Ercüment Ovalı’dan flaş açıklama… Kendi ürettiği aşıyı anlattı

featured

Koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyuran Prof. Dr. Ercüment Ovalı, ürettiği aşının hastalığı 72 saatte yok ettiğini iddia etti.

Prof. Dr. Ercüment Ovalı, kendi ürettiği aşı ile akciğerlerine inen virüsü 72 saatte yok ettiğini açıkladı. 

Sağlık Bakanlığı’nın ruhsat vermediğini ifade eden Ovalı, “İlaç olarak şu anda dünyada 3 ilaç önemli gelişmeler gösteriyor. Bir de bizim yaptığımız kokteyl antikor var, Bakanlık buna ruhsat vermedi ama ben korona virüs oldum, 5 gün önce. Akciğerlerim tutuldu, diğer ilaçların etkinliğine inanmıyorum ve reddettim. Kokteyl antikor ile akciğerlerim 72 saatte tertemiz oldu, 5. günde evime döndüm” dedi. 

ÜRETİMİ TAMAMLANMIŞ 25 MİLYON DOZ AŞI MEVCUT  

Kendi aşı çalışmalarının hayvan deneylerini tamamladığını dile getiren Ovalı, şunları söyledi:  

Sağlık Bakanlığı’ndan insan çalışması için onay alındı, en kısa zamanda Yeditepe Üniversitesi bünyesinde deneme çalışmalar başlayacak. Fare deneylerinde etkinliği çok yüksek bulmuşlar. Şu an itibari ile üretimi tamamlanmış 25 Milyon doz aşıları mevcut. 

METE DÜREN SIZDIRDI

Prof. Dr. Ercüment Ovalı’nın özel bir yemekte arkadaşlarına yaptığı konuşma Beşiktaş’ın eski yöneticilerinden Prof. Dr. Mete Düren tarafından sızdırıldı.
Arkadaşlarıyla birlikte katıldığı özel bir yemekte konuşma yapan Prof. Dr. Ercüment Ovalı’nın kendisi ve aşı çalışmaları ile ilgili bilgi verdiği belirtildi.
Beşiktaş’ın eski yöneticilerinden Prof. Dr. Mete Düren’in paylaştığı konuşma içeriği, kısa sürede bütün Türkiye’ye yayıldı.
Yeniçağ’ın aktardığına göre, koronaya yakalanan Ercüment Ovalı, ciğerlerindeki virüsü kendi ürettiği aşıyla iki günde iyileştirdi.
Prof. Dr. Ovalı yemekte arkadaşlarına, “Bizim yaptığımız kokteyl antikor var. Bakanlık buna ruhsat vermedi ama ben korona virüs oldum, 5 gün önce. Akciğerlerim tutuldu, diğer ilaçların etkinliğine inanmıyorum ve reddettim. Kokteyl antikor ile akciğerlerim 72 saatte tertemiz oldu, 5. günde evime döndüm” dedi.

