Davutoğlu mu daha milli Arınç mı?

Davutoğlu mu daha milli Arınç mı?
(DHA)\n

AKP MYK, eski başbakan Ahmet Davutoğlu, Selçuk Özdağ, Ayhan Sefer Üstün ve Abdullah Başcı’nın tedbirli olarak partiden kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevkine oy birliğiyle karar verdi.

Artık öyle ya da böyle ihraç gerçekleşecek ya da istifalar olacak.

Ahmet Davutoğlu’nun danışmanken, bakanken ve başbakanken yaptıkları kabul edilemez.

Foreign Policy dergisini hatırlayalım. Davutoğlu’nun “istifa” ettiği Mayıs 2016’da “ABD, Ankara’daki adamını kaybetti” başlığı atmıştı Davutoğlu için. Haberin ayrıntıları daha da fecaatti:

“Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin IŞİD’e karşı savaşında Washington’un kapalı kapılar ardındaki müttefikiydi. Şimdi ne olacak? Davutoğlu, güvenilir bir ABD müttefiki (…) ABD’nin IŞİD’e karşı vekâlet kara gücü olan Kürtlere, cumhurbaşkanının olduğundan çok daha fazla toleranslı olan maharetli bir diplomat olarak görülüyordu.”

Evet, ABD’nin en önemli yayın organlarından biri bu sözleri açık açık yazdı.

Fırat’ın doğusunun PKK tarafından kontrol edilmesinin suçu da kendisinde…

Şunu da söyleyelim: En az Erdoğan da Davutoğlu kadar suçludur. Şam ile görüşmeyerek Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atarak bu hatayı sürdürmesi de anlaşılabilir değildir.

Dostlarımızdan duyuyoruz. AKP’li yöneticiler, “(Davutoğlu ve arkadaşlarından) oluşan boşluğu parti içindeki milli hassasiyet içinde olanlar dolduracak” demiş.

O zaman soralım…

Egemen Bağış o milli hassasiyetin içinde midir?

Merve Kavakçı acaba Davutoğlu’dan daha mı az Amerikancıdır?

AKP içinde herkesin “FETÖ’cü” diye bildiği ama hiç konuşmadığı onlarca üst düzey yetkili mi milli hassasiyet barındırıyor?

Samimice konuşalım, acaba kaç milli hassasiyeti olan AKP’li kardeşim Bülent Arınç’ın varlığından memnundur?

AKP parçalanıyor. Bu görünüyor.

Davutoğlu gidince de aklanmıyor bu parti.

Mesela AKP’nin 18. yıl videosundaki “FETÖ” kelimesini çıkaran kim? Buldunuz mu onu?

***

FETÖ’NÜN RUHU…

Ergenekon kumpasının gerekçeli kararı açıklandı.

Karara göre, “Ergenekon adı altında bir örgütün varlığına hükmedilemez” denildi. Gayet güzel…

Ama kararı okumaya başlayınca bir gariplik olduğunu seziyorsunuz.

Mahkeme gerekçeli kararında, Ergenekon soruşturma ve kovuşturmasının FETÖ’cüler tarafından yürütüldüğünü kabul ediyor ama sonra garip bir şekilde devam ediyor:

“Bu konuda açıkça bir olayda delil uydurulduğu ispatlanmadıkça o olayla ilgili hükümde zorunlu olarak delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi sonucuna varıldığını”…

Yine karardan devam edelim…

“FETÖ, amacına ulaşabilmek için de her türlü yöntemi mübah görmektedir. Bu manada bazı sanıklar ve müdafilerinin aramalarda ele geçen suç unsurlarını da FETÖ/PDY üyesi kolluk mensuplarının yerleştirmiş olacakları iddiaları bir kenara atılamaz ise de, bu konuda açıkça bir olayda delil uydurulduğu ispatlanmadıkça o olayla ilgili hükümde zorunlu olarak (…) delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi sonucuna varılmaktadır.”

Bir de buna bakın…

“… sanık Doğu Perinçek ve arkadaşlarına yönelik yapılan soruşturmalarda elde edilen deliller yasal kabul edilmeyerek hükme esas alınmamış ise de bunlarla ilgili yapılan iddiaların şüphe düzeyinde kalması bu iddiaların kesinlikle yalan olduğuna dair de kesin delillerin bulunmaması,…”

Yani…

Ergenekon diye bir örgüt yok amaaaa… Deliller gerçek olabilir…

Yani…

“Kendinize dikkat edin haa…”

Yani…

“Elimde sopa var, deliller bir anda karşınıza çıkabilir bak…”

Yani…

AKP diyor ki, “Elimde Demokles’in kılıcı var”

Yani…

Vatanseverleri tehdit ediyor…

Yani…

Yanisi şu…

FETÖ’nün ruhu yaşıyor!

***

ERGENEKON MANŞETLERİ(!)

Ergenekon ve Balyoz kelimeleri beynimize işlendi. 12 yıl boyunca her gün bu kavramlarla yatıp kalktık. Şimdi dava bitti, gerekçeli karar açıklandı. “Ergenekon ve Balyoz tetikçiliği” yapan yandaş gazeteler 1. sayfada haberi bile görmemiş.

Hadi onlar geçmişinden utanıyor.

Peki ya geçmişi bu kumpasta mücadele ile geçmiş gazeteler?

Neredeyse haberi görmeyecekler…