Cenabet bir pazar günü yaşadık

Nihat Genç yazdı...

featured

Pazar sabahı, CHP’li Aykut Erdoğdu‘nun rezaletleriyle uyandık, akşama, üç İslamcı siyasetçinin porno filmiyle geceyi tamamladık.

Neye uğradığımızı şaşırdık.

Rezillik kasırgası!

Ancak iğrenç rezillikler ne islamcıları ne CHP’yi doyurmaya yetmedi, hiç oralı olmadılar, ne oluyor diye CHP’lilere ve sonra TGRT kanalına baktım, dıngıllarında değil!

Skandal üzerine parti meclisini toplayan Kılıçdaroğlu, parti merkezinde nükleer bomba gibi patlayan skandalı arkadaşlarıyla enine boyuna değerlendirdi!

BİRİNCİ BÖLÜM

Kılıçdaroğlu: -Arkadaşlar, Pazar günü, partimiz için çok bereketli bir gündü, nihayet Türkiye’nin gözleri üstümüzdeydi ve bütün sosyal medya gün boyu bizleri konuştu. Anladık ki, biz yanlış yerden siyaset yapıyoruz. Bu akşamdan itibaren daha çok ilgi çekebilmek için bir dizi ‘skandal’ kararı aldık hep birlikte devreye sokacağız!

Arkadaşlar, gerçekler ortaya çıktığına göre artık korkacak bir şey de kalmadı.

Özgür Özel: -Ben genel başkanımın yanındayım, yürü genel başkanım, Kılıçdaroğlu ne diyorsa, o!

(Erdoğan Toprak, Kaan Salıcı, Eren Erdem, Tuncay Özkan….): -Biz de, genel başkanım, yanındayız, ne diyorsanız o…

Kılıçdaroğlu: -Arkadaşlar, Türkiye’nin en güvenilir gazetecisi Uğur Dündar’ın Demokrasi Arena programının kahraman savaşçısı Aykut Erdoğdu’nun ‘elli adamla yattığı’ dediği kadınla evlenmesi ve beni beş defa arayarak yeni eşini parti meclisine seçtirmesi rezaleti, dişimizin kovuğuna sığmaz, bize yetmez, daha yeni kasetlere yeni ahlaksızlara çok daha çarpıcı iğrenç yeni skandallara ihtiyacımız var!

Tuncay Özkan: -Sabırsızlanıyorum, ağzınızdan baklayı çıkartın genel başkanım..

Kılıçdaroğlu: -Arkadaşlar, ilk icraatımızı açıklıyorum, hepimiz, büyükçe saksılara .ıçıp ve saksıları genel merkez önünde sergileyeceğiz…

Erdoğan Toprak: -Müthiş fikir! Halk bize hiç bir şey yemediğimiz için oy vermiyor, oysa, ne haltlar yediğimizi parti önünde bir güzel sergilersek…

Kaan Salıcı: -Şöyle, saksıları ağzına kadar doldurmak lazım…

Tuncay Özkan: -Genel başkanım, hepsini saksıya az gelir, şöyle .ıçıp .ıçıp parti binasını sıvasak…

Kılıçdaroğlu: -Öyle gizli saklı ve artık utanılacak bir şey de kalmadı arkadaşlar, İstanbul Belediyesi’nden ilham alalım, geçenlerde ‘doğaçlama dansçılar’ı izledim. Aynen, onlar gibi partinin içine kapısına duvarlarına girişine masalara toplantı odalarına hep birlikte ‘doğaçlama’ .ıçacağız! Uğur Dündar bey’den de rica ettim, Demokrasi Arenası programını tam biz .ıçıp sıvarken çekecek! Ayrıca Halk TV canlı yayına geçecek… Biz sıvayacağız onlar serhat türküleri söyleyecek!

