Dink davasında dönemin TEM Daire Başkanı tanık olarak dinlendi

Dink cinayeti davasında tanık olarak dinlenen dönemin Terörle Mücadele Daire Başkanı Ahmet Selim Akyıldız, 'Her halükarda, bir istihbarat elde edildiği zaman, şahsın öldürülmesine kadar beklenmemesi lazım. Operasyonun bir an önce yapılması lazım. İş ciddiyete binmiştir. Trabzon'un bu operasyonu başlatması gerekirdi' dedi.

Dink davasında dönemin TEM Daire Başkanı tanık olarak dinlendi
Gazeteci Hrant Dink‘in öldürülmesine ilişkin 76 sanığın yargılandığı davada, eski Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanı Ahmet Selim Akyıldız ile dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Adem Sağlam tanık olarak dinlenildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, Dink cinayetiyle ilgili bildikleri sorulan Ahmet Selim Akyıldız, cinayet öncesine ilişkin herhangi bir bilgisinin olmadığını belirterek, cinayetin gerçekleştiği gün dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay ve İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ile İstanbul’a, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın makamına gittiklerini söyledi.

Cerrah’ın kendilerini cinayetle ilgili bilgilendirdiğini ve “çalışmaların devam ettiğini” söylediğini aktaran Akyıldız, “İlk etapta olay yerinde görüntüler elde ettiklerini ve onun üzerine çalıştıklarını iddia ettiler. Bu toplantıda İstanbul Valisi (Muammer Güler) ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı da vardı hatırladığım kadarıyla” dedi.

‘AKYÜREK BİLGİ PAYLAŞMADI’

Toplantıda neler konuşulduğu sorulan Akyıldız, “Toplantıda cinayetin kim tarafından yapılabileceğine dair fikirler yürütülmüştür. Kaçmakta olan bir şahsın resmi elde edilmiş ve onun üzerine çalışmalar yapıldığı belirtiliyordu” ifadesini kullandı.

Görüşme yapıldığı sırada, “Bize bu bilgi geldi” şeklinde bir konuşmanın geçmediğini ve Ramazan Akyürek’in herhangi bir bilgi paylaşmadığını söyleyen Akyıldız, sıcağı sıcağına yaşanan olayla ilgili detaylı bilgi bulunmadığını dile getirdi.

Tanık Akyıldız, daha sonra müdahil Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Bakırcıoğlu’nun, “Cinayetten 11 ay önce Yasin Hayal’in Hrant Dink‘i öldürmeyi tasarladığı bilgisi, Trabzon emniyet görevlileri tarafından İstihbarat Daire Başkanlığı ve İstanbul emniyetine yazıyla bildirilmiş. Ramazan Akyürek ve o dönem ki İstanbul şube müdürleri, emniyet müdürü Cerrah veya başka kişi tarafından, bu tasarıyla ilgili bilgi 19 Ocak’taki toplantınızda beyan edildi mi?” şeklindeki sorusuna karşılık Akyıldız, “Hayır. Öyle bilgi yazılı veya sözle beyan edilse bizim bunu yazmamız gerekirdi. Cinayetten sonra biz doğrudan İstanbul’a gittik.” dedi.

‘SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ’ SORUSU

Tutuklu sanık Ramazan Akyürek de Trabzon’da 2006 yılına kadar emniyet müdürlüğü yaptığını ve Dink ile ilgili o dönem istihbari bilgi geldiğini belirterek, tanık Akyıldız’a, şu soruyu yöneltti:

“17 Şubat 2006’da emniyet müdürüyken bu bilgi notu İstihbarat Daire Başkanlığı’na (İDB) eleman raporu olarak gönderildi, benim imzam var. İDB’den İstanbul’a gidip gitmediğini ben bilmiyorum. İDB Başkanına, ‘Gönderdiniz mi?’ diye sordum. Başkan da ‘Ben dün akşam gönderdim.’ dedi. Yazılı olarak da bildirilmesini istedim ki istemesem bile bildirilmesi gerekir. Bu yazı, cinayetten 11 ay önce şube müdürü imzasıyla İstanbul istihbaratına gelen bir yazı. Ankara’ya yazılan yazının rapordan farkı var. Bu raporda ‘kesinlikle öldürüleceği’ ifadesini, ‘eylem yapılacağı’ şeklinde geçmiş şube müdürü. Şube müdürü takdirinde olan benim de görmediğim bir yazı bu. Ancak size soruyorum tecrübeli biri olarak. Bu yazının önem değeri sizce nedir? İstanbul emniyet müdürü siz olsaydınız bu yazıdan haberiniz olması gerekmez miydi? Paylaşılması gerekmez miydi? İstanbul emniyet müdürü veya İDB şube müdürü bu toplantıda bu yazıdan bahsetti mi?”

‘TRABZON’UN OPERASYONU BAŞLATMASI GEREKİRDİ’

Akyıldız da şu yanıtı verdi:

“Toplantıda bu yazıdan bahsedilmedi. Bunlar tamamen kurumsal iç yazışmalardır. Her halükarda, bir istihbarat elde edildiği zaman, şahsın öldürülmesine kadar beklenmemesi lazım. Operasyonun bir an önce yapılması lazım. İş ciddiyete binmiştir. Trabzon’un bu operasyonu başlatması gerekirdi. Bu benim şahsi düşüncem. İstihbarat şubede de öncelikle bu operasyonun açılması gerekir.”

‘YASİN HAYAL İLE ÖZEL BİR BAĞLANTIM YOK’

Diğer tanık Adem Sağlam’ın bilgilerine de Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla başvuruldu.

O dönem Trabzon Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını, daha sonra görevinden ihraç edildiğini ve hakkında örgüt suçundan bir yargılamanın sürdüğünü belirten Sağlam, Dink cinayetini basından öğrendiğini ve konu hakkında öncesiyle ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını söyledi.

Yasin Hayal ve Erhan Tuncel ile ilgili o dönem yaptığı işlemlerden bahseden Sağlam, Yasin Hayal’in kendisine cezaevinden mektup yazdığı bilgisini doğrulayarak, bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu ancak takipsizlik kararı verildiğini ifade etti.

Mahkeme Başkanı’nın, “Madem bağlantın yok Yasin Hayal sana niye mektup yazsın?” diye sorduğu Sağlam, “Psikolojisiyle ilgili herhalde. O dönem Trabzon’da tek amirdim. Aileyle irtibatlarını ben kuruyordum. Babasıyla iletişim kurmuştum. Ondan olabilir. Başka özel şahsi bir irtibatım yok.” dedi.

YARIN 3 TANIK DİNLENECEK

Daha önce bu duruşmada dinlenilmesine karar verilen iki tanığın hazır olmadığını ve duruşmaya yarın devam edileceğini belirten mahkeme heyeti, tanık olarak dinlenilecek Kürşat Yılmaz’ın avukatının, “mahkemeye bizzat gelerek tanıklık yapması” talebini reddederek, bu kişinin tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla beyanda bulunmasına hükmetti.

Firari sanık Ekrem Dumanlı’nın avukatının avukatlıktan çekildiğine dair dilekçe gönderdiğini belirten heyet, daha önce belirlenen Serdar Yücel, Şenol Çınar ve Zeki Erdem’i tanık olarak dinlemek için duruşmayı yarına bıraktı.