Bizim mahallenin halleri

Murat Bölükbaşı yazdı...

featured

Sırtımda çantam, kafamda şapkam, üstümde eşofman ve bir şeyler dinlerken etrafı rahatsız etmemek adına devamlı kullandığım kulaklığımdan gelen müziğin ritmine uyduğum hızlı adımlarla günlük antrenmanımı yapacağım spor salonuna doğru giderken Koru mahallesi otobüs garajı yanındaki 40×25 ebadında sağlıklı olmayan bir zemine sahip halı sahada sözde antrenman yapma çabası içinde olan 25 kişilik bir gurup dikkatimi çekti. Tel kafesin dışından izlemeye başladım. Sorarak öğrendim ki, Türk Hava Kurumu Üniversitesinin Anka isimli Amerikan futbolu takımıymış. Başlarında yine kendi yaşlarında genç bir antrenör ciddiyetle ve şevkle antrenmanı yönetiyor, aynı şevk ve istekle sporcular verilen komutlara istek, arzu ve azimle cevap veriyordu. Bırakın koşmayı, yan yana yürümenin bile sakatlanma riski taşıdığı 1+0 daire formunda bir alana sıkışmış bu gencecik çocuklar olmayan spor politikaları ve rant’a kurban edilen spor alanlarına yapılan konutlarla zenginleşen ayrıcalıklı müteahhitlerin çocukları yürümesin yoksa ‘’uf’’ olur diye altlarına verdikleri son model milyonluk arabalarla gittikleri lüks spor salonlarında rahat rahat spor yaparken, ağırlaşan ekonomik yaşam şartlarında hiçbir sosyal yaşam enstrümanına ulaşma şansı kalmayan bu pırıl pırıl ‘’ana kuzusu çocuklar’’ her şeye inat sporun içinde sporla ayakta kalmaya ve yaşama tutunmaya çalışıyordu. Bir süre onları acı bir tebessüm ve ıstırapla izledikten sonra adımlarım ağırlaşmış beynim karışık düşüncelerle yoğunlaşmış şekilde spor salonunun yolunu tuttum…

2009- 2010 sezonun da Süper lig şampiyonu olan Bursaspor ligimizin 5. Büyüğü olma başarısını kazanmıştı. Ne yazık ki kuruluşundan 59 yıl sonra ilk defa 3. kategoriye düşen Bursaspor, taraftarını ve camiasını oldukça üzdü. Mağlup oldukları Bandırmaspor maçından sonra şehre dönen takımı karşılayan taraftarlardan biri, takım Kaptanı Burak Kapacağa saldırıp yumrukladı ve küfürler savurdu. Hani emniyet tedbirleri? Siz Türk toplumunu Finlandiya, Japon veya Kore halkı mı zannediyorsunuz; neden koruyucu ve önleyici tedbirler almıyorsunuz. Hem sporcuyu tehlikeye atıyorsunuz, hem de Türk insanının ve Ülkemizin uluslararası düzeyde sporda şiddet ve anarşi sorunlu olduğu imaj ve düşüncesine yol açıyorsunuz. Diğer yandan bakıldığında futbol kamuoyu eğer küme düşmeyi birine fatura edecekse bu futbolcu değildir bilesiniz! Kulübü 1 milyar lira borçla nefes alamaz ve hareket edemez hale getiren iş bilmez ama kulüplerden götürdükleriyle çalmayı iyi bilen yöneticilerdir. Başarıyı hep tüketerek elde etmeye çalışan, çıkarları doğrultusunda kulüp fonundan nemalanan, avanta muslukları kesilince yönetimleri istifaya çağırıp kaos yaratan basın ve taraftar guruplarıdır. Hep iddia ettiğim gibi, sporda devrimsel bir anlayışı devreye sokmak zorundayız. Bu da, bir spor kültürü oluşturmanın yollarını bulmak ve hayata geçirmekle olacaktır. Yoksa Bursaspor, Eskişehirspor, Karabükspor benzeri hikayeleri daha fazla ve sıklıkla görmeye devam edeceğiz. Ekonomik disiplini amaçlayan yeni spor yasası bir açıdan bunu sağlayabilir mi? Uygulanabilirse ve arka yollardan aşılmaya çalışılmaz ise en azından idari ve ekonomik açıdan mümkün olabilir. Lakin unutmayalım ki, 6222 sayılı şiddet yasası da uygulanabilseydi bugün takım Kaptanı Burak Kapacak kulüp otobüsünden inerken yumruklanmaz, Trabzonspor taraftarı maç bitmeden sahaya atlayamazdı. Yani, bu kafayla zor ama…

Gün geçmiyor ki TFF’de ‘’bu kadar da olmaz ki’’ diyeceğimiz bir karar çıkmasın!