Eren Erdem: -Genel başkanım, bir saksı dolusu .ıçabilmemiz için önce dolu dolu yememiz lazım, bence iktidara gelmemizi bekleyelim, iktidarımızda biz de yiyelim, saksı, sıvama, sergilerimizi sonra açarız…

Kılıçdaroğlu: -Arkadaşlar seçimi bekleyecek sabır kalmadı, halkımız bizden acilen icraat bekliyor, hemen kolları sıvamamız şart… Elimizi çabuk tutmalıyız. Nasıl .ıçtığımızı saraydakiler de görürse onların da gözleri korkar!

Özgür Özel: -Genel başkanım, benim daha çarpıcı ters köşe bir fikrim var, şöyle, dün Mahmut Efendi’nin cenazesini gördünüz, kalabalık ağzımın suyunu akıttı, şimdi, diyorum ki, Erdoğan Toprak, siz, ben, Tuncay, Eren Erdem, Bekaroğlu, Sezgin Tanrıkulu, hepimiz acilen çarşafa girelim…

Tuncay Özkan: -Bence çok iyi fikir, biz vekiller, yarından tezi yok, hepimiz çarşafa girelim, halkın arasına karışalım, çarşaf altından zaten kimin .ıçtığı da belli olmaz, bizi çarşaflı gören halkımız, günahlarını almışız, bunlar da bizdenmiş der…

Kılıçdaroğlu: -Arkadaşlar, çarşaf yetmez.. Şeyhlerin ikinci, üçüncü, dördüncü, kuması olmamız lazım… Ben diyorum ki, Altılı Masa hazır kurulmuşken, hepimiz çarşafa girip, Altılı Masa’dakilere ‘nikah’ yapalım… Özgür Bey, Tuncay Bey, sizin nikahınızı Babacan’a… Sezgin bey, sizin nikahınızı Davutoğlu’na yapalım…

Kaan Salıcı: -Sizin nikahınızı kime yapacağız genel başkanım?

Kılıçdaroğlu: -En ağır yükü ben üstleniyorum arkadaş beni direkt Tayyip’e nikahlayın!

Özgür Özel: -Genel başkanım, çok doğru diyorsunuz, Altılı Masa’yı halkımız ciddiye almıyor, hazır çarşafları giymişken hepimiz daha kısmetli bir yere kuma gitmeliyiz… Bence çarşafları giyip hepimiz telli duvaklı sarayın haremine gideriz, sarayın zaten bin odası var, binbir gece masalı gibi, hay fikrinle bin yaşa genel başkanım, sonunda sarayın kapılarını bize açmayı akıl ettin!

Kılıçdaroğlu: -Evet çok şahane fikir! Arkadaşlar biliyorsunuz ben çok tarih okurum. Tarihte bütün padişahlar nasıl değiştirildi, şöyle, haremlerine aldıkları kadınlar entrika çevirip tahtı oğulları üstüne aldılar, aynen…

Kaan Salıcı: -Çok akıllıca, evet, Tayyip ölünce de saray bize kalır!

Tuncay Özkan: -Müthiş çözüm!

Özgür Özel: -Tamam anlaştık sayın genel başkanım, şimdi hangi kararımızdan, önce saksılarla mı başlayalım yoksa önce çarşafa mı girelim…

Kılıçdaroğlu: -Arkadaşlar, saray, en büyük yiyici, saraydakiler de bizim iyi yiyiciler iyi .ıçıcılar olduğumuzu görsünler, önce saksılara .ıçıp saraydakilerin ağızlarının suyunu akıtalım, gözleri korksun, desinler ki, yahu bunlar da maşallah ne yemişler… Arkadaşlar adam olacak çocuk, .okundan belli olur. Arkadaşlar dağ tepe kadar .ıçacak gücümüz yoksa zaten bizi kimse iktidar yapmaz!

Tuncay Özkan: -Toplantı bitmiştir arkadaşlar, ben saksımı aldım, kapıya iniyorum..

