Diyanet uyuma, Müslüman savcılarına sahip çık!

Nihat Genç yazdı...

Diyanet uyuma, Müslüman savcılarına sahip çık!

Sayın Diyanet Başkanı, bu Sedat Peker işleri ortaya çıkar çıkmaz Tele 1 TV ve Halk TV ve Veryansın TV youtube kanalı Adil Serdar Saçan adında eski bir polis şefini ekrana çıkardı.

Öyle böyle değil müslüman polis şeflerine ve mümin hakimlerimize ve mürit savcılarımıza çok kötü rol model oluyor, bir an önce tedbir alınmalı.

Adil Serdar Saçan'ı ekranda gördüğüm andan beri soğuk terler döküyorum, şok içindeyim, bir an önce kontrol altına alınmalı.

Yüz karası bu polis şefi yirmi yıllık iktidarın tutuklayamadığı kim varsa bir de güle oynaya bir de henüz 30'lu yaşlarında tutukladığını anlatıyor, efendim, olacak şey mi, adeta iktidarımızla dalga geçiyor!

Sayın Diyanet Başkanı, Adil Serdar Saçan adlı bu polis şefi tam yirmi yıl önce sen kalk devlet büyüklerine sormadan sen kalk iktidar partisini takmadan sen kalk din büyüklerimize danışmadan önüne geleni sorguya çek, olacak şey mi?

Büyük küçük demeden memleketin düzenini bozup cılkını çıkartmış şimdi de devlet büyüklerine sormadan yaptığı sorgulamaları anlatıp kasım kasım kasılıyor, vah ki vah, memleketimiz ne hallere düşmüş! Bu eski polis şefleri hala ortalıkta fink atıyor!

Te o zamanlar memleketi sahipsiz islamsız ahlaksız ve AKP'siz bulmuş, sen kalk 35 yaşında 600 kadar dava dosyası aç, memleketin mümtaz evlatlarını tertemiz müslüman toplum liderlerini kodese tık, duyulmuş şey değil, şimdi bir de bununla iftihar ediyor!

Sen kalk te o zamanlar bugün iktidarımızın gözünün nuru Albayrak holdingi sorgula.

Sen kalk İslamcı iktidarın yirmi yıl dokunmadığı mübarek kişilik Adnan Hoca'yı sorguya çek.

Sen kalk yirmi yıl İslamcı iktidarla kucak kucağa vatan fedaisi Sedat Peker'i emniyete çek, sen kalk, yahu olacak şey mi, Çakıcısını Sedat Şahin'i Kürşat Yılmaz'ı bilimum tertemiz memleket çocuklarına(!) kelepçe tak!

Bir de sanki hayırlı bir iş varmış gibi Halk TV ve Tele 1 ekranına kurum kurum kuruluyor!

Sanki ekrandan İslamcı iktidarımıza nispet yapıyor.

Düşman çatlatır gibi, yirmi yıl önce ben yaptım, diyor.

Yani, siz niye yapamıyorsunuz demek istiyor, ki, dinimizi islamcı iktidarımızı zora sokuyor!

Sayın din başkanımız, evet haklısınız, aynen, Fetö'yü besleyen iktidar kaynaklarını da rapor edince Allah'a şükür o yıllarda AKP iktidara gelir gelmez görevden alındı içeri atıldı.

Sonra şaibeli bir çöp kamyonu kazası geçirdi, sonra müslüman siyasetçi ve işadamlarına ve memleket fedaisi gençlerimize yaptıklarını Samanyolu TV dizi film gibi millete anlatıp sonra da Ergenekon'dan içeri aldı.

Ne güzel eski Türkiye'nin bağırsakları temizleniyordu boşuna sevinmiştik, ama işte yine 'hortladı'.

Düşünün bu eski polis şefi arada bir rakı da içiyormuş.

Hey allahım, sen bizi neyle sınıyorsun?

Düşünün elinde rakı kalkmış bir de yok ben cumhuriyetçiyim demiyor mu, ağzının ortasına kürekle vurasım geliyor.

Sus be adam, İslamcı iktidarımızın yaptığı köprüleri yolları rabia işaretini hiç mi düşünmüyorsun.

Yok ben helal süt emmişim yok ben anayasadan başka takmam diye gerim gerim geriliyor.

Sayın Diyanet Başkanım, bu arkadaş ekrandan konuştukça memlekete pis bir koku yayılıyor, dinimiz ahlakımız mübarek camilerimiz elden gidiyor.

Sayın başkanım, sadede gelelim, bu arkadaşı yeniden incelemek mümkün değil mi? Eski dosyalarına baksak eksik gedik bir şeyler bulup tekrar içeri atamaz mıyız?

Herifteki cürete bakın, tek başınaydım yine tek başınayım diyor, yahu kime güveniyor! Arkasında hangi emperyalist güçler var!

Sayın Diyanet Başkanım, bu arkadaşa karşı milletimizi uyanık tutmak için bir tweet atmak olmadı bu cuma bir hutbe verip felaketi anlatmak lazım.

Sayın Diyanet Başkanım, tehlikenin farkında mısınız?

Yani sevgili büyüğüm Diyanet başkanım!

Ülkemizin düştüğü bu zor durumda kendi başına buyruk polis şefleri ve savcıların ortalıkta fink atmasına ekranlara çıkmasına yeni yetişen gençliğe rol model olmasına, göz yumamayız.

Dün akşam baktım Veryansın youtube kanalına da çıkmış, onu sorguladım bunu sorguladım diye tafra yapıyor, lan şekil, ne demek istiyorsun, şimdi ben görevde olsaydım'a getiriyor, haşa Tayyip Erdoğan beyi de sorgulardım demek istiyor! Ki bu cüreti kesinlikle cezalandırılmalı!

