Farkında mısınız? Gerçek gündem Adalar Denizi, Doğu Akdeniz, Kıbrıs

Nejat Eslen yazdı...

Farkında mısınız? Gerçek gündem Adalar Denizi, Doğu Akdeniz, Kıbrıs

Haftalar sonra dün ilk defa bir AVM’ye gittim, gördüklerim beni şaşırttı.

Sanki savaş var, herkes evlerine çekilmiş.

Koca AVM’de, koca koca mağazalarda, alışveriş yapmak amacı ile bulunanların sayısı mağaza personelinin sayısından daha az.

Fiyatlara bakınca şaşırdım.

Bir tezgahtarla konuştum, “hemen hemen her hafta etiketleri değiştiriyoruz” dedi.

Yiyecek satışı yapan yerlerin çoğu kepenkleri indirmiş.

Nasıl koronavirüs bağışıklık sistemi zayıf insanlarda etkili oluyorsa, Türk ekonomisinin bağışıklık sistemi zayıflamış, bu nedenle de Türkiye’nin bünyesi her türlü virüse açık.

Dün gece gördüklerimi bir televizyoncu arkadaşım ile paylaştım. “Ekonomik durum kötü, üstelik kuraklık var seneye daha da kötü olacak” dedi.

“Neden suni gündemlerle halkı meşgul ediyorsunuz, gerçek sorunları halka anlatmıyorsunuz” dedim, sustu.

Sonra, televizyonlarda tartıştırılan suni gündemlerle ilgili örnekler verdim;

-İlker Başbuğ darbe iması mı yaptı?

-Kaftancıoğlu terörist mi?

-Sözde Cumhurbaşkanı demek suç mudur?

-Mesut Özil Fenerbahçe’ye gelecek mi?

-Adnan Oktar’a kaç yüzyıl ceza verildi?

-WhatsApp meselesi.

-Survivor’un ilk eleneni…

Neden Küresel ısınmanın Türkiye’de ortaya koyduğu ciddi kuraklık sorunu ve bu sorunun olası yansımaları; Melen çayından gelen suyun İstanbul’u kurtaramayacağı; Seyhan’dan, Ceyhan’dan, Dicle’den, Fırat’tan batıdaki şehirlere su aktarılması gerektiği televizyonlarda uzmanlara tartıştırılmıyor?” dedim sustu.

Neden Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik-finansal krizin, kötü yönetimin ve kötü muhalefetin Türkiye’yi stratejik baskı altına aldığı, bunun jeopolitik bedelleri olacağı televizyonlarda tartıştırılmıyor?” dedim sustu.

Sonra ona ‘’Türkiye Stratejik Baskı Altında’’ başlıklı yazımı hatırlattım. Ne demiştim o yazımda biz de hatırlayalım;

‘’ABD ve AB’nin Türkiye ile yeni sayfa açma iradesini oluşturmasının maliyeti nedir?

ABD’de artık dizginler Biden’in ellerinde olduğuna ve hem AB hem de NATO Biden’le uyumlu hareket edeceğine göre acaba bizden;

-Doğu Akdeniz’de daha sakin,

- Adalar Denizi'nde (Ege) Yunanistan’a karşı daha saygılı,

-Suriye’de PKK’nın kopronavirüs gibi transformasyona uğramış şekli PYD’ye karşı daha anlayışlı,

-Kıbrıs’ta çözüme yakın,

-Rusya’ya ve İran’a karşı daha soğuk,

-Karadeniz’de Rusya’nın karşısında NATO görevlerine istekli,

-Gerektiğinde İran meselesinde katkı sağlamaya hazır,

-Kürt sorunu (!) için yeniden gönüllü olmamız mı istenecektir?

Yeni bir sayfa açmanın maliyeti bu ise bu maliyet kabul edilebilir mi?’’

Ne zaman yazmışım bu satırları? 28 Aralık 2020'de.

Bugün geldiğimiz duruma bakalım.

Doğu Akdeniz, Adalar Denizi, Kıbrıs gündemde.

Gerisi de gelecek…

Çünkü, kötü yönetim, kötü muhalefet, ekonomik-finansal kriz bağışıklık sistemimizi zayıflattı.

Her türlü virüse açık hale getirdi…

SON SÖZ:

ABD ve AB’yi arkasına almış Yunanistan ile müzakerelerden kazançlı çıkmak mümkün değildir.

Eğer, Yunanistan ile müzakereler kaçınılmaz ise konunun gerçek uzmanı Emekli Amiral Mustafa Özbey müzakere heyetinde yer almalıdır.

Yunanistan Doğu Akdeniz ülkesi değildir.

Batılı güçler Ortadoğu’daki devletleri parçalarken, zaten bölünmüş Kıbrıs’ı neden birleştirmeye çalışmaktadır?