Büyük Taarruz Yazı Dizisi-50: İlk kurşun son kurşun

featured

Osman Kutlu yazdı…

Kurtuluş Savaşımızın bilinmezleri her alanda olduğu gibi ilk ve son kurşun konusunda da cehaletin dibindedir. Milli Mücadelenin simgesi olmuş faaliyetlere sözümüz yok ama diğerlerinin bilinmemesi acı vermektedir.

Son bölümde bu konudaki unutulmuş gerçekleri ve kahramanlarını hatırlamakta hatırlatmakta fayda var.

İLK KURŞUN

İlk kurşunla ilgili 4 olay vardır. Bana göre hepsi de kendi kategorisinde “ilk kurşun”dur.

  1. İzmir-Hasan Tahsin-Bireysel İlk Kurşun

Her ne kadar İzmir’de 15 Mayıs 1919 günü kahramanca şehit olan Hasan Tahsin nam Osman Nevres’i Milli Mücadele’nin ateşini yakan ilk kurşunun sahibi olarak tanıyor ve simge olarak kabul ediyorsak da gerçek anlamda “ilk kurşun” bundan 6 ay öncedir. Ancak Osman Nevres’in kocaman yüreğiyle yaptığı kahramanlık asla ve asla küçümsenemez. Hele o kurşunun kıvılcımının değeri paha biçilmezdir. Saygıyla ve rahmetle anıyoruz.

  1. Hatay/Dörtyol-Mehmet Çavuş-Sivil Halk İlk Kurşunu

Fransızlar, İskenderun’u işgal edip Halep ve Adana’ya doğru yayılmaya başladılar. Fransızlar ve onlarla birlikte gelen Ermeni Lejyonu işgal bölgelerinde yağma ve katliamlara giriştiler. 11 Aralık 1918’de Pozantı Dörtyol’a girdiler. 

Dörtyol’a bağlı Karakese köylüleri yağmalanma sırasının kendilerine geldiğini anlayınca köy yolunu taşlarla kapadılar, silahlandılar ve hazırlandılar. Mehmet Çavuş silahına doğrulttu ve tetiğe dokundu. En öndeki düşman askeri yere yıkıldı. İlk ateşte 15 düşman öldürüldü. Toparlanıp yeniden saldırdılar ama geçemediler. Çaresiz Dörtyol’a geri çekildiler. Karakese köylüleri de 10 şehit verdiler. 19 Aralık 1918.

Gerçek anlamda ilk kurşun, ilk direniş ve ilk zafer budur. Daha sonra Mehmet Çavuş güney cephemizdeki ilk Kuvayı Milliye olan Kara Hasan’ın çetesine girdi.

  1. Balıkesir/Gömeç-Ali Çetinkaya-Askeri Birlik İlk Kurşunu

Ali Çetinkaya, Mondros Mütarekesi imzalandığında Ayvalık’ta 172.Alay Komutanıydı.

29 Mayıs 1919 tarihinde Yunanlıların Ayvalık’a çıkartması sırasında Saraydan “Bırakın çıksınlar” diye emir verilmesine rağmen emri dinlemedi ve Yunan askerlerine ateş açtı. Yunan askerleri bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Düşmana askeri birliklerle açılan ilk ateş ve karşı koyma olarak kabul edilir ve direnişin başlangıcı sayılır.

ÇETİNKAYA soyadı Ayvalık’taki ilk direnişe ithafen Atatürk tarafından verildi. 

 Aynı zamanda, düşmanla ilk çatışmaların yaşandığı yerde, Balıkesir Gömeç ilçesi Karaağaç Köyünde, şehit olan yedi er için de bir şahitlik ve anıt vardır. 1939 yılında, Karaağaç köylüleri tarafından yaptırılmış ve Ali Çetinkaya tarafından açılmıştır.

Ali Bey’in bu direnişi sonuç vermiş, Yunanlılarla Belediye Çeşmesi Protokolü imzalanmıştır. Bu protokol her ne kadar birkaç gün süreli olmuş olsa da ilk resmî anlaşmadır. Düşmana karşı kazanılan resmî olarak ilk zaferdir. 

Bunun hatırasına Cunda Adasına “Ali Bey Adası” ismi verilmiştir. Ne yazık ki entelektüel olma sevdasına günümüzde herkes Cunda Adası demeye başlamıştır. Utanç verici bir durum olduğu gibi “Cunda” diyenler tarihe ihanet etmektedir, bu kadar nettir.

