Elektrikli araçlarla ilgili yanlış bilinenler! Tesla kullanıcısının TOGG’a bakışı

featured

Gökhan Kaluç yazdı

Veryansın Tv Youtube kanalında geçen hafta Prof. Dr. Doğan Aydal’ın ‘Elektrikli araçların geleceği ve TOGG’ adlı videosunu izledim. Programda Sayın Aydal’ın dile getirdiği birçok konuda yanlış bilgilerin olduğunu düşündüğümden bu yazıyı kaleme alma gereği duydum.

1 yılı aşkın araştırmalarım sonrasında Tesla marka elektrikli bir araç almaya karar verdim. Bu kararımın ardından 2 yıl geçti ve bu nedenle elektrikli araç kullanan ve bu konuda araştırma yapmış biri olarak birkaç şey söyleyeceğim var. Sonrasında da TOGG konusuna gireceğim.

-Elektrikli araçlarla ne kadar mesafe gidebiliriz?

1 İddia: Doğan Aydal Hocamız Veryansın Tv’deki programında yaptığı konuşmada elektrikli araçların sürüş dinamiklerine göre enerji tüketiminin değiştiğini, klima kullanıp kullanmamanın, şehir içi/ şehir dışı kullanımının erişim mesafesini etkileyeceğini ve bu durumların kullanıcının tedirgin olacağını iddia ediyor.

Pekala sorum şu benzinli araçlarda tüketim, şehir içi / şehir dışı veya klima kullanımına göre değişmiyor mu? Tabiki de değişiyor. Fakat araçlar depoda bulunan benzinle ortalama tüketiminize bakarak kaç kilometre yol gidebileceğinizi size gösterebiliyor. Bu durum elektrikli araçlar için de aynı. Ortalama enerji tüketiminize göre erişim mesafenizi çok kesin bir şekilde size gösteriyor. Yani endişe edilecek bir hiçbir durum yok. Zaten araçlar gideceğiniz rotaya göre, size yolda durup aracı şarj etmeniz için rotasını ona göre planlıyor.

-Elektrikli araçlar evde şarj edilebilir mi?

2. İddia: Hocamız elektrikli araçların evlerden şarj edilemeyeceğini hatta TOGG gibi üreticilerin bundan sonra standart priz şarj aletlerini vermeyeceğini iddia ediyor.

Bu durum Aydal hocamızın dediği gibi değil.

Elektrikli araçların en büyük cazibelerinden birisi, evinizden, iş yerinizden, standart prizin olduğu her yerden şarj edebilir olması. Her akşam eve geldiğinizde prize takıyorsunuz aracı ve her sabah kalktığınızda dolu batarya ile yola devam edebiliyorsunuz -ki genelde bataryayı tam olarak doldurmuyorsunuz- . Benzinlikte durmak aktivitesi tamamen hayatınızdan siliniyor.

Fakat evlerdeki standart (220W 16 Amper) prizlerden bataryayı doldurmak biraz zaman alıyor. Şöyle ki; evinizde bulunan standart prizden yaklaşık saatte 20 km gidebilecek kadar şarj edebilirsiniz. Bu şu anlama geliyor: Gece evde 10 saat boyunca şarj ile yaklaşık 200 km daha bataryaya eklediniz. Günlük şehir içi kullanımlarınızda, işi git gel vs. durumlarda sadece aracınızı evinizden şarj etmeniz hayli hayli yeterlidir. Benim 2 yıllık kullanımımda aracımı neredeyse tamamen evde şarj ettim. Geçen 2 yılda sadece 6 farklı günde hızlı şarj istasyonlarını kullanmışım. Bu kullanımların tamamı şehirler arası seyahat nedeniyle.

Günlük kullanımda ise aracın genellikle bataryasını yüzde 80 oranında doldurmaktayız. Bunun sebebiyse bataryayı yüzde 100 doldu veya yüzde 0’da bırakmak bataryanın ömrünü azaltmaktadır.

-Hızlı şarj ve standart hız şarjın farkı nedir?

Hızlı şarj aracın bataryasını sıfırdan yüzde yüze kadar yaklaşık 40 dakika gibi kısa bir sürede doldurabilmektedir. Standart prizlerden alacağınız güç ile sıfır bir bataryayı doldurmanız 24 saatten fazla zaman alacaktır. Hızlı şarj istasyonları yüksek bir elektrik altyapısı gerektirdiğinden evlere kurulamaz. Zaten sürekli hızlı şarjı kullanmakta araç batarya ömrünü azaltmaktadır ve araç üreticileri araçların sadece gerekli olduğu zamanlarda hızlı şarj ile şarj edilmelerini önermektedir.