O KONUŞMA ŞÖYLE:
1- Kendi aşı çalışmaları, hayvan deneylerini tamamladım.
Sağlık Bakanlığı’ndan insan çalışması için onay alındı, en kısa zamanda Yeditepe Üniversitesi bünyesinde deneme çalışmalar başlayacak.
Fare deneylerinde etkinliği çok yüksek bulmuşlar.
Şu an itibari ile üretimi tamamlanmış 25 Milyon doz aşıları mevcut.
2- mRNA aşıları kolay üretilen, ucuz, aşılardır.
Ancak otoiümün hastalık oluşturma riskleri fazladır.
Bugüne kadar kanser için çalışmalar vardır ancak enfeksiyon hastalıkları deneyimimiz dünyada bile yok.
Bu aşıyı deneyen 30.000 kişinin 4’nde yüz felci oldu.
3 milyar insana bu aşıyı yaparsanız 400.000 hastada yüz felci vb. sorun olacaktır, bu sayı azımsanacak bir sayı değildir.
Bu nedenle iki sene gibi uzun süreli klinik takipler tamamlanmadan yapılmasını önermiyorum.
Çin aşısı ise daha önceki geleneksel aşı yöntemi olan ölü virüs aşısı olduğundan Faz 3 çalışması yapılmadan yani klinik deneyler tamamlanmadan güvenli olarak kullanılabilir.
3- AstraZeneca VE Rus aşısı Adenovirüs virüs aşısı.
Çok ucuz, en güçlü aşı ancak bunun da uzun vadede yan etkileri bilinmiyor,
bu aşının da kanser ile ilgili çalışmaları var.
Enfeksiyonda ne yapacağı bilinmiyor.
4- Çin aşısı ve diğer ölü virüs aşılarında geçmiş geleneksel aşı deneyimi var, grip aşısı gibi pek çok aşı bu yöntemle yapılıyor.
Adjuvansız grip aşıları 400-800 TL iken adjuvanlı grip aşıları 150 TL.
Bu nedenle koruyucu madde eklenerek etkinliği artırılıp, maliyeti düşürülüyor.
Aşı karşıtları bu koruyucuların yan etkileri nedeniyle kampanya yaparlar.
Ancak DSÖ standartlarına uygun olmayan hiç bir aşı üretilemez.
Pandemi döneminde koruyucu kullanmadan aşı yapmak maliyet nedeniyle mümkün değil.
Bu nedenle biz kas içine değil deri içine kullanılacak olan, içinde koruyucu olmayan ve 10 kez daha etkili bir aşı geliştirdik.
1-2 ayda klinik testler bitecek ve Mayıs ayında piyasaya vereceğiz.
5- Dünyada bir yıl içinde ancak 2,5 milyar doz aşı üretilebilir.
Bunu da 4 devlet kapatmıştır.
Kanada nüfusunun 9 katı, ABD 5 katı aşı siparişi verdi.
Çünkü aşılar ancak 6 ay koruyucu olacak.
Bu nedenle 6 ayda bir aşı olmak gerekecek.
Mutasyonlar aşının etkinliğini azaltacak, mutasyon artar ve devam ederse ilk üretilen aşılar çöpe gidecek ve her yıl mutasyona göre yeni aşı üretilmesi gerekecek.
Parça parça aşılama ile pandemi sonlanmaz ve mutasyon önlenemez.
28 gün tüm dünya kapanmalı ve aşı aynı anda yapılmalıdır.
6- İlaç olarak şu anda dünyada 3 ilaç önemli gelişmeler gösteriyor.
Bir de bizim yaptığımız kokteyl antikor var,
Bakanlık buna ruhsat vermedi ama ben korona virüs oldum, 5 gün önce. Akciğerlerim tutuldu,
diğer ilaçların etkinliğine inanmıyorum ve reddettim.
Kokteyl antikor ile akciğerlerim 72 saatte tertemiz oldu,
5. günde evime döndüm.
7- Aşıların etkinliğine gelince bizim aşı da dâhil % 90’ların çok abartılı olduğunu düşünüyorum.
mRNA aşıları 90 olmasa bile en yüksek etkinliğe sahip olacak.
Çin aşısı ve bizim gibi diğer ölü aşılar ise % 70 civarında bir etkinliğe sahip olur diye düşünüyorum.
Aslında % 50 ve üstü yeterlidir.
8- Türkiye’deki diğer aşı çalışmalarını sordum.
Kendileri dâhil 6 çalışmanın çok iyi gittiğini, en önde Kayseri Erciyes Üniversitesi aşısının olduğunu söyledi.
Biz bir kaç ay Bakanlık tarafından engellendik, sonra aramız düzeldi,
şimdi iyi gidiyoruz.
Bizim aşının şişeleme işlemlerini bakanlık yapacak.
9- Kendisine COVİD geçirmeseydi ne aşısı olacağı soruldu?
Önce Çin aşısı, 6 ay sonra ilk çıkan Türk aşısı dedi.
Aşının artık ulusal bir sorun olduğunu,
pandemiden kurtulmanın ulusal aşı ile mümkün olacağını yoksa kimsenin kimseye aşı vermeyeceğini belirtti.
10- Son olarak maske ve mesafe kuralına bir de gözlüğün eklenmesinin önemli olduğunu söyledi.
Çin’de yapılan çok örnekli bir çalışmada Çin vatandaşlarının normal koşullarda % 30 unun gözlük taktığını ancak pandemide yoğun bakıma yatan hastaların ise yalnız % 5’nin gözlük taktığı saptanmış.
Bu nedenle görme kusurunuz yoksa bile basit, plastik gözlük takmanın avantajlı olacağını ifade etti.