Kılıçdaroğlu: (Tuncay Özkan’ın elindeki saksıyı beğenmez) -O saksı sana küçük gelir Tuncay… Sana arkadaşlar bidon hazırladı…

Kaan Salıcı: -Ya da genel başkanım, parti önüne bir direniş hendeği kazalım ve hepimiz tek tek saksılarla vakit harcamayalım, topluca hendek’i dolduralım…

Kılıçdaroğlu: -Arkadaşlar, yıllar önce ben ne dedim, hatırlayın tıpış tıpış afedersiniz ..ke ..ke oy verecekler, diye, ne oldu, vermediler, o halde, şimdi, mottomuzu değiştiriyoruz, .ıça .ıça bize oy verecekler, .ıça .ıça iktidara geliyoruz! Hadi iş başına, .ıçmayana vekillik yok!

Tuncay Özkan: -Sık boğaz etmeseniz genel başkanım, öyle he deyince .ıçmak olur mu, şöyle, dinlene dinlene rahatlaya rahatlaya, önce, onca yediğimiz içtiğimizle, bir helallaşelim…

Kılıçdaroğlu: -Evet arkadaşlar, önce .oklarımıza sarılıyor .oklarımızla helalleşiyoruz…

Özgür Özel: (heyecanla bağırarak) -Genel başkanım… Şuraya bakın… Genel merkez önünde içinde… Heryeri doldurmuşlar… Vallahi bize .ıçacak yer kalmamış… Bakın, Fetö .ıçmış, PKK’lılar .ıçmış .ıçmış doldurmuş her yeri…

Kılıçdaroğlu: -Yahu ne heyecan yapıyor milleti ayağa kaldırıyorsun şöyle uygun bir köşe buluver kendine!

İKİNCİ BÖLÜM

ÜÇ MAĞDUR PORNOCU İSLAMCI

Halkımız, CHP’nin .ıçma şenlikleriyle eğlenirken, birden…

Yandaş Cem Küçük, Sedat Peker’e ‘onun elinde belge yok, sallıyor’ deyince, Sedat Peker tarafından olduğu iddia edilen bir porno videosu sosyal medyaya düştü ve hakkaten beklenen 9’luk depremle ortalık sarsıldı ancak bu rezalete rağmen yine hiçbir İslamcı enkaz altında kalmadı!

Videoda, bir otel odasında, üç islamcı, ki, iddiaya göre aralarında AKP’li vekil adayı ve TGRT Ceo’su… Anaaaa. Milletin ağzı açık kaldı.

Allahım, dedim, biz ne .oklar yemişiz ki bize bu görüntüleri reva görüyorsun! Yüzde yüz kesinlikle söylüyorum zaten sona gelmiş cinsel hayatımızın bir daha kendine gelme ihtimali hiç yok, zaten bir atımlık barutumuz vardı, onu da Bastille’in yıkılacağı güne özenle saklıyorum! Aynen.. Görüntüler herkeste de aynı tesiri gösterip her mahlukatı infilak ettirmiş ve bir çok insan da, kardeşim, biraz süs püs olur, biraz insanda sindirim olur, işin içinde biraz neşe olur, ne bu ya, deyip Pazar gününü bir millet mide ağrıları ve varoluş sorgulamalarıyla geçirdi!

Yoksa rahmetli Mahmut Efendiler’in günahını mı aldık, bakın, ahirete intikal ettikten bir gün sonra, memleket sahipsiz ve nursuz ve kepazelikler içinde kaldık. Bu görüntülerden sonra, artık bir milleti, iktidarı, islamcılar’ı yazarlarını bir daha geri döndürmek mümkün değil, çünkü dünkü görüntüler şeytanın dahi bu ifritlere yetişemeyip yarı yolda can çekiştiğini gösterdi!

Ve, dağılan beynimi birden toparlamama fırsat…. İnsan hakları kadın hakları evrensel haklar ve hukuk savunucusu baş tacımız Nagehan Alçı’nın yazısına gözüm ilişti. Alçı, yazısında, olan kadınlara oluyor deyip, kadın dayanışmasıyla Aykut Erdoğdu’nun cici eşinin çok yalnız kaldığını söyleyip Tuba hanıma sahip çıkıyordu, derken, beynimde yeniden ışıklar yandı!

