Emre Kongar neden cevap veremiyor

Emre Kongar neden cevap veremiyor

Cahil sosyolog Emre Kongar bir kaç gün önce Millet İttifakı'na oy vermeyenlerin Atatürkçü olamayacaklarını söylemişti, tabii ki, yüzüne vurduk, rezil oldu, ıydı zıydı lafı geveliyor, hala Cumhuriyetçiler'i enayi yerine koymaya devam ediyor.

Anladım ki, bugünun okuyucusu Emre Kongar'ı pek iyi tanımıyor, efendim, kendisi Fetö şeytanının kapılarını açan Şerif Mardin'in talebesidir. Şerif Mardin 'hayatta iken' Şerif Mardin'e karşı tek yazı yazamamıştır, ölmesini bekleyip, Bağdat harap olduktan sonra, kenardan usulca bir kaç laf, o kadar, ki o saate kadar Şerif Mardin zırvalıkları neo-liberallerin ve cemaatlerin bayrağı çoktan oluvermişti.

1990'lı yıllarda yine mutad olduğu üzre Atatürkçülük nedir ne değildir zırvaları yazarken, sıkı durun, Altı Ok'un eski döneme ait olduğunu devrini geçirdiğini yazmıştır, Oda TV'de Ahmet Müfit, Altı Ok'u kaldıran Emre Kongar'a karşı sert bir yazı yazmıştır.

Yetmedi, Emre Kongar, İslamcılığın Atatürkçülüğe karşı olmayacağını iddia etmiş, hatta, Atatürkçülerle İslamcılar'ın pekala birlik olup yanyana gelebileceğini bilmişçe yazabilmiştir, Taylan Kara bir yazısında detaylı bu konuyu işleyip İslamcılıkla-Atatürkçülük'ü bütünleştiren yazılarını belgeleyip yüzüne vurmuştur.

Yetmedi, yazılarında hem Atatürkçülüğün etnikçiliğe karşı olduğunu söyler hem de aynı yazılarında etnik yapıları hile ve desise ile siyaseten öne çıkartır.

Yetmedi, Orhan Pamuk'un hırsızlaması ortaya çıktığında liberal yazarların postmodern romanda hırsızlık olabilir gibi akıl dışı argümanlarına yakın durmuş, Orhan Pamuk'un aleni çalıntı sayfalarına sessiz kalıp hırsız kitabı alkışlayarak övmüştür.

Yani Emre Kongar, hayatı boyunca Atatürkçülük'le liberalliği kaynaştırmak için elinden geleni denemiş; hafızası eksik olanlar okumaya devam edin sizler için denemeye hala devam ediyor.

Cumhuriyetçiler'i Kaftancıoğlu'na Demirtaş'a İmamoğlu'na vs. mecbur eden siyasetin şu andaki Sözcü, Halk TV, Tele 1, Oda tv, gibi, ayaklarından biridir, ve bu siyaseti de Atatürkçülük maskesiyle perdeleyip Cumhuriyetçi kitleleri manipüle etme görevi üstlenmiştir.

Emre Kongar eğme bükme dönüştürme yanıltma manipüle konusunda hiç de yalnız değildir. İşte Uğur Dündar, Ekmeleddin'e oy vermeyenler evine Atatürk posteri asmasın demedi mi? İşte Yılmaz Özdil PKK'lıları öven yazılar yazmadı mı, sonrasında, Kaftancıoğlu'na medhiyeler düzmedi mi, daha dün said-i nursi belgeseli çeken Can Dündar'ı kahraman ilan etmedi mi? Emin Çölaşan'dan girin Halk TV'den çıkın, onlarcası notlarımızda, gün gelir, en büyük Atatürkçü Sarıgül'ü desteklemeyi Atatürkçülük kabul ederler, gün gelir, bin dairesi olan İmamoğlu'ndan ikinci Atatürk yaratırlar, şimdi, Babacanlı Davutoğlulu, Abdullah Güllü ve bilümum liberalli fetölü Millet İttifakı'na oy vermeyenleri Atatürkçü olmamakla itham ederler.

Kardeşlerim, bu adamları siz on-onbeş yıldır, ben kırk uzun yıldır, her gün sürekli takip ederek çoğuyla yakın görüşerek aynı mahfillerde bulunarak inciğini cinciniği görerek duyarak şahit olarak bilip yazıyorum.

Sorun, büyüktür.