***
Bu konuşmayı yayınlayan Beşiktaş’ın eski yöneticilerinden Prof. Dr. Mete Düren ise
“Prof. Dr. Ercüment Ovalı’yı dinleme fırsatı buldum.
Kendisi bildiğiniz üzere Türkiye’de aşı çalışmalarını ilk başlatan ekiplerden birinin başında çalışmalarını sürdürüyor.
Ercüment Hocamıza hem inanıyor hem de güveniyorum.
Yaklaşık 2 saat süren konuşması ve soru yanıt bölümünü not alarak izledim.
Televizyona çıkan öğretim üyelerinden daha net ve daha açık ve ezber bozan şekilde pandemi sonuçları ve aynı zamanda aşı ve ilaç çalışmaları hakkında önemli bilgiler edindim” 
diye açıklamada bulundu. 

***
Kendisinden habersiz olarak özel bir yemekte yaptığı konuşmanın arkadaş çevresinde hızla yayılmasından sonra, konuşmanın kendisine ait olup olmadığı merak edilen Prof. Dr. Ercüment Ovalı bu konuyu içtenlikle yanıtlayarak,
“Evet benim konuşmam özetlemiş ve ülkenin her yerine bu yazı yayılmış ancak bazı hatalar var onlar hakkında
Düzeltmelerim;
1. DSO den onaya gerek yok almadık. Sadece DSO listesindeyiz
2. ‘Rna aşıları için 2 sene gibi uzun süreli klinik takipler tamamlanmadan yapılmasını önermiyorum’ dedim
3. ‘Çin aşıları pahalı’ demedim, adjuvansiz grip aşıları 400-800 TL iken adjuvanli grip  aşıları150 TL dedim’
diye açıklama yaptı.

Ercüment Ovalı’dan flaş açıklama… Kendi ürettiği aşıyı anlattı

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

8 Yorum

  1. 2 sene önce

    Bilim insanlık için yapılır milletler için değil. İtibar görmediğin yeri terk etmek ihanet değil, çalışmak isteyen birinin mekan arayışıdır. Hocanın yerinde olsam çoktaaan terk ederdim bu ülkeyi. Yahu zaten hiçkimse buraya buradayken faydalı olamaz. Burası asit çukuru.

    Cevapla
  2. 2 sene önce

    Sizin bu makbul zannettiğiniz şarlatan hocanız Türkiye dışında hiçbir prestijli kurumda görev alamaz ve Türkiye dışında hiçbir yerde böyle meşhur olamaz. Akademik kariyeri boyunca hiçbir aşı çalışması olmayan adam çıktı neymiş kahramanlarımı laboratuvara sokup 23 Nisan’a kadar pandemiye çare bulacağız dedi ne oldu? Ondan sonra Eylül ayında aşımız hazır olacak dedi ne oldu? Hiç utanmadan Covid-19 infeksiyonu kaptığını ve tedavi olduğunu söylüyor. Anlattığı önlemleri uygulamış olsa hastalanmayabilirdi. Bu adam işe gitmek için mecburen toplu taşıma araçlarını kullanmak zorunda olan gariban insanlarımız durumunda değil belli ki önlemleri savsaklamış. Bahsettiği antikor tedavileri de hiç öyle üfürdüğü gibi masum tedaviler değil. 80li 90lı yıllarda çok kullanıldı ama kullanılan hastalarda kanser riski arttığı için eskisinden çok daha dikkatli ve az şekilde kullanılmaktadır. Bu tipler köpeksiz köyde değneksiz dolaşan tiplerdir ve farkettiğiniz gibi gerçek bilim insanları muhatap görüp cevap bile vermiyorlar…

    Cevapla
  3. 2 sene önce

    Mete Düren hocadan izin almadan paylaşabilir mi kapalı kapılar ardındaki sunumu, tabii ki hayır. O halde dolaylı yollarla, kafa karıştırmak bilimsel bir tutum mudur, elbette hayır. Çık basınının önüne, yaptığın işin hangi fazındasın, bugüne kadar neler yaptın, açıkla. Bak Muhammet’le Nihat saflaşıp kavgaya tutuşmuşlar. Birisi kaç git diyor, diğeri alıcısı yok ki, diyor.

