FETÖ işkence davasında karar

FETÖ işkence davasında karar

13 Haziran 2019 tarihinde Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan “FETÖ İşkence Davası”, nihayet 30 Eylül 2020 tarihinde sonuçlandı.

Kendilerinden olmayan öğrencileri çeşitli “işkence ve kumpas” yöntemleriyle askeri okullardan tasfiye eden Fetullahçılar ilk kez ciddi bir ağa takıldı ve içlerinden eski üsteğmen Ayhan Y., FETÖ üyeliğinden 10 yıl, işkence suçundan ise 4 yıl 2 ay ceza aldı.

İşkence yaptığı 8 öğrenci bulunması nedeniyle işkenceden aldığı ceza 8 ile çarpılarak 33 yıl 4 ay oldu. Böylece şahıs toplamda 43 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Ayrıca sanığın “katalog evliliğiyle” ilgi ayrı bir soruşturma başlatıldı.

Müşteki Avukatı Ali Işıner Hamşioğlu; “Türkiye standartlarının üstünde her yönüyle iyi bir yargılamanın gerçekleştiğini, bu davanın Harbiyelilere yapılan işkencelerin tespiti için emsal nitelikte olduğunu, daha öncesinde askeri okullarda işkenceye yönelik birçok iddia olsa da bu dava ile işkencelerin gerçekleştiğinin ispat edildiğini, sanığın örgütsel faaliyet içerisinde örgütün sivil kanadında bulunan ‘mahrem imamlardan’ talimat alarak belli bir silsile içerisinde işkence suçunu işlediğini, sanığın verdiği üç isimle (Kara Harp Okulu’nda birlikte görev yaptığı Abdullah S., Mehmet Ç. ve İsmail B.) işkence yargılamalarının genişleyeceğini ve sanığa verilen cezanın caydırıcı olmadığını, cezanın üst sınırdan uzaklaşmadan verilmesini talep ettiklerini fakat alt sınırdan uzaklaşılarak bir ceza verildiğini” belirtti.

Ayrıca “FETÖ’nün orduyu ele geçirmek için yaptığı bu işkencelerden sorumlu iki tarafın bulunduğunu, birinci tarafta bu işkenceleri ‘kasıtla’ yapanların, ikinci tarafta ise kendilerine emanet edilen bu askeri öğrencileri koruma sorumluluğunu yerine getirmeyerek ‘kusur işleyenlerin’ olduğunu, bu şekilde ikili bir sürecin oluştuğunu” vurguladı.

Müşteki askeri öğrencilerden B. A. ise “geç olsa da adalet yerini buldu. İlk defa kendimi ‘anlaşılmış’ hissediyorum.” dedi.

***

“FETÖ İşkence Davası” ile ilk kez bir FETÖ mensubu işlediği “işkence” suçundan ceza almış oldu. Bu nedenle ilgili dava askeri okullardaki işkenceler hakkında atılmış en önemli adım olarak değerlendirilebilir.

Bilindiği üzere 2006-2014 yılları arasında askeri okullardan 4000’e yakın öğrenci Fetullahçıların “sistematik işkenceleri” nedeniyle ayrılmak zorunda kalırken, boşalan yerlere de yığınlar halinde “FETÖ mensubu öğrenciler” dolduruluyordu.

Bu dönemde askeri okullarda görevli “komuta kademesinin” büyük bir çoğunluğu FETÖ mensubu sözde subaylarca işgal edilmişti. Belirlenen hedef öğrenciler atılırken, örgüt mensubu öğrencilerin önü açılıyordu.

Bu konuda sadece Kara Harp Okulu özelinde 2020 yılı başı için güncel olan veriye göre; 2008-2012 yılları arasında “komuta kademesinde” görevli 270 personelin 138’i ihraç edilmiş, 9’u açığa alınmış ve 2’i tutuklanmıştır.

2006-2011 yılları arasında “sivil liselerden” Kara Harp Okulu’na alınan toplam 4060 öğrencinin ise yine 2020 yılı başı için güncel olan veriye göre 3253’ü ihraç edilmiştir.

2012-2015 yılları arasında askeri okullara giren öğrenciler ise 2016 yılında henüz mezun olamadan FETÖ şüphesi ile “toplu olarak” atılmıştır.

Bu bilgilere bakıldığında “hak yerini bulmuş” gibi duruyor. İsmi işkencelere karışan çoğu sözde subay darbe girişimine de katılmış, bu yüzden ihraç edilmiş ve Fetullahçı askeri öğrenciler de atılmış…

Fakat inatla “askeri öğrencilere yapılan işkence suçu” görmezden gelinmeye devam ediliyor.

Bu durum FETÖ’ye yarıyor.

En son İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan konuyla ilgili iddianamede suç tanımı sadece “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” olarak hazırlanmış. İsmi işkencelere karışan 252 kişinin ise başka yerlerde görülen yargılamaları olduğu gerekçesiyle “tahkikat evrakları” farklı illerdeki bu başsavcılılara gönderilmiş.

Geriye şüpheli olarak sadece 8 kişi kalmış vaziyette.

Gülelim mi ağlayalım mı?

Elimizde askeri okullarda yaşanan “FETÖ işkencelerini” anlatan 1007 sayfalık bir iddianame var fakat suç tanımında “işkence” yok!

İşkence suçunu işleyenlerin neredeyse tamamına yakını başka bir yerde FETÖ üyeliğinden yargılanmış ya da yargılanıyor. Sadece ilgili evrak bu mahkemelere gönderiliyor, o kadar.

Sizce de bir “gariplik” yok mu?

Lütfen hukukçular cevaplasın, bir şahıs FETÖ üyeliğinden yargılanıyorsa “işkence” suçundan yargılanamaz mı? Neden? FETÖ üyeliğinden yargılanmak, daha öncesinde işlenen “gasp, darp, tehdit, işkence, taciz, tecavüz” gibi bütün suçları aklar mı? Yani Fetullahçı iseniz bu suçları işlemenizin herhangi bir cezası olmuyor mu? Öyleyse darbeye bizzat katılan failler neden sadece “FETÖ üyeliğinden” yargılanmadı?

Peki, askeri okullarda işkence suçunu işleyen bütün Fetullahçıların davası “tek bir çatıda” neden toplanmaz?

***

“14 yıldır” askeri okullarda yaşanan “FETÖ işkencelerinin hesabını sorun!” diye sesimizi duyurmaya çalışıyoruz, nafile!

Bu iş ciddiye alınmayacak gibi duruyor.

Peki, son derece “örgütlü ve sistematik” işlenen bu işkence suçlarının hesabı nasıl sorulacak? Doktorundan hâkimine, teğmeninden generaline, oradan mahrem imamına falan, bu izler nasıl takip edilecek?

Görünen bu konu kimsenin umurunda değil!

O vakit iş başa düştü, demektir.

Özellikle “insan hakları ve işkence” konularında ihtisas sahibi “güvenilir avukatlar” etrafında “güvenilir arkadaşlarla” birleşerek hakkımızı arayacağız.

Gölge etmeyin, yeter.