Casuslukla suçlanan savcı ‘kumpas’ dedi

Türkiye'deki İranlı muhaliflerin kaçırılması davasında sanık olarak yargılanan savcı Davut Yılmaz, hakkındaki suçlamaları reddetti. Yılmaz, "Ben bir savcıyım, suç işlemek için nasıl araba verebilirim. Ben bu olayın kumpas olduğunu düşünüyorum" dedi. 

featured

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına Savcı Davut Yılmaz,  By Sağlam Savunma Sanayii şirketi sahibi İhsan Sağlam’ın da aralarında olduğu tutuklu 14 sanık getirildi. Duruşmaya 2 tutuklu sanık SEGBİS’le bağlandı.

Duruşmada savunma yapan savcı Davut Yılmaz, Denizli, Yalova ve Zonguldak’ta adam kaçırma ve kaçırma teşebbüsüyle suçlandığını belirterek, “İddianamede 3 eylemden bahsediliyor. Benim bu suçlarla uzaktan yakından alakam yok. HTS kayıtlarında bile o illere gittiğime yönelik bir tespit yok. İhsan Sağlam benden araç istedi, rica etti. Israr edince vermek zorunda kaldım. İhsan, İzmir’de birini kaçırmak için aracı istemiş, savcılıkta öğrendim. Ben bir savcıyım suç işlemek için nasıl araba verebilirim. Arabayı İstanbul’da seçim çalışmasında olarak biliyordum. Araç üzerindeki ‘hakim-savcı’ logosunu çıkartıp, aracı öyle vermiştim. İddianamede örgüt diyor. Örgüt burada nerede? Ben bu olayın kumpas olduğunu düşünüyorum. Hala devletin savcısıyım. Açıkta da olsam devletten maaşımı alıyorum, ailem lojmanda oturuyor. Kaçma şüphem yok. Bu kumpas bir gün patlayacak. Kumpası yapanlar bir gün yargılanacak ve cezaevine girecek. Kumpasın yargı ayağı da var. Casusluk suçundan tutukluyum, suç işlemedim, suçsuzum, tahliyemi talep ediyorum” dedi.

‘ARACI SEÇİM ZAMANLARINDA KULLANDIK’

Sanık İhsan Sağlam, “Morteza İran’da iş adamı toplantısında tanıdığım birisi. Olay tarihinde Zonguldak’ta, ben başka yerde tatildeydim. O tatil için isnat edilen 50 bin dolar. Zaten tatil ücreti ancak o kadardır. 50 bin doları 16 kişiye mi dağıtacağım. Mortaza benim getir götür işlerimi yapar. Davut Bey’in aracını aldım evet, aracı seçim zamanlarında kullandık. Bunu fotoğraflarla ispatlayabilirim. Benim durumum iyidir, kimseden para almadım almam. Tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu. Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmediklerini belirterek tahliyelerini istediler.

3 SANIĞA TAHLİYE KARARI

Mahkeme heyeti, sanıklardan Mehmet Emin Araci, Behnaz Ebrahimihajisarayi ve Tuba Eren’i adli kontrol şartıyla tahliye etti. Heyet, Davut Yılmaz ve İhsan Sağlam’ın da aralarında bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

CASUSLARLA İŞBİRLİĞİ YAPTI, YASAL ENGELLERİ KALDIRDI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İran’a kaçırıldığı iddia edilen, eski Albay Mashali Firouze, eşi Arezou Saeidvand, oğulları Arıan Aminmavaneh ile kaçırılmaya çalışılan eski İran Deniz Kuvvetleri Subayı Mohammed Rezaei ve ekonomist Shahnam Golshani mağdur olarak yer aldı.

İddianamede, İran’da haklarında yakalama kararı bulunan Askeri İstihbarat Dış Operasyonlar Müdürü Seyed Mehdi Hosseini, İstihbarat Dış Operasyonlar Birimi Sorumlusu Ali Ghahramanıhajıabad ve Shahab Hosseini’nin talimatları doğrultusunda, Morteza Soltan Sanjari isimli casusun Türkiye’ye giriş yaptığı belirtildi. Sanjari, İranlı rejim muhaliflerinin kaçırılması için Türkiye’de işbirlikçi ve suç örgütleri bulmakla görevlendirildi. Sanjari, bu amaçla  By Sağlam Savunma Şirketi’nin sahibi, örgüt lideri olduğu iddia edilen İhsan Sağlam’la tanıştı. Kendisini işadamı ve diplomat olarak tanıtan Sağlam, ‘Mikail- Angel’ kod ismini kullanarak çevresinde güven tesis etmeye çalıştı. Kardeşleri, kuzenleri ve sevgilisi Tuba Eren’den oluşan suç örgütünü yönetti.

İddianamede göre Savcı Yılmaz, 2019-2022 arasında İranlı rejim muhaliflerinin kaçırılması, istihbaratçılar ve Sağlam’ın ekibiyle işbirliği yaptı. Yılmaz, örgütün önüne çıkan yasal ve bürokratik engellerin kolayca aşılmasını ve ortadan kaldırılmasını sağladı.

Eski polis memurları Metin Ergün ve Mehmet İyigün’le hiyerarşik bağ kurarak, İran istihbaratının Türkiye’de planladığı espiyonaj faaliyetleri doğrultusunda rejim muhaliflerinin tespiti ve kaçırılmasına yönelik girişimleri koordine etti. Bunu yaparken ise gizliliğe dikkat ederek ‘+18…73’ numaralı yurt dışı internet hattını kullanarak örgütün hareket alanını genişletti.

İddianamede Yılmaz, uluslararası koruma altında bulunan şartlı mültecilerin kanunen gizli bilgilerini, sınırlı erişime açık elektronik imzayla giriş imkanı sağlayan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin edip İran istihbaratına ilettiği ifade edildi.

KAÇIRMA GİRİŞİMİNDE SAVCININ ARACI KULLANILDI

Yılmaz’ın, Seyed Mehdi Hosseini’yi ve İhsan Sağlam’ı adliyedeki makamında ağırladığı da belirtildi. İran casusluk örgütü Şubat 2019’da Denizli’de yaşayan muhalif Mashali Firouze ve ailesini İstanbul-Denizli- Van üçgeni üzerinden İran’a kaçırdı.

Eylül 2019’da Yalova’da ikamet eden ve uluslararası koruma kararı altına alınan eski İran Deniz Kuvvetleri Subayı Mohammed Rezaei kaçırılmaya çalışıldı. İran Askeri İstihbarat yetkilisi S.M. Hosseini Türkiye’ye gelerek Savcı Yılmaz’la 50 bin dolar karşılığında anlaştı ancak, Rezaei kaçırılamadı.

Muhalif Shahnam Golshani için de Savcı Yılmaz’la 100 bin dolarlık anlaşma yapıldı. Golshani’nin başarısız kaçırılma girişiminde kullanılan aracın Savcı Yılmaz’a ait olduğu belirlendi. İddianamede şüphelilerin, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Suç örgütüne üye olma’, ‘Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme’, ‘Cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından cezalandırılmaları istendi. Davut Yılmaz için 23 yıldan 42 yıla kadar, İhsan Sağlam için de 24 yıldan 52 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Diğer 14 sanık için de değişik oranlarda hapis cezaları talep edildi.

Casuslukla suçlanan savcı ‘kumpas’ dedi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!