3. İddia: Hocamız yayında TOGG mühendislerinin düşünemediği şeyin hızlı şarj istasyonları olduğunu iddia etmiştir. Öncelikle kendisi yanlış bilgiden yola çıktığı için araçların sürekli hızlı şarj istasyonlarında şarj edileceğini düşünmektedir. Oysa gerçek kullanıcılar yüzde 99 oranında standart prizlerden şarj etmektedir.

Hocamızın aklına gelen şarj konusu TOGG projesinde çalışan yaklaşık 1000 kadar mühendisin de aklına gelmiştir elbette.

Doğan Aydal, Türkiye’de hızlı şarj istasyonlarının yetersizliğinden bahsedip, ‘Türkiye’de kimse elektrikli araç alıp rahatça dolaşıyım demesinler’ diyor.

Bu ifadenin çok yanlış bir yönlendirme içerdiğini düşünüyorum. Hızlı şarja neredeyse sadece şehirler arası ulaşımda ihtiyacınız olacaktır ki şöyle düşünün son bir yılda kaç kere 500 km’den fazla şehirler arası seyahat yaptınız? 3 kere mi 5 kere mi? İşte o zamanlarda ihtiyacınız var bu hızlı şarj istasyonlarına.

-Hızlı şarj istasyonlarında şarj etmek daha mı pahalı?

Hızlı şarj istasyonunda şarj fiyatları daha yüksek olacaktır. Çünkü bu istasyonlar bir servis sağlıyorlar ve çok doğal olarak giderleri var. Standart elektrik giderleri, kira giderleri, bakım ve ekipman giderleri ve de bunun üstüne kâr sağlamaları gerekmektedir. Bu yüzden evinizde 1 kW için 1 lira 98 kuruş öderken hızlı şarj istasyonlarında 5 lira gibi bir rakam ödeyeceksinizdir. Evinizde ki elektrik fiyatının yaklaşık iki buçuk katı. 123 TL yerine 310 lira civarı… Buda standart şarj kullanmak için başka bir neden.

-Elektrikli araçların bataryası ne kadara dolar?

4. İddia: Hocamız bir aracın bataryasının bir kere doldurulmasının bir evin bir aylık elektrik tüketimiyle aynı olduğunu söylüyor. Bakalım öyle mi?

500 km erişim menzili olan bir aracın bataryasını doldurmak için 62kW elektrik gereklidir. Yani 1 lira 98 kuruştan 62 kW 123 TL elektrik tüketimine mal olacaktır. Kilometre başına 25 kuruş gibi bir rakam.

Kendi kullanımımdan yola çıkarsak evde bir ayda ortalama 600 kW, aracımda ise 200 kW’lık bir enerji kullanıyorum. Yani arabayı çıkarsak 400 kW enerjiyi sadece evde kullanıyorum. Hocanın bir bataryayı doldurmak, bir evin bir aylık tüketimi iddiası net olarak yanlış. Ben kendi evimin 1 aylık tüketimiyle aracımı 6 buçuk kez şarj edebiliyorum.

-Ne zaman tamamen elektrikli araçlara geçilecek? Geç mi kaldık üretmek için?

5. İddia: Hocamız elektrikli araç üretimi için geç kaldığımızı, ifade ederken 15 yıl sonra tüm araçların elektrikli olduğunu var sayarak söylüyor. Yüksek elektrik tüketiminin sanayiyi durma noktasına geleceğini iddia ediyor. Bakalım geç mi kaldık?

2021 yılı verilerine göre dünya üzerindeki elektrikli araç oranı sadece yüzde 2,2. Yani sokaktaki her 100 araçtan sadece 2 tanesi elektrikli. Ve 2021 yılında satılan her yeni araçların sadece yüzde 9’u elektrikli. Durum buyken hiç de geç kalmışız gibi gözükmüyor.

Ayrıca bugünlerde elektrikli araçların gidilen km başına kullanıcıya maliyeti fosil yakıtlı araçlara göre çok düşük. Üçte bir oranında daha ucuz. Bu yüzden elektrikli araçlara yönlenme devam edecektir. Fakat bu yönelim elektrik fiyatlarını arttıracağı gibi fosil yakıt fiyatlarıda tüketimin azalmasından dolayı düşüşe sebep olacaktır. Bu denge içerisinde 15 yıl gibi kısa bir zaman içerisinde tamamen bir geçiş mümkün değildir. 30-50 yıl içerisinde tam bir geçişten söz edilebilir. Dünyadaki son benzin yakılana kadar fosil yakıtlı araçlar kullanılacaktır.

