Çocukluğumun kahramanı

Murat Bölükbaşı yazdı...

featured

Cüneyt Arkın filmleri gösterime girdiğinde ilk olarak doğduğum Şehir Sakarya’nın Bulvar Caddesinde Ticaret lisesinin karşısındaki Saray Sinemasında kapalı gişe oynardı. Sinema öyle kalabalık, hınca hınç bir ilgiyle dolardı ki, gündüz matineleri ara vermeden oynardı. Sinemanın önündeki renkli yumurtacı tezgahı defalarca boşalıp yine dolar, birkaç günde tokuşturup satılacak yumurtalar birkaç saatte tüketilirdi.

Cüneyt Arkın sadece yapımcıya, sinemacıya değil, sinema etrafındaki esnafa da kazandırırdı. Sinemada ilk çıkışını 63 yılında Gurbet kuşları filmiyle yapan usta aktörü kimi zaman fakir ama namuslu bir genç, kimi zaman sevdiği için fedakar bir aşık, bazen onurlu bir öğretmen, hakkını arayan bir işçi, bozuk düzene isyan eden bir vatandaş, hayatı yaşamaya değer bulan Gırgır Ali, ya da, genç kızları kendine aşık eden yakışıklı zengin bir salon beyefendisi olarak tanıdık. Ama gerçek anlamda Türk halkı ilk olarak 66 yılında onu Malkoçoğlu karakteriyle tanıdı ve sevdi, Battal Gazi ve Kara Murat karakterleriyle bağrına bastı. Film oynamaya başladığında önce müthiş bir alkış ve ıslık tufanı kopar, Kara Murat perdede göründüğü an muazzam bir coşkuyla salon ayağa fırlar, ikinci bir alkış ve yaşa Kara Murat nidaları salonu inletirdi.

Türk Milleti 1699 Karlofça anlaşmasıyla ilk büyük yenilgiyi ve toprak kaybını yaşayan, 222 yıl boyunca gerileyerek, ezilerek, yoksullaşarak, çocuklarını babalarını uzun yıllar süren savaşlarda şehit vererek, 850 yıl önce devlet kurarak yerleştiği Anadolu’yu terk etmeye hazırlanırken, 13 Eylül 1921 yılında Baş komutan Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde batı emperyalizminin Türk’ü anayurdundan atma girişimine Sakarya Meydan Muharebesi ile son verdi. Türkün bu onurlu direnişi Misakı Milli sınırlarımızın yeniden çizilmesinin başlangıcı oldu.

Sinemanın altın çağı olan ve halkla sinemanın buluştuğu 60, 70’li yıllarda çekilen bu tarihi kahramanlık filmleri adeta Türk milletinin ve onun genç kuşaklarının haçlılarla beyaz perde de yeniden hesaplaşmasına sebep oldu. Anadolu coğrafyasında karşılaştığı saldırılarla ‘’Türkün, Türk’ten başka dostu yok’’ alarmı ile devamlı tetikte olan Türk milleti, Kara Murat’ın Bizans tekfuruna salladığı her kılıç darbesinde söylediği ‘’bu öldürdüğünüz babam için, bu öldürdüğünüz anam için, bu kız kardeşim için, bu şehit ettiğiniz akıncılar için, bu Türk milleti için derken, adeta bilinç altına etki ediyor, kendinden geçen izleyici salondan çıkarken vatanı savunmak için içinde bulunacağı vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyecek bir ruhla işine, aşına, namusum dediği yurduna bayrağına sıkıca sarılıyor ve sahip çıkıyordu. Türk halkında Malkoçoğlu’nun, Kara Murat’ın, Battal Gazi’nin yeri çok farklıdır. Bugün eğer dahili ve harici düşmanlar tarafından aziz vatanın bütün kalelerine girilmiş ve zapt edilmiş se, ve halen Türk milleti Kara murat gibi, Malkoçoğlu gibi zihnen ve bedenen milli bir ruh ve iradeyle direnip milli cephede savaşıyorsa, bunda Vatanperver büyük sanatçı Cüneyt Arkın’ın büyük emeği ve payı vardır. Bize çok şey kattın, Işıklarda uyu büyük usta!

Çocukluğumun kahramanı

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!