Fetö'nün kapatma karıları

Nihat Genç yazdı...

Fetö'nün kapatma karıları

El birliğiyle Türkiye'nin ordusunu hukukunu medyasını anahtar teslim Fetö'ye teslim eden liberal aydınlar ülkeyi Fetö'ye bir daha ikinci kez teslimi için tekrar bildiri yayınlamışlar.

Bugünlerde ifşalarla gün yüzüne çıkan sapıklığın bir diğer arızası sapıkların teşhirci olmaları. Güçlerini otoritelerini tecavüzlerini kanun hukuk tanımazlıklarını göstermek ispat etmek ve kabul ettirmek isterler.

Mesela, erkeklik, doğasında kültüründe mi bilinmez, aşka-dolduruşa-gaza gelen bir an'ı vardır, penisini çıkarıp kaslarını şişirince bütün dünyanın önünde hayranlıkla tapınıp diz çökeceğine mi inanıyor, ama var fetihci böyle bir duygu. Ve kadınlar da büyük çoğunlukla başka tür şeklin kurbanı olur, bir rimel bir far bir burun estetiği, bütün dünyayı fethedip peşinden sürükleyeceğine mi inanır?

Oysa filmin sonu o erkeğin hayatı ya sapıklıkla ya jigololukla kadının hayatı da servet avcısı ya da üçüncü dördüncü kuma ya da metres olarak bitiverir, tıpkı Fetö'nün kapatma karıları olarak liberal aydınların hayatlarının bitmesi gibi.

Çünkü Fetö önlerine ekran, ellerine maaş ve şöhret vaat edip hepsini 'kapadı'.

Teşhir ve ilgi çekmek şöhretin de bir parçasıdır, dikkatli olmak gaza gelmemek lazım, hepsinin bir uygarlık ölçüsü vardır. Tabii ki erkekliğine tabii ki kadınsın ve güzelliğine güveneceksin, ayrı, ama, dünyayı ben yarattım havaları seni de bozar iklimi de bozar ülkeyi de bozar ahlakı da dini de karakterini de bozuverir. Ve liberal aydınlar 'dünyayı ben yarattım' diyen ABD ve AB istihbaratının hala oyuncakları.

Bin defa söyledik, yine söylüyorum, dünyayı ben yarattım diyenlere fazla güvenmeyin.

Harcanıp gidersiniz, sık sık bildirilere imza atan 805 aydın gibi rezil rüsva olursunuz, Elif Şafak sonunda ne oldu, Orhan Pamuk'u Hasan Ali Toptaş'ı ipleyen kaldı mı?

IMF Başkan sapıklıktan tutuklanırken polis şefinin aklına şu cümle geliyor: 'İşimin önemli bir yanı da tarihe eklemlendiğiniz beklenmedik bu anlardır'.

Hangi anlar, Fransa Cumhurbaşkanı adayı, IMF Başkanı Strauss Khan'ın 'sapıklıktan tutuklanma anı'.

Bildiriye imza atan aydınların büyük çoğunluğu da Fetö'yü destekledikleri o uzun on yıl  'tarihe eklemlendiler'. Fetö'nün kanallarına Fetö'nün şarlatanlığına Fetö'nün ajanlığına Fetö'nün kumpaslarına tutkal gibi yapıştılar yapıştırıldılar!

On yıllarca Fetö TV'lerinde söyledikleri ortada, donuna bokuna dokunulup tapınılan Kainat İmamı'na doymamış olacaklar ki yeniden o eski günlerdeki aynı bildirilerden bir tane daha çakmışlar!

Oysa gerçek ortalıkta görülmez oldular artık bu yalnızlığa görünmezliğe dayanamıyorlar.

Huylu huyundan vazgeçmez, yine eski yöntemlerle 'teşhir ve ilgi çekmek' için 'bildiri' yayınlamışlar.

Devlet Bahçeli de çok sert çıkış yaptı, ancak, Devlet Bahçeli'yi de çok seviyorlar, çünkü, Bahçeli de olmasa 'bildirilerini' ciddiye alıp kamuoyuna duyuracak kimse kalmadı. Bahçeli bunları ciddiye alınca bir sevindirik oluyorlar sormayın.

Aslında 'bildiri', yeni şeyhleri Bıden mi Merkel mi, artık kimse, (büyük patronlara) onlara yazılmış bir iş dilekçesi.

İşe hazır olduklarını, muhalefetin başını kendilerinin tuttuklarını vs. söylüyorlar.

Ve bize de hatırlatıyorlar, 'biz buradayız, hendekleri açtık ülkeyi yaktık, isyanlar başlattık, binlerce 15 yaşında Kürt çocuğunu kırdırttık, silahlı kuvvetleri ve yargıyı Fetö'nün eline verdik, evet, bizden korkun, yine veririz, vermek için hazırız!'

Böyle anlarda bin defa söylediğimiz Nerimanov'un ünlü lafını bin defa tekrar söylemeliyiz: Karabağ senin .ötün mü istediğine veresin...'

'Anayasa, yargı, silahlı kuvvetler, sizin .ötünüz mü istediğinize veresiniz?'.

Bu insan müsvettelerinin yazıları kitapları, inciğine cinciğine serüvenlerinden haberdarız, şöyle okudum bildiriyi, ulan dedim, ne rezillikten ne sapıklıktan ne bir sapık şeyhin kapatma karısı olmaktan utandıkları hiç yok...

Bir de, mesela, bir Soner Polat komutanımız geldi aklıma, mesela bir Ahmet Yavuz, nicesi, mucizevi yazılarıyla mesela bir Cengiz Özakıncı, mesela, Cem Gürdeniz amiralin yazıları, heyecanı bilgisi donanımı geldi aklıma.

