CHP’deki gazeteci-danışman kavgasının perde arkası… Geliyor, gelmekte olan!

featured

Engin Balım yazdı…

Herkes altılı yuvarlak masa toplantısının perde arkasını merak ederken, Sözcü Gazetesi köşe yazarı Deniz Zeyrek ile CHP Genel Merkez Basın Danışmanı Ömer Topsakal kavgası, Bilkent Zirvesi’ne gölge düşürdü.

Olayı anlayabilmeniz için önce şu haberi okumanız gerekir:

Zeyrek ‘Sanırsın beni oracıkta dövecekler’ demişti… CHP’li danışman krizine Sözcü de girdi

Veryansın TV olarak, kavganın bilinmeyenlerini ve köklerini sizin için araştırdık ve bakın nasıl ilginç detaylara ulaştık.

Öncelikle; kavganın perde arkası taa Hürriyet Gazetesi’nin Aydın Doğan dönemine ve Demirören Holding’e verilmesine kadar uzanıyor.

Deniz Zeyrek, biliyorsunuz 2016’ya kadar 3 yıl süre ile Hürriyet Ankara temsilciliği görevinde bulunmuştu. Zeyrek’in yerine ise, daha sonra 15 Temmuz gecesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ‘Facetime’ üzerinden görüntülü konuşan Hande Fırat getirilmişti. Bu arada Deniz Zeyrek’in Karslı olmasını da, CHP içinde etkin haber kaynakları ve ilişkileri açısından bir kenara not edelim…

Bu hatırlatmaları neden yaptığımızı ileriki satırlarda anlayacaksınız.

Deniz Zeyrek, Ankara Temsilciliğine, anımsayınız, Metehan Demir yerine getirilmişti. 17-25 Aralık tapeleri sızdırıldığında; Demir ile dönemin etkin ismi Egemen Bağış’ın arasında geçen ‘Bakara makara’ konuşması Demir’in görevden alınmasında etkili olmuştu.

Hürriyet’te yıllarca Ankara Temsilci Yardımcılığı yapan, Şükrü Küçükşahin’in, şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun basın danışmanlarından olduğunu ve Murat Ongun’la birlikte çalıştığını da yine notlarımız arasına ekleyelim.

Deniz Zeyrek ile kavga eden, basın danışmanı Ömer Topsakal’ı bu göreve refere eden kişi de, eski Hürriyet CHP muhabiri olan (Sakaryalı) Okan Konuralp. Konuralp, uzun yıllar CHP muhabirliği görevini yürüttükten sonra, Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez Basın Danışmanlığı görevine getirilmişti.

Konuralp bu görevinin ardından RTÜK üyesi yapıldı. Konuralp yerine bizzat kendi seçtiği, kardeşi gibi gördüğü Topsakal’ı getirdi.

Peki Konuralp’i CHP’de kim, nasıl işe soktu?

5-6 Eylül 2014’te, Ankara ATO Congresium Merkezi’nde yapılan CHP’nin 18. Olağanüstü Kurultay’ında Muharrem İnce, Önder Sav’ın desteğiyle ilk kez Kılıçdaroğlu’nun karşısına aday olarak çıkmıştı.

Oldukça ufak bir salonda gerçekleşen kurultay sırasında, Hürriyet Genel Yayın Yönetmenliği görevinden ayrılmak zorunda kalan Enis Berberoğlu, Kılıçdaroğlu tarafından listeye alınmış ve Parti Meclisi’ne sokulmuştu. İşte o günlerde, Konuralp de kurultay salonunda, danışmanı ve sağkolu olarak bizzat Berberoğlu’nun yanında yer alıyordu..

Hürriyet Ankara’daki gizemli isim

Soldan 2. kişi

Bu arada çok önemli bir isimi atlarsak olmaz; Aydın Doğan’a oğlu kadar yakın birisinden, Barbaros Muratoğlu’ndan bahsediyorum. Yıllarca Doğan Holding Ankara İdari Temsilciliğini yürüten Muratoğlu’nun, Hürriyet binasında özel bir odası mevcuttu. Muratoğlu, yazarlardan, muhabirlerden vs. çok ama çok daha imtiyazlı bir şahsiyetti. Kendisi 2017 yılında kısa bir tutukluluktan sonra tahliye edildi.

