Birkaç iyi adam, FETÖ sürülerine karşı

Şahin Filiz yazdı...

Birkaç iyi adam, FETÖ sürülerine karşı

“Birkaç iyi adam” sayıyı değil Cumhuriyetçi milli duruşu anlatır. Hemen her fırsatta Fetö ve onun terörist faaliyetlerine, din perdesi ardındaki kirli hesaplarına, Türk halkını İslam’dan soğutmak için her türlü şeytanca manevrayı yapmaktan nasıl çekinmediklerine, sonuçta Cumhuriyetimize, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne iç ve dış desteklerden cesaret bularak nasıl arsızca saldırdıklarına dair yazılar yazdım. Yazmaya da devam edeceğim.

Fetö ile mücadele “birkaç iyi adam” yüzü suyu hürmetine kararlılıkla devam ediyor, etmelidir. Veryansıntv’de Fetö’nün yeniden yapılanması konusunda Emniyetimizin raporuna yer verilen bir haber yayınlandı. Sevindiğimi belirteyim, ama bu sevincimizin boğazımızda kalmaması için devletin bütün kurumlarındaki “birkaç iyi adam”a, Veryansıntv gibi Türk medyasındaki “birkaç iyi adam”a ne kadar muhtaç olduğumuzu, ülkemizi içeriden ve dışarıdan ahtapot gibi sarıp kuşatan düşmanların arsızlıklarından, saldırganlıklarından ve ahlaksızlıklarından daha iyi anlıyoruz. Fetö sürülerine karşı canla başta mücadele eden; bu “birkaç iyi adam”a milletçe destek olmak zorundayız.

Peki, Fetö sürülerinden ne kastediyorum?

Hepimiz biliyoruz, Fetö uluslararası bir istihbarat ve cinayet şebekesidir. Hedefi Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmak, Anayasal düzeni ortadan kaldırmak, Türk’ü Anadolu’dan sürüp çıkarmak, İslam’ı emperyalizmin oyuncağına dönüştürüp kale kapısını içerden açmak ve hangi görüşten, hangi etnik kökenden olursa olsun Türk halkının her ferdini işgalcilerin kölesi haline getirmektir. Fetönün amacı açıkça budur. Fetö donu kılı tüyü fetişleştirilen firari Fetullah ve çevresindekilerden mi ibarettir? Hayır, bunlar birer oyuncaktır; Fetö sözünü ettiğim amaçları taşıyan emperyalist bir projenin transandantal, soyut bir boyutuna dönüşmüştür. Terör örgütünün üyesi olan “gerçek şahıslar”ın cezalandırılması aşaması bile henüz tamamlanmamışken, bu amaçlarla artık kişileri aşan, emperyalist bir zihniyetin ifadesine dönüşen Fetö ile mücadele, “birkaç iyi adam”ın da yöntemlerini yetkinleştirmesi ile daha etkili olacaktır.

PKK terör örgütü Fetö’den ırağa düşer mi? Tabii ki hayır. Aynı amaçtadır. Peki, Hizbu’t-Tahrir farklı mı? Hayır, aynı amaçtadır. Bu köşemde Tahrir’i yazmış; Ramazan Koyuncu ile “Yüzleşme” programında dinci sahtekarlıklarını ortaya koymuştum. “Hilafet bizim için ölüm-kalım meselesidir; gerçek İslam hilafettir; en karanlık gün, Cumhuriyetin kurulduğu gündür” diyen bu örgüt, Fetö ile aynı çizgidedir. Fetö sürüsü bunlarla da sınırlı değildir. İrili-ufaklı liberaller, eski kulağı kesik cemaatçiler, tarikatçılar, minik minik parti kuran minikler, İslam’ın sırtından her türlü zenginliğe, lükse ve ahlak dışı hazlara dalmış gruplar Fetö sürüsünü oluşturuyor. Bu sürülerle baş etmek, daha ince ve kapsamlı bir zihniyet mücadelesi vermekle mümkün olabilir. Anayasamızın ilk dört maddesinde Türk bayrağı, ülkemizin sınırları, İstiklal Marşımız, bölünmez bütünlüğümüz, laiklik gibi temellerini bulan değerlerimizi, bizi biz yapan ilkelerimizi tartışan, değişmesini teklif eden ve eleştiren herkes, her grup, her görüş Fetö Sürüsünün üyesi ya da yardakçısıdır. Temellere saldıranlara temelden mücadele ile karşılık vermek şarttır. Aynı amaçları güden ve ilk dört maddeye saldıranların mutlaka “vesikalı” bir terör örgütüne mensup olmaları gerekmez; “vesikasız” çalışan ama hala “kayd”a girmemiş nice azılı Fetö iltisaklı “vesikasız vesikalılar” vardır. Bu kayıtdışı bölücüler ve ülke düşmanları, sağdan soldan, muhafazar veya sözüm ona Atatürkçü kesimden olabilir. Barışı ve demokrasiyi teröristler için isteyip Mehmetçiğe ve polise kurşun sıkılmasını özgürlük olarak gören satılık yarım-aydınlar, yarı-okumuşlar ve tam karanlık çehreler olabilir. Fark etmez. Hepsi de Fetö sürüsüne dahildir. Fetöcü olan için bazı dinsel simgeleri taşıması ve kendi aralarındaki iletişim tarzlarını biricik ölçüt saymak yetmez.