Yüzbinler okuyor Cem Gürdeniz'i.

Dalgalar gibi hayranları.

805 aydının topunu tek bir kalem Cem Gürdeniz'le kıyaslıyorum, tırnağı olamazlar.

Cem Gürdeniz neyi kovalıyor neyi sürüklüyor, gençleri-ülkeyi neyin peşine takıyor, işte okuyun, muazzam bilgiyle donanmış bir hedef.

Ülkeye ülke, ülkeye değer katan, işte aşk gibi mavi vatan'ı, işte heyecanı, işte dinmek bilmeyen açlığı, işte tek başına kavgası, işte büyülü cümleleri.

Üstelik yıllarca bu aydınların arzı endam ettiği TV'ler tarafından iftiralar atılmış hapislerde yatırılmış.

Ama bir gün ülkesine küsmemiş, bir gün kahramanlık taslamamış, siyaset uğruna lafını bir gün eğip bükmemiş, ve Cumhuriyet'ten ve hukuk idealinden bir gün geri adım atmamış, mesleği peşinde kalemi ve ruhunu esir etmiş, coşkun bir üslup, öğretici hoca, ve coşkuyla insanımızı ve memleketimızı kuvvetlendirici yazılar yazıyor.

Diyorum, ki, şu 805 aydını bir tarafa, karşılarına da sadece Cem Gürdeniz'i koysak...

Fesatlık kumpas yalan iftira yarım yamalak bilgilerinizi satır aralarına gizlemekten yorulmadınız mı? Mesela Habertürk ekranlarında yer bulan liberaller hala akıllarınca laf sıkıştırıyor: 'neymiş bu Mavi Vatan, bu Mavi Vatan da başımıza çok iş aşacak, kim icad etti bunu, bana çok saçma geliyor, AB''yi karşımıza almaya ne gerek var' gibi, binlerce fesat kumpas iftira temelsiz uyduruk ve dayatma laflarınızı, şöyle harbiden Cem Gürdeniz'in yüzüne karşı söyleyebilseniz.

Ya da on uzun yıl ekranlardan Balyoz ve Ergenekon için söylediklerinizi bugün aynı ekranlarda bir Türk subayının yüzüne karşı söyleyebilir misiniz?

Me Too, hareketi, sonra şöyle başladı, aynı sapık bir daha yapıyor ses yok, bir yıl geçmeden bir başka kadına daha yapıyor ses yok, beş yıl geçiyor yine ses yok, on yıl geçiyor yine ses yok, Harvey Weinstein ve Bill Cosby gibiler bu vurdumduymazlık-sessizlik içinde yirmi uzun yıldan fazla yirmi-otuz-kırk gibi sayıda kadınlara zorla tecavüzde bulunuyor, zorla...

Ama ülkemizde, bu sapık tecavüzcüler mahkemeye savcılığa değil, hala ekranlara çıkıp hala aynı tecavüzün peşinde: Ülkeyi ortadan bölmek ve anayasa ve ordusunu bir şeyhe teslim etmenin peşinde. Düşünün bu tecavüzcülerden tek biri Fetöcü bir vatan haininin ismini söylemedi, tek biri, Fetöcü ajanları teşhir etmedi, hepsi 'birlikte saklandılar', şimdi 'birlikte' muhalefete yerleştiler.

Üniversite odalarından Kandil dağlarındaki kızlara kadar bakanlık binalarına kadar yüzbinlerce taciz tecavüz vakası belgesel-videoları-bilinen hikayeleriyle hem cinsel erkek-dişi vakası hem siyasi olarak, ortada, hepsi yaşandı, yaşanıyor. Ama içlerinde kimse hiç biri diğerini ele vermiyor, örgütlü susuş, örgütlü bekleyiş, örgütlü bildiriler.

Üniversite odalarından kandil dağlarındaki sapıklıklara kadar bunları örten koruyan bir büyük maske, kast gibi büyük bir üst sınıf var bu ülkede. Olan sonunda dipdeki üç tane köyden yeni gelmiş öğrenci Fetö'cüye mi oldu. Akp'si Fetö'cüsü liberali, hepsinin ortak olduğu, hazineleri bakanlıkları üniversiteleri bölüşüp pay edip birlikte yedikleri o üst sınıf... Unutulma hakkı diye kriptoların internet verilerini dahi sildirdiği bir büyük siyasi güç. Vicdanı olmayan bir sınıf. Vicdanı olmadığı için ifşası teşhiri deşifresi itirafı olmayan ortaklaşa bir sınıf. Hepsi onlarca yıl aynı ekranlar ve aynı üniversite odalarında birlikte yiyişip Cumhuriyet ve Ordusu'nun sonunu getirdiler. Ve ama tek biri itirafta hala bulunmuyor... Hala savcılığa gidebilmiş değiliz. Tecavüzcü ve sapıklarımız hala beyan açıklama bildiri peşinde yani hiçbiri akıllanmamış hepsi ilgi delisi. Hala dünyayı yaratan ABD ve AB gibilere çok güvenip meydan okurcasına, milletimize sallaya sallaya .iklerini sallıyorlar! Üniversite odalarına ve bakanlık binalarına kadar yüzbinlerce itiraf beklerken, üç tane kasaba sapığına suçu yükleyip, kurtulma peşindeyiz.

Korkaklık değil kölelik değil maaş için şöhret için onun bunun adamı olmak hiç değil, bizim bizden sonraya emanetimiz 'cesarettir', eyvallahsız konuşma yoksa, ortalık işte böyle vıcık vıcık kımıl kımıl ajan solucan sapık kaynar! Üniversite odalarında bakanlık binalarında tecavüze uğramış milyonlardan tek bir isim korkudan hala ağzını açıp konuşamıyor!