Cumhuriyet düşmanları

Nihat Genç yazdı...

Cumhuriyet düşmanları

Krallığı-sultanlığı yıkıp milli egemenliğini halk iradesiyle -bir anayasa ve seçtiği vekillerle meclis kurup- gerçekleştiren/kurumsallaştıran Cumhuriyet, tüm dünyada-tarihte ve bugün, düşmanları tarafından defalarca yıkıldı. Ve bugün hala bitmeyen saldırılar altında. Artık Cumhuriyet'in anayasal kurumları yaşama şansı bulamıyor, Cumhuriyet her yerde boğuluyor!

Cumhuriyet'in en büyük amansız düşmanları monarşi, krallık, sultan, padişah, imparatorluk ve diktatörlük yanlılarıdır, çünkü, Cumhuriyet monarşileri krallıkları yıkmış ve karşısında 'herkesin hukuk önünde eşit olduğu' bir rejim kurmuştur. Bir kralın ya da padişah 'herkesle eşit olmak' istemediği için Cumhuriyet düşmanıdır. Ve ama İngiliz kraliçesi de senden benden milliyetçi İspanya diktatörü Franco da senden benden büyük vatanseverdir?!

Cumhuriyet'in amansız düşmanları kralın padişahın yakını/ailesi çevresi vs. gibi kendilerini 'dokunulmaz' bilen kral ya da padişahtan 'imtiyazlı' kabul edilen sınıflardır. Yani asilzadeler. Bugün asilzadeler'in karşılığı her ihaleyi alan korunan müteahhit grubu ve her dönem lidere yakınlığıyla torpillle seçtirilen bakan-vekil tayfası ve her dönem iktidardan nemalandırılan cemaatler ve vakıflar gibi kurumlardır. Cumhuriyet'i yıka yıka palazlandılar büyüdüler uçsuz bucaksız servetlerin hazinelerin sahipleri oldular. 

Cumhuriyet'in asıl amansız düşmanı kilise'dir, çünkü Cumhuriyet onların elinden beleş oturdukları arazileri aldı ve ballı devlet korumasını ve yetkilerini ve statülerini bitiriverdi. Cumhuriyet yetmedi eğitim-öğretimi kilisenin elinden aldı ve artık okul bir mezhebin ideolojisi olmaktan kurtuldu. Cumhuriyet'e iki yüzyıldır saldıran yıkan parçalayan en azılı Cumhuriyet düşmanları kilise ve papazlar ve şeyhler vs.'dir, bugün yeniden her yerde her kasabada her üniversitede hukuk ve silahlı kuvvetlerde ve diyanette ve milli eğitim'de her taşın altında kıvıl kıvıl çoğaldılar. 

Toprak ağaları bitmek bilmeyen nefretleriyle Cumhuriyet düşmanlarıdır. Gerçi genç Cumhuriyet toprak reformunu yapamadı ama yeterince rahatsız olan toprak ağaları Menderes tarafına geçip şeyhleri kışkırtıp karşı devrimi partileştirdiler kurumsallaştırdılar meşrulaştırdılar ve bu ittifaklarıyla 90 yıl iktidara el koydular. Unutmayın 1936'da İspanya'da  ilan edilen Cumhuriyet'in bir iç savaş sonrası Franco tarafından yıkılmasına sebep sadece Hitler'in Mussolini'nin Franco'ya askeri yardımı değil, İspanya'da toprak ağalarının servet ve güçleriyle Franco tarafına geçmeleridir. Çünkü Cumhuriyet kurulur kurulmaz toprak reformunu seslendirmiş ve kısmen başlatıp toprak ağalarını ürkütmüştür. 

Cumhuriyet'in en azılı düşmanları günümüzde 'şirketler' olmuştur, çünkü şirketler eskinin-geçmişin asilzadeleri büyük soylu aile ve sülaleri gibi kendilerine imtiyaz istemekte. Dün sülale adları vardı bugün 'marka' adlarıyla ayrıcalık istiyorlar. 

Ekran-basın-avukat-lobi güçleriyle kamuoyunu manipüle edebiliyorlar, hatta istedikleri yasaları çıkartabiliyorlar hatta partiler kurup milli iradeye ambargo koyabiliyorlar. Ve zamanla insanlığın Cumhuriyetle kazandığı yurttaş-birey haklarına bugün dünyanın tüm cumhuriyetlerinde şirketler tamamen el koymuş durumdadır. Yurttaş hakları gitti bitti şirket hakları galip geldi, istediklerini kovuyor istediklerine tazminat vermiyor devletten istedikleri teşvik ve vergilerde ayrımcı haklar kazanabiliyorlar. 