Tuba hanıma sahip çıkan var ama bu üç islamcı eşcinsele sahip çıkan kimse yok.

Bu üç islamcı eşcinseli yalnız bırakmaya vicdanım el vermez!

Arkadaşlar, İslamcılar’ı video görüntüleriyle yine ‘mağdur’ etmeye utanmıyor musunuz? Daha derin hakikatleri yazsanız böyle çirkin porno görüntülerle uğraşmasanız!

Bu iğrenç görüntüleri kesin 28 Şubatçılar yayınlamıştır ya da dış güçler!

Ayrıca, orası, otel odası değil, bir manastır!

Peki, üç İslamcı, manastırda porno film mi çekiyor diyeceksiniz!

Hayır arkadaşlar, önce, bakın oda ne kadar havasız ve karanlık, bu yeterince mağdur olmak demektir!

Orada porno film değil, öte dünyaya intikal ettiklerinde huri ve meleklerle islami kaidelere göre nasıl cima yapılmasını tatbik ediyorlar!

Ayrıca, asıl mağduriyet, koskoca odada ve yatakta sadece üç kişiler, oysa, liberallere ve İslamcı liberallere göre ‘inanç’ özgürlüğü var, yani, odada, her inanç ve mezhep ve her tarikattan bir temsilci bulunmalıydı… Hatta o yatakta her etnik yapıya federatif bir köşe eşit yurttaşlık gereği verilmeliydi.

Ayrıca, İslamcılar da can nefis taşıyor, neden, aynı gün LGBT’liler ortalıkta .al..şak yürüyüş yaparken zavallı İslamcılar karanlık otel odalarına atılıyor, ki, pornoda, karanlıktan, kimin kimi, belli olmuyor!

Ben zaten demiştim, meclisi iptal edip sarayı kurar, dini ahlakı yasaları basını kaldırırsanız, olacağı buydu, artık kim kimi tutarsa… Sayın seyirciler, insanlar Tanrısız inançsız kalmasın, işte ibreti alem, haşa, penis denilen putlara tapmaya başlıyorlar, ki, penis de (fallus) çok tanrılı Yunan mitolojisine özentidir!

Görüntülere aldanmayın, bu üç mübarek mağdur eşcinsel kardeşimizi asıl siz, Cuma namazında ellerinde karton seccade, camii kalabalığı önünde, dizlerini büküp başlarını değdirecekleri yer ararken ve şeyhleri dua ederken döktükleri kanlı gözyaşları içinde görmelisiniz!

Görüntülerde görünmeyen yerler de var, üç mağdur eşcinsel kardeşimiz, bence, dünyaya hayata sıkıştıkları dar muhafazakar çevreye meydan okuyor isyan ediyor ve sokaklarda gösteriler yasak olduğu için otel odasında eyleme geçiyorlar!

O otel odasında üç İslamcı eşcinsel, bir destan yazdılar, kör inançlarının dogmalarının, yetiştirildikleri sürüklendikleri hortlak karanlık çürümüş rezil yerlerin kendilerine ne kadar azap verdiğini feryat ettiler!

Düşünün, üç arkadaş, bir şafak vakti uyanıp, birbirlerini daha yakından tanımak istemişler, ne var bunda, ve önce kederli kederli birbirlerinin gözlerine bakmışlar ve hayata felsefi cinsel kimlik varoluş soruları sormuşlar, ne var bunda!

Ve sonra, içlerinden biri, yahu, can sıkıntısı içinde edepli edepli sus pus uslu uslu durmaktan bıktım, hayatımıza bir hareket bir neşe gelmeli, acı çekmekten yorulduk, yahu biz de insanız, birbirimizi daha derinden kavramalı ve insan denen mahlukatı elle tutulur yenilir yutulur yalanır koklanır yoklamalıyız, derlerken, kendilerini bir otel önünde turlarken bulurlar!

