Bahçeli hedefteyken Soylu neredeydi?

Erdem Atay yazdı…

Bahçeli hedefteyken Soylu neredeydi?

Türkiye’de siyaset, ‘ona operasyon çekiliyor’, ‘buna kumpas yapılıyor’, ‘buna şöyle tuzak kurdular’ dönemine bir kere girdi ve artık bu algıdan çıkamıyor.

Mesela öyle şeyler oluyor ki, gündemin karmaşıklığından konuşulmadan arka planda kalıyor ve unutulup gidiyor. Yapılanlar da hafızlara yer etmiyor.

Bir AKP’li, ‘Erdoğan’a operasyon yapılıyor’ sözüyle belki de dünyanın en büyük yolsuzluklarını görmeyebiliyor.

Sedat Peker ya da kendisine güvenmediğimiz birileri yalan mı söylüyor doğru mu söylüyor diye kimse bakmıyor. Hakikatı arayan kalmadı, birisi bir şeyle ilgili açıklama yapınca, ‘Bu operasyonu kime, neden çekiyor’ diye bakıyor eğer operasyon kendisine ya da cenahınaysa hemen cephesini korumaya başlıyor.

Peki ya hakikat?

Onun önemi kalmadı mı?

Bizim derdimiz de hakikat.

Bazıları yine kabul etmese de biz hakikat üzerinden bu yazımızı inşa edelim.

… ve Türkiye’nin tarihine belki de en fazla damga vurmuş bir siyasi parti lideriyle, Devlet Bahçeli’yle yazımıza başlayalım.

Daha önce birçok yazı yazdım bu konuyla ilgili. Fakat bazı şeyleri tekrar etmek gerekiyor.

Hep şu soruyu sormuştum, Bahçeli neden hep birilerini kurtarma gereği duyuyor?

Ahmet Türk’ü kurtardı…

Rasim Ozan Kütahyalı’yı kurtardı…

Mümtazer Türköne’yi kurtardı…

Şimdi de Süleyman Soylu’yu ipten aldı…

Peki ama neden?

***

Hiç MHP’li olmadım, MHP’ye oy vermedim. Ancak MHP’ye yapılan kaset operasyonunun hesabının sorulmasını belki de en fazla dillendirenlerden biri oldum.

Mesela dedim ki, MHP’ye kaset operasyonu yapanlar kimler? Yargılandılar mı?

MHP’ye kaset operasyonunu yapanları ortaya çıkaran vatansever partililer şimdi nerede? Hangi tehditler altında yaşıyor?

Belki ileride cevapları veririz.

Biz olaya gelelim…

***

Tarih 30 Mart 2011.

Ergenekon Zirve Yayınevi soruşturması kapsamında 7 ilde operasyon yapıldı.

Operasyon Türkiye’nin değerli ilahiyatçılarınaydı. Operasyonla gözaltına alınanlar arasında Veryansın Tv yazarı, çok değerli hocamız Şahin Filiz de vardı.

Olay oldu.

Bir gün sonra MHP lideri Devlet Bahçeli yazılı bir açıklamada bu konuya değindi. Bu gelişmelerin ‘Fetullah Gülen Hocaefendi’ye ve cemaatini zan ve töhmet altında bıraktığını” söyleyerek, Gülen’in inisiyatif almasının, net ve kararlı bir tavır koymasının gerekli olacağını ifade etti. Ama daha önemlisi Bahçeli, Gülen’den faaliyetlerini askıya almasını istedi.

Sen misin Gülen’in ve cemaatin faaliyetlerini askıya almasını söyleyen…

Sağdan, soldan, üstten, alttan,… FETÖ’nün her mevzisinden sözlerle ateş edildi Bahçeli’ye…

Büyük bir saldırı başladı kendisine ve partisine…

Saldıranlardan birisi Rasim Ozan Kütahyalı’ydı.

Daha sonra ortaya çıkacak kaset kumpasında da MHP tarafından kumpas yapan kişiler arasında ismi anılacaktı.

Bahçeli’ye demediğini bırakmamıştı.

Yıllar geçti…

Televizyonlardan ve gazetelerden bazı utanç sözler sonrasında uzaklaştırılan Kütahyalı, Bahçeli tarafından telefonla arandı. MHP lideri, kendisine destek verdi ve kendisini televizyonlarda görmek istediğini belirtti.

Çok geçmedi, Kütahyalı televizyonlara çıkmıştı.

Türkiye Cumhuriyeti devletine ‘katil’ diyen eşi Nagehan Alçı’yı da affetmişti Bahçeli.

Neyse, konumuz o değil.

https://www.veryansintv.com/soykirimci-roku-bahceli-kurtariyor/

***

Bahçeli’nin Gülen ile ilgili yaptığı açıklamadan sonra çok ağır yazılar yazanların başında Mümtazer Türköne gelmişti. Bizzat yazısında istifasını bile istemişti.

Kaset kumpasında onun da parmağı olduğunu bizzat MHP’liler açıklamıştı.

