Avrupa’nın göbeğinde ‘jeopolitik’ bir maçtı!

Avrupa’nın göbeğinde ‘jeopolitik’ bir maçtı!

Dün gece, A Milli Futbol Takımı, 2020 Avrupa Şampiyonası (EURO 2020) Elemeleri H Grubu’nda Fransa ile deplasmanda 1-1 berabere kaldı ve liderliğini sürdürdü.

Önce şunu söyleyelim: Avrupa futbolu bir yeni “Avrupa derbisi” kazandı!

Artık Fransa’yla her maçımız bu iki maçın bıraktığı izi taşıyacak. Dünya şampiyonu Fransızlar, iki maçta 4 altın puan kaptırdıkları milli takımımızı bundan sonra hiç unut(a)mayacaklar!

BİR MAÇTAN ÖTE ANLAMDA MAÇ

Dünyadaki bütün Türkleri ekran başına toplayan ve onlarca ülke televizyonu tarafından milyarlarca futbolsever tarafından izlenen Fransa – Türkiye H grubu 8. hafta eleme maçı bir eleme maçından öte anlamdaydı.

Maç öncesi ve maç sonu yaşanan gelişmeler bunun kanıtıdır.

Barış Pınarı Harekȃtı başladığından bu yana önce Arnavutluk maçından sonra millilerimizin verdiği asker selamı, daha sonra bu selamı beğenen (“like”leyen!) değişik Avrupa takımlarındaki milli futbolcularımıza karşı düşmanlık derecesinde saldırılar başladı.

Avrupa’da sorun yaratan asker selamı

Almanya’nın ırkçı taraftara sahip olmasıyla ünlü takımlarından St. Pauli, “Türk askeri”ne destek paylaşımından dolayı “Türk futbolcu” Enver Cenk Şahin’i kadro dışı bıraktığını hayretle öğrendik. Alman Futbol Federasyonu’nun da işin içinde olması ilginçti.

İnanılmaz ama maç öncesi Fransızlar’ın ırkçı Ulusal Cephe Partisi, maçın iptal edilmesi için Fransa Futbol Federasyonu’na başvuruda bile bulundu.

Fransa’da dün sosyal medyada kampanya başlatan Fransızlar, Türkiye-Fransa maçının iptal edilmesini istedi.

Daha da inanılmazı 13 Ekim 2019 günü sosyal medya ağı “twitter”da başlatılan #AnnulationMatchFranceTurquie (Fransa-Türkiye maçı iptal edilsin) etiketi kısa sürede ülke gündeminde ilk sıraya yükseldi.

L’Equipe’in iddiasına göre Fransa Futbol Federasyonu (FFF), maçın iptal edilmesi halinde ne gibi bir cezanın çıkabileceği konusunda UEFA ile temasa geçti. Maçın iptali için yapılacak toplantının yetişmeyeceği ve ceza konusunda bir cevap veremeyecekleri yanıtını alan FFF, riske girmeme kararı.

İtalyanların aşırı sağcı senatörü Roberto Calderoli, milli oyuncularımız Cengiz Ünder ve Merih Demiral’ın Barış Pınarı Harekȃtı ile ilgili tavırları sonrası “savaş istiyorlarsa ülkelerine geri dönsünler” açıklaması yapmış, Roma kulübü de buna yanıt verme gereği duymuştu.

ŞENOL GÜNEŞ MATEMATİĞİ

“Neler oluyor”a geçmeden önce maça dönersek, müthiş heyecanlı bir maç izlediğimizi söyleyebilirim.

İlk yarıda takımımızdaki savunma dinamiği Şenol Güneş’in matematiksel taktiğinin izlerini taşıyordu.

Milli takımımız geçmiş yıllarda bir tarafı iyi bir tarafı kötü bir türlü dengeyi tutturamamış takım olmaktan çıkmış tüm devreleri aynı tempoyla çalışan bir makine niteliğine bürünmüştü.

