Fedakar denizciler

Fedakar denizciler

Gözümüz kulağımız Akdeniz’de, Ege’deydi.

Donanmamızın gemileri görev yerlerine dağıldı.

Harekât merkezlerinde sabahlara kadar heyecanlı ve gergin vardiyalar tutuldu.

Fransa bir uçak gemisini bölgeye yollayacağını belirterek kırmızı çizgi politikası uyguladığını söyledi.

Yunan Cumhurbaşkanı Meis’e gitti.

Milli Savunma Bakanı ve Kuvvet Komutanlarımız Kaş’a gitti.

NAVTEX ilan ettik.

ABD ve AB devreye girdi.

Donanmamız Doğu Akdeniz’de araştırma gemilerinin yanından ayrılmadı.

Günlerce, haftalarca, aylarca süren heyecanlı bir süreç yaşadık.

Bu süreçte denizcilerimiz nasıl yaşadılar, ne yaptılar hiç düşündünüz mü?

* * *

Günlerce, haftalarca, aylarca evinizden, eşinizden, çocuklarınızdan, alışkın olduğunuz her şeyden uzakta yaşadınız mı?

Uzak sözcüğünü sadece mesafe olarak kullanmadım.

Uzak…

Her şeyden uzak…

Sevdiklerinize dokunmaktan…

Yaşamı paylaşmaktan…

Çiçeklerden, ağaçlardan…

Temiz havadan…

Güneşten…

Sallanmayan bir zeminde adım atmaktan…

Bebeğinizin kokusundan…

Yanağınıza kondurulan sevgi dolu öpücüklerden…

Geceden ve gündüzden…

Sessizlikten…

Olağan yaşamdaki her şeyden…

* * *

Denizcilerin yaşadıkları, o her şeyden uzak ortamı merak etmiyor musunuz?

Bir geminin makine dairesinde görev yapan motorcu astsubay nasıl bir görev aşkı ile çalışır hiç düşündünüz mü?

Denizi hiç görmeden, dalgaların ritmine uygun sallanan makine dairesinde dengesini sağlamaya çalışarak arızalanan bir cihazı onarırken okula yeni başlayacak evladının o ilk gün yanında olamayacağını düşünmek nasıl bir şeydir biliyor musunuz?

Meis Adası’nın çevresinde görev yapan hücumbotun komutanı en ufak bir şey kaçırmamak için nasıl bir dikkat içindeydi günlerdir biliyor musunuz?

O genç komutan personelinin motivasyonunu en yüksekte tutmak ve gemisini olası bir harekata her an hazır bulundurmak için nasıl çabalıyordu biliyor musunuz?

Gemisinde taşıdığı tek bir güdümlü merminin fiyatının 10 milyon liradan fazla olduğunu, kendisine emanet edilen geminin bedelinin yüzlerce milyon lira olduğunu…

Kıbrıs’ın güneyinde karakol yapan firkateynin savaş harekât subayının en ufak bir hatasının ülkemizi utandıracak sonuçlara neden olacağını biliyor musunuz? O nedenle savaş harekât subayının gözünü haftalardır uyku tutmadığını…

Hepimizin heyecan ve merak içinde olduğu o gün Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye meydan okuyan Yunanistan savaş gemilerinin bölgede sessiz ve derinde dolaşan denizaltılarımızın varlığını hissettiklerinde ne yaptıklarını biliyor musunuz?

Bulunduğu bölgeye yaklaşan yabancı savaş gemilerinin yerlerini ve kimliklerini belirlemeye çalışan deniz yüzeyinin metrelerce altındaki denizaltımızın sonar astsubayının aklına hasta çocuğunu doktora yetiştirmeye çalışan eşi düşmedi o gün.

Çünkü daha önce de olduğu gibi çocuğunun hasta olduğu kendisine haber verilmedi. Limana avdette öğrenecek yaşananları.

Bütün gerginlik dönemlerinde zorluk yaşayanlar sadece askerler değil onların kahraman aileleridir aynı zamanda.

Tersanelerde, ikmal birliklerinde, sahil destek birimlerinde görev yapan subaylar, astsubaylar, uzmanlar, işçiler de gece gündüz demeden donanmayı harbe hazır tutmak için çabalıyorlar.

Denizlerde donanma bulundurmak demek o gemilerin bütün ihtiyaçlarını gereken yer ve zamanda karşılama gücü demektir.

Donanmanın esası gemilerdir ama o donanmanın denizde görev yapabilmesi için ardında duran dev bir organizasyon ve binlerce insan vardır.

Gösterilen bütün bu fedakarlıklar çocuklarımızın gelecekte daha refah içinde ve mutlu yaşamaları içindir.

* * *

Ulusal politikayı mavi vatanda aktif ve etkili yürüten şanlı donanmamızdır.

Ulusal politikayı belirleyen ve sorumluluğunu alan elbette siyasal iktidardır, donanma sadece kendisine verilen ulusal görevi layıkıyla yapmaktadır.

Yaşadığımız gerginlikte dünyanın güçlü ülkelerini ayağa kaldıran şey; denizlerde haklarımızı koruyacağımızı ilan etmemiz ve bunu yapabileceğimizi de sahada göstermemizdir.

Şimdi de siyasal iktidardan beklenen diplomasi masasında mavi vatan üzerindeki haklarımızı en yüksek düzeyde korumasıdır.

* * *

Çelik gemilerden oluşan donanmamıza ruh verenler kahraman denizcilerdir.

Denizciler gözümüzle göremeyeceğimiz kadar uzakta tehlikeli görevler yaparlar, uykusuz günler ve gecelerde hasret çekerler, tehlike atlatırlar, çocukları ve eşleri yüce gönüllülere özgü bir sabırla onları beklerler.

Denizciler ve onların aileleri fedakarlığı bir yaşam tarzı olarak benimsemişlerdir.

Denizciler görevlerini başarı ile yerine getirip limana döndüklerinde kendileriyle gurur duyulması ve bir çift sevgi dolu bakış onlar için yeterlidir.

Preveze Deniz Zaferi’nin yıldönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü’nde mavi vatan uğruna yaşamlarından özveride bulunan eski ve yeni tüm denizcilerle onların değerli ailelerine saygı, sevgi ve minnetle…

Sevgiyle kalın.