Yıllar sonra FETÖ’den tutuklanan Mümtazer Türköne’yi de yine Bahçeli bir açıklamasıyla cezaevinden kurtarmanın yolunu açmıştı.

https://www.veryansintv.com/bahcelinin-kurtarma-operasyonu-3

***

İşte Bahçeli’nin o malum Gülen açıklamasının ardından sistematik saldırı başlamıştı.

Bahçeli’nin bu sözleri söylediği tarihten 27 gün sonra MHP’li 10 yöneticinin kasetleri servis edilmiş ve operasyon hızlandırılmıştı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın, Berkan Yayınevi’nden Aralık 2017 tarihinde çıkan ‘FETÖ İhaneti ve Devlet Bahçeli Gerçeği’ adlı kitabın 34. sayfasından okuyalım:

MHP Lideri Bahçeli, perdeyi kaldırmış ve akrep yuvasına çöp sokmuştu. Bunun üzerine FETÖ, Devlet Bahçeli aleyhinde derhâl linç kampanyası başlattı, MHPye âdeta savaş açtı. Gerek elindeki medya organlarını gerekse destekçisi olan politikacıları kullanarak MHP aleyhinde yıkıcı propagandalara başladı.”

Kitapta Yalçın, Bahçeli’nin o gün yaptığı konuşma sonrası FETÖ’nün tüm organlarını harekete geçirdiğini söylemekten geri kalmıyordu.

Kimler yazılar yazmadı, televizyonlarda Bahçeli’ye demediğini bırakmadı, say say bitmez.

Ama şimdi size bir yazıdan çok çarpıcı bir bölüm okutacağım.

Burayı pürdikkat okuyun lütfen, aynen alıntılıyorum:

"Anladığım kadarıyla Sayın Bahçeli'nin ağzında bir bakla var. Bu baklayı çıkarması lazım. Kendi partisine bu tip talimatlar verebilir. Ama Türkiye'nin dünyadaki en önemli açılımlardan birini yapan Sayın Fethullah Gülen'le ilgili değerlendirmede bulunması bana göre tarihi bir hatadır.

Türkiye'nin meselelerini iyi takip eden insanların Sayın Gülen'e sadece müteşekkir olmaları beklenir. Hem yapılan faaliyetlerle ilgili hem de ülkemizin birliği ve beraberliği ile ilgili ortaya konulmuş olan tablodan dolayı teşekkür beklenir. Türkiye'nin kutuplaşmasını, kamplaşmasını bugünlerde bile verdiği mesajlarla bir şekilde yumuşatmaya çalışan, diyaloğu sürekli geliştirmeye çalışan bir anlayışa bu hücumu çok anlamsız buluyorum.

İhtilaflı bir hal olarak görüyorum. Millet bunu karşılıksız bırakmayacaktır. Sayın Bahçeli aynı açıklamayı referandum öncesi yaptı ve bedelini çok ağır bir şekilde ödedi. Şimdi de Sayın Gülen gibi çok mümtaz bir şahsiyeti hedef alarak, aslında Gülen'in hizmetlerini siyasi kavgaya çekmeye çalışıyor. Bahçeli'nin çırpınışları beyhudedir. Israrla söylüyorum ağzında bir bakla varsa çıkarsın, hepimiz bilip ona göre konuşalım."

Yazının sahibinin kim olduğunu söyleyeceğiz ancak önce Semih Yalçın’ın yukarıda bahsettiğim kitabının 35. sayfasında yer alan bir ifadeyi buraya yazacağız.

Şöyle diyor Yalçın:

Bahçelinin cemaate faaliyetlerini durdurma çağrısı, bütün siyasi aktörlerden şiddetli tepki gördü. Bugün en yüksek makamlarda bulunan ve 15 Temmuz sonrasında FETÖ ile mücadele şampiyonu olan bazı siyasiler, o zaman Sayın Devlet Bahçeliye demediğini bırakmadı.”

Kitapta başka bir ayrıntı yoktu ama peki Semih Yalçın bunu kime söylemişti?

Evet, yukarıdaki metin Gazeteci Mahmut Övür’ün haber sitesi Hürhaber’de yayınlandı.

Yayınlanma tarihi: 2 Nisan 2011.

Yazının başlığı: Bahçeli, ağzındaki baklayı çıkarsın.

Yazan: Süleyman Soylu.

***

Süleyman Soylu görevden alınacak iddialarının Ankara kulislerinde çalkalandığı dakikalarda Bahçeli’nin, ‘Kim demiş Soylu yalnız diye, kim demiş Soylu sahipsiz diye’ çıkışı noktayı koymuşa benziyor. Ve Bahçeli, Soylu’yu görevden almak isteyenlerin önünü tıkıyor.

Yani Bahçeli, bu kez de Soylu’yu kurtarıyor.

Bahçeli Soylu’yu belki yalnız bırakmadı ama Fetullah Gülen’e ‘faaliyetlerini bitir’ dediği için akıl almaz saldırılara maruz kalan Bahçeli’ye Soylu sahip çıkmadı.

Arşivi hatırlatmak da bize düştü.