Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki kirli oyunlar

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki kirli oyunlar

GİRİŞ:

08 Temmuz 2020 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki güvenlik ilişkileri kapsamında Rum Yönetimine Uluslararası Askeri Eğitim ve Öğretim (International Military Education and Training-IMET) Programı kapsamında askeri eğitim ve öğretim fonu sağlayacaklarını duyurmasıyla gündeme gelen hususları, daha iyi anlabilmek açısından IMET Programı tartışması ile yeniden alevlenen aslında geçmişten günümüze hiç değişmeyen ABD’nin GKRY’’e desteğini ve önemli bazı son gelişmeleri ele alma ve hatırlatma ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

ABD ULUSLARARASI ASKERİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM PROGRAMI-IMET:

Uluslararası Askeri Eğitim ve Öğretim Programı (International Military Education and Training-IMET) Programı, öncelikle ABD'deki okullarda ve tesislerde yabancı ülkelerin askeri ve sivil liderlerini eğitmek için oluşturulan bir programdır. IMET Programına dahil edilecek ülkeleri ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları müştereken koordine etmektedir. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen IMET Programı, ABD Savunma Bakanlığı Savunma Güvenliği İşbirliği Ajansı (Defense Security Cooperation Agency-DSCA) tarafından uygulanmaktadır.

1947-1991 yılları arasındaki Soğuk Savaş’ın sona ermesini takiben ABD’nin beklendiği gibi IMET Programı uygulama anlayışı ile içeriği değişmiştir. Eğitim yardımının kapsamına yeni NATO ülkelerinin yanısıra ABD’nin menfaatlerine uygun ülkelerinin ilave edilmesi planlanmıştır. Dünya üzerindeki hakimiyetinin güçlenmesine katkı sağlamaya yönelik olarak George W. Bush ve Barack Obama'nın yönetimleri sırasında, daha önce azaltılan IMET bütçesinde tekrar artışa gidilmiştir.

2000 yılından bugüne kadar 1 milyondan fazla yabancı askeri personele eğitimin verildiği ABD’nde,  IMET Programı ve diğer eğitimlerle birlikte halen 150-155 ülkeden 5000-5500 yabancı personel eğitim ve öğretim görmektedir. IMET Programında, kursa ait eğitim ücret alınmayıp, kursiyerlerin rütbelerine uygun olarak gündelik harcırahlarının bir kısmı bu programdan sağlanmakta ve destek verilmektedir.

ABD ULUSLARARASI ASKERİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM PROGRAMI-IMET HEDEFLERİ:

- Ülkelerin gelecekteki liderlerini eğitmek,

- ABD’yi daha iyi anlamayı oluşturmak,

- ABD Silahlı Kuvvetleri ile ilgili ülkenin silahlı kuvvetleri arasında gelecekteki ittifaklık için ilişki kurmak,

- Müşterek harekat için birlikte çalışabilirlik ve kabiliyetleri geliştirmek,

- Profesyonel askeri eğitime odaklanmak,

- Ülkelerin diğer savunma eğitim ve öğretimlerinde daha düşük bir maliyet elde etmeleri için ulusal fonlarını kullanmalarına izin vermek,

- İngilizce dil eğitimi yardımı sağlamaktır.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NİN IMET KAPSAMINDA ABD’NDEN ALDIĞI EĞİTİMLER:

1952 yılında NATO'ya katılımından bugüne kadar Türkiye, ABD’nden  askeri ve ekonomik yardımın yanısıra IMET Programından da eğitim desteği almaktadır. Halen yılda 2-3 Milyon dolar arasında IMET desteği aldığı bilinen Türk Silahlı Kuvvetleri’nden şimdiye kadar binlerce askeri öğrenci, subay, astsubay ve sivil ABD’nde açılan kurslarda eğitim ve öğretim görmüştür.

ABD’nden sadece IMET Programından değil, iki ülke arasında devam eden başka projeler kapsamında uygun diğer ihtiyaçlar için Dış Askeri Satış ve Dış Askeri Yardım Fonları gibi teknik proje ve askeri satış programları kapsamında veya milli bütçe kaynaklarından çeşitli eğitimler alınmaktadır. IMET Programında eğitim ücretinin tamamın ve öğrenci harcırahının bir kısmının ABD tarafından karşılanması ve milli bütçeye katkı sağlaması nedenleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından uzun yıllardır tercih edilen bir kaynak olarak görülmektedir.