Hava kararırken, içlerinden biri, artık biz, dokunulmazız, bizi kimse görmez, artık biz, ne yapsak iktidar ve taraftarlar mutlaka bir kulpunu bulur bizi savunur, iftira derler, işte, arkadaşlar, insanın kendini çok güçlü gördüğü bu anlar, Tanrı’nın kırılmaz bozulmaz sarsılmaz gücünü içinizde hissedersiniz ve Tanrı’nın içinizdeki güçlü ışığı gözlerini köreder, işte böyle faka basarsınız!

Ve ilahi ve çok tatlı ürpertilerle kendilerini çırılçıplak aynı yatakta bulan namussuzlar biraz sonra abdest alıp gece ve şükür namazı kılıp kendilerine gelirler, ve sonra, yahu, biz biraz önce ne yaptık, ne oldu bize, üç kişi o yatakta niye soyunduk, bugüne kadar takındığımız islamcı kimlikle biraz önceki yatakta olanlar, neydi, diye hiç sormazlar!

Ne, neler oluyor, demeden, her biri bedenlerinin şairene inceliklerini ve içlerindeki coşkun güçlü patlamış kudurmuş arzuları keşfederler yani artık dilleri ve beyinleriyle değil bedenleri ve gövdeleriyle bu hayatta daha çok mutlu olabileceklerini düşünürler!

Yatları katları ihaleleri bankaları makamları itibarları şerefleri, her şeyleri dolu doludur, yani dolar, arsa, herşey tepeleme, ancak eksik kalan bir şey var! Tanrısal olana daha da yakınlaşmak! İnsan bedenini de Tanrı yarattığına göre! Taşkın bedenlerini aynı yatakta arayışa çıkarlar! Bu bir ahlak felci hiç değil, bu bir ahlaksız değil, bu, başıboş coşkun şehvetin bir bayram sevinci gibi yaşanması… Hayat, itiraf edilemeyen saklanan bastırılan gizlenen yerdedir!

Bu kadar ayrıntılı analiz ve merak, sahi, bir yazar olarak Nihat Genç, sahiden harika bir intikam güdün var. Liberallere liberal islamcılara nefretimi kusmak için vallahi on yıllardır bu an’ı kolluyormuşum gibiyim…

Benim o görüntülerde gördüğüm, bir hazan yaprağı gibi düşen ahlak, din diyanet!

Yaşadıkları başka giyindikleri kimlikler başka, ve, halkın emeğini hazinelerini memleketin dağını ormanlarını yaylalarını soyanların, ibreti alem afişe oldukları, Allah’ın ilahi bir uyarısı!

Büyük, yüce ve güzel Allah, neylerse güzel eyler!

Kanunların sorumlu siyasetçilerin kasıtla susturulmuş hakimlerin gazetecilerin yapmaya açıklamaya korktuğu rezaletleri haksızlıkları büyük Allah gökten ayet indirir gibi kepazeliklerini sağanak yağmurlar gibi işte böyle indirir, kimin kim olduğunu herkesin anlaması için, kirlenmiş toprakları yıkayıp temizlemek için!

Yani, göründüğü gibi olmayan, oldukları gibi görünmeyenlere, Allah’ın lanetidir bu!

Cenabet bir pazar günü yaşadık

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

11 Yorum

  1. 2 ay önce

    mizah bir adama bu kadar yakışır. nihat genç gavs hazretleri 🙂 seviliyorsunuuuuz..

  2. 2 ay önce

    İşin gülmece yanı bu, ama sanırım gerçek daha büyük bir b.k içinde. Böylesine bir çöküşü gerçekleştirnek de hamdolsun bizim siyasal İslamcılara nasip oldu.

