Ege adalarında hak ve hukuk ihlali

featured

E. Tuğamiral İlker Güven yazdı

Günümüzde Türk-Yunan ilişkilerinde gerilimi tırmandıran, Antlaşmalar ile  ‘askersizleştirmek’ kaydıyla egemenliği Yunanistan’a bırakılan toplam 18 ada ile, Türkiye’nin bir parçası olan, 152 ada ve adacıktan,18+1 ada ve kayalığın

Yunanistan tarafından zabt ve işgali gün geçtikçe çözüm bekleyen ve kanayan derin bir yara haline gelmiştir.

Askersizleştirmek kesin ve bağlayıcı şartı ile egemenliği devredilen 18 ada 1960’lı yıllardan itibaren maalesef göz göre göre askerleştirilmiştir. 18+1 ada ve kayalığımız ise 2004 yılından itibaren göz göre göre zabt ve işgal edilmiştir.

1913 Londra Antlaşması ile, askersizleştirilme şartıyla Yunanistan’a bırakılan adalar için, 1914 yılında Yunanistan kendisine bırakılan adaları, askeri korunaklı ve askeri amaçla kullanmayacağını taahhüt ettiğini (şartlara bağlı kalacağına söz verdiğini) bildirmiştir. 1923 Lozan Barış Antlaşması ve Boğazlar Sözleşmesinde, büyük devletlerin 1914 tarihli kararı; ”Devredilen Adaların Askersizleştirilmesi şartı” esas alınmıştır.

Lozan Antlaşması Madde 12’ye göre ; İMROZ(GÖKÇEADA),BOZCAADA ve TAVŞAN ADALARI dışındaki Yunanistan’ın 12 Ada üzerindeki egemenliği “Adaların Askersizleştirilmesi” statüsüne bağlı olma şartına bağlanmıştır. Burada özellikle emredici, “shall be” ve “shall remain” sözcükleri kullanılmıştır. Lozan Antlaşmasının 4’ücü maddesi ile; İmroz(Gökçeada), Bozcaada ve Tavşan adaları da bilahare askersizleştirilmiştir.

Lozan Antlaşması Madde 13’ün ilk cümlesi, “Barışın sürekli olmasını sağlamak maksadıyla,Yunan Hükümeti,MİDİLLİ, SAKIZ, SİSAM ve NİKARYA ADALARINDA Aşağıdaki yasaklara uyacağını taahhüt eder (söz verir).

Anadolu’ya çok yakın olan bu Adalara;

a. Askeri korunak ve Deniz Üssü kurumayacak.

b. Yunan uçakları Anadolu üzerinde, Türk uçakları da, Adalar üzerinde uçmayacak.

c. Jandarma ve polis gücü Yunan ülkesindeki oranlara uygun olacak.

Lozan Antlaşması Madde 14’ün 2. Fıkrasına göre; “Adalar Askerden Arındırılacak ve Askerden Arındırılmış kalacaktır” şeklinde kesin bağlayıcı ifade kullanılmıştır.

1947 Paris Antlaşması; Madde 14/1 gereğince, 1923 Lozan Antlaşması 15. madde ile İtalya’nın Egemenliğine verilen 12 Ada, Yunanistan’a devredilmiştir. Bu Adalar;

ASTYPALEA, RODOS, HERKE, KERPE, ÇOBAN, İLYAKİ, İNCİRLİ, KALİMNOS, LEROS, BATNOZ, İLİPSİ, SÖMBEKİ, İSTANKÖY ve MEİS Adalarıdır.

Paris Antlaşması madde 2’ye göre; “Bu Adalar Askerden arındırılacak ve arındırılmış olarak kalacaktır.”

Özet olarak; 1923 Lozan Antlaşması, 1936 Montrö Boğazlar sözleşmesi ve 1947 Paris Antlaşmasıyla ASKERSİZLEŞTİRİLME (Demilitarized), statüsünde olması gereken, Yunan’a kesin şartlı devredilen adalar ile 18+1 işgal altındaki Türk adalarının özgün duruma getirilmesi için hukuki, jeopolitik, tarihi ve hak ihlali olarak çok haklı olduğumuz tehdit ve tehlikenin ötesinde Yunan cüretkârlığı ile karşı karşıyayız.

Uluslararası Daimi Adalet Divanı 4 Şubat 1932 tarihli Tavsiye Kararı; “Antlaşmalar Anayasa dahil Ulusal Hukuktan Üstündür. Hiç bir Devlet yürürlükteki anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınamaz” diyor. Türkiye bugüne kadar barışın sürekli korunması için azami derecede özen göstermiştir. Bir başka ifade ile, Türkiye ulusal hak ve çıkarlarını korumak için BM Yasasının 51. maddesi gereğince meşru müdafaa hakkını (1995 Kardak hariç) önce yumuşak güçle sağlamak olmadığı takdirde sert güç ile sağlamayı öngörülmemiştir.

Öncelikle, uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli BMGK’ni, NATO’yu, AB’yi ve AGİT’i daha aktif politikayla devamlı uyararak ulusal hak ve hukuk ihlallerinin kaldırılması ve antlaşmalar esaslarının uygulanmasının sağlanması için artık çok ciddi gayret gösterilmelidir.

Ege adalarında hak ve hukuk ihlali

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

1 Yorum

  1. 7 gün önce

    Yunanistan ve ona arka çıkan sözde medeni demokrasi huhuka bağlı ülkeler Hristiyanlık dayananışması ırkçılık yapmaları geçmişten bugüne türk düşmanlığı yapmaları nedeniyle ihlal ve kışkırtma devam eder Türkiye sert yüzünü göstermediği sürece hep haksız gösterilecek Türkiye’nin arkasında türk dünyası güçlü ve sağlam durmalıdır

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!