Çin’de üç yüz Coronavirüs makalesi neden silindi?

Prof. Dr. Gülümser Heper yazdı...

Çin’de üç yüz Coronavirüs makalesi neden silindi?

9 Ocak 2021 tarihinde Daily Mail’de yayınlanan bir makale var. Makalede deniliyor ki SARS-CoV-2’nin orijini hakkında yapılacak sorgulamayı bertaraf etmek için Çinli otoriteler Corona virüsle ilgili üç yüz makaleyi sildiler. Bu makalelerin arasında dünyayı sarsan dramın başladığı merkezde yani Wuhan’da yarasalardan geçen Corona virüs çalışmalarını yapan Shi Zhengli’nin de makaleleri var.

Daily Mail, şöyle diyor:

“Çin hükümetinin otoriteleri Covid-19’un laboratuvar kaynaklı olabileceğine dair çok önemli online verileri kapatmaya çalışıyorlar. Wuhan Viroloji Lab. yapılan çalışmaların binlerce sayfası silinip temizlendi. Hayvanlardan insanlara geçen virüslerin de tartışıldığı bir kısmı Çin Ulusal Doğal Bilimler Kurumu (NSFC)  tarafından da yayınlanan üç yüz makale artık mevcut değil. Bu makalelerin silinmesi Çin’in virüsün kaynağının araştırılmasından korktuğunun belgesi niteliğinde”.

Verilerin silinmesini DSÖ’nün araştırmalarına kapatmak için bizzat Başkan Xi Jinping’in emriyle yapıldığı ve devlet medyasının SARS-CoV-2’nin kaynağının Wuhan olmadığına dair yüzlerce hikâye yazdığı da söylentiler arasında.

Ekim 2015 tarihinde Journal Nature dergisinde yayınlanan bir makaleden yola çıkarak Daily Mail’in  köşesine taşıdığı bir makale çok önemli. Makalede Peter Daszak isimli ve halen  EcoHealth Alliance isimli bir organizasyonun başında olan kişinin,  global bir pandemi için 2015 yılında dünyayı uyardığı ve Wuhan’da yürütülen manipüle edilmiş bir virüs nedeniyle laboratuvar kazası olabileceğini söylediği yazıyor..

Daily Mail’in de vurguladığı üzere aynı kişi 2020 yılının başında Ulusal Akademik Bilimler toplantısına konuşmacı olarak katılmış ve ortaya çıkacak enfeksiyon hastalıklarında risk azaltılması konusunda seminer vermiş. Konusunun başlığını “Corona Virüs Salgın Tehditin Azaltılması” şeklinde belirlemiş. Konuşmasında genetik deneysel çalışmadaki virüslerin “ortaya saçılma” potansiyelini irdelemiş. 

Dazsak, özellikle “insanlaştırılmış fareler” le yapılan çalışmalarda tehditin daha  büyük olduğunu anlatmış ve lab. da çalışılan farelere insan genleri, hücreleri, dokuları eklenerek genetiklerinin değiştirildiğini vurgulamış.

Ancak aradan kısa süre geçtikten sonra aynı kişi bir tweet atmış ve SARS Corona virüsün izole edildiğini bu virüsün lab. ortamında insan hücrelerine bağlandığını söylemiş. Ortaya çıkan virüs orijinine dair spekülasyonları da “komplo teorileri” olarak tanımlamış.  

Ancak birçok otorite SARS-CoV-2 salgınının transgenik farelerde yapılan deneysel çalışmalardan mı kaynaklandığını sorguluyor.

Anladığım kadarıyla bu HİPOTEZ ŞİMDİYE KADAR YAPILMIŞ EN ÖNEMLİ HİPOTEZ!

Çalışmalar, normal fare ACE2 reseptörlerinin Corona virüsün hücre içine geçişine ve dolayısıyla çoğalmasına engel olması nedeniyle farelere insanlardan nakledilen ACE2 reseptörlerinin virüsü hücre içine pasajını artırdığını ispatlıyor. 

 K18-hACE2 adıyla bilinen ilk transgenik fare 2007 yılında geliştirilmiş. Bunu diğer transgenik farelerin üretilmesi izlemiş. Yani insanda bulunan farklı farklı reseptörlerin gen nakli ile farelere aktarılması söz konusu. Yine son zamanlarda yayınlanan iki çalışmada insan ACE2 reseptörü eklenen farelerde hücrelerin SARS-CoV-2 ile kolayca enfekte olacağı ve öleceği anlaşılmış.

İlk makale 8 Temmuz 2020 yılında Cell Host & Microbe adlı dergide yayınlanmış. Her bir yaşta olan ve insan ACE2 genleri yüklenen farelerin akciğerlerinde, trakeasında ve beyninde yabani tip farelere göre çok daha yüksek oranda virüs tespit edilmiş. SARS-CoV-2 ile enfekte yaşlı transgenik farelerde pnömoni tespit edilmiş ve sitokin seviyesi çok yüksek bulunmuş. Virüsün hem burun yoluyla hem de mide yoluyla enfeksiyona neden olduğu saptanmış.

İkinci makale 9 Temmuz 2020 yılında Cell isimli dergide yayınlanmış,  HFH4-hACE2 isimli transgenik fareler SARS-CoV-2 ile enfekte edilmiş, fareler COVİD’e yakalanmış ve aynen insandaki gibi interstisyel pnömoni nedeniyle ölmüş. Hayvanın gözünde, kalbinde, beyninde düşük miktarda virüs RNA’sı tespit edilmiş.   

Mevcut durumda iki ayrı komisyon, salgının virüsün doğal hayatından kaynaklanan bir salgın mı olduğunu yoksa lab. çalışmalarına bağlı kaza veya kasıt mı olduğunu araştırıyor. Ancak bu araştırma öncesi makalelerin silinmesi yanında komisyonda Dazsak gibi Wuhan’daki çalışmaları fonlayan kişilerin olması sağlıklı sonuç çıkıp çıkmayacağı konusunda kafaları karıştırıyor. 

Tarihte de buna benzeyen çok sayıda lab. kazası ile oluşan salgınlar olması nedeniyle kurulan komisyonların sağlıklı bir karar vermesi, insanlığın geleceği yönünden çok çok önemli. Aynı şekilde bir nükleer felaketten daha büyük sorunlar açabilecek bu türden çalışmaların çok geç olmadan yasaklanıp yasaklanmaması da önemli…