Ekrem İmamoğlu’na kızmıyorum, aksine teşekkür ediyorum

Gürbüz Evren yazdı...

featured
service

Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz gezisine davet edip, baş köşede yer verdiği gazeteci sıfatlı bazı kişiler tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Ertuğrul Özkök, Akif Beki, Nagehan Alçı üçlüsünden en büyük tepkiyi Nagehan Alçı aldı.

Bin kez duydunuz ve okudunuz, ama Nagehan Alçı’nın 2010 yılındaki “Bizim askerlerin eşleri ve sevgilileri de Güneydoğu’daki gaziler için marif takvimine soyunsun” şeklindeki mesajını bir de ben hatırlatayım.

Alçı, o her zaman ki saygısızlık ve agresifliğiyle, “Bana soyun dediler, ben de onlara kızarak bunu yazdım” sözleriyle kendini savunuyor.

Bilirsiniz dünyaca ünlü bazı markalar, örneğin Pirelli, yeni yıl takvimlerinde çıplak mankenlerin erotik pozlarına yer verirler. Nagehan Alçı da buradan hareketle Atatürkçü subayları ve eşlerini aşağılamanın yolu olarak bu iğrenç öneriyi yapmıştı.

İmamoğlu’na, Nagehan Alçı’yı dibinden ayırmadığı için teşekkür ediyorum. Böylelikle hem kendisi için ne tür gazetecilerin makbul olduğunu hem de fetö kumpası mağduru Atatürkçü subaylara verdiği değeri gösterdi.

İmamoğlu’nun sözcüsü Murat Ongun’a da teşekkür ediyorum. Kendini daha şimdiden Cumhurbaşkanlığı sözcüsü zanneden Murat Ongun, “Biz bu tartışmaları önemsemiyoruz. Bu eleştiriler 200-300 kişinin kendi arasındaki yorumları, eleştirileridir. Biz bunu önemsemiyoruz. Nagehan Alçı o bölgede çok seviliyor. Biz fotoğrafın bütününe bakıyoruz” açıklamasını iyi ki yaptı. Böylelikle onun da nasıl bir kafa yapısında olduğu ortaya çıktı. Ongun’un, konuyu 200-300 kişiye indirgeyerek, nasıl bir ufuksuzluğa sahip olduğunu da anlamış olduk.

Nagehan Alçı, o iğrenç sözleri İmamoğlu ve Ongun’un eşleri için söylemiş olsaydı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve onun kerameti kendinde saklı sözcüsü ne düşünürdü ne yapardı diye sormak bile istemiyorum.

Ekrem İmamoğlu’na teşekkür etmeyi sürdüreyim. İmamoğlu, bayram ziyareti bahanesiyle Karadeniz gezisine çıkarak CHP Genel Merkezi’ne bayrak açıp, ‘aday benim’ demiştir. Bunu, acemice ve bazı çevrelerden (!) verilen gazla yapmış olsa da ‘erken öten horoz’ (!) durumuna düşse de adaylıktan vazgeçmeyeceğini duyurarak kendini bitirdiği için teşekkür ederim.

Hatırlayın, Nagehan Alçı fetö kumpasları sürecinde, CHP ve CHP’li vekiller için söylemediğini bırakmamıştı. Ekrem Bey’e, partisine ve vekil arkadaşlarına bu denli karşı olan birini sahiplenerek, seçmenlerini hayal kırıklığına uğrattığı ve “Amcaoğlu Ekrem’den bir şey olmaz. Balonu çabuk söner. Hem de kendi söndürür” söylemimde beni haklı çıkardığı için teşekkür ederim.

Herkes Nagehan Alçı’yı konuşurken, Ertuğrul Özkök dikkatlerden kaçtı. Onların içinde belki de en tehlikeli olanı Özkök’tür. Gazeteci sıfatlı böylesine tehlikeli bir kişiyi yanında oturtarak, bize ‘Geliyor gelmekte olan’ın bu versiyonunu gösterdiği için Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ediyorum.

İmamoğlu’nun Karadeniz gezisi, iktidar değiştiğinde, yıllarca cefa çekmiş, parasız pulsuz kalmış, ötekileştirilmiş, türlü baskılar yaşamış gerçek gazetecilerin değil fetönün, mevcut iktidarın ve sermayenin adamlarının medyada yine söz sahibini olacağını göstermiştir. Onurlu ve ülke değerleriyle barışık, dürüst gazeteciler yeni dönemde de dışarıda kalacaklardır. Bunun anlaşılmasına vesile olduğu için Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ediyorum.

Aslında daha birçok olay nedeniyle fark etmeye başlamıştık, ama Nagehan Alçı daveti ve buna yönelik tepkilere verilen yanıtlar İmamoğlu’nun ekibinin kalitesinin anlaşılmasını da sağlamıştır. Bu danışman tayfasının verdiği akılla hareket edenin ‘Burnunun şeyden çıkamayacağı’ görülmüştür. Kendisine akıl veremeyen, ama karşılığında torba dolusu maaş alan ekibinin kalitesini doya doya görme fırsatını bize tanıdığı için de Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ediyorum.

