Atatürk NATO’ya girer miydi?

featured

E. Tuğamiral İlker Güven yazdı…

Atatürk batılı emperyalistler ile savaşarak bağımsızlık mücadelesinde esaret altındaki milletlere örnek ve Öncü Lider olmuştur. 1937 yılında Celal Bayar, T.Rüştü Aras ve Kılıç Ali’ye, ”İkinci Dünya Savaşı öncesinde Sovyetler Birliği ile dost Kalın” diye vasiyet etmiştir. Atatürk yaşasaydı ABD komutasındaki NATO’ya girmeye karar verdiğini var sayalım, acaba neler olurdu? Atatürk gibi düşündüğümüzde, NATO’ya ancak Kurucu Üye olarak katılır ve eşit derecede söz sahibi olurdu.

Misak-ı Milli sınırları içinde yer alan Musul, Kerkük ve 12 Adalar Türkiye’nin olurdu. İsmet Paşa ise önce tarafsızlık ve sonrada iş işten geçtikten sonra savaşa katılmıştır. Atatürk’ün savunma jeopolitik vasiyeti daima tam bağımsızlık, komşuları ile barış içinde geçinmek ve ulusun güvenliğini himayesiz sağlamaktır. Buna göre, stratejik hedefi Anavatan ve Mavi Vatandaki kaynakları, hak ve çıkarlarını kollamak, korumaktır.

Ancak Enver Paşa’nın orduyu Almanların komutasına teslim ettiği gibi, Adnan Menderes ve İsmet Paşa da orduyu ABD Komutasındaki NATO’ya teslim etmiştir. Adnan Menderes’in NATO’ya girme uğruna TBMM kararı olmaksızın Kore’ye gönderilen Mehmetçiklerden 721 şehit, 175 kayıp, 234 esir ve 2147 yaralanma ile ABD’ye destek olunmuştur. Böylece jeopolitik ulusal bağımsızlığımızı yitirdik. ABD’nin İncirlik’teki üssünde Türkiye’nin iradesi dışında B61 taktik nükleer bomba nedeniyle ülkemiz şu anda nükleer stratejide ilk hedeftir. ABD Kürecik Radarı ile İsrail’in Orta Doğu amacı doğrultusunda savunma istihbaratına yardım etmektedir. ABD Türk Ordusuna NATO’da Jandarma görevi vermiştir. Türkiye ulusal çıkarları doğrultusunda değil, ABD-NATO’nun çıkarları esaslarına göre görevlendirilmiştir.

Suriye’nin toprak bütünlüğü Türkiye’nin toprak bütünlüğünün garantisidir. Oysa ABD Türkiye’yi bölmek için Suriye’de Garnizon sözde Kürt Devleti kurmak istemektedir. Bu nedenle PKK terör örgütüne gözümüzün içine dostmuş gibi bakarak 40 bin tonluk silah ve cephane vermiştir. ABD, İsmet Paşa ile yapılan Fulbright Anlaşması sonucu Türkiye’de oldukça çok siyasi, sivil ve asker yandaş yaratmıştır.

Atatürk gibi düşünürsek, Türkiye’nin tekrar başı dik, tam bağımsız bir ülke olması zamanla mümkün ve gerektir diye düşünüyorum. Bu nedenle Atatürk dönemi gibi iç cepheyi bir ve beraber hale getirerek, ulusal gücüne güvenen ve öz kaynakları seferber ederek, üretim ekonomisini geliştirerek, akıl ve bilim esaslı Milli Eğitime geçerek, ulusal çıkarlar doğrultusunda savunma gereksinimi harp silah ve araçlarını üreterek Atatürk dönemini tekrar yaratabileceğimizi değerlendiriyorum.

Atatürk NATO’ya girer miydi?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 Yorum

  1. Akil ve bilim esasli Milli Eğitime gecmek, oysa milli egitim bugün tarikatlara teslim edilmis, akila ve bilime dayali degil, din esaslarina dayali bir çağ dışı müfredat onaylanip milli egitimde dayatılmıştır. Bunu görmezden gelen Ozgur Özel erken seçimi zorlayacagina, Erdoğan icin birakin daha dort yıl yönetsin diyor. Böylece Erdoğan ve AKPsine toparlanmaları için zaman kazandiriyor. CHP seçmeni kendine parti bulmali, CHP terk etmeli. Yoksa bilin ki oylariniz bisa gitmektedir, tipki 2011 bu yana olduğu gibi.

  2. Mustafa Kemal 2. Dünya Savaşında tarafsız değil, TARAF olurdu ve tarafı da vasiyeti üzere RUSYA olurdu…
    NATO mu bırak Alla sen ya hu!
    Bunun olasılığını bile tartışmak Mustafa kemal’i HİÇ tanımamakla eşdeğerdir…

  3. Girmezdi!
    TAM BAGIMSIZLIK nasil olur?
    Biz tam bagimsiz miyiz?
    Menderes`in vs nin yaptigi politik namussuzluklari yapmazdi !
    Menderes Celladi ile oynadi !!!!

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!