Özellikle 2000’li yılların başından itibaren FETÖ/PDY’nin yurtiçi ve yurtdışındaki Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve eğitimlerini hedef alması dikkate alındığında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ABD’ne yurtdışı eğitimlere gönderilen personelin önemli bir kısmı 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi içerisinde yer almış ve FETÖ bağlantılı çıkmıştır. IMET’in amaçlarına ve hedeflerine bakıldığında ABD'ye giden kursiyer veya öğrencilerin FBI, CIA ve FETÖ radarında olduğunu, bundan sonra da olacağını unutmayalım.

ABD’NİN GKRY’E SİLAH AMBARGOSUNU KALDIRMASI:

20 Aralık 2019 tarihinde ABD'nin belirli koşullar ve sınırlamalar altında GKRY’e silah ambargosunun kaldırılmasını öngören Tahsisatlar Yasa Tasarısı ABD Kongresinde onaylanmıştır.

21 Aralık 2019 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump, Kongrede kabul edilen ve ABD'nin belirli koşullar ve sınırlamalar altında 1987'den beri GKRY’e uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasını öngören yasayı imzalamıştır. Trump, Kongreden geçen ABD'de "Federal Hükümet Bütçe Yasası" olarak bilinen tahsisatlar yasa tasarısına eklenen "Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji İşbirliği Yasası"nı da imzalamıştır.  

Yasanın ilgili bölümünde, ABD'nin GKRY, Yunanistan ve İsrail ile Doğu Akdeniz'deki iş birliklerine vurgu yapılmaktadır. Yasanın “Bulgular” kısmında GKRY, İsrail ve Yunanistan’ın önemine dikkat çekilerek Akdeniz, Ege ve Orta Doğu’da "tek taraflı, uluslararası hukuku ihlal eden ve iyi komşuluk ilişkilerini zedeleyen davranışlara karşı olunduğu" ifade edilmektedir. ABD’nin müttefikleri arasında enerji güvenliğini sağlaması gerektiği kaydedilen yasada, Avrupa'nın Rusya'ya olan enerji bağımlılığını azaltacak Güney Hattı ve Adriyatik Boru Hattı'nın inşasının önemine dikkat çekilmektedir.

Silah ambargosunun kaldırılması şartları arasında, satılan silahların son alıcısının GKRY yönetimi olması gerektiğine vurgu yapılırken, GKRY'nin kara para aklamayla mücadeleye devam ettiğinin ve Rus askeri gemilerinin Rum limanlarını kullanmadığının Kongreye tescil edilmesi şartı getirilmektedir. Buna göre en az yılda bir kez ABD yönetiminin Kongreye, GKRY'nin bu şartlara uyup uymadığını tespit eden bir rapor sunması gerekmektedir. Yasada ayrıca, bölgede ABD'nin Düşmanlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (Countering America's Adversaries Through Sanctions Act-CAATSA) kapsamına girecek adımlardan uzak durulması gerektiği de vurgulanmaktadır.  

Aynı metinde ayrıca İsrail, Yunanistan ve GKRY ile Doğu Akdeniz’deki enerji iş birliğini kolaylaştırmak için ABD-Doğu Akdeniz Enerji Merkezi kurulması öngörülmektedir. Yunanistan’a 3 milyon dolar "dış askeri finansman" desteği talep edilen yasada, "Uluslararası Askeri Eğitim ve Öğretim Yardımı-IMET" başlığı altında Yunanistan’a 2020 yılı için 1,3 milyon, 2021 yılı için 1,5 milyon ve 2022 için 1,8 milyon dolar; GKRY'ye ise 2020’de 200 bin, 2021’de 500 bin ve 2022’de ise 750 bin dolar yardımın aktarılması hedeflenmektedir.

