CHP’nin soru önergeleri unutuldu mu? İsmet Yılmaz’ı kim kandırdı?

CHP’nin soru önergeleri unutuldu mu? İsmet Yılmaz’ı kim kandırdı?

Geçtiğimiz günlerde CHP’den “FETÖ’nün siyasi ayağını soruşturma” önerisi geldi. Devlet Bahçeli de “FETÖ’nün siyasi ayağı temizlenmeli” demişti. Bu yöndeki haklı talepler çeşitli çevrelerce 15 Temmuz’dan beri dillendiriliyor.

Hâlbuki tüm vatandaşların kanun önünde eşit olduğu bir ülkede şimdiye kadar FETÖ’nün siyasi ayağı çoktan yargılanmış olmalıydı.

Ama bir türlü olmuyor.

Yoksa herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit” değil mi?

Ya da bu “herkes” kavramı içerisine siyasiler dâhil değil mi?

Sanırım düzelir umuduyla zorlamak, ıkınmak, tekleyince biraz kafasına vurmak gerekiyor.

Bozulmuş bir motor gibi…

Ama yine olmuyor, bir türlü düzelmiyor.

Öte yandan “dayısı, kayınpederi, babası, amcası, halası acaba hangi siyasidir?” demeden bu mücadeleyi sürdürmek gerekiyor. Aksi takdirde mücadelenin samimiyeti ortadan kalkıyor, FETÖ propagandalarına destek olunuyor, adalete duyulan güven yok oluyor.

Bu fırsattan ziyade FETÖ her geçen gün güçleniyor.

“FETÖ’nün siyasi ayağı diyenler bütün sağı, dindarları ve İslamcıları tasfiye etmek isteyen sol Kemalizm’dir” gibi saçma sapan argümanlar üretiliyor. Mevcut bulanık su iyice bulandırılıyor.

Tabii ki böyle melanet bir örgütün ensesi en kalın mensupları siyasilerin arasında bulunuyor.

Dün olduğu gibi bugün de FETÖ tedbir amaçlı bütün partilere sızdı, sızmaya da devam ediyor.

Bunu sağır sultanlar bile duydu, biliniyor. Biliniyor ama harekete geçilemiyor.

Kanımca diğerleri gibi CHP’nin siyasi ayak önerisi de sadece bir ayak, gösterişten ibaret, samimiyetten uzak…

Güncel gelişmeler doğrultusunda bu duruma birçok örnek verilebilir. Ama sadece “askeri okullar” kısmıyla yetineceğim.

***

15 Temmuz öncesinde FETÖ’nün askeri okullardan “işkenceyle” attığı öğrencilerin haklarını savunan bir CHP yönetimi vardı.

Kolay iş değil, 2006-2014 yılları arası 4000 askeri öğrenci FETÖ tarafından sistem dışına itildi.

Bu öğrenciler 15 bin ile 50 bin arası çeşitli maddi tazminatlar ödemek zorunda kaldılar.

Yaşadıkları FETÖ zulmü, sivil hayatlarında bile peşlerini bırakmadı.

Onlardan boşalan yerler ise kitleler halinde FETÖ mensubu öğrenciler tarafından dolduruldu.

Askeri okullardaki FETÖ işkenceleri ve kumpasları 9 Temmuz 2013 tarihinde dönemin CHP Genel Başkan Yardımcı Umut Oran tarafından 9 soru önergesi olarak dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a soruldu.

Bu sorular, FETÖ işkenceleri nedeniyle askeri okullardan ayrılmak zorunda bırakılmış öğrencilerin yaşadıkları haksızlıkları tüm çıplaklığıyla açığa çıkarıyordu.

Örneğin bu soru önergelerinde; 2008-2009 yılları itibariyle harp okullarından ayrılma sayıları (özellikle askeri lise mezunu öğrenciler için) çok fazla artmıştır. Bu hususta “şok mangalarının” kurulduğu, bu şok mangalarına askeri lise kökenli öğrencilerin alındığı ve bu öğrencilere mobbing yapıldığı iddiaları mevcuttur. “Harp okullarında askeri lise mezunu öğrencilere mobbing yapıldığı doğru mudur?” şeklinde bir soru var.

Bu sorulara verilen İsmet Yılmaz imzalı cevaplarda gerçeklerin gizlendiği ve çarpıtıldığı gün gibi açık.

Ayrılma sayılarındaki artışa neden olarak; askeri öğrencilerin 1. sınıfın sonuna kadar olan kendi isteğiyle ayrılma hakkının 4. sınıfa kadar genişletilmesi, kendi isteğiyle ayrılan öğrencilere yatay geçiş hakkının tanınması, tazminat tutarlarının düşürülmesi ve ödeme kolaylığının sağlanması gösteriliyor.

Ayrıca “TSK’nın hiçbir birlik, karargâh ve kurumunda mobbing söz konusu değildir” şeklinde bir açıklama yapılıyor.

FETÖ işkenceleri alenen saklanıyor.

Acaba İsmet Yılmaz’ı kim kandırdı?

***

15 Temmuz ardından ise FETÖ mensubu öğrencileri savunan bir CHP yönetimiyle karşılaşıyoruz.

Çoğunluğu FETÖ iltisaklı olduğu bilenen askeri öğrenciler 15 Temmuz ardından atıldı. Başlarındaki sözde subayların birçoğu FETÖ mensubu çıktı.

İşte CHP, içlerindeki masumların hakkını aramak yerine “bir bütün halinde” bu öğrencileri savunuyor. Adalet yürüyüşünde hiçbir uyarıya aldırmadan Fetullahçılar ile kol kola yürüyebiliyor. Takiye yapan askeri öğrencilerle Anıtkabir’i ziyaret edebiliyor. FETÖ’nün mağduriyet psikolojine alkış tutabiliyor.

Artık işler o boyuttaki CHP, Fetullahçıların ümit kapısı haline gelebiliyor!  

Peki, ne değişti?

Umut Oran’ın verdiği bu soru önergeleri neden unutuldu?

İsmet Yılmaz’a askeri okullarda yaşanan FETÖ işkencelerini inkâr etmesinin sebebi soruldu mu?

Ama siyasi ayak önerisi harika… (alkış, ıslık, bravo sesleri)

Herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli.

Unutmayalım; “amaca giden her yol mubah değildir!”

“İktidar olma ya da iktidarda kalma hırsı” bizi yok edebilir.