Borsa İstanbul’un yüzde 10’unun Katar’a devri ne anlama geliyor? Bartu Soral değerlendirdi

Kalkınma ekonomisti Bartu Soral Borsa İstanbul'un yüzde 10'luk payının Katar’a devredilmesini Veryansın TV’ye değerlendirdi. Soral’a göre “Bunun anlamı ‘küresel dünyaya teslim olduk’ demek.”

Borsa İstanbul’un yüzde 10’unun Katar’a devri ne anlama geliyor? Bartu Soral değerlendirdi

VERYANSIN TV

Türkiye ve Katar arasında 10 anlaşma imzalandı.

Anlaşma kapsamında Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Katar Yatırım Otoritesi (QIA) arasında Borsa İstanbul'un yüzde 10'luk payının QIA’ya(Katar Yatırım Otoritesi) devredilmesi dikkat çekti. 
 
Peki Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk payının devri ne anlama geliyor?

Anlaşmayı eski Birleşmiş Milletler Türkiye Kalkınma Programı Müdürü Bartu Soral Veryansın TV’ye değerlendirdi. 

‘KÜRESEL DÜNYAYA TESLİM OLDUK DEMEK’

“Bunun anlamı aslında ‘küresel dünyaya teslim olduk’ demek” diyen Soral, “Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin varlıklarını, şirketlerini ve borsaya kote olan küçük şirketlerini yöneten borsanın yüzde 10 kontrolünün bir sermaye merkezine devredilmesi demek. Bunun anlamı aslında “küresel dünyaya teslim olduk” demek. En azından küresel dünyaya para bulabilmek için yüzde 10’luk milli varlığımızı devrettik demektir. “ ifadelerini kullandı. 

Soral’a göre bu anlaşmanın iktisadi olarak anlamı da “’Bizim acilen döviz girişi sağlamamız lazım, Katar gibi uluslararası sermayenin kullandığı bir ülkeye varlıklarımızın yüzde 10’luk bir bölümünü teslim edeceğiz’ demek”. “Yani para ihtiyacımızı biz buradan karşılayacağımız demek.”

‘MİLLİ KALKINMAYA GİRMEYECEĞİMİZİ GÖSTERİYOR’

Soral devrin siyasi olarak anlamını da şu sözlerle değerlendirdi:

“Biz yerli ve milliyeyiz diyoruz ya…Bu yerli ve milliğinin tamamen söylem olduğunu gösteren, realitede bizim uluslararası sermaye, şirketler ekonomisi olarak bahsettiğimiz sisteme teslim olduğumuzu, milli olarak herhangi bir kalkınma programına girmeyeceğimizi ve finansal olarak küresel dünyaya teslim olduğumuzu gösteren bir hamledir. 

Bu hamle bana göre hükümetin iktidarda kalmak için küresel dünyaya verdiği mesajdır. Bu uygulama, tıpkı bundan 10 yıl önce “deliğe süpürmeyin, kullanın” söyleminin bir başka tezahürüdür.  

Sayın Cumhurbaşkanı ve mevcut iktidarın biraz daha günü kurtarabilmek için, iktidarın süresini uzatabilmek için yaptığı bir hamledir. Bunun siyasi ve iktisadi olarak okunuşu budur. Üzücüdür ama gerçek budur.”