Ve Cumhuriyetçiler kamucu oldukları için en büyük baş düşmanları liberallerdir, çünkü kamu politikalarından yana oldukları için diyelim parasız eğitim gibi, çocuklara süt gibi, fırsat eşitliği gibi, herkese eşit sınavlar gibi, kamu kaynaklarını 'halktan' yana kullandıkları için liberaller ve küreselciler ve şirketler tarafından hiç sevilmez. Dünyanın bütün cumhuriyetlerinde kamuculuk lanetlenir ve kamu politikaları iptal edilip akıllarınca milyonlarca imkansız işsiz yoksul halk serbest piyasaya köle ve kurban edilir. Liberaller tarihin her dönemi ve dünyanın her coğrafyasında Cumhuriyetçiler'in kamucu politikalarına karşı olmuşlar ve ulus devletleri çözmek dağıtmak için IMF ve Dünya Bankası ve küresel dayatmalarını şart koşmuşlar ve uluslararası şirketler'e dokunulmaz haklar vermişlerdir. 

Bu yüzden Cumhuriyet'in en azılı asıl düşmanları 'burjuvadır'. Teorik olarak Fransız devriminde Cumhuriyetçiler'in önünü açan burjuva değil mi diye soracaksınız. Ancak 1848 devrimine geldiğimizde burjuva çıkarları gereği kralı desteklemiştir yani burjuva karakteri gereği çok geçmeden Cumhuriyet'i satmıştır. Satmaya da devam ediyor. Hatırlayın 2010'lu yılları, Türkiye'de burjuva ve holding basını Fetö ve AKP tarafına geçip, Cumhuriyet'in işgal ve parçalanmasının önünü açmıştır. 

Türkiye'de örneğini bolca gördüğünüz gibi Cumhuriyet düşmanları liberaller ve yobaz İslamcılar pekala yan yana gelebildi gelebiliyor, dünyanın her yanında gelirler, mezhepçiler, saraycılar, etnik milliyetçiler, federasyoncular, burjuva, uluslararası şirketler, her dönem pekala aynı partileri destekleyip Cumhuriyet'in yıkılması için ittifaklar kurdular kuruyorlar kuracaklar. Muhalefet partisinin karşı devrimci Abdullah Gül, Davutoğlu ve Babacan ve Ekmeleddin gibi isimlerle ittifak halinde olması gibi, Cumhuriyet düşmanları iktidar-muhalefet beklenmedik her yerdedir. 

Cumhuriyet'i koruyan milli iradenin temsil edildiği iki sütundur, birincisi, kendi (kurucu) vekillerinin hazırladığı anayasa, ikincisi halkın seçtiği meclis. Libareller yobazlar kralcılar federasyoncular, alayının ilk büyük hedefi işte anayasayı çözmek ve halkın meclisini dağıtmaktır. Halkın meclisi dağılıp yerine monarşik (yani kralın atadığı) meclis koyulacaktır, koyulmuştur, koyulmaktadır, anayasanın çözülmesine de bismillah çoktan dillendirilip başlanmıştır.  

Etnik milliyetçiler her yerde her zaman Cumhuriyet düşmanıdırlar, çünkü, toprak bütünlüğüne karşıdırlar ve ya federasyoncu ya özerkçidirler ya da ayrılmaktan yanadırlar. Mesela bugün İspanya'da iki büyük merkez parti ayrımcılık güden Bask ve Katalonya'ya karşı'dır. Karşı olan en büyük iki partiden biri Sosyalist İşçi Partisi. Bizde şu an iktidarda ve muhalefette özerkliğe ve federasyona karşı parti henüz yok. Ve anarşistler ve aşırı sol gruplar ve Lgbt gibi gruplar çok yerde deyip hafifletmeyelim her yerde etnik milliyetçileri destekleyen en sinsi Cumhuriyet düşmanlarıdır. 

Özetle, uluslararası kurumlar: Dünya Bankası, IMF, Nato, ve milli egemenliğin devrini isteyen AB gibi oluşumlar ve (bir örnek olsun diye veriyorum:) başını imtiyazlı 15 kişinin tuttuğu İstanbul sözleşmesi gibi yapılar ve liberaller ve dinciler ve cemaatciler ve etnik milliyetçiler ve federasyoncular, alayının odaklandığı amaçladığı nişangah: Cumhuriyet'in anayasası ve meclisini yani milli irade ve toprak bütünlüğünü parçalamaktır. 

Cumhuriyet'i parçalarsanız kendini herkesle eşit gören yurttaş hakları tarihe karışır, artık hepimizden üstün dokunulmaz şeyhler siyasiler asilzadeler şirket yöneticileri vs. toplumun seçilmemiş halkın iradesini yansıtmayan siyasi önderleri olarak ortaya çıkar!

An itibariyle iktidarı-muhalefeti hepsi bir ucundan hepsi başka ideolojik bahanelerle ve ama topluca hepsi Cumhuriyet'e düşmandırlar.

