokula başlamadan önce çocuklarımıza kendi bedenlerinin kutsal ve kendilerine özel olduğunu öğretiyoruz. Böylelikle onlara herhangi biri herhangi bir niyetle dokunduğunda ve bundan rahatsız olduğunda gereken tepkiyi vermesini istiyoruz. Ya bunu size doktora yaşınıza kadar ogretmediler, ya da siz sizden başkasını insan sınıfına sokmayacak kadar faşist bir yaklaşım içerisinde siniz.
    Yetiştirdiğim çocuklara öğrettiği size de söyleyeyim. “Sizin bedeniniz sizindir, istemediğiniz hicbirseyi hic kimsenin yapmasına izin vermeyin. Bu noktada ne gerekiyorsa yapın.
    Öte yandan cehalet insan olma hakkını düşürmez, öyle olsa sizinki de düşerdi. Herkes her konuda bilgi sahibi olamaz, mutlaka cahili olduğu bir konu vardır, o konu hakkında da guvenecegi kişiyi kendi “özgür” iradesiyle kısıtlamaya alsanız seçer

    Cevapla
  13. 1 sene önce

    Aşılanan sağlık çalışanlarının vefat edenlerinin artık yarısının korona dışı nedenlerle öldüğünü söylemişsiniz
    Peki ya diğer yarısı?!..

    Cevapla
  14. 1 sene önce

    Tüm yorumları okudum. Ama herkes bir konuyu atlamış. Salgın bir milli güvenlik sorunudur. Bir savaş bir devlet nasıl bütün vatandaşlarından hayatını ortaya koymasını istiyorsa , zorunlu askerlik gibi, aşı da böyle bir fedakarlık içerir. Aşı kişiyi değil toplumu korumak için yapılır. Herkese saygılarımla

    Cevapla
  15. 1 sene önce

    Doktor beye bu yazi icin tesekkur ediyorum. Atalarimiz cahilden degil yari okumustan kork demis. Maalesef insanlarimiz instagram, facebook gibi mecralerda sacma komplo teorileri ile populerite elde etmeye calisan insanlarin etkisinde kalmis ve hala yalan yanlis bilgiler ile cevresindekileri asi yaptirmamaya calisiyor, kendi de asi olmayarak butun toplumu tehlikeye atiyor. Covid asisinin bir zarari olsa idi ne bati ulkeleri, ne de israil gibi ulkeler toplumuna bu asiyi yaptirmazdi. Bu kadar testten gecirilmis, bir senede hakkinda bu kadar makale yazilmis bir bilimsel konuyu bile sacma komplo teorileri ile aciklamaya calisan yari cahil bir kitle ile karsi karsiyayiz. bu kitle egitilmez kesinlikle.

    Cevapla
  16. 1 sene önce

    Doktor Bey siz burada çok aktif yorumlar yapan bir komplocu tarikat tayfasının olduğunun farkında değil misiniz ki bu şekilde bir soruyorsunuz? Biliyorsunuz bu tayfa Nuh der asla Peygamber demez… Allahtan nüfusa oranları yüzde 15 i geçmez

    Cevapla
  17. 1 sene önce

    Tesekkurler Ceyhun Bey, bir Tip Insani olarak hem bilimsel,hemde pratik olarak demokrasiye bu kadar gonul vermis kisiliginizle,önyargisiz gorüs ve onerileriniz icin gonulden kutlarim.Demokrasinin sinirinin baskalarinin hayatina engel oldugu cizgi oldugunu unutmamak gerek.Akliniza, kaleminize saglik.

    Cevapla
  18. 1 sene önce

    Pakistan kadar olamıyorsalar, yönetim görevlerini bıraksalar hiç olmazsa,ama nerdeee…
    Bireysel özgürlükler adına toplumsal risklere girilmemesi gereğini anlamazlar,anlayamazlar.
    Umarım halkımız bunların ödüllerini verir zamanı gelince.

    Cevapla
  19. 1 sene önce

    Dünya Sağlık örgütü ve pek çok doktor aşılı kişilerin hala etrafa virüs bulaştıracağını bu yüzden maskeli dolaşmamızı söylüyor iken aşı yaptırmayanların sorumsuzlukla suçlaması anlamsız, onlar sadece kendi hayatlarını riske atıyorlar bu yüzden bu özgürlük alanına giren bir konu.

    Cevapla
  20. 1 sene önce

    Dün itibari ile resmi verilere göre mart 2020 den haziran 2021e kadar koronavirüsten 48.765 kişi vefat etmiş. Peki her yıl ülkede kalp damar hastalıklarından 160.000 kişi, kanserden ise 80.000 kişinin öldüğünden haberiniz var mı ? Böyle beylik bir söylemi tekrarlıyorsunuz ama sayıları da dikkate alarak tekrar bir düşünmenizi tavsiye ederim. Kapatmalar yüzünden insanlar hareketsiz kalmak zorunda bırakıldılar. Kapatmaların kalp damar hastalıklarına etkisi daha sonra ortaya çıkacak. Peki hangisi milli güvenlik sorunu?

    Cevapla
  21. 1 sene önce

    Size tamamen katiliyorum Mehmet Bey. Bu yazidan cikan baska bir sentez ise, COVID mikrobundan korkmuyoruz fakat asi olmayan insanlardan cok korkuyoruz. Tam bir kara komedi bu yaklasim.
    Bu makaleyi okuyanlarin bir cogunda olusan izlenim ise, yazar doktorumuzun seytani tarafin agzindan konuya yaklasmasidir. Insanlarin asilanmasi onerisi direkt cozum olmamaldir, Hele ki bir takim uygulamalar ve kanunlarla zorlayarak.
    Sayin Doktor Bey eger gercekten samimi ise gelecek asi/asilanma yazisinda COVID mikrobu nedir, ne icerir ve nerede uretilmistir diye bizleri bilgilendirir ve ancak ondan sonra bu mikroba karsi kendimizi nasil savunur veya ondan nasil kurtuluruz diye baska onerilerde de bulunabilir.
    Acaba Veryansin TV’nin icine disaridan sizinti mi basliyor, bu tur yazi ve yazarlar araciligiyla ?

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!