Gazeteci olmak istiyordu… Süleyman Soylu bu yazıya hangi başlığı atar?

featured
service

KKTC’de Afrika adında bir gazete var.

Tam bir Türk ve Türkiye düşmanı.

Avrupa ve Rum sevdalısı…

KKTC’deki temel görevi, ülkenin Rum tarafıyla birleşmesi ve Türk askerinin ülkeden gönderilmesi. Hatta ellerinden gelse, Türklerin de adadan gönderilmesini isteyecek haberler yapıyorlar.

Türkiye’ye işgalci diyen bu gazete, Suriye’ye yapılan her müdahalede, “Türkiye’den bir işgal harekâtı daha” başlığıyla karşımıza çıktı.

Ama asıl vukuatları, 2017’nin son aylarında yayınlanan ve asla kabul edilemeyecek olan bir karikatür.

Karikatürde, çıplak bir Yunan mitoloji heykeli Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın üzerine çiş yapıyordu.

Karikatür yayınlandığı an infial oldu.

Belki hatırlarsınız, gazete önünde eylemler başladı, Ankara’dan tepki geldi.

Dönemin KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün, “Böyle bir şey ancak düşman devletler arasındaki bir ortamda belki yapılabilir. Onu da kabul etmiyorum. Onun bile edebi vardır. Ne gazeteciliğe ne de insanlığa sığar” dedi. Olayın takipçisi olacaklarını söyledi.

Dava açıldı.

Yaklaşık 1 buçuk sene sürdü dava.

Mayıs 2019’da sessiz sedasız dava sonuçlandı.

Ne mi oldu?

Hepsi beraat etti. Gerekçe, “ifade özgürlüğü” idi.

Gazetenin başındaki Şener Levent, daha önce “casusluk” yaptığı gerekçesiyle tutuklanmıştı. Gazetenin o zamanki ismi Avrupa idi, bu olaydan sonra Afrika yapılmıştı.

Ülkesine karşı casusluk yapan, Türkiye’ye işgalci diyen, bırakın eleştiriyi, adeta Türk düşmanlığı yapan gazetenin en büyük destekçilerinden biri de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı.

Bu olaylara ses bile çıkarmadı.

Sadece o mu?

Acaba KKTC Büyükelçiliği bu davanın takipçisi oldu mu?

Peki KKTC hükümeti?

Peki ya Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanları?

Peki ya AKP hükümeti?

Hepsine geleceğiz…

Dava ile ilgili soruşturmayı yapan emniyet çalışanları işlerini güçlerini bıraktılar ve bu Türkiye düşmanlarının bağlarını ortaya çıkarmaya çalıştılar. Başardılar da…

Gerçekten ülkesini seven polisler bu davada soruşturmayı yapmıştı. Hem FETÖ’nün hem de PKK’nın belini kırmak için de çok mücadele etmişlerdi. Ancak önlerine hep bir engel konuldu.

Ama bu kez arkalarında Ankara vardı. Ya da öyle sanıyorlardı ve bu davayı kendi davaları bildiler.

Tehditler aldılar…

Hatta gazetenin sahibi, “Göreceksiniz hepinizi sürdüreceğiz” demişti onlara.

Özel soruşturma polisleri oldukları için sivil kıyafetle geziyorlardı. Aynı şahıs bu polislere, “O üniformalarınızı giyeceksiniz, hepiniz en ücra köşelerde çalışacaksınız” demişti.

Davaya bu 3 polis dışında kimse sahip çıkmadı.

Tüm bilgi ve belgeler Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’a gönderildi.

Durum iyi değil, Cumhurbaşkanımıza hakaret edenler, Türklere düşmanlık edenler kazanmak üzere…”

Yanıt gelmedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a yazılı rapor sunuldu.

Ses çıkmadı.

Cumhurbaşkanlığı Sekreterliği defalarca arandı, dönüş olmadı.

Erdoğan’ın haberi var mı bilinmez ama Ankara davadan vazgeçmişti sanki…

Hükümetten bile ses yoktu.

KKTC’deki askeri ve sivil sorumlular da sessiz kaldı.

Mücadele veren personele hiçbir destek vermediler.

Dava bitti.

Afrika gazetesinin sahibi “gereğini” yaptı ve polislerden ikisi, sınır kapılarına gönderildi. Diğer polis de çok uzak bir birime gönderildi. Hepsi üniformasını giydi.