Tarihimizin en iyi iki liberosuna sahibiz: Çağlar Söyüncü ve Merih Demiral.

Bu takımın geleceği gerçekten parlak. Gençlerimizin güvenleri Fransızlardan üstündü. Fransa’nın baskılı görünmesi aldatmasın; bizim taktiğimiz bir puan üzerine kuruluydu. Golü yedikten sonra hemen karşılık vermemiz ve puanı “1-1” sonuçla almamız Fransızlar’a deyim yerindeyse daha acı koydu!

“Yaşlı”mız Burak’ın yaşlı ayaklarından çok el ve kolları daha öne gidiyordu ama üç defans oyuncusunu epey yordu.

Milli takımımızın kesin taktik üstünlüğü vardı; Fransızlar hangi taktiği uygulayacaklarını şaşırdılar.

Bu tür maçlarda mücadele önemlidir; mücadeleden düşmemek birinci kuraldır.

Çıkacaksın ve takır takır kemik sesi gelene dek mücadele edeceksin; çocuklar onu yaptı!

Coman’ın maç sonu TRT ekranlarında yaptığı açıklamada söylediği gibi “mücadele düzeyi çok yüksek” bir maçtı.

Fransız yıldız Griezmann maç sonu, “Son zamanların en iyi oyununu oynadık ama…” deyişi millilerimizin nasıl bir başarı kazandıklarını daya iyi anlatıyor.

Hele 76’ncı dakikada sağ kanattan kazanılan kornerde Griezmann’ın ortasına yeni oyuna girmiş Giroud’un kafa vuruşunda golü yememizden yalnızca beş dakika (evet 5 dakika!) geçmeden takımımızın müthiş duran top organizasyonunda Kaan’ın ikinci direkte iğneden geçirdiği gol, takımımızın öz güvenini gösteriyordu.

Millilerimizin Fransa’daki asker selamı

Öyle ki Çalhanoğlu’nun o ortasına koşan ceza alanında sanki elli tane milli takım futbolcusu vardı!

Gol atmamıza neden olan faulu Griezmann’ın yapmış olması maç sonundaki sinirli halinin nedeniydi diye düşünüyordum. Ancak açıklamasında, “Arka direğe duran top attıklarını biliyorduk oradan gol yedik” demesi neye sinirlendiğini gösteriyordu!

Kısacası Fransızlar fena bozum oldular.

Emperyalist ülkelerin burnu havadadır; bizim gibi ülkelere yenildiklerinde çektikleri acı çok derindir.

Golden sonra çocukların “inadına” seyircilerimize gidip asker selamı vermesi herifleri çıldırttı!

Fransa Spor Bakanı Roxana Maracineanu, maç sonrasında kişisel “twitter” hesabından yaptığı paylaşımda, “Asker selamının” sporun ruhuna aykırı olduğunu öne sürerek, “UEFA’dan bu konuda yaptırım uygulanmasını talep ediyorum.” demesi ne duruma düştüklerinin belgesidir.

Yazıyı yazarken UEFA’nın soruşturma açmayı kabul etmiş olması Fransa’nın UEFA üzerinde Platini’den bildiğimiz mafyavari hegemonyasının etkileridir ve sahada değil saha dışında bizi yenmeye çalışacak denli alçaldıklarının göstergesidir.

SONUÇ OLARAK

Kısaca kendine güveni olan bir Türkiye doğuyor. Gençlerimiz gümbür gümbür geliyor.  Hem asker, hem sporcu, hem silah sanayimizde yaratıcılıklarını sergileyen mühendislerimiz, kim ne derse desin büyük bir dalgayla geliyor.

(TRT spikeri Levent Özçelik gibi “eski” korkuların içinde kalmış, gençlere ayak uyduramayan bir maç sunucumuz olsa bile!)

Avrupa’nın hem Ortadoğu ve Akdeniz’de bundan sonra Türkiye’den çekeceği var, hem Türk milli takımından!

Benden söylemesi.