Aydın basın medya camiasında biraz kıllanan biraz eş dost arayan biraz nasiplenenler, biraz eski günlerinden çıkıp yeni çevreler edinenler, bir zaman sonra 'aynı .ok'un soyu' oluveriyorlar, neden, çünkü bir sınıf sorunudur bu. Muhalefetin başını çeken ilk elli siyasetçiye ve ilk yirmi yazar'a bir bakın, hangi fikirden geliyor olsalar da 'trilyon' servetleri ortak, sorun da zaten, fikir değil, birbirlerini kollamak.

Dün güya sert yazılar yazıp kendine 'kitle' yaptıktan sonra huyları fikirleri (psikolojik bir terimdir:) şemaları değişmiyor, şema şudur: yaşam anlayışları, siyasetlerini yaşamlarına dönüştürmek için de köşe yazarlığı yaparlar, oysa işte Mustafa Kemal Atatürk, doğru bildiği yolda en yakın (bugün olmasaydı deyip çok büyük saygı duyduğumuz) arkadaşlarıyla yolunu cumhuriyet fikri için ayırmadı mı?

Yaşam anlayışları onları aynı fikrin aynı yolun yolcusu yapıverir ve gün gelir marksizm moda olur marksist olurlar gün gelir Atatürkçülük moda olur Atatürkçü olurlar gün gelir liberallik moda olur haydaaa topluca liberal olurlar. Hiç birinden olamıyorlarsa sentezler kırpmalar ayarlar çıkarımlar revizyonlar, bir şekilde buluşurlar.

Yeni pozisyonları için ne yapıyorlar? Önceki fikirlerini revizyona tabi tutuyorlar, aslında Atatürkçülük o değildir de bu değildir de şu değildir de... Cebrailaleyhisselam gibi Atatürk konusunda yeni ayetler indirmeye başlarlar. Bu cahil sosyologun tarihine girin, bu adam, her yeni siyaset sahnesi hazırlanırken Atatürkçülük ilkeleri aslında neymiş diye madde madde aklınca Atatürkçülük vaaz eder, Evren dönemi başka, SHP dönemi başka, Fetö-liberal dönemi başka, Özal dönemi başka, şimdi Kaftancıoğlu başka tür Atatürkçülük anlatmayı neden iş edinmiştir!

İşte böyle tertemiz bir vatansever aday bulmak varken liberallere fetöcüler'e kapılıp İmamoğlu ve Kaftancıoğlu'ndan efsane yaratıp Atatürkçülük'ü de bu 'efsaneye' torniston hale getirirler. İşte kendi yazıp kendi rezil oluyor, Atatürkçülük tarikatlara karşıdır, derken, Süleymancılar'ın İyi Parti'ye, İttifak'a desteğini neden görmezden gelebiliyorlar, bunca yurtlarında yanan çocuklara rağmen.

Bu soruları sorup suç üstü yakalanıp teşhir olunca da tenezzül buyurmayıp 'ilkel' tartışmaya girmem, diyor. Be adam, burnun batacağı kadar .ok'a batmış, kibirle havaya dikecek bir burnun mu var!

Bence, yalanı, yanlışı, maddi olmayan iddiaları, yazmadığın-söylemediğin şeyleri, pekala yüzümüze vurup bizi ibreti alem rezil edebilirsin.

Niçin kaçıyor niçin cevap veremiyorsun, bu liberallerin adetidir, salla üfür gitsin, karşı cevap yazınca görmezden geliver, eh işte böyle böyle o liberaller Fetö'nün köpeği olup rezil oldular, şimdi yine mi susalım, yine mi cevap vermeyelim, hayırdır yine nereye koşuyorsunuz? Vay anasını, demek CIA ajanı Enver Altaylı'nın şaibeli yeğenlerinin Millet İttifakı'na oy vermezsek Atatürkçü değilmişiz.

Çünkü siz, korkak, fikrine güvenmeyen, zaman içindeki devridaimlerinizi-dönüşlerinizi Atatürkçülük diye millete yutturmaya çalışan arıza adamlarsınız, cesur olsaydınız, bizden önce bu şaibeleri sizler yazıp çizerdiniz, çünkü Akşener kimdir, onu dahi karşınıza alacak gücünüz yok.

Cumhuriyet Gazetesi'nde yazıyor olmanız, CHP'de olmanız ya da bugünkü CHP'yi desteklemeniz, size bir paye vermez. Açık aşikar günışığında ve harbi olun, Atatürk maskeleri altına saklanmayın.

Yüzbin tane Atatürk nedir ne değildir yazısı yazdın yorulmadın mı? Bu fikirleri de bu kadar yormayın.

