Foreign Policy: ABD iç savaşın eşiğinde, Amerikan deneyi sona eriyor

featured

Washington’un dış politikasını etkileyen yayınlardan Foreign Policy’de yayımlanan bir makalede, ABD’nin iç savaşın eşiğinde olabileceği vurgulandı. Yaşananlar ‘potansiyel bir felaket’ olarak tanımlanırken, ‘Amerikan deneyi sona eriyor’ ifadeleri kullanıldı.

VERYANSIN TV

Washington’un dış politika çevrelerine yakınlığıyla bilinen Foreign Policy’de Stephen Marche‘nin yeni çıkan ‘The Next Civil War: Dispatches From the American Future’ kitabının özeti makale olarak yayımlandı.

Kongre baskını, protestolar, polis şiddeti ve vali kaçırma girişimleri başta olmak üzere ABD’de geçen yıl yaşanan gelişmelerin değerlendirildiği 4 Ocak tarihli makalede, ‘hayal edilemez’ olayların gerçek olduğu, ABD’nin iç savaşın eşiğinde olabileceğine dikkat çekildi. Kongre baskınında bulunan protestocular da ‘soytarı çeteler’ olarak suçlandı:

‘ABD İÇ SAVAŞIN EŞİĞİNDE…’

“Amerika Birleşik Devletleri’nde hayal edilemez gerçek oldu. ABD Kongre binasına saygısızlık eden soytarı çeteler, Washington sokaklarında geçit törenleri yapan tanklar, protestocular ve milisler arasında çatışmalar yaşanıyor, görevdeki valileri kaçırmaya çalışan silahlı isyancılar, iktidarın barışçıl geçişiyle ilgili belirsizlik… Temel gerçek şu ki, ABD bugün böyle bir savaşın eşiğinde olabilir. Amerikalılar şimdi gelişmeleri sadece siyasi bir uyarı olarak değil, olası bir askeri senaryo ve potansiyel bir felaket olarak ciddiye almalılar.”

Georgetown Üniversitesi’nden 2019’da yapılan bir ankete yer verilen analizde, ankete katılanların yüzde 67.23’nün ‘ABD’nin iç savaşın eşiğine’ yakın olduğu yanıtı verdiği belirtildi.

“6 Ocak 2021 olaylarının zaten yapmaya başladıklarını gösterdiği gibi, federal hükümeti devirme ve özgürlük vizyonlarını silah zoruyla dayatma hedefleri uygulamaya devam edilirse ne olur?” sorusuna yanıt arandığı makalede, ordunun devreye girmesinin ciddi sorunlar yaratabileceği ifade edildi.

‘ABD ANAYASASI ÇÖKÜYOR’

Makaledeki “ABD Anayasası, tasarımcılarının tarihten tanıdığı ve kendilerini koruduklarını düşündükleri şekillerde çöküyor.” ifadeleri de dikkat çekti.

DARBE OLASILIĞI ANALİZ EDİLDİ

ABD’deki darbe senaryolarına da yer verilen makalede şöyle devam edildi:

“Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde sert bir darbe -ülke üzerinde askeri kontrol sağlamak için Pennsylvania Bulvarı’nda yuvarlanan tanklar- pek olası değil. El Paso’daki Texas Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Taeko Hiroi’ye göre, herhangi bir yerde, hemen hemen her darbenin köklü nedenleri “yoksulluk, çoğunlukla toprağa dayalı ekonomik faaliyetler ve melez siyasi rejimlerdir”. Ne otoriter ne de demokratik olan ülkeler en savunmasız ülkelerdir. Darbelerin doğrudan tetikleyicileri “sosyal istikrarsızlık, hükümet karşıtı protestolar, ekonomik kriz ve rejim geçişleri” olma eğilimindedir. Sert bir darbenin olası olmamasının gerçek nedeni, daha önce yaşanmamış olmasıdır. Hiroi, “Bir ülkenin darbelere eğilimindeki en önemli faktörlerden biri tarihidir” dedi. Darbeler, darbe yaşayan ülkelerde daha olasıdır” dedi.

‘TİPİK SONUÇ HERKESİN TÜKENMESİDİR’

Ayaklanma çatışmalarının tipik sonucu, her iki tarafın da zaferi değil, herkesin tükenmesidir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin darbe geçmişi yoktur, ancak hem kapsamlı siyasi suikast tarihi hem de işgal altındaki iç savaş ve isyan tarihi bakımından radikal bir siyasi şiddet geçmişine sahiptir. Ayaklanma çatışmalarının tipik sonucu, her iki tarafın da zaferi değil, herkesin tükenmesidir. Tükenme ABD siyasi manzarasını yeniden şekillendirecek.”

‘AMERİKAN DENEYİ SONA ERİYOR’

Makalede Amerikan deneyinin sona erdiği vurgulandı:

“İç savaş olsun ya da olmasın, Amerikalılar varoluşsal bir soruyla karşı karşıya kalacaklar: Artık aynı ülkenin parçası mı oluyorlar? Yoksa sadece rol mü yapıyorlar? Amerikan deneyi sona eriyor. ‘”

‘SORUN DÜŞÜŞÜN NE KADAR UZUN VE NE KADAR UZAK OLACAĞI’

Makalede, sorunları çözebilecek sistemlerin bozuk olduğu dile getirildi, “Şimdi soru, düşüşün ne kadar uzun ve ne kadar uzak olacağı.” ifadeleri kullanıldı.

“Meseleyi olabildiğince basit bir şekilde ifade etmek gerekirse, ülkenin siyasi şiddeti işlemek, yumuşatmak ve hatta yavaşlatmak için etkili bir yolu yok. Hâlâ müzakere edilecek bir alan varken, politika yapıcılar en azından ABD topraklarında askeri güç kullanımının kaçınılmaz olarak karşı karşıya olduğu bürokratik çıkmazı açıklığa kavuşturmalı veya mütevazı bir şekilde çözmelidir. Şu anda, ordunun bunu yapmaya yönelik herhangi bir girişimi, yalnızca altta yatan gerilimleri şiddetlendirecektir. Sistemdeki arızalarla uğraşan sistemlerin kendisi bozuk. Şimdi soru, düşüşün ne kadar uzun ve ne kadar uzak olacağı.”

Foreign Policy: ABD iç savaşın eşiğinde, Amerikan deneyi sona eriyor

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

6 Yorum

  1. 11 ay önce

    Hadi inşallah kısmetse ölmeden görürüz

    Cevapla
  2. 11 ay önce

    Makalenin linkini verebilirseniz okumak isterim.

    Cevapla
  3. 11 ay önce

    Batı Roma İmparatorluğu da çok ah almıştı. Çöküşü acımasız ve vahşice oldu. Abd de kendisini Roma İmparatorluğu’nun devamı olarak görüyordu. Resmi binaların mimarisinde görülebilir bu düşünce. Çöküşü de çok vahşi ve kanlı olacak sanırım.

    Cevapla
  4. 11 ay önce

    Peki ABD’nin bundan haberi var mi? ABD’de yasiyorum, herkes keyifili. Ic savas falan yok, neden bahsediyorsunuz?

    Cevapla
  5. 11 ay önce

    Erdoğan’la Abd’nin çöküşü aynı döneme denk geliyor.

    Cevapla
  6. 11 ay önce

    Bu okuyucu burada yalnız düşüncesini ve çevresinde gördüğü gerçeği yazmış……… Neden ve nasıl eksi değerlendirme hak etmiş oluyor…….. Bazı okuyucular burada bir tek duymak iKendi stediklerini olumlu buluyor….. Bu iyi mi?

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!