  1. Ödemiş-Kaymakam Bekir Sami Baran-Kuvayi Milliye İlk Kurşunu

Ödemiş‘te, Kaymakam Bekir Sami (Baran) Bey başkanlığında ilk teşkilat kurulmuş, adına da “Kuva-yi Milliye” denmiştir. Kaymakam Bekir Sami Bey 29 Mayıs 1919 tarihinde itilaf devletlerine çektiği telgraflarla bu mücadelenin başladığını bütün yurda ve Dünyaya bildirmiştir. “Yunan işgal kuvvetleri İzmir‘den çekilmedikçe bundan sonra, bu uğurda dökülecek kanların sorumluluğu size ve temsil ettiğiniz uluslara yönelecektir. Yirminci yüzyılın insanlık toplumunu yaşatmak, sizin vereceğiniz son karara bağlıdır. Silah patlarsa göreceğiniz yanıt çok acı ve çok acıklı olacaktır. Artık biliniz ki kalem değil, silah konuşuyor

Ödemiş‘te kurulan bu birliğe “Yiğit Ordusu” adı verildi. 15 yedek subay ile 15 Jandarma erinden oluşan bu Yiğit Ordusu‘na Yedek Subay Üsteğmen Ali Orhan (İlkkurşun) Bey komutan olarak atandı. Jandarma Komutanı olan Tahir Bey de Ödemiş Kuva-yi Milliye Komutanı oldu. “Kuva-yi Milliye Komutanı” ünvanını kullanan ilk kişi Jandarma Yüzbaşı Tahir Bey‘dir.

SON KURŞUN

İzmir-Hükümet Binası-Yüzbaşı Şerafeddin Bey

Önceki bölümde hikâyesini anlattığımız Şerafeddin Bey’in İzmir’de Hükümet Binasına bayrağımızı asması “son kurşun” olmasa da Kurtuluş Savaşı’nın sonu, Zaferin kazanılması olarak simgeleşmiştir. Ancak çatışmalar bir hafta daha sürmüştür.

İzmir-Urla

9 Eylül günü İzmir’in işgalden kurtarılmasına rağmen halen etrafta oldukça fazla düşman birliği vardır. Narlıdere üzerinden Urla’ya doğru ilerleyen birliklerimiz Urla’yı 12 Eylül günü işgalden kurtarmış, düşmandan temizlemiştir. Bu çatışmalar sırasında özellikle İngiliz gemilerinin denizden toplarıyla müdahaleleri dikkat çekicidir. 

Urla’nın kurtarılması görevi Yüzbaşı Kemal Beye verilir. 11 Eylül günü bugünkü İstihkâm Okulunun olduğu yerde bulunan Abdullah Ağa Çiftliği civarında İngiliz gemilerinden yapılan topçu atışları yüzünden Yüzbaşı Kemal Bey ve seyisi Onbaşı Baki şehit olurlar. Birlik Urla’ya doğru devam eder ve görevini tamamlar. Şehitlerimiz Urla Yıldıztepe Şehitliğinde yatmaktadır.

Bandırma-Ayyıldıztepe

3 yıl süren Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşımızın son çatışması, son şehitleri ve son kurşunu Bandırma Ayyıldıztepe’de yaşanmıştır. Günümüzde burada görkemli bir Anıt vardır. 

16 Eylül 1922 günü, artık Anadolu’nun herhangi bir noktasında bile tutunma umudu kalmayan düşman Bandırma halkından yakaladıklarını eski Haydar Çavuş Camisine doldurup katletmek üzere patlayıcılar yerleştirirler. Şehri de yakarak Erdek’te bekleyen gemilerle kaçmak üzere yola çıkarlar. 

Düşmanı amansızca takip eden ordumuz Ayyıldıztepe’de nihayet yakalar. Yaşanan şiddetli çatışmalarda 61.Alay Komutanı Yarbay Vecihi Bey dâhil 80 askerimiz şehit olmuştur. Düşman darmadağın edilmiş ve Bandırma 17 Eylül 1922 günü işgalden kurtarılmıştır. 

İşgalden en son kurtarılan yer Edincik ve Erdek’tir. Ancak herhangi bir çatışma söz konusu olmamıştır.

18 Eylül 1922 günü Anadolu topraklarında tek bir düşman askeri kalmamıştır. Buna karşılık son yıllarda bazı akademisyenler eliyle bazı yerlerde bu tarihten sonraki günlerde Kurtuluş Günü kutlanmaya başlandı. Kurtuluşun ne anlama geldiğini bile bilmeyen, bir askere sormaya bile tenezzül etmeyen akademisyenler Çanakkale bölgesinde Bayramiç, Ezine, Ayvacık ilçelerinde Kurtuluş günlerini değiştirdiler. 22-23 Eylül günlerini “Kurtuluş Günü” olarak tescil ettirdiler. Bir Allahın kulu da sormuyor “18 Eylül günü Anadolu topraklarında tek bir düşman askeri kalmadıysa 22 Eylül’de kimden kurtarıldı buralar?”

Cahillik diplomayla kalkmıyor, semer değiştirmekle olmuyor işte…

 

Büyük Taarruz Yazı Dizisi-50: İlk kurşun son kurşun

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 22 Ocak 2024, 22:24

    Komutanım, bu çok değerli ve bilmediğimiz konuları da irdelediğiniz yazı dizisi için size çok teşettür ederim. ellerinize sağlık.

  2. 21 Ocak 2024, 21:42

    Sayın Osman Kutlu, yazı dizinizi kitap haline getirmenizi öneririm.
    Emeğinize sağlık

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!