Kısa bir Hürriyet Gazetesi özeti maalesef ileride değineceğim bağlantıları anlamanız için elzem.

Uzun seneler, Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmenliğini Ertuğrul Özkök yapmıştı. Sedat Ergin Ankara Temsilcisiydi. Ergin Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olunca, sırasıyla yerine Nur Batur, Enis Berberoğlu getirildi. Berberoğlu – Özkök yayın yönetmenliği değişimi sonrası ise Ankara’nın başına sırasıyla önce Metahan Demir, ardından Deniz Zeyrek, ardından da Hande Fırat geldi.

21 Mart 2018’de Hürriyet Gazetesi dahil, bir çok basın kuruluşu, Aydın Doğan’dan Demirören ailesine geçince, Doğan grubundaki birçok muhabir ve yazar, Sözcü, Cumhuriyet, T24, Halk TV ve benzeri gibi yeni limanlarda konumlandılar. Kimileri de, CHP’de danışmanlık işleri veya doğrudan aktif siyasetin içinde yer aldılar.

Devam edelim…

Berberoğlu, Konuralp’i, Konuralp de Topsakal’ı kendi yerine göreve getirdi. Bu arada Konuralp’in eşi, Gökçen Konuralp de Anadolu Ajansı kökenli bir gazeteci ve şimdilerde CHP Grup Baş Danışmanı olarak çalışıyor. Gökçen Konuralp şu an CHP Grup Başkanvekili (Sakaryalı) Engin Özkoç ile çalışıyor.

Engin Özkoç, CHP liderine oldukça yakın bir isim, ABD’de yaptığı bazı görüşmeler ile de gündem olmuştu. CHP’de Özkoç’un öfke kontrolünün zayıf olduğu, Meclis Genel Kurulu’nda da birçok kavgaya bu nedenle tutuştuğu konuşuluyor.

Yeniden Okan Konuralp’e dönüyoruz; Konuralp siyaseti iyi bilen bir isim, ne de olsa, senelerce Deniz Baykal dönemi dahil CHP’yi takip edip, izlemiş…

Konuralp ayrıca Kılıçdaroğlu’nun yıllarca yakın koruma amiri olan polis memuru Koray Aslan ve Kılıçdaroğlu’nun anonsçusu Barış Bozkurt ile çok ama çok yakın dost.

Aslan, Kılıçdaroğlu ile tam on senedir 7/24 dip dibe yaşayan biri. Her yere Kılıçdaroğlu ile giden Aslan, CHP liderinin her dakikasına şahit olan belki de tek kişi.

Düşünün, Çubuk’ta linç girişimi sırasında da, 15 Temmuz gecesinde de, Belediye Başkanı adaylıkları, vekil listeleri, parti meclisi listeleri yazılırken de Kemal Bey’in yanıbaşında. Her şeyi duyan, gören bir isim..

O nedenle; siyasette liderlerin korumaları, daima, belediye başkanlarınca, milletvekillerince, işadamlarınca yakın abluka altına alınırlar. Herkes onlarla iyi geçinmek ister. Genel Başkanın morali nasıl, nereye kaçta gidecek gibi konulardan haberdar olmak, siyasetle uğraşanlara avantaj sağlar.

Uzun dönem, Konuralp ve Aslan ikilisi, göz önünde çok değiller belki ama Genel Merkez’de çok etkinlerdi. Hatta basının yalancısıyız, mesela Adalar Belediye Başkanı olarak, Cumhuriyet eski Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün atanmasında da bizzat Konuralp’in etkili olduğu yazılıp çizilmişti.

Konuralp’i CHP’ye getiren, Enis Berberoğlu cezaevine girince, bir süre Konuralp’in Berberoğlu’nu ceazevinde ziyaret ederek, Kılıçdaroğlu ile ikili arasındaki iletişimi sağladığı bilinenler arasında. Ama nedendir bilinmez, daha sonra Berberoğlu, Konuralp’e kırılmış ve sırt dönmüş diye duydum.