    Cevapla
  4. 2 sene önce

    ercüment hocanın yanındayım hocadan açıklama geldikçe türk düşmanlığınız zirve yapıyor, hadi başka kapıya sanki ülkede başka bilim adamı varda cevap vermiyorlarmış

    Cevapla
  5. 2 sene önce

    Nihat Bey, ülkemizin asit çukuru olduğuna bir delil de siz oldunuz. Adamcağızın kişiliğine saldırıyorsunuz ve yazınızın çoğu yanlış, yanlı, safsata ve en ufak bir cevabı dahi hak etmiyor aslında. Ama yine yazıyorum bir şeyler.

    Ovalı hocanın kişiliğine saldırılıyor çoğunlukla. Burada çok açık bir kötü niyet var. Saldırıların sebebini Ovalı hocanın atatürkçü ve milliyetçi olmasına yoruyorum. Başka sebepleri de olabilir ama ben buna yoruyorum. Atatürkçü de milliyetçi de değilim, ideolojik bir benzerliğimiz olduğunu sanmıyorum hocayla ancak kıymetli olduğunu düşündüğüm bir bilim insanına yamyam gibi saldırılmasına göz yumulmamalı diyerek yazıyorum. İnsanları ülkeden kaçırtmayın. İnsanların kişiliğine saldırmayı bırakın artık.

    Cevapla
  6. 2 sene önce

    Doğruları kadar yanlışları olan bir açıklama. Basına yansıma biçimi de evlere şenlik. Adlarının önünde akademik unvanlar taşıyanların sergilediği tutum düşündürücü.
    Bakanlığın ruhsatlandırmadığı bir ürünü kendi üzerinde denemesi kendisinin bileceği şeydir. Ancak, bu ürüne ilişkin kamuoyuna tanıtım yapması da kabul edilebilir değildir.
    Akademimizin yürekler acısı hali!

    Cevapla
  7. Kahpenin at koşturup hüküm sürdüğü yerde iyi olanın çabasına ahlak donu biçenlerin akl-ı perişanlıkları.Soğanlı dürüm yiyip geğirirken araya iki kelime sıkıştırıp meşaş püskürtmelerine bakmayın hocam siz.Okuyup eğleniyoruz.Akademik makalelerine şapka çıkartılan ve aldığı ödülü şehit çocuğa adayan,arap b.kunu yemekten haz alanların kumpasıyla Ergenekon isimli kahpeliğe esir edilen,baş eğmediği için gücü elinde bulunduranın görmezden ve engel koymaktan geri durmadığı değerli hocamızın tıp literatürüne girmiş 300’e yakın bilimsel makalesi vakıa.Cemil cümlesine öğretmenlik yapar.Enteresan,hocaya,cücük beyni imkan verdiği kadar laf eden var çokca.Bakıyoruz,doğumundan itibaren arap veya atlantik b.ku ile beslenen kim varsa Aslan Türk hocamızın nefesine tahammül edemiyor.Normal.

    Cevapla
  8. 2 sene önce

    Yerli ve milli her şeyden nefret eden birilerini görmeye yeterince doyduk bence. Hala kendi vatanımızda, kendi toprağımızla, kendi suyumuzla, kendi enerjimizle yapabileceğimiz şeyler vardır. Bunu yapmaya çalışan insanların şerefine, onuruna dil uzatan küresel çetenin beslemelerine inat daha çok çalışacağız. Antikorun virüsü yendiği gibi inşallah içimizdeki virüsleri de yeneceğiz.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!