Buna ilaveten GKRY'nin münhasır ekonomik bölgesine ve Yunanistan'ın hava sahasına ilişkin herhangi bir "müdahalenin" ABD Dışişleri Bakanlığı ve diğer ilgili mekanizmalarca tespit ve rapor edilmesi de yasaya eklenen maddeler arasında yer almaktadır.

ABD’NİN GKRY’E SİLAH AMBARGOSUNU KALDIRMASINA TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ:

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, yasa tasarısının Kongreden geçmesinin ardından yaptığı yazılı açıklamada; “2020'de ABD federal kurumlarına sağlanacak bütçe tahsisatlarını ilgilendiren yasa tasarılarının, Türkiye aleyhinde unsurlar içeren bazı yazımlarla, ABD Temsilciler Meclisi ve Senatosunca kabulünün, ABD Kongresi üyelerinin ikili ilişkilere her ne yöntemle olursa olsun tahrip etme saikinin son ürünü olduğunu” vurgulamıştır.

Sözcü Aksoy; "ABD Kongresindeki olağan bir bütçe belirleme sürecinin dahi bir kez daha ABD'li siyasetçilerin kısa vadeli siyasi emellerine alet edilmesini kınıyoruz. ABD'li Kongre üyeleri, Türk düşmanı bazı meslektaşlarının 'müttefiklik' kavramının içini boşaltma gayretlerine alet olarak en başta kendi itibarlarını aşındırmakta ve güvenirliklerini yitirmektedir." demiştir.

Sözcü Aksoy; “F-35 uçaklarının Türkiye'ye transferini haksız yere engelleme, ayrıca Kıbrıs adasındaki çözüm çabalarını ve Doğu Akdeniz'deki iş birliği olanaklarını baltalama gayretinde olan çevrelerin girişimlerinin her şeyden önce ABD'nin kendi menfaatlerine zarar verdiğini, bu girişimlerin bölgenin barış ile istikrarına hizmet etmediğinin zamanla idrak edileceğini” vurgulamıştır.

ABD’NİN GKRY’E ASKERİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM FONU SAĞLAMASI:

08 Temmuz 2020 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki güvenlik ilişkileri kapsamında Rum yönetimine Uluslararası Askeri Eğitim ve Öğretim (International Military Education and Training-IMET) Programı kapsamında askeri eğitim ve öğretim fonu sağlayacaklarını duyurdu.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında Pompeo, “ABD Dışişleri Bakanlığı, Kongre ödeneklerine ve bildirimlerine bağlı olarak, artan ikili güvenlik ilişkileri kapsamında (Rum yönetimine) uluslararası askeri eğitim vermeyi ve öğretim fonu sağlamayı planlıyor. Bu adım, Doğu Akdeniz’de istikrarı sağlama adına anahtar bölgesel ortaklarla ilişkileri geliştirme çabalarımızın bir parçasıdır.” dedi.

ABD’NİN GKRY’E ASKERİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM FONU SAĞLAMASINA TEPKİLER:

KKTC Cumhurbaşkanlığı’ndan ABD’ye tepki açıklamasında Doğu Akdeniz’de yükselen gerilime işaret edilerek “Tüm ilgili tarafların müdahil olduğu kapsamlı bir diyalog ve işbirliği yerine, ABD ile GKRY arasında ikili askeri faaliyetlerin artırılmasıyla bölgesel istikrara nasıl fayda sağlanacağı anlaşılır değildir” denildi. Gerek Kıbrıs Adası’na ait doğal kaynakların yönetimi, paylaşımı gerekse tüm bölgeyi kapsayan konularda tüm paydaşların hak ve menfaatlerini gözetecek şekilde hareket edilmemesinin hem Ada’da iki taraf arasında hem de bölgesel istikrarın sağlanması yönünde sürdürülen çabalara olumsuz etki edeceği uyarısında bulunuldu.

