Ders kitaplarında sığınmacı propagandası

featured

Erdem Atay yazdı

Eğitimin ayaklar altında olduğu, sınavların çalındığı bir ortamda okullar yeniden açıldı.

Artık müfredatı bile tartışacak zamanımız yok! Ülkede öyle şeyler oluyor ki, ülkemizin geleceği için en önemli konu olan eğitimi gündeme bile almıyoruz.

***

Siz de hatırlarsınız. İlkokulda bizlere okutulan kitapların kapaklarını da içeriğini de hatırlarım. Bazı kitaplarla bütünleşirdik, oradaki görselleri benimserdik, hikayelerinde yaşardık, hayal gücümüzü canlandırırdık. Bazı kitaplarda bulunan metinleri de okusak da anlamazdık. Zor gelirdi. İşte o kitapların bazı fotoğrafları ve metinleri aklımıza kazıdı.

Bugün de öyle… Kitaplar çocuklarımızın aklına kazınıyor. Eğitimciler bunu hep anlatıyor. O nedenle bir ders kitabı çok özenli hazırlanması gerekiyor.

Peki kitaplarımız özenle mi hazırlanıyor?

Biz çocuklarımıza neyin propagandasını yapıyoruz?

***

Geçen hafta sosyal medyada bir tartışma yaşandı.

Yeni eğitim öğretim yılının ders kitapları dağıtıldı ve Hayat Bilgisi birinci sınıf kitabından bir metin velilerin dikkatini çekti.

Kitabın 153. Sayfasında Türkiye’ye yönelik Afganistan ve Suriye’den gelen sığınmacılarla ilgili bir bölüm vardı.

“Birlikte Yaşamak” başlıklı sayfada öğrencilere, “Yaşadığınız yerde başka ülkeden göç etmiş kişiler var mı? Araştırıp edindiğiniz bilgileri arkadaşlarımızla paylaşalım” sorusu soruluyor.

Verilen örneklerde ise şunlar yer alıyor:

– “Adım Firuz. Ailem Afganistan’dan göç ederek Türkiye’ye yerleşmiş. Şu anda Tokat’ta yaşıyoruz. Türkiye’de doğduğum için Türkçe konuşabiliyorum.”

  • “Adım Muhammet. Suriye’den Türkiye’ye göç ettik. Arapça konuşuyorum. Okuldaki arkadaşlarım ve öğretmenlerim bana yardımcı oluyorlar. Türkçeyi öğrenmeye başladım”

***

Birinci sınıfta ‘birlikte yaşama’ algısını çocuklarımızın beynine işleyen bu ders konusu sadece bununla mı sınırlı?

Tabii ki değil…

***

Size, öğrencilerimize dağıtılmış ve müfredatla okutulan iki kitaptan bahsedeceğim.

Birisi 6. Sınıf Sosyal Bilgiler…

Diğeri 7. Sınıf Sosyal Bilgiler kitabı…

***

Konumuz sosyoloji…

6. Sınıf Sosyal Bilgiler kitabı.

Konunun fotoğrafı, ‘Mülteciler için Kilis’te devletimiz tarafından kurulan bir mülteci kampı’.

Kitapta sosyolojinin tanımı yapılıyor ve metin şöyle devam ediyor:

“…Dünyada milyonlarca insan, ülkelerindeki iç karışıklardan uzaklaşarak başka ülkede mülteci olarak yaşamlarını sürdürmektedir. Mültecilerin yaşam koşullarını, kültürel değerlerini, göç ettikleri ülkelerdeki vatandaşlarla ilişkilerini sosyoloji bilimi sayesinde öğreniriz. Böylece ön yargılarımızdan kurtularak onlara karşı daha anlayışlı olabiliriz.”

Yani sosyoloji sayesinde ön yargılarımızdan kurtulabiliriz…

***

Yine kitabımız 6. Sınıf Sosyal Bilgiler…

Dersimiz, ‘Türkiye’nin komşuları’

Komuşumuz Suriye tanıtılıyor.

Komşunun falan tanıtıldığı yok ama şu var…

Aynen alıyorum:

“… Devletimiz, Suriye’de yaşanan karışıklık ortamından ülkemize sığınan mültecilere kucak açmıştır. Ülkemiz onların sağlık, eğitim, beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını gidermeye çalışmaktadır.”

***

7. Sınıf Sosyal Bilgiler kitabından bir örnek…

Başlık, ‘Biz konuksever bir milletiz’

Dünyanın birçok yerinde ülkemiz insanlarından söz edildiğinde ‘konuksever’ ifadesi kullanılmaktadır. Ülkemizdeki herkes konuksever midir? Bu ifade bir kalıp yargı mıdır? Açıklayınız…

Soru sorulmuş, sonra ‘mülteci’ propagandası yapılmış…

***

Yine aynı kitap…

Görselde teller arkasında kadraja bakan bir sığınmacı çocuk.