Ekrem Bey, bilmenizde yarar var; Nagehan Alçı’ya olan tepkiler, öyle size söylendiği gibi Twiteer’da 200-300 kişinin kendi aralarındaki yazışmalardan ibaret değildir. Ayrıca bu konular “Vız gelip tırıs geçecek” türden hiç değildir. Tam tersine sizi “Tırıs getirildiğiniz yerden vız diye götürmek” üzeredir.

Aklınıza bile gelmeyecek çevrelerden, yani sesini Twiteer gibi vahşi bir ortamda duymadığınız sessiz çoğunluğun tepkilerinden haberdar olmadığınız anlaşılıyor. Ekrem Bey, sadece yakın çevrenizdeki akıl vericileri dinlediğinizi, size destek olmuş birçok duyarlı insanın tepkisini ciddiye almadığınızı göstererek, gerçek tarafınızı yansıttığınız için de teşekkürler.

Ekrem İmamoğlu ve akıl verememe ekibinin Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Paris, Berlin, Atina ve daha birçok yere davet edilme, buralarda üst düzey yetkililerle görüşme gerçekleştirme, mikrofondan, kürsüden konuşmalar yapmanın etkisiyle ayaklarının yerden kesildiği ve ülke gerçeklerinden koptuğu anlaşılıyor.

Ekrem Bey, kapalı kapılar arkasında konuştuğunuz Alman Sosyal Demokrat Partisi yetkilileri, 30 yıldır yakinen tanıdığım Paris Belediyesi Başkanı Hidalgo, Yunan Başbakanı Miçatokis, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi yetkilileri, kar fırtınasının bile birlikte balık yeme isteğinizi kıramadığı İngiltere Büyükelçisi size oy değil sadece gaz verir. Çünkü Avrupa’da davet edildiğiniz yerlerde, yıllarca Türkiye’den gelen parlamenterlere, siyasilere tercümanlık yaptım. Oralarda neler konuşulduğunu ve kapalı kapılar ardında ne sözler verildiğini, hangi telkinlerin yapıldığını çok iyi bilirim.

Aynı şekilde Nagehan Alçı, Ertuğrul Özkök, Akif Beki gibiler de size sadece gaz ve zarar verir. Bu ülkedeki sessiz çoğunluk ise size oy ve destek verdi. Akıl vericilerinizin 200-300 kişi diye küçümsediği insanlar, o sessiz çoğunluğun sesidir. Ama o sessiz çoğunluğa şimdi kulak vermeyi düşünseniz bile artık çok geç. Bu yarışı hak etmediğinizi ve yarıştan düştüğünüzü gösterdiğiniz için de teşekkür ederim.

Yıllarca size Amcaoğlu diyerek hata ettiğimi anlamama yardımcı olduğunuz için de ayrıca teşekkürler.

Ekranlarda, mikrofonlarda ve köşelerde yer tutmuş birçok tanıdık gazeteci, “Böyle konuşur ve yazarsan, iktidar değişikliğinde hiçbir medya kuruluşunda yer bulamazsın, yine 3 kuruşa talim edersin. Durumu idare etmelisin” diyerek sağ olsunlar beni kolluyorlar.

Bazı çevreler ise iktidarı neden eleştirmiyorsun diyecek kadar küçülüyor. AKP’nin kitabını yazmış, adı Ergenekon iddianamelerinde geçmiş, fetöcü polislerin baskınına uğramış, CHP’li belediyelerin ve partinin kullandığı birçok projeyi hazırlamış birine iktidarı eleştirmiyorsun demek en hafif deyimle siyasi cahilliktir.

[email protected]

Ekrem İmamoğlu’na kızmıyorum, aksine teşekkür ediyorum

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

4 Yorum

  1. 6 gün önce

    İmamın oğlundan olsa olsa Zelenski okur

  2. 6 gün önce

    Samimi yaziniz icin bir okurunuz olarak tesekkur ederim. Bizim ne kadar midemizi bulandirsa da Nagehan Alci`nin ve ondan daha kotulerini soylemis iktidardaki siyasi ekibin her lafina inanan, onun uzerine dunya gorusunu insa eden insanlarimizi kendi dogrularimizla nasil karsilastiracagiz peki? Biz bize konusup hukumet elestirileri yaptigimizda sadece iktidarin sozlerini dinleyen ve ona inanan insanlara nasil ulasabilecegiz? Nagehan ve Ozkok bu imkani saglayabilir diye bu geziye davetliler diye dusunuyorum. Imamoglu`nun hatalari olur, elestiriye ihtiyaci olur, bu elestiriyi de bu mucadelesinde ona (veya bu konuda ugrasan diger kisilere) destek olmak amaciyla verme gerekir bence. Ulkenin bu gidisatina dur diyebilmek lazim.

  3. 5 gün önce

    👍🙏

    Cevapla
  4. 5 gün önce

    👍👀🙏

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!