Diğer bir taraftan elektrikli araçlar genellikle geceleri şarj edilmektedir bu da enerji ekosistemi açısından bir nebze faydalıdır. Şöyle ki geceleri insanların çoğu uyuduğu için elektrik kullanımı düşer. Doğalgaz ve kömürle elektrik ürettiğimiz tesisler geceleri çok düşük kapasite ile çalışmaktadır. Gündüz insanlar uyanıkken kullanım arttığından dolayı yüksek kapasiteyle çalışmaya başlarlar. Gece ile gündüz arasındaki elektrikteki talep farklılığı elektrik üretimini zorlamaktadır. Bir nebze de olsa elektrikli araçlar bunu dengeleyebilir.

-Geleceğin teknolojisi ne?

6. İddia: Hocamız geleceğin teknolojisinin elektrikli araçlar değil de hidrojen yakıtlı araçlar olduğunu iddia etmektedir.

2019 yılında Bolivya’da genel seçimler yapılıyor Evo Morales seçimleri kazanıyor. Fakat seçimlerde hile yapıldığı söylentisi ve hemen ardından Amerikan Eyaletleri Organizasyonu ve Avrupa Birliği seçimlerde büyük usülsüzlükler olduğuna dair raporlar yayınlıyor. Ülkede protestolarla beraber bir iç karışıklık çıkıyor. 33 kişi hayatını kaybediyor ve 700’den fazla yaralı. Sonuç olarak Evo Morales hükümeti düşüyor ve Morales ülkesini terk etmek zorunda kalıp Meksika’ya sığınıyor.

Bolivya bataryalarda kullanılan Lityum rezervlerine en çok sahip olan ülkelerden bir tanesi. Olayların üzerine Armani adlı bir genç twit atıyor: ‘Evo Morales’e karşı yapılan darbeyi ABD hükümeti organize etti bu sayede Lityum kaynaklarına erişebilecekler.’ Bu twite cevap olarak Tesla’nın sahibi Elon Musk sonradan tepkilerden dolayı sileceği şu twiti atıyor:

’Kime istersek ona darbe yaparız. Bunu kabullen’.

ABD’nin lityum zengini ülkelere, Arjantin, Şili, Bolivya’ya yaptığı sert presi görüyoruz. Sadece bu duruma bakarak bile elektrikli araçların geleceğin teknolojisi olduğunu gözlemleyebiliriz. Ayrıca havacılıkta elektrikli uçaklar için çok yoğun şekilde AR-GE çalışmaları yapılmaktadır. Fakat geleceğin teknolojisi bir tek bu mudur? Kesinlikle hayır. Hidrojen yakıtlı araçlarda muhtemel geleceğin teknolojisidir. Hangisinin daha çok tutacağını, artılarını eksilerini, çevreye zarar ve faydalarını gelecek 10 yıllarda göreceğiz. Bu yüzden şimdiden kestirip atmak, bunlardan hidrojen yakıtlı araçlar geleceğin teknolojisi demek yanlıştır. Doğru eleştiri ise, TOGG’un bir de hidrojenli araç üretimine başlamasını savunmaktır. Gelecek uzundur ve bizler her teknolojiye yatırım yapmalıyız.

-TOGG yerli ve milli mi? TOGG tutar mı?

Bir üretim yaparken çok çeşitli bileşenlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bileşenleri bazen kendiniz üretmek bazense hazır üreticisinde satın almak daha ucuza mal olacaktır ama satın almak geniş vadede sürdürülebilir değildir. Çünkü kısa zaman önce yaşanan çip krizinde olduğu gibi her zaman üreticiden o ürünü tedarik edemeyebilirsiniz. Motor ve çipler gibi kritik parçalarda yerlilik en önemlisidir. Örneğin araç lastikleri her yerden tedarik edilebilir.

TOGG’un başlangıç için %51 yerlilik oranı oldukça makuldür. İlerleyen zamanlarda ülkemizdeki sanayi kuruluşları da bu pastadan pay almak isteyecek ver TOGG’a bileşenler üretmek için çaba harcayıp yerlilik oranını arttıracaklardır. Projenin devamlılığını sağlayabilmek için öncelikle kritik parçaların yerlileştirilmesi hayati önem taşımaktadır. Yerliliğin arttırılması konusunda sıkı bir muhalefet göstermeliyiz.

