Bir FETÖ komedisi: Ankara Barosu şaka mı yapıyor?

Bir FETÖ komedisi: Ankara Barosu şaka mı yapıyor?

FETÖ, milletimizin bugüne kadar karşılaştığı en tehlikeli iç düşmandır. Bu yönüyle “FETÖ ile mücadele” hem ciddi bir devlet meselesi hem de Türk’ün var olma mücadelesidir. Bununla birlikte Ankara Barosu Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 19.09.2019 tarihli aldığı kararla birlikte FETÖ ile mücadele bir “komediye” dönüşmüştür. Mücadelenin birçok yönden içerdiği kara komedi niteliği bu kararla birlikte resmiyet kazanmıştır.

Bu komedi niteliğinde karara geçmeden önce soralım:

Ankara Barosu Disiplin Kurulu acaba şaka mı yapıyor?

Kamera nerede?

Hadi el sallayalım… N’olur el sallayalım…

Ama yok, belgelere bakıyorum, vallahi gerçek.

Peki, bu anlamsız karara konu olay nasıl gerçekleşti?

Öncelikle milletvekili avukat Yücel Bulut 15 Temmuz hain Fetullahçı darbe girişiminden henüz 2 ay öncesinde bir basın toplantısında MHP içindeki kongre savaşlarında parti aleyhine karar veren Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi hâkimi Burhan Yaz hakkında “yargı çevrelerinden kim olduğu iyi bilinen” bir hâkim diye açıklama yapıyor.

İki ay sonra malum 15 Temmuz gerçekleşiyor.

Burhan Yaz firar ediyor ve yakalanıyor.

“Tavşan kaç tazı tut” heyecanı bütün hızıyla sürerken Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ilk kumpas olarak değerlendirilen Şemdinli İddianamesini hazırlayan dönemin Van Savcısı Ferhat Sarıkaya da Burhan Yaz’ın ismini vererek itirafçı oluyor. Sarıkaya meslekten ihraç olduktan sonra para yardımlarını Burhan Yaz’ın getirdiğini söylüyor.

Burhan Yaz yargılanıyor ve FETÖ’den 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm oluyor.

Sonra devreye Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği giriyor.

Av. Yücel Bulut’un 15 Mayıs 2016 tarihli basın toplantısında Burhan Yaz hakkında söyledikleri nedeniyle “disiplin soruşturması” açılıyor.

Burhan Yaz’ın şikâyeti nedeniyle Yücel Bulut uyarma cezası ile cezalandırılıyor.

Burhan Yaz’ın şikâyetine dayanan ilgili sav şu şekilde:

“…Avukat Yücel BULUT’un hukuk ve mesleki etik kurallarına uygun düşmeyen söylemlerle basın açıklaması yaptığını, henüz kesinleşmemiş bir karar hakkında beyanda bulunduğunu, karar içeriğinden ziyade mahkeme hâkiminin kişiliği, kimliği ve geçmişi üzerinde durularak hâkimin hedef gösterildiğini, kararın davalı aleyhine kasıtlı olarak verildiği algısı oluşturulmaya çalışıldığını, şikayet edilen avukatın açıklamaları doğrultusunda ‘Yetkisiz Olduğu Anlaşılan’, ‘Hakkında Paralel Yapı Soruşturması Bulunan’, ‘Örgütün Kamikazi Hakimi’, ‘MHP’ye Çelme Takan’ şeklinde haber ve manşetlere neden olduğunu iddia etmiştir.”

Av. Yücel BULUT ise yazımın başında belirttiğim bilgileri savunmasına eklemiş ve ilerleyen süreçte “haklılığının somut bir şekilde ortaya çıktığını” belirtmiştir. Fakat bunlar yeterli görülmemiş ve uyarma cezası ile cezalandırılmıştır.

Bu absürt durumun medyada görünür olması üzerine Ankara Barosu ilk başta “kovuşturmaya yer olmadığı” yönünde karar verdiğini fakat Burhan Yaz’ın Türkiye Barolar Birliği’ne itirazda bulunması üzerine konunun tekrardan Ankara Barosu Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini ve Av. Yücel Bulut hakkında bu sefer Türkiye Barolar Birliği Kararı’nda yer alan maddeler kapsamında “uyarma cezası” verildiğini belirtmiştir.

Şu aşamada “kim kimcidir, ne necidir, kim suçludur, bu kararın altında kimlerin imzası vardır?” fasılları hiçbir önem taşımıyor.

İyi bir komediyi komedi yapan da zaten bu değil midir?

Gülersin, düşünmeden gülersin ve sonra daha çok gülersin. Gözlerinden yaşlar akarcasına gülersin. Ardından neye güldüğünü bile unutursun.

Av. Yücel Bulut’un başına gelenler de bu şekilde.

Ama şimdi biz hatırlamaya çalışalım.

FETÖ’cüye FETÖ’cü demek suç mudur?

Bu anlamsız karar neye, kimlere yaramıştır?