  3. 2 ay önce

    Ne kadar aşağılarsan aşağıla, ne hakaret edersen et, ne kadar çok ti’ye alırsan al… Bu CHP asla tınmaz!!! CHP, Kılıçdaroğlu’ndan bu yana, aslında çok daha öncelerden bu yana türlü ahlaksızlık ve yolsuzluklarda aktör olmuş bir siyasi organizasyon…! Çok önemli bir örnek vereyim; bu parti, İstanbul’un en zengin ilçelerinin başında gelen Beşiktaş’ta Murat Hazinedar adlı yolsuz uğursuz bir kişiyi yıllarca belediye başkanlığında tuttu ve ayyuka çıkan yolsuzluklar karşısında soruşturma bile açmadı!!! CHP takdim olunur… Aykut Erdoğdu ise sadece bazı iğrenç gerçeklerin ortaya çıkmasına vesile oldu. Yuh olsun……

    • 2 ay önce

      Sanırım yazının tamamını okumadınız sadece CHP’yi yorumlamışsınız iktidara yakın kesimle ilgili yorum yapmamışsınız. Tencere dibin kara senin ki benden kara!!!

      Cevapla
      • 2 ay önce

        Yazının her tarafını okudum. Ben iktidar yanlısı değilim, senin/senin gibilerin yarım düşünce biçiminiz, her türlü yolsuzluğun sadece iktidardan kaynaklı olduğunu zanneder! Gördüğün gibi öyle değil, iktidar, iktidarın nimetlerini kullanmak ve sistemi bütünüyle yok etmek adına ülke kaynaklarını yerle bşr ediyor olabilir. Peki çok şanlı CHP’ye ne oluyor? 1977’den bu yana iktidar olamamış bir siyasi oluşum nasıl oluyor da çok türlü yolsuzluklara karışıyor!?
        Bunların tıynetleri bozuk, iktidar ne yapıyorsa aynısını yapmaya çalışıyorlar, CHP Atatürk ve Türk düşmanıdır!!!

      • 2 ay önce

        Mide bulandırıcı ifadesi az bile. Bu iş cenabetlikten beter. Münafıklık ötesi. Ama ne diyelim, hadi kişisel savruluşlar. Dibe vuruşlar. Lağıma dalışlar. Peki dolar karşılığı milletvekili oluşlar??? Bu sadece mevzubahis adamları mı batırır, yoksa toptan ülkeyi mi?

        Cevapla
  4. 2 ay önce

    Ülkemizin refahı ve huzuru için Siyasilerimizin, Medyamızın ve bütün kurumlarımızın topluca gusledilmesi gerekmektedir.

  5. 2 ay önce

    TGRT CEO’su tribünlere 3’lü çektirerek meclise doğru tren kaldırmış.

    Cevapla
  6. 2 ay önce

    Unuttum bir önceki yorumumda yazmayı AK Parti genel merkezi üzerinden meclise geleceklermiş bayram ziyaretinde pudra şekeri dağıtarak.

    Cevapla
  7. 2 ay önce

    Saygıdeğer Nihat Genç,
    Din satıp saltanat kuranlardan (tarikat-cemaat-diyanet(ki baş satıcı) kurtulmak, KUR’AN’ın içeriğinin çok iyi bilinmesi ile mümkündür. Tüm bilimsel metodlar kullanılarak,Türkçe’ye çok iyi çevirileri yapılmış KUR’AN kamuya açık olmalı. Peygamber sünneti,Peygamber hadisleri diyerek Şirk dini anlatanlardan bu din kurtarılmalı ve sahibi ALLAH’a ve ALLAH’ın Sözleri Ayetlere teslim edilmeli. Bu konuda yaptığım sadece KUR’AN merkezli çalışmalarım ve makaleleri “Kur’an’ın Öğütleri” başlığı ile internet ortamında paylaştım. İlginizi çeker okursunuz umuduyla, gerçeğe-doğruya hizmet cesaretinizin, Tanrı’nın desteği ile daim olmasını diliyor, en derin saygılarımı sunuyorum. Yasemin Çin

    Cevapla
  8. 1 ay önce

    Nihaty Genç’in islam konusunda bu kadar bilgisiz olduğunu bilmezdim. Bu yazı ile birlikte bunu da öğrenmiş oldum.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!