KKTC Başbakanı Ersin Tatar da ABD’nin planının Kıbrıs konusundaki uzlaşmaz Rum tutumunu daha da artıracak yanlış bir karar olduğunu söyledi. Kıbrıs’taki iki tarafa eşit tutum gösterilmemesinin Birleşmiş Milletler’in ilkelerine ters düştüğünü kaydetti. Tatar açıklamasında şunları kaydetti: “Türkiye ve KKTC olarak Doğu Akdeniz’deki haklarımızı koruma kararlılığımızı somut adımlarla ortaya koydukça birileri kendi menfaatlerine dokunulduğu için çeşitli karşı oyunlar içine giriyor... O yüzdendir ki, Rum tarafının haklarımızı gasp etmek için girdiği oyunlara ve ittifaklara karşı bizim de Türkiye ile birlikte iki devletli çözüm yönünde adım atmamız, Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarını ileri taşımamız, Maraş’ı daha fazla gecikmeden açmamız gerektiğini ifade ediyoruz.”

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD’nin kararına tepki göstererek “İki taraf arasındaki dengeyi gözetmeyen adımların Ada’da güven ortamının tesis edilmesine, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayacağı açıktır” dedi. ABD’nin 2020 mali yılına ilişkin tahsisat yasaları uyarınca GKRY’yi söz konusu programa dahil ettiğini açıkladığına işaret eden Aksoy, KKTC makamlarının bu konuda ortaya koyduğu tutumu desteklediklerini dile getirdi.

ABD’NİN KIBRIS’TAKİ TÜRK ASKERİNE GENEL BAKIŞI:

23 Mayıs 2019 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu, 10 Mayıs 2019 tarihinde sunulan ve Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alması durumunda F-35  programından çıkartılması çağrısı yapan karar tasarısını kabul etmiştir. Türkiye’ye S-400 silah sistemi alımını iptal etmesi çağrısı tekrarlanmıştır.

ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen tasarının metninde; Amerika ve Türkiye’nin 1952 yılından bu yana NATO kapsamında müttefik, Türkiye ve Amerika’nın Kuzey Atlantik İttifakı Antlaşması kapsamında demokrasi ilkelerini, bireysel özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü korumakla yükümlü, bunun yanı sıra kolektif savunma ve barış ile güvenliğin korunması konusunda ortak çaba göstermekle yükümlü, oldukları vurgulanmıştır.

Karar tasarısında; Türkiye’nin önemli bir NATO müttefiki ve Amerika’nın da önemli bir askeri ortağı olduğu, Türkiye’nin yaklaşık 2000 ABD Silahlı Kuvvetler mensubuna, hava savunma teçhizatına ev sahipliği yaptığı vurgulanırken, “Türkiye Amerika ile önemli bölgesel çıkarları paylaşmasına karşın, Rusya ve İran’la işbirliği içinde olması, Kuzey Kıbrıs’ı işgali, demokratik normlar ve kurumlardan uzaklaşması, özgür basına yönelik saldırılar, ABD vatandaşlarının ve ABD Büyükelçilik çalışanlarının haksız şekilde gözaltında tutulması ABD ve Türkiye ilişkileri için son derece sorunludur” ifadeleri yer almıştır.

ABD’NİN GKRY’DE BULUNAN ÖZEL KUVVETLER UNSURLARI:

23 Şubat 2020 tarihinde Türk, Yunan ve Rum basınında yer alan haberlerde, Baf-GKRY’deki Andreas Papandreu Hava Üssü’nde ABD’li askerlerin konuşlandığı  ifade edilmiştir. ABD askerlerinin hemen hemen her gün eğitim/tatbikat yapması konusu, Rum medyası tarafından "Amerikan komandolarının ne işi var" sorusunu gündeme getirmiştir.

Baf’ın kuzeydoğusunda yer alan Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) Anarida acemi er eğitim birliğinde kalan 380-500 kadar ABD’li askerin, birlik ile Andreas Papandreu Hava Üssü arasındaki ulaşımlarını Chinook helikopterleriyle sağladığı yine başka gizli tatbikatlar yaptığı basında yer almıştır. Rum basınında ayrıca, ABD unsurların Andreas Papandreu Hava Üssü’nde 2 adet Apache, 5 adet Black Hawk ve 5 adet Chinook tipi helikopter, 2 adet AC-130 tipi nakliye uçağı, 6 adet zırhlı personel taşıyıcı araç  bulunduğu belirtilmiştir.