İktidar partisi anayasanın kendisine karşıdır, Türk Milleti'nin egemenliği lafzından rahatsızdır, şeyhlerine sarayına müteahhitlerine ayrıcalık-imtiyaz istemektedir, vs. Muhalefet partisi özerkçi-federasyoncudur, hatta IMF ve Dünya Bankası ve AB dayatmalarından yanadır. 

İrili ufaklı partiler mesela NATO'dan yanadır. Mesela dün Cumhuriyet'i yıkmak için Fetö'nün kucağına oturan liberaller bugün mesela alayı anlaşmış gibi Doğu Akdeniz-mavi vatan milli siyasetlerine tamamen kökten karşıdır. 

Mesela diyor Nagehan Alçı ve kocası, Orhan Pamuk iktidara karşı ama 'rejime de' karşı, bakın diyor, mesela, Kaftancıoğlu iktidara muhalif ama 'rejime de' muhalif.

Yani, liberaller-federasyoncular-iktidar-etnik milliyetçiler-burjuva vs. alayı Cumhuriyet'i yıkma peşinde. 

Mesela T 24, Halk TV, Şirin Payzın, Medyascope, Karar Gazetesi ve yeni CHP vs. aynı çizgide yanyanalar. 

Milli iradenin son kırıntılarını tüketme milli egemenliğin artık sözde kalmış defterini dürme peşinde.

İktidar ve muhalifetin anlaştığı tek yer: Cumhuriyet'i Yıkmak! 

İktidar partisi değiştirilmez ilk dört maddesine gözünü koymuş, muhalefeti (CHP ve İyi Parti ve Davutoğlu ve Babacan) 'özerkliğe ve federasyona' kapı açmanın sözünü verdiler ve siyasi ince hesaplar peşinde. 

Şimdi Cumhuriyet'i merkeze koyun ve kendinize sorun, iktidar kimdir, muhalefet kimlerdir, rejim neye nedir, statüko kimdir, kimler kimlerle beraber olunca muhalefet olur. 

Sonuç: Cumhuriyet kimsesiz ve yalnızdır.

İktidarda ve muhalefette Cumhuriyet'in partisi basını üniversitesi vs. kalmamıştır.

Hatta 2010'lu yıllarda Fetö ve Nato tarafından Türkiye işgal olurken hep beraber sessizlikleriyle ya da bildirileriyle emperyalist dayatmalara destek oldukları gibi, Cumhuriyet'e sahip çıkan bir hukuk mektebi, bir mülkiye, bir üniversite de ya da Cumhuriyet aydını savcısı dediklerimiz de kalmamıştır.

Peki şimdi bizden ne istiyorlar, bütün kurumlarıyla Cumhuriyet'i bırakın, milli irade ve egemenliği ve anayasasını ve milletin seçtiği meclisi ve toprak bütünlüğünü ve herkesin hukuk karşısında eşitliğini terkedin.

Kendinizi, Nato'nun ya da AKP'nin ya da Dünya Bankası'nın ya da AB ve ABD adamı-sözcüsü liberal tezlerin ve bunların kurduğu oyuncak kukla partilerin dayatmaların kucağına bırakın, rahat edin.

Ve Cumhuriyet'i yıkmak için harekete geçirilmiş internet sitesi parti vs. alayı dış maddi destekler görmekte, önleri açılmakta ve karşı devrimcilerin her biri ayrı ekranlarda birbirlerini kucaklayarak ağırlamakta, görünüşte güya birbirinden farklı görünse de karşı devrimin iktidarı-muhalefeti Cumhuriyet'in anayasasını ve toprak bütünlüğünü parçalamakta aynı cephededir. 

Zaten Cumhuriyet'i ve anayasasını ve toprak bütünlüğünü ve yurttaşlık haklarını sahiplenen basın üniversite ve parti kalmamıştır, varsa söyleyin bilelim.

Zaten hiç bir gücünüz yok, zaten cürmünüz kadar yer yakarsınız, zaten, ilerici aydınlanmacı kemalist dediğiniz bir çok yazar-aydın da işbu Cumhuriyet düşmanı cephe ve ittifaklardan birinde mevzilendi.

Siz de ya susun ya da milletin kafasını dağıtmayın.

Rahat olun, gevşeyin, Cumhuriyet adına konuştuğunu sandığınız her yazar aydın büyük maddi imkanlarla 'kontrol' altına alınmıştır. Tayyip Erdoğan, Kaftancıoğlu, Taha Akyol, Akşener, Abdullah Gül, yeni CHP, İmamoğlu, mafya ve gladyö milliyetçileri, Fetösü, Menzil'i vs. hepsi iki yüz yıldır KARDEŞTİR, ortaktır, aralarında anlaştıkları tek ve en büyük düşmanları Cumhuriyet'tir.