Her devre her siyasete uygun şıra şerbet haline getirme görevini bırakın.

Terbiyesiz adamlar CHP'nin özerklik sözüne tek lafınız hala yok. Atatürk odur budur şudur derken toprak bütünlüğü konusunda suskunsunuz, niye, işte ittifakınız özerklik sözü verdi, lafı geveleyip bu suskunluğu mu unutturmaya perdelemeye çalışıyorsun!

Atatürkçülük ne zamandan beri, Demirtaş, Kaftancıoğlu, İmamoğlu, Babacan, Davutoğlu, Abdullah Gül hizasına geliverdi, o küçük kurnaz zekanızla milleti yemeyin. Tek söyleyeceğiniz laf HDP'li ve Fetölü tröllerinizle siz de AKP dururken bize niye saldırıyorsunuz, öyle mi, o halde, yüzlerce makele ve videoyu geçtim, sadece son üç videomu yayınlayacak cesareti bir daha hayata gelseniz dahi yayınlayabilir misiniz?

Bu toprağın yoksul vatansever çocukları!

Aydın dedikleriniz lafı evirip büküyor, aydın dedikleriniz sizi yine 'liberal' torbasına, 'fetö' torbasına koyuyor.

Aydın dedikleriniz, iyice gün gün takip edin, Merkelci Macroncu zavallı sol liberalleri yine kahramanlaştırıyor.

İyi takip edin, dün karşı yazı yazdıkları 'liberal' tayfayla bugün aynı siyaset içinde aynı hamamda birbirlerinin eski kirlerini keseliyorlar.

Öyle sert bir çalım ki milletin omurgası kırıldı.

Çünkü, yaşasın konformizm.

Hem maddi hem manevi olarak beslendikleri mecralar ve yerler aynı olan insanlar tabii ki yeni koşullar içinde 'birleşecek' 'bütünleşecekler' ve tabii ki bir zaman geçer unutulur deyip birbirlerini yalamaya hainleri kahramanlaştırmaya başlayacaklar.

Çünkü bunlar birinin peşine takılmak için yazar olmuşlardır. Özgürlük bağımsızlık gibi cesaret isteyen meydan okumalardan korkar tırsarlar.

Çağlar geçse bu sınıf dayanışması değişmez.

Ve ama kardeşlerim, hala bizi enayi yerine koyanlardan çok yorulduk.

Yoksul vatansever delikanlı!

Diyelim bir basın mecrasında yazacaksın, diyelim bir kitabın çıkacak tanıtılmasını isteyeceksin, diyelim bir çevreye girip dostlar edineceksin, memleketine ve insanlığa dair yaraların var, çok büyük endişelerin var, paniğe kapılma!

Kırk uzun yıl bu en yoksul en sahipsiz en çok ambargo koyulan muhalif dergilerinden en iptidai TV'lerine sitelerine mecralarına kadar çalışmadığım yer yok, gördüğüm şudur, bir zaman sonra sizi de eğip bükerler, sınıflarına dahil ederler, siz de küfrettiğiniz Fetöcüler'in Liberallerin bakmışsınız birden adamı oluvermişsiniz, size vaad edilen hayat budur, isteyen girsin yaşasın, ben yokum.

Ah gençler, öyle bir dönüşür değişirsiniz ki, bana uzun yazıyorsunuz demeyin, uzun uzun tek tek o dergileri o tv'leri o güya aydınları ıncığına cıncığına anlatayım, öyle ki, yoğunluk problemi var, hangi birini deşifre edelim.

Velhasıl, ya onlardan olursunuz ya yazacak konuşacak yer bulamazsınız, gerçeğiniz budur.

Ve bir bakmışsınız, neşeniz şakanız aşkınız coşkunuz hiç kalmamış.

Bir insanın iç neşesi olmadıktan sonra Atatürkçü olmuş olmamış şucu bucu olmuş olmamış, neşesiz insan için artık ülke yasa aile çevre fikir herşey felakettir.

Şu fikirlerini ve taraflarını sık sık değiştiren aydın sürüsüne bakıp neşenizden olmayın, aksine, meydan okuyun, hiç değilse bu taklacıların 'malzemesi' olmayalım.

Üç günlük dünya, varsın şöhreti makamı serveti hiç olmasın, eğilmedi bükülmedi desinler, harbi geldik harbi gideriz.

Sizi de anlıyorum, bu kadar fırıldağa bu denli düş kırıklığına, otlar çimenler mahlukat böcekler ya da hangi insan türü dayanabilir?