Son yıllarda araçlara yapılar vergi zamları herkesin malumu. Bunun master planlamadaki amacı yurtdışından ithal ettiğimiz araçların fiyatlarını yükseltmek ve yerli aracın fiyatını ithal araçlarla rekabet edebilir hale getirmektir. Elektrikli araçlar hali hazırda fosil yakıtlı araçlardan daha pahalıdır. Şöyle ki aynı klasman fosil yakıtlı araç vergiler hariç 30 bin dolar civarındayken elektrikli araç 50 bin dolar civarında. Kendi ürettiğimiz araçları, fosil yakıtlı araçlarla aynı fiyattan satmamız bile yeterli talebin oluşmasını sağlayacaktır.

Ülkemiz her yıl 8-10 milyar dolar gibi bir tutarda araç ithal etmektedir. Bir tane bile yerli otomobil yurtdışına satamasak en azından yurtiçi satışlarla bu ithalatın önüne geçilebilecektir ki yurtdışında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımız TOGG projesine kesinlikle destek vereceklerdir Buna rağmen nihai hedef yurtiçi piyasa olmamalıdır.

-TOGGa karşı vatansever muhalefet nasıl yapılır?

Değerli takipçiler eleştiri olmadan gelişim olmamaktadır ama eleştiri yaparken de projenin her bir yanına dinamitler dikmek projeyi yıkıma uğratacaktır. TOGG’a yapıcı eleştirilerimi sıralayım.

Proje 5 ortaklı bir girişimdir.

Bu 5 şirket: Anadolu Grubu, BMC, Turkcell, Zorlu Holding ve TOBB’dan oluşmaktadır ve malumunuz arkalarında iktidar desteği. Devlet desteği projenin maalesef zayıf karnı ve neden sadece 5 ortak? Neden halka açık bir girişim değil? Kim bu babayiğitler? Kim seçti onları? Devletimiz bu iş adamları olmadan kendisi projeyi gerçekleştiremez miydi? Türk Hava Yolları 5 iş adamına devlet desteği verilerek mi ortaya çıktı? Ya da BOTAŞ? Ya da Türk Telekom?

Proje halka açık bir şekilde başlatılmış olsaydı, düşünsenize 50 bin vatandaşımız bu projenin bir ortağı olsaydı, bugünkü iktidarın değişmesi bile devlet desteğine ortadan kaldıramazdı. En kötü ortaklığın bir kısmı devletimize ait olsaydı. Önümüzdeki yıl yapılacak bir seçimlerde iktidar değişikliği projeyi yerle bir edebilir ki projenin açılışına bile katılmayan bir muhalefet var. Belki de yolcu garantili havaalanları yapmak yerine, TOGG’a araç alım garantili destek vermek daha mantıklı olabilir.

Ben projenin halen en zayıf noktasının tanıtım çalışmalarını olduğunu düşünmekteyim. Diyeceksiniz daha nasıl tanıtalım tüm ülke bunu konuşuyor. Hayır efendim yanlış. Tüm dünya konuşmalı! Ülkeminiz son yıllarda yaptığı en önemli projenin tanıtımını artık sıkıcı açılış törenleriyle tanıtamazsınız. Benim daha yaratıcı bir fikrim var.

Malumunuz Mustafa Kemal Paşa 24 Ağustos 1925 günü Kastamonu’ya yaptığı ilk ziyarette şapka takmıştı ve Şapka inkılabını bu gündeme taşımıştı. Harika bir yer ve zamanlama.

Günümüze gelirsek, Elon Musk 2019 yılında sahnede yeni pikap araçlarını tanıtıyor. Kırılmaz cam olduğunu iddia ettiği camlar üzerinde demir bilyelerle dayanıklılık testi yapıyor ve camlar birer birer kırılıyor… Tüm dünya bu olayı konuşmaya başlıyor. Müthiş bir strateji daha. Çok enteresan olan bu şirket sıfır dolar pazarlama stratejisiyle, reklamlar için bir kuruş bile harcamıyor ama dünya onları konuşuyor.

Şimdi gelelim benim fikrime. Bildiğiniz üzere KKTC’de trafik Türkiye’nin aksine sol taraftan akmaktadır. KKTC’nin KTC (Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) olma yönündeki girişimlere destek verip benliğimizi bu topraklara kazımak adına, ilk TOGG aracını iki cumhurbaşkanının katılımıyla KKTC’ye teslim edelim ve aynı gün Kıbrıs’ta trafiğin artık sol yerine sağdan akacağını duyuralım. Bir taşla, iki kuş…

Elektrikli araçlarla ilgili yanlış bilinenler! Tesla kullanıcısının TOGG’a bakışı

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

12 Yorum

  1. 4 hafta önce

    Çok detaylı ve bilgilendirici bir yazı olmuş Gökhan bey teşekkürler

  2. Gerçekten çok bilgilendirici bir yazı olmuş ve yazının son kısmı müthiş. Harika bir strateji olur TOGG ve Kıbrıs için.

