Cem Aziz Çakmak’ın şehadetinin beşinci yılında kumpası tekrar hatırlamak

Balyoz davasından tutuklu olduğu dönemde akciğer kanserine yakalanıp tedavi gördüğü GATA’da yaşamını yitiren emekli Tuğamiral Cem Aziz Çakmak, ölümünün 5. yılında anıyoruz.

Cem Aziz Çakmak’ın şehadetinin beşinci yılında kumpası tekrar hatırlamak

VERYANSIN TV

FETÖ’nün Balyoz kumpasıyla hapsedilen Tuğamiral Cem Aziz Çakmak bundan 5 yıl önce kanser tedavisi görürken hayatını kaybetti.

FETÖ’nün Balyoz kumpası TSK 1. Ordu Komutanlığı’nda dönemin Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini devirmek için hazırlandığı iddia edilen askerî darbe planı uydurmacasıydı. Darbe planı olduğu iddia edilen “Balyoz”, Taraf gazetesinin “AKP ve Gülen’i Bitirme Planı” ve de “Türkiye’yi Balyozla Ezeceklerdi” gibi haberlerle kamuoyuna duyurulmuştu. Daha sonra FETÖ’nün “Balyoz davası” kapsamında askerleri görevlerinden edip yerine kendi elemanlarını yerleştirdiği ortaya çıkmıştı. Akşam Gazetesi’nin 13 Haziran 2016 tarihinde yaptığı haberde iddia edildiğine göre 1. Ordu’daki paralel yapının elemanları gizli bilgileri Tuncay Opçin ile paylaştı. Opçin’in verdiği gizli bilgilerde çeşitli oynamalar yapıldı ve böylece “Balyoz planı” oluşturuldu.

Taraf gazetesinin 20 Ocak 2010 tarihinde yaptığı haber üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açtı ve soruşturma sonucu açılan davaya 19 Haziran 2010’da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Mahkeme, 21 Eylül 2012’de Çetin Doğan, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına’nın da aralarında bulunduğu 365 sanıktan 325’ini “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti.

Mehmet Baransu, Tuncay Opçin, Yıldıray Oğur, Ahmet Altan ve Yasemin Çongar’ın yüksek güvenlikli kozmik odalarda korunması gereken devletin güvenliğine ilişkin vesikaların kısmen veya tamamen yok edilmesi imha edilmesi, çalınması, bulundukları yerden gizlice alınması, gizli kalması gereken bilgilerin temin edilmesi, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerin açıklanması suçlarını işledikleri tespit edildi. Konu ile alâkalı olarak Saygı Öztürk’ün 13 Ekim 2013’te “Ulusal projeleri yürütenlere balyoz” başlıklı yazısı, Balyoz Davası’nda Deniz Kuvvetleri personelinin nasıl hedefe konduğunu açığa çıkarıyor. Görevden el çektirilen muvazzaf askerlerin TSK’da yürüttüğü görevler, kurulan kumpsların aslında devleti zayıflatma hedefini de belirtir mahiyette: “De­niz Kuv­vet­le­ri per­so­ne­li­nin, Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri için­de­ki ora­nı yüz­de 9 ol­ma­sı­na rağ­men, ‘Bal­yoz Da­va­sı­’n­da tu­tuk­la­nan­la­rın yüz­de 55’i­ni de­niz­ci­ler oluş­tu­ru­yor. Ha­va Kuv­vet­le­ri Ko­mu­tan­lı­ğı­’n­da tu­tuk­la­nan­la­ra ba­kıl­dı­ğın­da bun­la­rın da hep ulusal projelerde görev almış olması dikkat çekiyor. İn­san­sız Ha­va Ara­cı ge­liş­tir­me ko­nu­sun­da Ha­va Kuv­vet­le­ri­’nin en yet­kin isim­le­rin­den olan Tüm­ge­ne­ral Be­ya­zıt Ka­ra­taş, 16 yı­la mah­kum edil­di. F-16 uçak­la­rı­nın test pi­lo­tu ve ‘F-16 Pro­je­si­’nin ge­liş­tir­me so­rum­lu­su Tuğ­ge­ne­ral Ku­bi­lay Ba­loğ­lu, 16 yı­la mah­kum edil­di. Uzun Men­zil­li Si­lah­lar Pro­jesi­’nin ba­şın­da­ki Al­bay Yu­suf Vol­kan Yü­cel, 16 yı­la mah­kum edil­di. Ha­va Kuv­vet­le­ri­’nin ya­zı­lı­mı­nı Türk­çe­ye çe­vi­ren ve mil­li ya­zı­lı­mı üret­ti­ren Kor­ge­ne­ral Ra­sim Ars­lan, 16 yıl ha­pis ce­za­sı­na çarp­tı­rıl­dı. İş­te, bü­yük ba­şa­rı­la­ra im­za atı­lan De­niz Kuv­vet­le­ri Araş­tır­ma Mer­ke­zi­’nin ba­şın­da olan ko­mu­tan Al­bay Mus­ta­fa Ci­ve­lek ve çok sa­yı­da mü­hen­dis de İz­mi­r’­de de­vam eden da­va­nın sa­nı­ğı… On­la­rın ba­şı­na ge­len­ler­den son­ra bu mer­kez­den çok sa­yı­da mü­hen­dis ay­rıl­dı. Ya­ni, bu kıy­met­li mer­kez de bü­yük öl­çü­de çö­ker­til­miş ol­du. Cem Aziz Çakmak, 3 Mart 2015 tarihli bir Twitter gönderisinde ise Can Dündar’ı Balyoz kumpasına ortak olmakla suçladı.”