Vatansever polisler yapayalnız bırakıldı ki onlar KKTC’deki PKK ve FETÖ yapılanmasına karşı en başta mücadele eden ve bu terör örgütlerinin korkulu rüyalarıydı. FETÖ borsasına bile tek başlarına savaş açan bu polislerin bir kısmı emekli olmak zorunda kaldı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına hakaret ettiler…

Onlar beraat etti, vatansever polisler görevlerinden oldu. Kimse işin takipçisi olmadı.

GELELİM ASIL KONUYA

Ama şimdi gelelim asıl konuya…

‘Karikatür’ün başında “Yunan gözüyle” diye bir başlık atılmıştı. Sözde bu karikatür bir Yunan tarafından yapılmış, bu gazete de onun gözünden karikatürü yayınlıyordu.

Ancak Yunanistan’da ya da Güney Kıbrıs’ta böyle bir karikatür yoktu.

Afrika gazetesinin kendi ürünüydü.

Kıbrıs’a gidin… “Bu karikatürü kim yaptı” diye sorun…

Size herkes gazetenin karikatüristi ve yazarı Erdoğan Baybars’ı gösterecek.

Araştırdım, sordum, soruşturdum…

Devlet de biliyor ama kimse ismini zikretmiyor. Güvenlik ve sivil kaynaklar da aynı isim üzerinde duruyor.

Gazetenin 5. Sayfasının tamamını dolduran bu zat, yazılarında “KKTC” ifadesini bile kullanmadığı gibi, Türkiye’ye de “işgalci” der.

Kim mi Erdoğan Baybars?

Ayşegül Baybars’ın babası…

Ayşegül Baybars kim?

KKTC İçişleri Bakanı

Yanlış okumadınız!

Evet, en büyük Türkiye düşmanı gazetenin yazarının kızı iki dönemdir KKTC İçişleri Bakanı!

Karikatürü Erdoğan Baybars yapmamış olsa bile, KKTC İçişleri Bakanının babasının çalıştığı yer, Türklere karşı casusluk faaliyeti yaptığı söylenen Türk düşmanı ve TSK’yı işgalci gören bir gazete…

Ne oluyor biliyor musunuz?

Bu ihanet karikatürü yayınlandıktan 2 ay sonra kızı Ayşegül Baybars bakan yapıldı.

2019’da yeni hükümet kurulunca, “Bir kez daha bakan olmayacak” denilen Baybars nasıl oluyorsa bir kez daha bakan oldu. KKTC Büyükelçiliği bu konuda Ankara’ya bilgi verdi mi? Görevi bu!

Eylül 2019’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC İçişleri Bakanı Baybars’a herkesin ortasında çok ciddi bir şekilde dönüp, “Gözüm üzerinizde Sayın Bakan” diyor.

Bu sözü neden söyledi bilinmez ama bu olaydan sonra KKTC’de herkes, “Ayşegül Baybars yakında görevden alınacak” bilgisini konuşuyor.

Sonra ne mi oluyor?

Baybars Türkiye’ye geliyor…

Önce “gözü üzerinde” olan Fuat Oktay ile görüşüyor ve bir fotoğraf çektiriyor.

Ardından da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile bir araya geliyor. Onunla da fotoğraf çektiriyor.

Dönüyor KKTC’ye…

Bana dokunamazsınız” diyerek herkese bu fotoğraflarla restini çekiyor.

SOYLU’YA SORU

Hani geçen haftalarda Sayın Soylu “Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin kalmadığını” savunmuş, “Şimdi dönüp her şeyi bırakıp gazetecilik yapmak istiyorum…” demişti ya…

Şimdi soruyorum bakana…

Sayenizde, Türkiye karşıtı yasalar çıkarttığı söylenen Ayşegül Baybars’ın koltuğu sağlamlaştı.

Türkiye’nin onuru için mücadele eden 3 vatansever polis görevlerinden oldu.

FETÖ ve PKK KKTC’de cirit atarken ve bu polisler her şeyi göze alıp çalışırken, bu sayın bakan Ayşegül Baybars ne yaptı?

Soruyorum size Sayın Soylu

Siz araştırmacı gazeteci olsaydınız, bu habere ya da bu araştırmacı gazeteciliğe hangi başlığı atardınız?

Biz başlık atamadık da…

 

 

 

 

 

Gazeteci olmak istiyordu… Süleyman Soylu bu yazıya hangi başlığı atar?