  3. 4 hafta önce

    Bu araba tayyibin dediği gibi “yerli ve milli” mi kardeşim?
    Arabanın -üstelik de en hayati parçalarının dışında kaldığı- %51 yerlilik oranının “makul bir oran” olduğunu söylüyorsunuz; “yarım” sözcüğü bir şeyin tamamını ifade etmediğine göre, o zaman bu konuda “yerli ve milli” sözcüğünün de MAKUL(?) BİR YALAN olduğunu mu düşünüyorsunuz?
    Her şeye rağmen potansiyel müşteri grubunun “yurt dışındaki işçiler” olduğu konusunda haklısınız elbet; Bu arkadaşlar Kapıkule’den girdikleri anda, ceplerindeki 1 lira, bir anda 18 liraya dönüşüveriyor. Bu yüzden yaşadıkları ülkelerde LGBT’ye oy verip Türkiye’de AKP’nin oy deposudurlar. Bu yüzden ve AKP’ye minnetlerinin bir ifadesi olarak -ancak onlar- potansiyel müşteridirler, alırlar tabii.

  4. 4 hafta önce

    Doğru ve güzel bir yazı olmuş. Elektrikli araçların günlük kullanım ve bir kısım özellikleri bu araçları kullanan kişiden doğru bir şekilde aktarılmış.Gökhan KALUÇ a bu yazısı için teşekkürler. Geleceğin teknolojisi için TOGG güzel bir başlangıç.. 👏

  5. Yalnız bu droncu arkadaş, yurtdışında muhtemelen müstakil bir evde, ABD yaşam şartları ve enflasyonu içinde yaşadığını belirterek yazıya başlamalıydı…

    Cevapla
  6. 4 hafta önce

    Son teklifiniz cok yaratici …tebrikler…Bir akp düsmani olarak ben bile saygi duydum…

    • 3 hafta önce

      Madem öyle o profesörle yan yana gelip tartışsınlar. Bakalım karşılıklı ne diyecekler? O bütçeyi sana verseler sen de yaparsın. Kime verildi? Rantabl mıdır? Maliyet analiz vs. hepsi bulanık. Neticede dış kaynak bulunarak yapılmadığına göre halkın cebinden, o konuyu hiç anlatmamış. Sanki o grup ihraçla döviz kazanmış da mı yapmış yatırımı? Sorular sorular sorular? Vatandaş saf olmamalı daima uyanık olmalı.

      Cevapla
  7. 4 hafta önce

    Bu yazıyı bizim gibi insanlara sonunda vatanseverlik dersi verilmeye kalkılmasa ciddiye alabilirdim. Özellikle “Önümüzdeki yıl yapılacak bir seçimlerde iktidar değişikliği projeyi yerle bir edebilir ki projenin açılışına bile katılmayan bir muhalefet var. “(cümledeki anlam bozukluğu yazara aittir) cümlesini okuduktan sonra bu yazının hangi kaygılarla yazıldığı çok net anlaşılıyor. Ayrıca kendi çektiğiniz videoya resmen tekzip yayınlamanız ayrı tuhaf. 20 kitabı olan sayın Prof.Dr.Doğan Aydal’ın bu kadar yanlış bilgiler verdiğini sanmıyorum. Veryansın Tv sizleri tanıyoruz, iyi insanlarsınız. Lütfen size AKPli diyen insanları haklı çıkaracak işler yapmayın. Bu yazının propaganda kısmı kesilip yayınlanabilirdi.

    • 3 hafta önce

      Taraflı ve propaganda içerikli olduğu su götürmez. Bütçe de yerli olduğuna ve ucuz dış kredi bulunarak yapılmadığına göre halkın yani hepimizin cebinde o kısmını da es geçmiş.

      Cevapla
  8. 4 hafta önce

    Çok bilgilendirici ve yaratici bir yazı olmuş, okurken icim acildi, cok tesekkurler!

    Cevapla
  9. 4 hafta önce

    Çok çarpıcı bir bitiriş ve sansasyonel bir teklif.

    Cevapla
  10. 3 hafta önce

    Gökhan Kaluç’un yazdıkları ikna edici olabilir ancak iktidar değişiminde vurguladığı tereddütler AKP adına yazdığını, tarafsız olmadığını gösterir nitelikte.
    Halkın vergileri ile ortaya çıkarılan her üründe halkın hesap sorma hakkı vardır ve kimseye detay verilmiyor. Maliyet analizi ve diğer girdiler.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!