Bir deliye verilecek en güzel cevap

Bir deliye verilecek en güzel cevap

Trump, Türkiye’yi aile şirketlerinden biri sanıyor ve siyasi çıkarlarına uygun olmayan bir adım attığımızda derhal tehdite başvuruyor.

Her ne kadar kendisinin adli dengesinin bozuk olduğu, bütün dünya tarafından artık anlaşılsa da aslında Trump’un Türkiye’ye salladığı parmak bazı gerçekleri hâlâ anlamayanların yüzüne vuruyor.

Öncelikle belirtmeliyiz ki bu tehditler Türk Ekonomisine Trump’un hayal ettiği zararı veremez. Aksine Atlantik sistemi tehditlerini arttırdıkça Türkiye’nin kendi yolunu arama çabaları somutlaşıyor ve Türkiye’nin kurulan yeni dünyadaki yeri sağlamlaşıyor.

Bu parmağı tutup kırmamız için neler yapmamız gerektiği ise artık çok açık. Türkiye’nin Atlantik sistemi ile olan ilişkisi biz istesek de istemesek de sona ermiştir. Aynı zamanda ABD’nin artık dünyanın jandarmalığını yapabilmek için ihtiyaç duyduğu güce sahip olmadığı da ortadadır.

Türkiye, bu tehditlere ve ekonomik felaket senaryolarına karşı en güzel cevabı, kahraman askerleri sahada mücadele ederken, hatasız bir diplomasi ile bu mücadeleye destek sağlayarak verebilir.

Esad ile doğrudan temas kurulması bölgede yükümüzü azaltacak en önemli unsurdur ve bu yükün azalması iktisadi olarak da elimizi güçlendirecektir. Yine Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu daha doğrusu yaşamsal olarak muhtaç kılındığı sıcak para da başta Çin olmak üzere Asya ülkelerinden temin edilebilir.

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK

Şüphesiz bu; Atlantik sisteminin, Truman Doktorini ile birlikte üzerimizde kurduğu iktisadi hakimiyeti aşmamız için aynı zamanda bir fırsattır. ABD ile yaşanılan bu görüş ayrılığı sayesinde hem bölgemizi terörist unsurlardan arındırabilir hem de üzerimize giydirilen tüketen köle gömleğini yırtıp atabiliriz.

Doğru strateji izlendiğinde bu asla imkansız değildir. Türkiye bu krizi her anlamda fırsata çevirebilir ve bu kavganın tam orta yerinden bir kalkınmış Türkiye yürüyüşü başlatabilir.

Bazıları kabul edemese jepolitik gelişmeler üzerinde yeni bir dünya yükseliyor ve Türkiye’nin de yeri bu yeni dünyada hazır. Bir tarafta sömürülmek ve hakaretlere uğrayarak milli onurun yaralanması, diğer tarafta güçlü ve üreten bir ülkenin harcı var.

Eğer yöneticilerimiz de bu gerçekliğin farkına varırlar ve Türkiye’nin belki de kendilerine rağmen yerleştiği mevzide daha güçlü tutunabilmesi için ihtiyaç duyulan adımları atmayı başarırlarsa, Mehmetçiğin teröre karşı yürüyüşü güçlü ve üreten bir iktisadi sistemi de beraberinde getirebilir.

Allah, kahraman askerimizin yardımcısı olsun.