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

11 Yorum

  1. 2 sene önce

    Ben başlık atsam BALIK BAŞTAN KOKAR derdim

    Cevapla
  2. 2 sene önce

    Ben baslik atayim: Adamin kafasina sidigini Kap, fakat hirsiz deme. Bu nasil vatanseverlik… aklim cüce kaldi….

    Cevapla
  3. 2 sene önce

    Yazar çok iyi yazmış ! Şimdi işbirlikçiler başlığı oylansın kamuoyunda nasıl oldu başlık?

    Cevapla
  4. 2 sene önce

    Erdem Bey kardesim, bu yazi sayin Cumhurbaskanina ulastimi? Sayin soyluya ulastimi? Tweeter hesabim askiya alindigi icin ben duyuramiyorum, birileri yapmali bunu. Bu olanlarin altinda almak olmaz. Bir devleti devlet olmaktan cikarip ustune isenen bir degersiz toprak parcasina dondurur. Tayyip Erdogan bu isin pesini birakirsa bizlerde onun pesini birakiriz.

    Cevapla
  5. 2 sene önce

    Tebrik ediyorum..Çok güzel bir araştırma gazeteciliği örneği olmuş..Yazılarınızı hep dört gözle bekliyorum..

    Cevapla
  6. 2 sene önce

    İhtiyacımız olan tek şey ne biliyor musunuz? Tamamen sıfırlanmak! Fetöyü içimize sokanları, içimizde barındıranları, yetkisi olmasına rağmen onlara dokunmayanları tek tek yakalayıp tüm Türk milleti önünde uzun işkencelerle gebertmek. Ne olur? Dünya bize savaş mı açar? Abd bize demokrasi mi getirir? Getirsin! En azından onurumuzla, göğüs göğüse savaşarak ölürüz! Savaşmak, ölmek ve ülkeyi sıfırlamak emin olun içimizdeki bu pislikle yaşamaktan iyidir. Herkes, vatanını seven her bir fert bu olayların günyüzüne çıkması için çalışsın. Herkes duysun bunları ki, o gün geldiğinde kimin cezalandırılması gerektiğini iyi bilelim!

    Cevapla
  7. 2 sene önce

    Erdem Bey, şu anda ayağa kalktım ofisimde, ayakta alkışlıyorum! Araştırmacı gazetecilik budur, meselenin peşini bırakmayın. En azından o zavallı 3 memurun görev durumunu kontrol edelim. Çünkü bu bakan hanımefendinin babası kadar hain olmama durumu var. Belki Ankara’ya çağırıp kulakcağızını çekmişlerdir. Ah öyle değilse muhalefet partisi bunu çok iyi kullanır, hükümeti topa tutar. Muhalefet partisi? Muhalefet mi partisi nerede onlar?? Ha pardon onlar Koç’un Sancak’a muhalefetine taşeronluk yapıyor pardon, onların hükümetle ilgisi yok. Onlar ancak s-400’e muhalefet. Ya şu AKP içinde ne cevval muhalefet var. Onlar Soylu’cular ile Soylu karşıtları. Bari onlar meseleyi takip etsin. Yazık o polislere ALLAH aşkına. Ha bu arada Afrika ismi çok güzelmiş gazete olarak. Umarım kafaları Avrupa değil Afrika olmuştur.

    Cevapla
  8. 2 sene önce

    İlhak, ilhak. ilhak!

    Cevapla
  9. 2 sene önce

    Erdem kardes tebrikler. Cok iyi bir arastirmaci gazetecisin. Turkiye’nin buyuk eksiklerinden birini dolduruyorsun. Akreplerin, ciyanlarin, yilanlarin sokmasina firsat vermeden ifsa ettigi icin tum kadrosuyla Veryansin TVye tesekkuru borc bilirim. Turkiye’de alternatif medyaya taze bir nefes getirdiniz.

    Cevapla
  10. 2 sene önce

    ak parti karşıtı bir yazar bunu yazıyor. iktidar yanlısı gazeteler kör mü.
    işte ülkesine ve insanına verdiği değer, gerçek bir vatan sever erdem bey.

    Cevapla
  11. 2 sene önce

    bu konulardan hic haberim yoktu.acilen kıbrısa cevval bir büyükelçi ve paşa atamak lazım. onlara patronun kim olduğunu göstermek için.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!