ABD Özel Kuvvetler Muharebe Arama-Kurtarma (MAK) Personeli-Baf/GKRY-Ocak 2020

ABD Özel Kuvvetler Muharebe Arama-Kurtarma (MAK) Personeli-Anarita/GKRY-Ocak 2020

ABD Özel Kuvvetler Muharebe Arama-Kurtarma (MAK) Personeli-Baf/GKRY-Ocak 2020

ABD Özel Kuvvetler Muharebe Arama-Kurtarma (MAK) Personeli-Baf/GKRY-Ocak 2020

Kovid-19 (Covid-19) salgını nedeniyle daha sonra unutulan bu gelişmeler ayrıntılı olarak incelendiğinde; ABD unsurlarının aslında DEAŞ terör örgütü lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin Barişa-Suriye’de 27 Ekim 2019 tarihinde öldürülmesinden sonra GKRY’e gelmeye karar verdiğini, Ocak 2020 ayından itibaren Baf-GKRY’e geldiği değerlendirilen ABD Özel Kuvvetleri’ne mensup Muharebe Arama-Kurtarma (MAK) personelinden oluştuğu anlaşılmaktadır.

İNGİLTERE’NİN GKRY’DE BULUNAN ÜSLERİ:

Aslında yeri gelmişken İngiltere’nin GKRY’de bulunan üslerini hatırlatmak ve unutturmamak gereklidir. İngiltere’nin Kıbrıs’ın Güneyinde GKRY’de çok önemli 2 üssü bulunmaktadır. Bu üsler, aynı zamanda İngiltere’ye ait İngiliz toprağı olan Akrotiri ve Dikelya Üsleridir. Üslerin stratejik konumları ile mevcut kullanımlarına yönelik amaçlarının daha iyi anlaşılması için harita ve görsellerle bilgilerinize sunulmuştur.

İngiliz Üssü-Akrotiri/GKRY

İngiliz Üssü-Dikelya/GKRY

FRANSA’NIN GKRY’DE KULLANDIĞI/KULLANACAĞI DENİZ VE HAVA ÜSLERİ:

Fransa ve GKRY arasında özellikle Suriye ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere uygun olarak yapılan anlaşmalar gereği Fransa’nın kullanacağı üsler; Baf-GKRY’deki Andreas Papandreu Hava Üssü ile Rum Milli Muhafız ordusu-RMMO’na ait 1974 Kıbrıs Barış Harekatı öncesi 1000-1500 kadar soydaşımızın yaşadığı Tatlısu/Mari Deniz Üssü’dür.

Rum Milli Muhafız Ordusu- Tatlısı/Mari Deniz Üssü

GKRY’DE ABD, İNGİLTERE VE FRANSA VARLIĞI MEVCUT ÜSLERİN DURUMU:

Kıbrıs’ın stratejik önemi ve Doğu Akdeniz’in sahip olduğu enerji kaynakları nedenleriyle GKRY’de hava ve deniz üssü kullanma yarışına girilmesinin sonuçlarına tek bir harita üzerinde baktığımızda, neler olup bittiğini daha iyi kavrayacağımızı ve Kıbrıs’taki silahlanma yarışının hangi boyutlara ulaştığını rahatlıkla görebiliriz.

GKRY’de ABD, İngiltere ve Fransa Varlığı  

SONUÇ:

GKRY’deki mevcut ortam, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkiye’nin güvenliğini stratejik olarak hayati önemde etkilemektedir. Hiç lafı uzatmadan önerilerimi ifade ediyorum;

- Türkiye’nin; Orta Akdeniz’de, Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Libya’da, Suriye’de ve Irak’taki gelişmeleri dikkate alarak, KKTC’de planladığı deniz ve hava üsleri projelerini bir an önce artık hayata geçirmesinin politik ortamı ve gerekçeleri oluşmuştur.

- Maraş Bölgesinin KKTC turizmine açılmasının zamanı gelmiş ve geçmektedir.

- İngiliz sömürgeciliğinin kalıntıları olan kara trafiği soldan sağa alınmalıdır.

- En önemlisi artık Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün GKRY politikalarına ve menfaatlerine uygun olduğu dikkate alınarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KTC) olarak tanınması girişimlerimizi yurtiçinde ve yurtdışında artırmalıyız.  

Uluslararası askeri eğitim ve Öğretim (IMET)