Sayın diyanet başkanım, inanın dinimize ehli sünnet velcemaata mübarek Allah dostları menzilimize ve İskenderpaşa'ya ve yandaş yazarlarımıza çok kötü örnek oluyor.

Bu arkadaşı takibe alın.

Sakın ha Ayasofya ve Taksim Cami önünden geçmesin.

Ne demek devlet büyüklerini sorgulamak!

Sadakat olmadan din ve memleket büyüklerine saygı olmadan devlet ve dinimiz bir asayiş ve düzen içinde olabilir mi?

Bir de kalkmış bu arkadaş siyasete ve makam ve beklentilere soğuk durduğunu teklif gelirse de asla kabul etmeyeceğini söylüyor ki, tahammül mümkün değil. Buraya da inanmadım kesin bir kaç holdingi haraca bağlamıştır, penguenci tayfaya söyle araştırıp tweetler atsınlar!

Durduramazsak, yine olmadı, hiç değilse çiftleşmesine engel olalım, çoluk çocuk yavrular doğurmaya kalkarsa ileriki günlerde bir de onlarla baş etmeyelim!

Kökünü soyunu kazıyalım!

Bu polis arkadaş bir de laik olduğunu söylüyor, insanı kudurtuyor vallahi!

Bir de polislikten atılmış kodese tıkılmış Fetösü AKP'si  önünü kesmek için her şeyi yapmış ama hala kalkmış yine 'devlet' diyor.

İnşallah başına devlet düşer!

Sayın Diyanet başkanımız, memleketimizin ve dinimizin selameti açısından bu arkadaşın bir an evvel kontrol altına alınmasını rica ediyorum!

Artık yeter, alenen açıkça halen görevi başındaki polis şeflerini savcı ve hakimlerimizi zor bir ikilemde bırakıyor. Müslüman savcı ve hakimlerimiz görevlerini mi yapsınlar yoksa bu eski polis şeflerinin konuşmalarıyla vicdan mı yapsınlar, onlar da insan!

Oysa, biz o hakim ve savcıları büyütüp besleyip oralara yerleştirebilmek için ne büyük riskler altına girmiş nice dernekler tarikatlar örgütler paralar toplamıştık ve Fetö'yle ve liberallerle el ele istisnasız bütün cumhuriyetçileri ve cumhuriyet kurumlarının işini bitirmiştik sanıyorduk!

Sayın Diyanet başkanım, uyumayın, uyursak bakın işte yine eski Türkiye hortlar!

Bu densiz terbiyesiz polis şefinin müslüman savcı ve hakimlerimizin alayını zan ve töhmet altında bırakmasına göz yummamalıyız.

Bir an evvel tedbir alınmazsa vallahi dinimiz diyanetimiz menzil ve mübarek tarikatlarımız ve Marinalarımız ve Kolombiya gemilerimiz için işler çok kötü, sıcak para gelmezse düşünün Diyanet'imizin bütçesi bu kadar hoca neyle geçinecek!

Düşünebiliyor musunuz, dalga geçer gibi kanun karşısında herkes eşittir gibi batıl fikirlere kapılmışlar, kesin eroin kafası bu.

Sayın Diyanet Başkanı, Allah aşkına herkes nasıl eşit olabilir.

Bir sarayla sıradan bir insanımız nasıl eşit olabilir?

Allah aşkına, bir Sedat Peker'le Adnan Hoca'yla bir gavsülazam'la sıradan bir insan hukuk karşısında nasıl eşit olabilir, eşittir diyen kesin damardan iğneyi yemiştir, olacak şey mi?

Menzil'le İskenderpaşa'yla Erenköy cemaati Süleymancılarla Fetöcülerle sarayla islamcı iktidarın müstesna siyasileriyle sıradan biz insanlar nasıl eşit olabilir, bu Allah'a şirk koşmaktır, eşit olduğumuzu söyleyebilmek için pudra şekerini fazla kaçırmış olmamız lazım.

Bir de savcılar özgürce soruşturmasını yapabilmeli diyor, işte asıl felaket burası, müslüman önce Allah'a sonra Allah'ın dostları Gavs ve şeyhlere sonra gavsların dostları siyasi liderlere bağlanmadan nasıl özgür olabilir anlayabilmiş değilim!

Sayın Diyanet Başkanım, şimdi soruma geçiyorum, savcı ve hakimlerimizin özgürce dava açabilmeleri için, kimlere bağlanmalı, kimlerden emir almalı, kimlere dua etmeli?

Önce abdest alıp dua etmeli ve yatağa girmeli, istirahe için.

Bence de önce Allah'a ve peygamber'e sonra sahabeye ve Hazreti Ali'ye sonra gavsülazama, sonra da İskenderpaşa'ya sonra da siyasi büyüklerimize dua etmeli ve rüyasında ilahi emirleri beklemeli!

Allah sizden ve savcılarından razı olsun, Allah'a bin şükür, savcı ve hakimlerimiz istisnasız hepsi istihareye yatmış ilahi emirleri bekliyor!

Büyük emekler verip yetiştirdiğiniz bu mübarek savcı ve hakimler için bu Cuma hutbesinde dualarınızı bekliyoruz, Allah sizleri başımızdan eksik etmesin, efendim!

(Not: Netflix gibi alemlere senaryo arayan arkadaşlar, Adil Serdar Saçan hayatta ve yaşadıkları ortada. İş adamları, iktidar ve tarikatlar ve mafyaya karşı verdiği amansız hikayeler acı ve trajik gerçekliğiyle de ortada!  Kahramanlarınızı tanıyın Fransaları Amerikaları İtalyanları dolaşın bu kadar inanılmaz bir kanun savaşçısı bulamazsınız ve bütün olaylar aktörleriyle gerçek ve yaşıyor.)