Twitter sayfasından Ahmet Altan’a da ‘Ey Ahmet Altan GATA’daki hasta yatağımdan sana meydan okuyorum’ diye seslenmişti.

KANSERE YAKALANINCA TAHLİYE EDİLMİŞTİ

Balyoz Davası’ndan 18 yıl hapis cezasına çarptırılan ve akciğer kanseri nedeniyle Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören tutuklu Tuğamiral Cem Aziz Çakmak (50), hastalığından dolayı infazı altı ay ertelenince 2014 yılının Şubat ayının başında tahliye edilmişti. Emekli Tuğamiral Cem Aziz Çakmak, tahliye haberini alınca Twitter’dan ilk sözü “3 yıldır elimden bir kumpasla alınan özgürlüğümün bir tümörle geri verilmesi ne acı” şeklinde olmuştu.

BERAAT ETTİ

Balyoz Davası’nda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararıyla tüm sanıklar tahliye edildi. Çakmak yeniden yapılan yargılamada beraat etti. Uzun süredir Ankara GATA’da tedavi gören Çakmak 21 Haziran’da yoğun bakıma alındı. Bundan beş yıl önce sabah saatlerinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Cem Aziz Çakmak 22 Ağustos 2011 tarihinde Silivri’de yaptığı savunmasında meydan okumuştu. 24 Şubat 2010’da tutuklandıktan sonra kızının 16 Nisan tarihinde düğün davetiyelerini yakmak zorunda kaldığını belirten Çakmak, “Kızıma bunu yapanlardan ve destekçilerinden hesap soracağıma dair söz verdim ve sözümü tutacağım. Temelinde kalleşlik ve ihanet olan bu dava Türk Siyasi tarihinde de kara bir sayfa olarak yer alacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

‘YARGILANDIKLARI MAHKEMELERE HER GÜN GİDECEĞİM’

Cem Aziz Çakmak hastalığı nedeniyle tahliye edildikten sonra Hürriyet’e konuşmuştu. Çakmak, “Beni bu 3 senelik hapis döneminde yıkan 2 şey oldu. Bunlardan bir tanesi kızımın gelinliğiyle Hasdal’a gelmesidir.

Hayatımda hiç kendimi o günkü kadar aciz hissetmedim. O gün kendi kendime bir söz verdim. Bunu bana yapanlardan öyle bir hesap soracağım ki. ‘Hiç vazgeçmeyeceğim. Onların yargılandığı mahkemelere her gün gideceğim’ dedim” ifadelerini kullanmıştı.