O zaman Fetöcü kimdir:

Mavi vatanı eleştirenler

Atatürk’e saldıranlar

Türk düşmanlığı yapanlar

İslam’ı Hıristiyanlıkla karıştıranlar

Cumhuriyet değerlerini yıkmayı din sayanlar

Türk milletini aşağılayanlar

Devletin ve Milletin memalikini çar çur edenler

Ahlaksızlığı din edinenler

Dış müdahalelerden istimdat umarak Türk siyasetini emperyalist vesayete teslim etmek için can atanlar

Fetö ve amaçları için her türlü insanlık dışı davranışı caiz görenler

Türkiye ve Türk halkının çıkarlarına bilerek ve isteyerek zarar verenler

Türkiye’yi ve Türk halkını yabancı ülkelere şikayet eden ezikler ve efendileri

Dindarlığı cehalete, yurt sevgisini vatan hainliğine, gelişmiş ve büyük Türkiye’yi müstemlekeciliğe kurban etmeyi amaçlayan herkes, her söz, fikir ve düşünce Fetöcüdür ve Fetö sürüsünün üyesidir.

Fetö sürüleri, Emniyetin haklı uyarısına göre, çoğalmakta; yeniden toparlanmaya, yeniden örgütlenmeye girişmektedirler. Sürülerin çobanlarına ulaşmak, çobanlarının zihniyetini deşifre etmek gerekir. Kozmik Fetö, bedeni yaralı ama hala beyni canlı; planı, amacı etkinliğini sürdüren bir terör örgütüdür.

Türk üniformasına girmiş bir Fetöcü, elindeki silahlarla Türk askerini ve milletini vurmuştur. Silahlı bir Fetöcü çok tehlikelidir, ama elinde bilimsel, siyasal, ekonomik ve toplumsal silahlar tutan Fetöcü çok daha tehlikelidir. Aynı şekilde, PKK terör örgütünün kandırıp dağa çıkardığı gençler tehlikelidir, ama onlara silah verip hedef tayin eden zihniyet çok daha tehlikelidir. “Kürt Sorunu” sayıklamasına inanmış Türk düşmanı ırkçı bir zihniyete son verilmedikçe, bu tehlike devam edecektir. Yine “Müslüman’ım diyenden zarar gelmez” gibi, İslam’a, insan yaratılışına, akla mantığa kökten ters bir önyargıya inanılmaya devam ettikçe, Fetö sürüleri, yeşil renkten çıkıp kendilerini her cemaatte yaşatabilecek başka renklere bürünebilirler. Nitekim birkaç iyi adamı da yoran bu acımasız gerçeklerdir.

Emniyet raporunda “kamuda halen çalışmakta olanlar” hakkında çalışma yapıldığı belirtilmektedir. Bu son derece sevindiricidir. Fetöcüleri silaha sarılmaya yönlendiren kalemler, paralar, tarikatlar, cemaatler üzerine gidilmelidir. Fetö terör zihniyetinin adı olduğuna göre, yalnız TSK’ndeki operasyonlarla yetinilmemelidir. Sivil ayakları, zihniyetlerinin temsilcisi olarak daha da tehlikelidir.

Her kurumumuzdaki “Birkaç iyi adam”a devlet ve millet olarak destek vermek, sahip çıkmak zorundayız. Neden?

Büyük ve bağımsız bir Türkiye, Türk Milleti için. Kendimiz için, geleceğimiz, kutsallarımız, çocuklarımız için…

Emniyetimizi kutluyorum.