Zaman içinde Konuralp genel merkezde çok güçleniyor, o kadar güçleniyor ki, bazı CHP muhabirlerince bile, ‘Okan biraz değişti’ yorumlarına maruz kalıyor.

Hatta Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak Ahmet Taner Kışlalı salonunda, Kılıçdaroğlu tarafından ‘gel bakalım Muharrem’ diye çağrıldığı, aday tanıtım toplantısında, CHP muhabirlerinin gözlerinin önünde, Genel Merkez’in fotoğrafçısı, Ziya Köseoğlu’na çelme takmaktan geri kalmıyor. Köseoğlu’nun CHP’den erken emekliliğinde dahi, Konuralp’in parmağı olduğu biliniyor.

Ancak ne olduysa oluyor, kritik iki isimden, Aslan ve Konuralp’e karşı, birileri genel merkezde operasyon üzerine operasyon çekmeye başlıyor.

Basın kanalıyla, koruma amiri olan Aslan uzun süre, parti içinden sızıdırılan bilgilerle yıpratılıyor. Sonra zaten olan oluyor, İçişleri Bakanlığı Aslan’ı görevden uzaklaştırıyor ve Aslan emekli olup, protokol müdürü ünvanı ile Genel Merkez’deki koruma amirliği görevini, gölge amir gibi, bir süre daha yürütüyor.

Ancak, Emniyetin, mevcut korumalar içinden en kıdemlisini, Aslan yerine ataması üzerine olanlar oluyor. Aslan, bir dönem, kendisinden emir alan (şu an ismini anımsayamadığım) koruma ile liderlik mücadelesine giriyor. ‘Şuraya gelme buraya gel’ gibi, Aslan’ın verdiği emirlere uymayan, yeni koruma amiri ile eski koruma amiri Aslan, neredeyse kavgaya tutuşacak kadar geriliyorlar.

Bunun üzerine, duyumlarıma göre Tanju Özcan’ın önerisiyle, eski Bolu Emniyet Müdürü Cihangir Sağıroğlu Kılıçdaroğlu’nun korumalarının başına getiriliyor ve sorun ortadan kalkıyor. Tabi Aslan tepki duyup, Kılıçdaroğlu’na giderek istifasını sunuyor, Kılıçdaroğlu da kabul ediyor.

Sonraları, Kılıçdaroğlu’nun anonsçusu Barış Bozkurt ve RTÜK üyesi Konuralp’in bastırması sonucu istifası erteleniyor, Aslan göstermelik şekilde, şu an protokol müdürü ama gezilere vs Kılıçdaroğlu ile eskisi gibi katılamıyor. Edindiğim bilgilere göre Sağıroğlu, şu an sert ve otoriter bir şekilde koruma ekibinin başında.

Aşağıdaki fotoğrafı herkes anımsar; Göreve ilk geldiğinde personeline ‘yemekte ne var’ diye soran İmamoğlu “Musakka var ama size özel antirkot” cevabını alınca, ‘’Aa olur mu öyle, bana da musakka’ diye cevap verince; görüntüler sosyal medyada viral olmuştu. Sonrası malumunuz, danışmanı Murat Ongun, İsviçre Alpleri’nde, kendisi depremde kayakta, selde Bodrum’da, karda İngiliz elçisi ile balıkçıda vs.

Aşağıdaki görüntülerde de Ekrem Bey, kaz eti yiyor. Masada kimler yok ki; ama ben konuklardan Deniz Zeyrek ismini önemsiyorum..

Ekrem İmamoğlu İstanbul’u, Mansur Yavaş da Ankara’yı kazanınca, CHP’de adeta taşlar yerinden oynadı. Güç dengeleri yeniden şekillenmeye başladı.

Yukarıdaki kaz eti sofrası, twitterde, günlerce konuşulup, musakka ile dalgaya alınıp, ciddi gündem olunca, hemen ilk masumlaştırma yazısını Sözcü’deki köşesinde Deniz Zeyrek kaleme alıverdi..

