Elazığ faciası sorumlularının tutuklandığını ‘Duyan var mıııı!’

Elazığ faciası sorumlularının tutuklandığını ‘Duyan var mıııı!’

Bir sonraki depremde de -aha buraya yazıyorum!- çuvallayacağımız kesin.

Bu savımın “bilimsel!” göstergesi, günlerdir depremle ilgili konuştuğumuz konulardan bellidir!

Hepiniz tanıksınız: Konuşmaların % 90’ı “fay şurada, yok az aşağıda!”

(“Bir fay burada bir burun yapmış” diyen bir Prof’a bile rastladım!)

Kardeşler, günlerdir yüzünüze gözünüze deprem uzmanlarının tükürüğü yağdı; allah aşkına söyleyin hangi bilinç kırıntısı kaldı geriye sizde!

Fay yollarını o korkunç kirli kan renginde çizmişsiniz belli artık, üstünde konuşmaya bu kadar ne gerek var.

Sorun biraz daha fazla çimento biraz daha fazla demir kullanmak; hepsi bu kadar!

Günlerdir bu depremi de vesile ederek aklı başında bir toplumun, “medya” organlarının konuşması/tartışması gerekenler şunlar: İnşaata dayanıklı malzeme üretiyor muyuz? Bu malzemeleri yeterince kullanıyor muyuz? Denetim mekanizması nerede aksıyor?

Bunlarla ilgili programlar yapmanız gerekirdi ey Didem Arslan Yılmaz, ey Başak Şengül, ey Mehmet Akif Ersoy…

Nalburları, Rüzgarlı Sokak esnafını, demir bağlayan işçileri, çimento karan emekçiyi, müteahhitleri, sorumlu mühendisleri, belediye – bakanlık yetkililerini…

Gizlediniz bunları; gerçekleri sakladınız!

İçişleri Bakanı günlerdir orada; sağ olsun her konuya katalitik gaz sobalarının sayısına bile vakıf!

Ama ben ondan bu çürük binaları yapanları açıklamasını isterdim.  O kahverengi korkunç kan damarı renginde fay damarı üzerine fütursuzca bu binaları konduranların, orada insanların oturmasına izin verenlerin gözaltına alındığını söylemesini isterdim!

Sorumlu niyetine bir kişi bile olsa gözaltına alınıp, “Niçin niçin niçin bu çimentoyu çaldın bre hırsız” diyerek sorgulandığını duymak isterdim!

JAPONLAR NASIL ÇÖZDÜ

Fay hatları üzerindeki ülkeler için depremler, en az gök gürültüsü, tipi, şimşek çakması gibi doğanın bir gerçeği.

Felaket dendi mi dünyada ilk Japonya ve Filipinler akla gelir; depremin, tsunaminin, tayfunun padişahı orada.

Peki Japonya’da 9 şiddetine varana dek deprem olur sallanan koca koca gökdelenler yürekleri ağza getirir ama bir kişi bile ölen yaralanan var duydunuz mu?

Japonlar deprem işini çözdüler çoktan; onlar için tek sorun tsunami!

Bir bilim sitesinde Japonların deprem “tehlikesi”nden nasıl korunduklarını artık depremlerin nasıl peynir ekmek çerez haline geldiğini yazdılar. (veryansında haberini yayınladık)

Bu konuda, doktorasını Japonya’da yapmış, şimdi “Harvard” Tıp Fakültesinde çalışan Dr. Mustafa Korkutata çok önemli bilgiler veriyor.

“11 Mart 2011’de 9.0 şiddetindeki büyük Japonya depreminde Tokyo’da beşik gibi sallanan fakat sapasağlam duran gökdelenlerin görüntülerini hayranlıkla izledik.” diye yazan Korkutata şu bilgileri veriyor:

1- Japonlar ilk iş depremlerde birer tabut birer canavar haline gelen ölüm ve yaralanmaların tek kaynağı  binalarla (fay hatları değil!) işe başladılar. Bunun yolu da daha inşaat aşamasındayken her türlü sallantıya dirençli olacak şekilde binaları güçlü yapmaktı.

2- Japonya’da yapılan tüm binalar devletin düzenlediği katı kurallardan geçmek zorunda.

3- Japonya’da bina yapanlardan devletinin beklediği temel iki şart var: Binayı yapan müteahhit ve mühendisin 100 yıl boyunca bu binanın herhangi bir depremde çökmeyeceğinin garantisini vermesi! ikincisi ise binanın yapımından itibaren 10 yıl boyunca binada her hangi bir hasarın oluşmayacağı garantisi!

4- Ayrıca, bina yapımında kullanılacak malzemeler devlet yetkileri tarafından katı kurallar ile belirleniyor. Malzemelerin hemen hemen hepsi kolay  kırılganlık göstermeyecek özellikte olmasına dikkat ediliyor. Bu kriterleri sağlayamayanların Japonya’da bina yapma ruhsatı alması söz konusu bile değil.

DEPREM UYARI SİSTEMİ

Japonya’daki tüm akıllı cep telefonları deprem ve tsunami erken uyarı sistemi ile adapte olmuş.

Bu sayede deprem dalgaları o bölgedeki insanları vurmadan 5-10, yerine göre 15 saniye önceden cep telefonları yüksek sesli bir alarm veriyor ve ardından bir ses deprem bitine kadar “Jishin desu! Jishin desu” (Deprem oluyor! Deprem oluyor) diye tekrarlıyor. Bu erken uyarı sistemi ile insanlar deprem vurmadan bir kaç saniye öncesinde güvenli noktalara gidip hayat üçgeni oluşturmayı başarıyor.

İşte diyeceğim a dostlar günlerdir izlediğim ibretlik bu cahil program yapıcıları ve onların gazında ağaçtan ormanı göremeyen bu çılgın/azgın profesörlerimiz olduğu sürece maalesef bir sonraki depremde de  “şark” cephesinde değişen bir şey olmayacak!

Ahmet Yıldız