Ders konusu, ‘Antidemokratik uygulamalar’

İki soru sorulmuş.

“Antidemokratik uygulamalardan daha başka hangi kişi ya da gruplar etkilenmektedir? Neden?”

“Savaş nedeniyle vatanından edilen ve bir mülteci kampında yaşamına devam eden çocukların bu süreçte karşı karşıya kaldıkları insan hakları ihlalleri neler olabilir?”

***

Yeter mi?

Yetmiyor tabii…

Dersimiz yine “Antidemokratik uygulamalar.”

Soru şu:

“Toplumda uyum içinde yaşayabilmek için farklılıklara karşı anlayışlı olmanın önemi hakkındaki düşüncelerinizi defterinize yazınız…”

Yanıt:

“Dünyanın birçok yerinde savaş ve afet gibi toplumları olumsuz etkileyen durumlar yaşanabilmektedir. Bu yerlerde yaşayan insanlar güvenliklerinden endişe duydukları için kimi zaman başka ülkelere sığınıp kendi ülkelerinden ayrılmak zorunda kalabilmektedir. Bu durumda olan insanlara mülteci adı verilir. Ülkemizde de çok sayıda mülteci yaşamaktadır. Yetkililer ülkemize sığınan mültecilerin güven ve huzur içinde yaşamaları için önemli çalışmalar yapmaktadır. Ülkemizin çeşitli yerlerinde kurulan mülteci kamplarında insanların barınma, giyinme, beslenme ve güvenlik ihtiyaçları karşılanmaktadır. Ülkemiz çeşitli nedenlerle zor duruma düşürülmeye çalışılmaktadır.”

Garip olan ise ‘mülteci’ ile ‘sığınmacı’ ayrımı dahi yapılmaması…

Ve alenen de açıklamada bir yalan var. Sanki tüm sığınmacılar kamplarda yaşıyormuş gibi bilginin paylaşılmasıyla neyin algısı yaratılıyor acaba?

Ve yine soru soruluyor…

“Toplumda mültecilere karşı ön yargıları kırmak için başka neler yapılabilir?”

***

Konumuz bu kez ‘Göç’.

Görsel, savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan Suriyeliler…

Göç konusunda da gündemimizde Suriyeliler var.

“…bulunduğu bölgede can ve mal güvenliği olmayanlar daha güvenli yerlere göç etmişlerdir. Örneğin, ülkemizin güney sınırındaki ülkelerden savaş nedeniyle ülkemize göç edenler, ülkemizde huzur ve güven içinde yaşamaya başlamışlardır.”

***

İşte eğitim müfredatımız.

Sığınmacı sorununun sıkıntılar doğurduğu günlerde, bu durumu kabul etmeye hazır bir nesil yetiştirmek, bir milletin kodlarıyla oynamaktır.

Geri kalan yorum da sizlere kalmaktadır.

Ders kitaplarında sığınmacı propagandası

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

7 Yorum

  1. Yanlis ne burada? Ulkemizde milyonlarca siginmaci var mi? Var. Bu siginmacilarin cocuklari okula gidiyor mu? Gidiyor. Bunlarin cogu geri donecek diyelim (cok zor) ilerde iklim degisikliginden dolayi bu topraklara daha cok insan goc edecek bu kesin! Cografyamiz goc yollari uzerinde (bi anlasak bunu). Yapilmasi gereken herkesin egitimden gecmesi ve kalacak insanlarin Turk milleti ile entegresi. Ve bunu yapmakta zaten cok gec kaldik.

  2. 2 hafta önce

    Yoruma gerek yok apaçık ulusal devlet kültürüne karşı bir algı oluşturma çalışması yapılmış, ulusal bilinç eğitimle zayıflatılıyor ..

  3. 2 hafta önce

    Haberler sosyal medya okul kitapları vs her alanda propaganda bu istilaya göz yummamiz için son hızıyla devam ediyor tabi devlet eliyle….

  4. 2 hafta önce

    Gitsinler yeter onların sorunları ve mültecilerinden çektiklerimiz mülteciler kendi vatanlarına dönsün ve kendi düşmanları ile halleşsinler bizim başımıza bela olmasınlar…

  5. 2 hafta önce

    maalesef ülke yıkıma gidiyor. önceki Türk devletlerinin yıkılmasına neden olan gerçek durum, yani, yöneticilerin, bürokratların kamu malını üleşmeleri…

  6. 2 hafta önce

    Erdem Abi sen benim örnek aldığım kişisin. Seni seviyorum, yaptığım bağışların her kuruşu helal olsun.

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!