‘Gözlerimle gördüm İmamoğlu şarap değil su içti’, diye yazan Zeyrek, net şekilde İmamoğlu’nu savunmuştu.

E malum… Bir de kardeşi var Zeyrek’in… Adı Enis Zeyrek. Enis Zeyrek Kadıköy Belediyesi Meclis Üyesi seçilmişti. Görevini burada yürütüyordu. Ancak öğrendik ki Deniz Zeyrek bu aralar çok mutlu, zira kardeşi Enis Bey, Kadıköy Belediye Başkan Yardımcılığına kadar terfi etmiş!

Bunları niye yazıyorum; maalesef basınımızın önemli isimleri, CHPli belediyelerle, siyasilerle, oldukça içli dışlılar.

Peki soruyorum; bu kadar siyasilerle yakın ilişkiler içinde olursanız, onları rahat ve objektif şekilde eleştirebilmeniz mümkün mü?

Zeyrek, köşesine taşıdığı, kavga olayında; yanında Gazeteci Murat Yetkin ve Ali Haydar Fırat’ın olduğunu belirterek, iki ismi şahit gösterdi.

Zeyrek ve Çankaya Belediyesi çalışanı olan ve Politik Yol adlı internet sitesinin sahibi olan Fırat, çok yakın iki dostlar. Hatta Zeyrek, Hürriyet Ankara temsilcisiylen, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e bir arkadaşını basın danışmanı olarak dahi yollamıştı. Fırat malumunuz, CNNTürk ve Habertürk ekranlarında, en çok yeralan CHP’li isim.

Bakın Zeyrek’in, CHP’li danışmanla kavgasının öncesinde de, İYİ parti ve CHP korumaları arasında itiş kakışlar yaşanmıştı.

Kaynaklarım; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Musavvat Dervişoğlu’nun, CHP’li korumalar kendisini tanımayıp durdurmaya kalkınca, ‘Yeter artık CHP sürekli koruma değiştiriyor, ben mi kendimi size tanıtacağım siz beni tanıyacaksınız’ diye kızdığını belirttiler.

Özetleyecek olursam eğer;

Deniz Zeyrek ile danışmanın kavgası; basit bir kavga değildir. Kavga, Zeyrek ile Konuralp’in kavgasıdır. Zeyrek, Ekrem İmamoğlu’na çok yakın bir isim. Konuralp’in arkası da Genel Merkez’de boş değil!

Bakınız; CHP’yi kılcal damarlarına kadar bilen birisi olarak, şunu çok net söyleyebilirim ki; İmamoğlu, Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı, er ya da geç, bayrak açacak.

Şu an, CHP milletvekilleri içinde de, CHP MYK ve PM içinde de İmamoğlu, sanıldığından çok daha güçlü. Önümüzdeki günlerde konuyu daha detaylı kaleme alacağım..

Şimdilik bu kadar.

CHP’deki gazeteci-danışman kavgasının perde arkası… Geliyor, gelmekte olan!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

4 Yorum

  1. 11 ay önce

    Uzun ve doyurucu guzel haber olmuş, Tebrikler..görseller de çok yerinde, kim kimdir rahat anladım..vay vay vay dedirttin..helal👏👍

  2. Okudukdan sonra benim için sonuç; bunlardan ülke için cacığa hıyar bile çıkmaz, alayı kendi ikballerinin peşinde..
    Yine de İmamoğlu’ nun ışıkları uzun süre yanmaz, Kılıçdaroğlu rahat alt edebileceği bir rakip (açıkçası Kılıçdaroğlu’ ndan daha iyi liderlik yapabileceğini de düşünüyorum) ama Türk halkı nezdinde asla geçemeyeceği rakipleri de çıkabilir..

  3. 11 ay önce

    Vallahi baronalr savaşı, hürriyet ve doğan grubu ahtapot misali chp’yi kuşatmış. İlginç bilgiler içeriyor. bu belediyeler maalesef başını yakacak chp’nin 90lardaki gibi iski viski işleri yaşanırsa şaşırmam.

  4. 11 ay önce

    Yazıyı yazan arkadaşta chp den mv adayı olmuş

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!