TFF, İstanbul İl Gözlemcisi Adil Uçankan hakkında milli, ahlaki ve sportif kültüre aykırı yazı, yorum ve paylaşımlarda bulunmak suretiyle talimatlara aykırı harekette bulunması nedeniyle 30 gün hak mahrumiyeti cezası vermiş. Ne yapmış Adil Uçankan? Kanal İstanbul Projesi hakkında, ‘’Kanal İstanbul yapacağınıza halkın evini depreme karşı sağlamlaştırın’’ demiş; peki, Yalan mı söylemiş? Başka ne yapmış Uçankan! ‘’Neden Lösev-Lösante hastanesine tam ruhsat vermiyorsunuz? Neden satın alınmış olan Radyoterapi cihazına kullanım izni vermiyorsunuz?  Neden kanser tedavileri ve araştırmaları için doktor kadroları vermiyorsunuz? Neden daha fazla yatak ruhsatı verip daha fazla çocuğun parasız iyileşmesini istemiyorsunuz? Yoğun bakımları niçin açtırmıyorsunuz? Doktor amca farkında mısınız bilmiyoruz ama bazı kardeşlerimizi LÖSEV Hastanesi’nde yatak bulamadığımız için kaybediyoruz” diyen bir paylaşımı beğendiği için TFF disiplin kurulu tarafından maalesef yine hatalı ve siyasi yönün ağır bastığı bir kararla 30 gün hak mahrumiyetiyle cezalandırılmış. Çok açık anlaşılıyor ki, bu kararla Adil Uçankan nezdinde futbolun, ‘’yanlışa muhalif insan’’ tarafına adeta sopa gösterilmeye çalışılmış. Şunu ifade etmeliyim ki, bu paylaşımlar birey ve toplum menfaatini gözeten iyi niyetli duygu ve düşüncelerle gerçekleşmiş, düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde yapılmış, ahlaki, etik değerlere saygılı ve vicdanlı insanın yapacağı paylaşımlardır. Bu sebeple kişi hak ve özgürlüklerin cezalandırılması hiçbir hukuki gerekçeyle sebeplendirilemez. Çok daha fazla şey yazabilirim bu konu hakkında, ama insani değerler ölçeğini yitirmiş ve biat etmekten başka çaresi kalmamış esir ruhların aldığı bu kararları bugün bu satırlarda geleceğe not düşmek adına paylaşmak şimdilik yeterli olur sanırım.

Bizim mahallenin halleri

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

8 Yorum

  1. 1 ay önce

    Ne söyleyip ne yazdıklarını hiç dile getirmeden “Canan’ımıza” sahip çıkan kerli ferli, yaşlı başlı ‘aydınlarımız, yazarlarımız şairlerimiz’ böyle şöhret sahibi olmamış, topluma ve insana dair kaygılarını dile getirmiş olsa da Adil Uçankan’dan nasıl haberdar olsunlar di’mi? Bunu dile getirmeniz umarım bir ‘çomak’ vazifesi görür!

  2. 1 ay önce

    “ Türk insanının ve Ülkemizin uluslararası düzeyde sporda şiddet ve anarşi sorunlu olduğu imaj ve düşüncesi” bazi ifadeleri daha secerek mi kullanmaliyiz diye dusunuyorum. Zira bu cumlede ifade edilen siddet seviyesine ingilizleri ve diger bazi avrupalilari gordukten sonra Turklerin siddette bu seviyeye yaklasabileceklerini asla olasi gormuyorum.bunun disinda Guzel bir yaziydi okudugum.

    • 1 ay önce

      Yurttaş rumuzlu Sayın okuyucum; “ Türk insanının ve Ülkemizin uluslararası düzeyde sporda şiddet ve anarşi sorunlu olduğu imaj ve düşüncesi” “bazi ifadeleri daha secerek mi kullanmalıyız” uyarısı beni ikinci bir yazı planlamaya teşvik etti. En kısa sürede hazırlayıp bu düşüncelerinize atıfla sizlerle paylaşacağım. İlgi ve yorumunuz için teşekkür ederim.

      Cevapla
      • 1 ay önce

        VeryansinTV okuru olarak ilgiyle okuyuruz ve yeni yazılarınızı bekliyoruz Murat bey. Saygılar.

        Cevapla
  3. 1 ay önce

    Yüzde yüz katılıyorum. Özellikle şiddet konusu önemli. Son haftalarda liglerde ve kupada oynana karşılaşmalara bakın. Kocaelispor-Altınordu ve Kayserispor-Trabzonspor maçlarında neredeyse maç boyunca sahaya pet şişe yağdı. O kadar aracı, gereci nereden buldular? Maçı yöneten hakem sporcu sağlığını neden aklına getirmedi? Yazılacak ve söylenecek şey çok.

  4. 1 ay önce

    Bursaspor takım kaptanı’nın soyadı Altıparmak. Tarafım’dan sehven Kapacak olarak yazıldı. Okuyucularımdan özür dilerim. Saygılarımla

    • 1 ay önce

      Duzeltmeniz ve yazıniz icin tesekkurler. Ancak neden”yanlışlıkla” yerine “sehven”sözcüğünü kullandınız kı. sızler yapmayınız barı boyle.Saygılar

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!